Abdullah Bin Sühely

Abdullah Bin Sühely

Bedir'de babasına karşı savaşan sahâbî. Abdullah bin Süheyl ilk Müslüman olanlardandır. İkinci Habeşistan hicretine kadar...

Hamdolsun iftar bizde

Hamdolsun iftar bizde

Ramazan ayında habersiz misafirliğe gitmek hürmet ifadesi sayılırdı. Müslümanların birbirine samimiyetini bu durum güzel bir şekilde gözler...

Çok sevab kazanmak için

Çok sevab kazanmak için

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Arabanın gitmesi için depoya benzin koymak lazımdır. Ne kadar benzin varsa, o kadar yol alınır. Bunun gibi, dine hizmet edenlerin...

Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddîn Ebû Bekr Kefevî'nin talebesi olan Mahmûd Kefevî hocasının şu kerâmetini...

Salihler Cennete gider

Salihler Cennete gider

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i aliyye büyüklerinin yolunda dinimize hizmet edenlerin imanının kâmil ve kalıcı olması, birbirlerini sevmelerine...

Allahü teâlânın razı olduğu iş

Allahü teâlânın razı olduğu iş

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı Rabbanî hazretleri bir gün yerden bir çöp alıp buyurur ki: (Bu çöpe bir teveccüh etsem,...

Kalbden gelen kalbe gider

Kalbden gelen kalbe gider

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri buyuruyor ki: (Kendinden bahsedeni dinlemeyin, ne anlatırsa anlatsın, nefsinden...

Herkese iyilik ederler

Herkese iyilik ederler

Müslüman güzel ahlâk sahibi örnek bir insandır, son derece mütevâzi,alçak gönüllüdür. Kendisine başvuran...

Fâtima Binti Esed

Fâtima Binti Esed

Hazret-i Ali’nin annesi. Fâtima binti Esed, İslâmın başlangıcında Müslüman olmuştur. Resulullah efendimiz, İslâmiyeti, önceleri...

Süheyb-i Rûmî

Süheyb-i Rûmî

Allah yolunda malını mülkünü terkeden sahâbî. Ka'be-i muazzamanın güneyinde, yüksekçe bir yerde, Hazret-i Erkam'ın evi...

Zeyd Bin Hârise

Zeyd Bin Hârise

İlk îman eden köle. Zeytin gözlü çocuk, korkuyordu... Çünkü Arabistan’ın meşhur Ukaz Panayırı, karmakarışıktı. Burası,...

Kapasiteyi artırmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine hizmet...

Hatırat-ı Çaldıran

İkinci Selim Han, Babası Kanuni Sultan...

Cimrilik ve nankörlüğün…

Bağdad’ı kıtlık kırıp geçiriyordu. En çok...

Aişe-i Sıddıka

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Aişe validemiz, küçük yaşta...

Sümâme Bin Üsâl

Yemâme kabîlesi reisi. Hicretten sonra Medîne'de İslâmiyet...

A'meş ve hanımı

İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretlernin arkadaşlarından...

Kainatin Efendisi

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de...

Muhterem annenin vefatı

Sevgili Peygamberimizin, üç-beş yaşlarında bile...

O, bu ümmetin Peygamberi…

Şam yönüne gitmekte olan kervandakiler...

Eshab-ı kiram

Nevfel Bin Hâris

Hâşimoğullarının en yaşlısı. Nevfel bin Hâris...

Enes Bin Mâlik

Resûlullahın hizmetçisi. Medîneli çocuklar hem koşuyor...

Hubeyb Bin Adiy

Darağacında ilk namaz kılan sahâbî. Uhud...

Hikmetli Sözler

Teslimiyetin önemi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i...

Nasihatlerin ilki

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i...

Arkadaş seçerken

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Salih...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
İyilik eden mutlaka karşılığını görür. Ettiği iyilik sonunda dönüp dolaşıp geri gelir. Yeter ki biz iyiliği karşılıksız yapıp hemen unutalım. Kötülük de böyledir, o da çıkıp geri gelir. Zulüm payidar olmaz. Diğer günahların cezası âhirete kalabilir, ama zulmeden dünyada da mutlaka cezasını görür. Müminin zulmetmesi olacak iş değildir.

Bir zata, bir talebesi, başka şehirdeki işin başında bulunan talebeyi över, (Çok hizmet ediyor, çok kazanıyor) der. O talebeyi iyi tanıyan hocası buyurur ki: (O arkadaş yanındakileri üzüyor, kalblerini kırıyor. Bizim yolumuzda, üzmek, kalb kırmak yoktur. Milyonlar kazansa ettiği hizmetlerin ona bir faydası olmaz. Kırdığı kalbler yüzünden yaptıkları heba olur. Allahü teâlâ, kalbi kırık olanların yanındadır. Küfrü, şirki affetmez, kibirliyi Cennete koymaz. Seven sevdiği gibi olur. Büyükleri sevdiğini söyleyen, fakat onlardan çok farklı yaşayan sözünde samimi değildir.)

İmam-ı Rabbanî hazretlerinin halifelerinden Âdem-i Bennurî hazretlerinin elini tutan herkesin bütün vücudu zikrederdi. Bunu duyan bir şarapçı da, meyhaneden çıkıp onun evine gelir. Âdem-i Bennurî hazretleri, (Niye geldin?) diye sorunca, (Elini sıkmaya geldim) der. (Git buradan, her tarafın şarap kokuyor) diyerek kovar. Adam (Peki) der, sallana sallana çıkıp gider. O anda (Allah demek için gelen bir kulumu sen nasıl kovarsın?) diye bir ses gelir. Âdem-i Bennurî hazretlerinin ödü kopar. Hemen bir talebesini gönderir, (Tez o sarhoşu getir!) der. Sarhoş o talebeye, (Gelmem, o benim kalbimi kırdı) der. Bu sefer büyük bir talebesini gönderir, (Git yalvar yakar, ona ölünceye kadar bakacağımı söyle!) der. Sarhoş yine aynı cevabı verip gelmez. Bu sefer daha büyük bir talebesini gönderir, (Yine gelmezse, onun elini tut, beni hatırlayarak kulağına bir kere Allah de!) diye tembih eder. Buna da sarhoş yine (Gelmem!) der. Talebe, (Peki gelme, ama kulağına bir şey söyleyeceğim) der. Sarhoş (Söyle!) der. Talebe onun elini sıkıca tutar, hocasını hatırlayıp kulağına (Allah) der demez, sarhoşun bütün vücudu zikre başlar. Sonra birlikte dergâha gelirler. Âdem-i Bennurî hazretleri onun gönlünü alır, hakkını helâl ettirir. Şu hâlde hak helâl ettirmek için elden ne gelirse yapmalıdır.