İşlerin en iyisi hangisidir?

İşlerin en iyisi hangisidir?

Müslümanların ihtiyâçlarını karşılamanın ve onları sevindirmenin ve güzel ahlâklı olmanın kıymetini bildiren hadis-i şeriflere bugün...

Siz nereden geldiniz?

Siz nereden geldiniz?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamız, sık sık buyurdu ki: 1- Hayat hayaldir. 2- Dünya fanidir. 3- İnsan demek âciz demektir. Mümine...

Kırk bin kahramanın başarısı

Kırk bin kahramanın başarısı

Hazreti Ebû Bekir halîfe iken, Ebû Ubeyde’yi kumandan tayin etti. Humus, Şam, Ürdün ve Filistin’i fethetmek ve oradaki insanların da...

Elem dikeni batmadıkça, murad gülü açmaz

Elem dikeni batmadıkça, murad gülü açmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanların takdirlerine, iltifatlarına aldanmayalım, aslımızı unutmayalım. Aslımız bir avuç topraktır, topraktan geldik, toprağa...

Allah dostunu üzmek

Allah dostunu üzmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allah dostları, Allah rızası için yaşarlar. Allahü teâlânın bazı sıfatlarıyla sıfatlanmışlardır. Allahü...

Sonsuz saadet için

Sonsuz saadet için

Dünya ve ahıret saadetine kavuşmak, ancak ve yalnız, dünya ve âhıretin efendisi olan, Muhammed aleyhisselâma tâbi’ olmağa bağlıdır. Ona...

Gemiye binmenin şartı

Gemiye binmenin şartı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Sahipsiz olmak felakettir. Çünkü âhirette de bir rehbere ihtiyaç vardır. Bu geçici dünyada bile,...

Zat-ı şahanem ile arama kimse giremez

Zat-ı şahanem ile arama kimse giremez

Kemankeş Mustafa Paşa, Dördüncü Murad Han’ın sadrazâmlarındandır. Savaşlardaki gayreti, şecaati, kıvrak zekâsı ve askeri dehasıyla Sekbanbaşı,...

Kur’ân-ı kerîm

Kur’ân-ı kerîm

Kur’ân-ı kerîmin kelimeleri arabîdir. Fakat, bu kelimeleri yanyana dizen, Allahü teâlâdır. Bu kelimeler, insan dizisi değildir....

Ezan duâsı

Ezan duâsı

Resûlullah buyurdu ki:”Ezan okunurken şu duâyı okuyun: “Ve ene eşhedü en lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ...

Zalimlere dersini verdi!

Zalimlere dersini verdi!

Hicretin altıncı senesinde Hazreti Zeyd bin Hârise, Eshâbdan bâzılarının ticaret mallarını Şam’a götürüp satmak üzere yola...

İlim ve ahlâk

İslamiyet, , ilm ve ahlâk ve...

Sırat köprüsünde yedi s…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz...

Abdullah Bin Revâha

Resûlullahın şâiri. Hicretin yedinci senesi idi... Sevgili...

Yolumuzun esası

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i aliyye...

Can yakıcı güzellik

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz...

Allah’ın yeryüzünde en …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya, âhiretin...

Kainatin Efendisi

Nur’un Amine’ye geçmesi

Kurban edilmekten kurtulan, Abdullah, büluğ...

En güvenilir kimse...

O; doğru, doğruların doğrusu... Hiçbir...

Nur’un yaratılması

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Allahü teâlânın...

Eshab-ı kiram

Halime Hatun

Peygamberimizin sütannesi. Mekke'nin havası, yeni doğan...

Ümm-i Eymen

Peygamberimizin dadısı. Peygamber efendimiz, doğmadan önce...

Abdullah Bin Ömer

En çok hadîs bilen sahâbîlerden. Abdullah...

Hikmetli Sözler

Bakışı ibret, sözü hikmet…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kâinat...

Vazifemiz ışık tutmak olm…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Arazilerin...

Enver Abinin hizmeti çok …

Merhum hocamızın sohbetlerinden: Talebelerim içinde en...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
İyilik eden mutlaka karşılığını görür. Ettiği iyilik sonunda dönüp dolaşıp geri gelir. Yeter ki biz iyiliği karşılıksız yapıp hemen unutalım. Kötülük de böyledir, o da çıkıp geri gelir. Zulüm payidar olmaz. Diğer günahların cezası âhirete kalabilir, ama zulmeden dünyada da mutlaka cezasını görür. Müminin zulmetmesi olacak iş değildir.

Bir zata, bir talebesi, başka şehirdeki işin başında bulunan talebeyi över, (Çok hizmet ediyor, çok kazanıyor) der. O talebeyi iyi tanıyan hocası buyurur ki: (O arkadaş yanındakileri üzüyor, kalblerini kırıyor. Bizim yolumuzda, üzmek, kalb kırmak yoktur. Milyonlar kazansa ettiği hizmetlerin ona bir faydası olmaz. Kırdığı kalbler yüzünden yaptıkları heba olur. Allahü teâlâ, kalbi kırık olanların yanındadır. Küfrü, şirki affetmez, kibirliyi Cennete koymaz. Seven sevdiği gibi olur. Büyükleri sevdiğini söyleyen, fakat onlardan çok farklı yaşayan sözünde samimi değildir.)

İmam-ı Rabbanî hazretlerinin halifelerinden Âdem-i Bennurî hazretlerinin elini tutan herkesin bütün vücudu zikrederdi. Bunu duyan bir şarapçı da, meyhaneden çıkıp onun evine gelir. Âdem-i Bennurî hazretleri, (Niye geldin?) diye sorunca, (Elini sıkmaya geldim) der. (Git buradan, her tarafın şarap kokuyor) diyerek kovar. Adam (Peki) der, sallana sallana çıkıp gider. O anda (Allah demek için gelen bir kulumu sen nasıl kovarsın?) diye bir ses gelir. Âdem-i Bennurî hazretlerinin ödü kopar. Hemen bir talebesini gönderir, (Tez o sarhoşu getir!) der. Sarhoş o talebeye, (Gelmem, o benim kalbimi kırdı) der. Bu sefer büyük bir talebesini gönderir, (Git yalvar yakar, ona ölünceye kadar bakacağımı söyle!) der. Sarhoş yine aynı cevabı verip gelmez. Bu sefer daha büyük bir talebesini gönderir, (Yine gelmezse, onun elini tut, beni hatırlayarak kulağına bir kere Allah de!) diye tembih eder. Buna da sarhoş yine (Gelmem!) der. Talebe, (Peki gelme, ama kulağına bir şey söyleyeceğim) der. Sarhoş (Söyle!) der. Talebe onun elini sıkıca tutar, hocasını hatırlayıp kulağına (Allah) der demez, sarhoşun bütün vücudu zikre başlar. Sonra birlikte dergâha gelirler. Âdem-i Bennurî hazretleri onun gönlünü alır, hakkını helâl ettirir. Şu hâlde hak helâl ettirmek için elden ne gelirse yapmalıdır.