Ramazan ayında habersiz misafirliğe gitmek hürmet ifadesi sayılırdı. Müslümanların birbirine samimiyetini bu durum güzel bir şekilde gözler önüne seriyordu. Devlet ricalinden kalem miri olan Lokman Efendi, ramazanda hiç evine gelmez. Çevresi çok olduğundan ve sevildiğinden devamlı habersiz iftarlara gidermiş. Bir akşam evine birisi gelerek “Bu akşam efendiyi filân yerde iftara davet ediyorlar buyursunlar” deyince fedakâr hanımı: Ramazan nerede ise bitecek Lokman Efendiyi gören yok. Siz görebilirseniz lütfen ona söyleyin bir gece de kendi evine iftara buyursun demiş...

Bunun üzerine maiyetinde bulunanlar: “Bizim efendiye ramazan bitmeden bir akşam habersiz iftara gidelim” diye karar vermişler. Lokman Efendi’yi ezan okunmadan evinden çıkmadan bulmuşlar. Adamcağız habersiz misafire şaşırmış ‘buyurun!’ demiş. Ama belli etmemiş. Doğru karısına koşmuş. “Hanım hal-i keyfiyet böyle” demiş.

Hanım:
-A efendim, sen üzülme! Hamdolsun iftar bizde. Ezan okununca, ev sahibisin ‘evvela namaz kılarız!’ dersin. Yalnız kapıyı aralık bırak pilavın yağını koyduğumda cazırdama sesinden anlar, namaza durursun. Sofrayı donatırız. Birinci rekatta Yasin-i Şerifi okursun. İkincisinde de Fetih süresinden okuyuver. Namazı bitirir, misafirleri buyurun edersin!” demiş. Filhakika evcimen kadının dediği gibi yapılmış ve habersiz misafirler yemeğe geldiklerinde kendilerini doyuracak yemekleri görünce hayret etmişler!..