Başarı ve sevginin sırrı

Başarı ve sevginin sırrı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Başarılı bir iş adamı olan, büyük bir zata, (Hem başarılısınız, hem de herkes sizi seviyor. Bu nasıl oluyor?) diye soruluyor. O da...

Üsâme Bin Zeyd

Üsâme Bin Zeyd

Resûlullahın çok sevdiği sahâbîlerden. Peygamber efendimizin Hazret-i Mâriye’den doğan, oğlu Hazret-i İbrâhim, 629 senesinde...

Hoca hakkı ödenmez

Hoca hakkı ödenmez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamız, (Hayat hayâldir, insan ise âciz demektir) sözünü çok tekrar ederdi. Mesela insanın...

Esas hasta benmişim

Esas hasta benmişim

Cüneyd-i Bağdadi hazretlerinin gözlerinde aşırı ağrı meydana geldi. Herkese iyilik eden, cömertliği ile meşhur bir doktor çağırdılar, bu doktor,...

Hazreti Hâlid'in üstün başarısı

Hazreti Hâlid'in üstün başarısı

Hazreti Hâlid bin Velid, Müslüman olduktan sonra, ilk olarak Mûte Gazâsında bulundu. İslâm askeri Mûte’ye hareket ederken,...

Niçin yaptın?

Niçin yaptın?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya melundur. Dünyada Allah için olmayan şeyler de melundur. Mesela kılınan namazlar, tutulan oruçlar bile, Allah...

En güzel fren

En güzel fren

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan, dünya peşinde koşarken dağdan bırakılan bir kaya gibi yuvarlanır, yuvarlandıkça hızı artar, hızı arttıkça daha...

Dört büyük halife

Dört büyük halife

Ehl-i sünnet âlimlerine göre halîfelikten konuşmak, dînin esâs bilgilerinden değildir. Yani imana bağlı birşey değildir. Fakat, bazıları...

İçinizde en günahkâr benim

İçinizde en günahkâr benim

Ahmed Rufai hazretleri, bir gün talebelerine der ki: - İçinizde kim bende bir ayıp, bana yakışmayan bir hâl görüyorsa...

Soracak yerin olması büyük nimettir

Soracak yerin olması büyük nimettir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ birlik ve beraberlikten hiçbirimizi ayırmasın. Birlikte rahmet, ayrılıkta azab-ı ilahi vardır. İlla...

Kullanma kılavuzu

Kullanma kılavuzu

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kendi kurallarımızı kendimiz koymaya kalkışırsak, huzur ve rahat bulamayız. Nasıl bir firma, bir makineyi ne şekilde kullanılması...

Her türlü zarardan ko…

Yâ Allah-ür-rakîb-ül-hafîz-ür-rahîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-halîm-ül’azîm-ür- raûf-ül-kerîm. Yâ...

Saadet yolu

İman etmek, Muhammed tâbi’ olmağa başlamak...

Ermeni tehciri

Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti...

Herkes sahibiyle ve hoc…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kadı Iyad...

O’nun şanı yücedir!

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, sekiz yaşına kadar...

Kulunuza ihsan buyurmaz…

Nüktedanlığı ile meşhur Muhsinzâde, bir akşam...

Kainatin Efendisi

Güneş artık doğmak üzere!

Artık, sevgili Peygamberimizin yaşları kırka...

Nur’un temiz alından temi…

Âdem aleyhisselamın alnına nakşedilen bu...

Nur’un yaratılması

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Allahü teâlânın...

Eshab-ı kiram

Muhammed Bin Mesleme

Resûlullah efendimizin fedâîlerinden. Bedir savaşından sonra...

Ebu Süfyan Bin Hâris

Peygamberimizin süt kardeşi. Ebu Süfyan bin...

Ebû Ubeyde Bin Cerrâh

Cennetle müjdelenen ümmetin emîni. Araplar arasındaki...

Hikmetli Sözler

İlmihâlin önemi

Merhum hocamız buyuruyor ki: Tam İlmihâl...

Kalbi temizlemeye çalışma…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İslamiyet...

Cennette beraber olma müj…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Günler...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
İyilik eden mutlaka karşılığını görür. Ettiği iyilik sonunda dönüp dolaşıp geri gelir. Yeter ki biz iyiliği karşılıksız yapıp hemen unutalım. Kötülük de böyledir, o da çıkıp geri gelir. Zulüm payidar olmaz. Diğer günahların cezası âhirete kalabilir, ama zulmeden dünyada da mutlaka cezasını görür. Müminin zulmetmesi olacak iş değildir.

Bir zata, bir talebesi, başka şehirdeki işin başında bulunan talebeyi över, (Çok hizmet ediyor, çok kazanıyor) der. O talebeyi iyi tanıyan hocası buyurur ki: (O arkadaş yanındakileri üzüyor, kalblerini kırıyor. Bizim yolumuzda, üzmek, kalb kırmak yoktur. Milyonlar kazansa ettiği hizmetlerin ona bir faydası olmaz. Kırdığı kalbler yüzünden yaptıkları heba olur. Allahü teâlâ, kalbi kırık olanların yanındadır. Küfrü, şirki affetmez, kibirliyi Cennete koymaz. Seven sevdiği gibi olur. Büyükleri sevdiğini söyleyen, fakat onlardan çok farklı yaşayan sözünde samimi değildir.)

İmam-ı Rabbanî hazretlerinin halifelerinden Âdem-i Bennurî hazretlerinin elini tutan herkesin bütün vücudu zikrederdi. Bunu duyan bir şarapçı da, meyhaneden çıkıp onun evine gelir. Âdem-i Bennurî hazretleri, (Niye geldin?) diye sorunca, (Elini sıkmaya geldim) der. (Git buradan, her tarafın şarap kokuyor) diyerek kovar. Adam (Peki) der, sallana sallana çıkıp gider. O anda (Allah demek için gelen bir kulumu sen nasıl kovarsın?) diye bir ses gelir. Âdem-i Bennurî hazretlerinin ödü kopar. Hemen bir talebesini gönderir, (Tez o sarhoşu getir!) der. Sarhoş o talebeye, (Gelmem, o benim kalbimi kırdı) der. Bu sefer büyük bir talebesini gönderir, (Git yalvar yakar, ona ölünceye kadar bakacağımı söyle!) der. Sarhoş yine aynı cevabı verip gelmez. Bu sefer daha büyük bir talebesini gönderir, (Yine gelmezse, onun elini tut, beni hatırlayarak kulağına bir kere Allah de!) diye tembih eder. Buna da sarhoş yine (Gelmem!) der. Talebe, (Peki gelme, ama kulağına bir şey söyleyeceğim) der. Sarhoş (Söyle!) der. Talebe onun elini sıkıca tutar, hocasını hatırlayıp kulağına (Allah) der demez, sarhoşun bütün vücudu zikre başlar. Sonra birlikte dergâha gelirler. Âdem-i Bennurî hazretleri onun gönlünü alır, hakkını helâl ettirir. Şu hâlde hak helâl ettirmek için elden ne gelirse yapmalıdır.