Selmân-ı Fârisî

Selmân-ı Fârisî

Ehl-i beytten sayılan İranlı sahâbî. Eshâb-ı kirâmdan olan Selmân-ı Fârisî hazretleri, İslâmiyeti bulmasını ve ebedî...

Nefsin gayesi

Nefsin gayesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Herkes düşmanı dışarıda arıyor, bu yanlıştır. Dünyada insana en büyük düşman yine kendisidir....

Ümm-i Habîbe

Ümm-i Habîbe

Peygamberimizin hanımlarından. Ümm-i Habîbe, ilk önce Resulullahın halasının oğlu Ubeydullah bin Cahş ile evlendi. Kocasıyla birlikte İslâmiyeti...

Yaver’in ‘iştahsız’ iftariyeliği!

Yaver’in ‘iştahsız’ iftariyeliği!

Baba Yaver’in hikayeleri her ramazanda dilden dile dolaşır. Kimileri kalemi, diliyle yaverin sofrasına kirli içecek yakıştırsa da, Baba Yaver helâl...

Çarşıya giderken ve başka zamanlarda

Çarşıya giderken ve başka zamanlarda

Lâ ilâhe illallahü vahde hü lâ şerîke leh, le hül mülkü ve le hül hamdü, yuhyî ve yümît, ve...

Huzura kavuşmanın iki yolu

Huzura kavuşmanın iki yolu

Bir işin ne olduğu, mahiyeti ve kazandıracağı faydalarını bilmek icab eder. Böyle olunca öğrenmek daha kolay olur. Bunun için Ahlâk ilmini kolay...

Medenî olmanın iki şartı

Medenî olmanın iki şartı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Medeniyet, şehirleri, ülkeleri imar etmek ve bütün insanları, ruh, düşünce ve beden bakımından rahat yaşatmaktır....

Gerçek iflas nedir?

Gerçek iflas nedir?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, vasiyetnamesinin sonunda, (Hiç kimsenin kalbini incitmeyin!) buyuruyor....

İhlâssız iş yürümez

İhlâssız iş yürümez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İslamiyet’e hizmet ederken büyüklerimize tâbi olmak ve söz dinlemek çok önemlidir....

Dine hizmet, ateşten gömlek giymek gibidir

Dine hizmet, ateşten gömlek giymek gibidir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine hizmet, ateşten gömlek giymeye benzer. Yani vebali ağırdır, çok hassas, çok dikkatli olmak gerekir. Dine hizmetten...

Ramazan demek, yanmak demektir

Ramazan demek, yanmak demektir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bu ayda oruç tutmak farz ve teravih kılmak da sünnet oldu. Ramazan yanmak demektir. O ay, oruç tutanların, tevbe...

Oruç tutmanın hem rûha …

Şükredenlere çok mükâfât verilecektir. Şükür, İslâmiyet’e...

İman nedir?

İman, Resûl-i Ekrem efendimizin, Allahü teâlâ...

Sürâka Bin Mâlik

Eshâb-ı kirâmın süvârilerinden. Peygamber efendimize, Peygamberliğinin bildirildiğinin...

Vermezse Mabut

Sultan Mahmut han, tebdili kıyafet yaparak...

Âsım Bin Sâbit

Arıların koruduğu sahâbî. Asr-ı saâdette küfür ve...

Kolesterolü düşürüyor

Yapılan araştırmalarda; ramazan boyunca total kolesterolde...

Kainatin Efendisi

Kavmini azab ile korkut!

Sevgili Peygamberimize, peygamberliği bildirildi ve...

Süt anne Halime Hatun

Amine validemiz, nurlu yavrusunu kucağına...

Mübarek göğsünün yar…

Süt anne Halime Hatun anlatır: Server-i...

Eshab-ı kiram

Abdullah Bin Selâm

Tevratta Resûlullahın alâmetlerini görüp Müslüman...

Ribi Bin Âmir

Eshab-ı kiramın elçilerinden. Hazret-i Ömer'in hilafeti...

Zeyd Bin Sâbit

En meşhur vahiy kâtibi Sahâbî. Sevgili...

Hikmetli Sözler

Ölülere hediye

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ölmüşlerimizin...

Âhirette asla karışıklık …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Eshab-ı...

Kendini tanıyan Rabbini t…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
İmam-ı Rabbânî hazretleri gibi büyük zatları tanımalı, sevmeli ve unutmamalı. Âhirette tanımak ve tanınmak çok önemlidir.

Çok ağlayan bir talebeye hocası sebebini sorunca, (Efendim sizin yanınızda olursam mesele yok, ama âhirette ya unutursanız da kaybolursam? Benim hâlim ne olur?) der. Hocası, (Üzülme evladım, istikametini bozma, ihlâstan ayrılma, gerisi kolaydır inşallah) der. Ama ertesi gün talebe yine ağlayıp aynı şeyleri söyler. Hocası buyurur ki:
(Evladım, unutursan unutulursun, kaybedersen, kaybolursun. Âhirette kiminle beraber olmak istiyorsan, burada da ondan uzak durma! Çünkü Peygamber efendimiz, "Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur" buyurmuştur. Dünyada bizi unutmayan, yanımızdan ayrılmayan, âhirette de bizimle beraber olur.)

Unutmamanın önemini anlatmak için büyük zatlar, talebelerine, (Birbirinizle görüşmenizde, konuşmanızda, birlikte kitap okumanızda çok fayda vardır) buyururlardı.

Merhum hocamız buyururdu ki:
(Bizi sevenlerde iki kötü ahlak olmaz. Bu iki huy varsa hiç istifade edemez. Bu iki huydan biri varsa, diğeri de muhakkak vardır, çünkü bu ikisi birbirinden ayrılmaz:
Birincisi, edepsiz olmaktır. Bu yolda, edep her şeydir. Büyükler, "Yolumuzun başı, ortası, sonu edeptir" buyuruyorlar. Kime karşı edepli, saygılı olmalıdır? Birincisi Allahü teâlâya, sonra Peygamber efendimize, sonra hocamıza yani dinimizi öğrendiğimiz büyük zatlara, onların talebeleri olan arkadaşlarımıza, ana babamıza, işverenimize, din kardeşlerimize, hâsılı herkese karşı edepli olmalıdır.

İkincisi, kibirli olmaktır. Bizi sevenler, kesinlikle kibirli olamaz. Kibir her kötülüğün başıdır, her kötülüğün davetçisidir. Allahü teâlâ, "Azamet ve kibriya bana mahsustur. Bu iki sıfatta, bana ortak olmak isteyenlere, çok acı azab ederim" buyuruyor. Kibir diğer günahlardan daha kötüdür.)

Bir kimsede bu iki kötü huyun olup olmadığı tavrından, yaşayışından anlaşılır. Kendisi bunu anlamaz, bu iki huya sahip olmadığını zanneder. Fakat kendisi için verdiği hüküm geçersizdir. Salih arkadaşları onu nasıl biliyorlarsa onların hükmü geçerli olur. Bu iki huydan kurtulmak için de sık sık salih arkadaşlarla buluşmalı, büyüklerin kitaplarını okumalıdır.