Ebüssuûd efendi ve Nûreddinzâde

Ebüssuûd efendi ve Nûreddinzâde

Kânûnî Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mîrim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde...

Resulullaha iman etmedikçe..

Resulullaha iman etmedikçe..

Bir kimse, Muhammed aleyhisselama iman etmedikçe, Allaha iman etmiş olamaz. Cenâb- ı Hak, Kur’ân-ı kerîmde, Nisâ sûresi, sekseninci...

Nefsin isyan etmediği an yoktur

Nefsin isyan etmediği an yoktur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir hadis-i kudsîde, (Nefsiniz bana düşmandır, siz de ona düşman olun) buyuruluyor. Nefsin düşman olması, (Allahü...

Her hastalığa devâ

Her hastalığa devâ

Ülkemizde Prof. Dr. Münip Yeğin ve arkadaşları tarafından yapılan “İslamî Oruç Üzerinde Biyokimyasal Bir Araştırma” adıyla yayınlanan...

İhsan eden ihsan görür

İhsan eden ihsan görür

Kıyamet günü bir müslümanın hesabı görülüyor, günah sevap tarafı tam denk geliyor. Melekler her şeyi bilen Allahü...

Saadetin başı

Saadetin başı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir mümin, evliya bir zatın kabrini ziyarete giderse, o zatın kalbinden bu müminin kalbine feyz akar. Ziyaret eden de, feyz...

Vahşî

Vahşî

Yalancı peygamber Müseyleme’yi öldüren sahabî. Vahşî, Hazret-i Hamza’nın Bedir savaşında öldürdüğü...

Dinimizde niyetin önemi büyüktür

Dinimizde niyetin önemi büyüktür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allah rızası için çalışmak ibadettir. Büyük zatlar, (Allah bes, baki heves) buyuruyorlar. Yani Allah için...

İlk insanların dağılması

İlk insanların dağılması

Âdem aleyhisselâmın evlâdı çoğalarak Arabistân, Mısır, Anadolu ve Hindistâna yayılmıştı. Nûh “aleyhisselâm”...

Devlet yıkıldıktan sonra

Devlet yıkıldıktan sonra

I. Dünya savaşının başladığı günlerdi!... Dahiliye Nazırı Talat Paşa ile Harbiye Nazırı Enver Paşa ne düşündülerse, sâbık Padişah II....

Kimi seversen ahirette onunla berabersin

Kimi seversen ahirette onunla berabersin

Büyüklerle beraber olmak için, onları sevmek yeter. Ancak, hiçbir ibadet yapmayan ve hiçbir günahtan sakınmayan büyükleri asla...

Îmân duâsı

Allahümme innî e’ûzü bike min en-üşrike...

Padişahın işi ne

Sultan Murat Han o gün bir...

Midenin bir aylık dinle…

Her yemekten vücut hazım ve sindirim...

Adalet ve tevazu

Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz...

Korku ve sevgi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamız...

Namaz kılmanın bereketi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (İçki içmek...

Kainatin Efendisi

“Hacer-ül-Esved”in yeri

Resulullah efendimiz otuz beş yaşında...

Nur’un temiz alından temi…

Âdem aleyhisselamın alnına nakşedilen bu...

Bahira’nın beklediği mis…

Efendimiz on iki yaşlarında iken...

Eshab-ı kiram

Nu'man Bin Mukarrin

Eshâb-ı kirâmın meşhûr kumandanlarından. Hazret-i Ömer...

Fatıma-tüz-zehra

Peygamberimizin en sevgili kerimesi. Hazret-i Fâtıma...

Muaz bin cebel

Helâl ve harâmı iyi bilen...

Hikmetli Sözler

Dua almaya çalışmalı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ubeydullah-i...

İnsan âcizdir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanın...

Niyetin önemi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
İmam-ı Rabbânî hazretleri gibi büyük zatları tanımalı, sevmeli ve unutmamalı. Âhirette tanımak ve tanınmak çok önemlidir.

Çok ağlayan bir talebeye hocası sebebini sorunca, (Efendim sizin yanınızda olursam mesele yok, ama âhirette ya unutursanız da kaybolursam? Benim hâlim ne olur?) der. Hocası, (Üzülme evladım, istikametini bozma, ihlâstan ayrılma, gerisi kolaydır inşallah) der. Ama ertesi gün talebe yine ağlayıp aynı şeyleri söyler. Hocası buyurur ki:
(Evladım, unutursan unutulursun, kaybedersen, kaybolursun. Âhirette kiminle beraber olmak istiyorsan, burada da ondan uzak durma! Çünkü Peygamber efendimiz, "Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur" buyurmuştur. Dünyada bizi unutmayan, yanımızdan ayrılmayan, âhirette de bizimle beraber olur.)

Unutmamanın önemini anlatmak için büyük zatlar, talebelerine, (Birbirinizle görüşmenizde, konuşmanızda, birlikte kitap okumanızda çok fayda vardır) buyururlardı.

Merhum hocamız buyururdu ki:
(Bizi sevenlerde iki kötü ahlak olmaz. Bu iki huy varsa hiç istifade edemez. Bu iki huydan biri varsa, diğeri de muhakkak vardır, çünkü bu ikisi birbirinden ayrılmaz:
Birincisi, edepsiz olmaktır. Bu yolda, edep her şeydir. Büyükler, "Yolumuzun başı, ortası, sonu edeptir" buyuruyorlar. Kime karşı edepli, saygılı olmalıdır? Birincisi Allahü teâlâya, sonra Peygamber efendimize, sonra hocamıza yani dinimizi öğrendiğimiz büyük zatlara, onların talebeleri olan arkadaşlarımıza, ana babamıza, işverenimize, din kardeşlerimize, hâsılı herkese karşı edepli olmalıdır.

İkincisi, kibirli olmaktır. Bizi sevenler, kesinlikle kibirli olamaz. Kibir her kötülüğün başıdır, her kötülüğün davetçisidir. Allahü teâlâ, "Azamet ve kibriya bana mahsustur. Bu iki sıfatta, bana ortak olmak isteyenlere, çok acı azab ederim" buyuruyor. Kibir diğer günahlardan daha kötüdür.)

Bir kimsede bu iki kötü huyun olup olmadığı tavrından, yaşayışından anlaşılır. Kendisi bunu anlamaz, bu iki huya sahip olmadığını zanneder. Fakat kendisi için verdiği hüküm geçersizdir. Salih arkadaşları onu nasıl biliyorlarsa onların hükmü geçerli olur. Bu iki huydan kurtulmak için de sık sık salih arkadaşlarla buluşmalı, büyüklerin kitaplarını okumalıdır.