En güzel fren

En güzel fren

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan, dünya peşinde koşarken dağdan bırakılan bir kaya gibi yuvarlanır, yuvarlandıkça hızı artar, hızı arttıkça daha...

Kılıcını değil kınını öpmüşlerdir!

Kılıcını değil kınını öpmüşlerdir!

Hazreti Mugîre, Sa’d bin Ebî Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını...

Allahü teâlânın razı olduğu iş

Allahü teâlânın razı olduğu iş

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı Rabbanî hazretleri bir gün yerden bir çöp alıp buyurur ki: (Bu çöpe bir teveccüh etsem,...

İmandan sonra namaz

İmandan sonra namaz

İmanı, itikâdı düzelttikden sonra, İslamiyetin emir ettiği şeyleri yapmak lâzımdır. Resûl-i ekrem “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu...

Allahü teâlâya iman

Allahü teâlâya iman

Allahü teâlâ zâtı ile vardır. Varlığı kendi kendiyledir. Şimdi var olduğu gibi, hep var idi ve hep var olacaktır. Varlığının önünde ve sonunda...

İpliği satmaya gönderdim

İpliği satmaya gönderdim

Dul bir kadının altı çocuğu bir de ihtiyar anası vardı. Kadın geçimini sağlamak üzere, her gün göz nuru dökerek iplik eğirir, pazara...

Ana baba duası

Ana baba duası

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bizde çok büyük hakkı olan üç kişiden biri, dünyaya gelmemize sebep olan ana babadır. Diğeri, dinimizi...

Cinnin musallat olmaması için

Cinnin musallat olmaması için

Cinden kurtulmak için on şeyi yapmalıdır: 1-E'ûzü Besmele ile Fâtiha sûresi okumalıdır. 2-E'ûzü Besmele ile iki...

İyi arkadaş bulmak

İyi arkadaş bulmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Bu dünya âhiretin tarlasıdır) buyuruyor. Herkes her an bu tarlaya bir şeyler ekiyor. Faydalı tohum ekenler,...

Üzülmeyiniz, Allahü teâlâ sizi kurtardı

Üzülmeyiniz, Allahü teâlâ sizi kurtardı

Hacı Ferhad adında bir zât şöyle anlatmıştır: "Mısır'dan gelirken, Akdeniz'de gemimiz sâkin sâkin yol alıyordu. Peşimize bir korsan gemisi...

Altı cilt Mektubat'ın özeti

Altı cilt Mektubat'ın özeti

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Üç cildi İmam-ı Rabbani hazretlerinin, diğer üç cildi de Muhammed Masum hazretlerinin olmak üzere, altı cilt...

Böyle dua edilir mi?

Merhum Nasreddin Hocanın, (Allah’ım bu sıkıntıyı...

Safiyye Binti Huyey

Peygamberimizin hanımlarından. Safiyye binti Huyey, Hayber’de, soyluluğu...

İslâmiyet ilerlemeyi …

İslâmiyeti bilen, İslâm ahlâkı ile ahlanmış...

Bütün insanlar dört …

Büyük islâm âlimi İmâm-ı Gazâlî hazretleri...

Cafer-i Tayyar

Cennete uçarak giden sahâbî. Peygamber efendimiz, 36...

Ehli sünnet âlimleri

Kur’ân-ı kerîmden ve hadis-i şeriflerden çıkarılan...

Kainatin Efendisi

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

“Hacer-ül-Esved”in yeri

Resulullah efendimiz otuz beş yaşında...

Ümmetim!.. ümmetim!..

Kâinatın efendisi doğduğu sırada, hazret-i...

Eshab-ı kiram

Abbas Bin Ubâde

Ensarın muhaciri diye tanınan sahabî. Abbas...

Abdullah Bin Cahş

Uhud şehîdlerinden. Sa’d bin Ebî Vakkâs...

Seleme Bin Ekvâ

Piyâdelerin en hayırlısı. Hudeybiye anlaşmasının yapıldığı...

Hikmetli Sözler

O aslında bizi değil, hiz…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Korku ve sevgi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum...

Herkese şifa

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Bu dünya, âhiretin tarlasıdır. Kıyametteki pişmanlığın faydası yoktur. Tevbe istiğfar etmeli. İnsan, kendinden iğrenmeli, din kardeşinin ayaklarına toz olmalıdır. Bunun için nefsimizi kırmalıyız, acı da olsa hak söze peki demeliyiz. Hastalık ne kadar dehşetliyse, verilecek ilaç da o kadar şiddetli olur.

Mübarek bir zat, bir hastalığı için ameliyat olduktan sonra, şiddetli bir sıtmaya yakalanır. Padişahın da özel ilgisi ve emriyle hekimler seferber olur. Çok kuvvetli ilaçlar verirler. Çünkü sıtma her tarafını sarmıştır ve çok acı çekmektedir. Nihayet, çok sıkı bir takip ve tedavi sonucunda şifa bulur. Ancak ameliyattan sonra ortaya çıkan sıtma, mübarek zatı meraklandırır ve hekimlere, sıtmanın sebebini sorar. Onlar da şöyle derler:

(Ameliyat için verilen çok ağır ilaçlar, vücudun savunma sistemini o kadar zayıflatmış ki, yıllar önce vücudunuza giren bir sıtma mikrobu, savunma sisteminin zayıflamasını fırsat bilip ortaya çıkarak bütün vücudu sarmış. Yani sıtmaya yakalanmanız yeni olmamış, ama savunma sisteminiz güçlü olduğu için şimdiye kadar size bir şey yapamamış.)

İnsanların kalbinde de öyle habis mikroplar, öyle kötü huylar vardır ki, ihlâs azaldığı zaman hemen ortaya çıkarlar. Bazı zaman, (Dün bu adam böyle değildi, bugün niye böyle oldu?) diye hayret ettiğimiz kimseler olur. İşte, vücudun savunma sistemi, alınan ağır ilaçlar sebebiyle zayıfladığı gibi, insanın ihlâsı da günahlar, dünya sevgisi ve öfke gibi sebeplerle azaldıkça azalır. En sonunda, kişinin içindeki bütün o habis mikroplar, bünyesini sarar, ondan sonra zaten kurtulması ve düzelmesi çok zordur. Onun için merhum hocamız, (Hastalıkta şifa vardır) buyururdu. Çünkü hasta olan üzgün olur, kırgın olur, kendini ölüme yakın hisseder. Bu ise kalbe şifadır. Çünkü rahat ve huzurda, insanın nefsi azar. Kalb de nefse uyup azar, kararır ve hastalanır. Hastalık ise nefsi kırar. Önemli olan, vücudun şifası değil, kalbin şifasıdır. (Her şeyin bir şifası vardır, kalbin şifası da Allahü teâlânın zikridir) hadis-i şerifi gösteriyor ki, Cenab-ı Hakk'ı hatırlatan her şey, her yer, kalbe şifadır. Cenab-ı Hakk'ın isminin bahsedilmediği yer ise, kalbe zehirdir.