Maksat imanı korumaktır

Maksat imanı korumaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Resulullah efendimiz, (Ey Eshabım, siz öyle bir zamandasınız ki, dinin emir ve yasaklarının onda birine uymazsanız helak olursunuz....

Bakışı ibret, sözü hikmet olan

Bakışı ibret, sözü hikmet olan

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kâinat ince bir hesap üzere yaratılmıştır. Yani Allahü teâlânın her işinde hikmetler vardır. Her emrinde...

Kardeşinin yaptığı daha kıymetli!

Kardeşinin yaptığı daha kıymetli!

Hazret-i Îsâ birine, “Ne iş yapıyorsun?” dedi. İbâdetle vakit geçiriyorum deyince, “Nereden yiyip geçiniyorsun?” diye...

İlme hizmet etmek nasıl olur?

İlme hizmet etmek nasıl olur?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Suların aktığı yerde, ağaçlar ve yeşillikler olur. Su yoksa, bunlar olmaz veya tek tük olur. İşte İslamiyet’in emrettiği...

Sevmek itaatle ölçülür

Sevmek itaatle ölçülür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Âmir durumunda olanlar, işine daha çok dikkat etmeli. O oturursa, emri altındakiler yatar. O hep ayakta olmalı yani...

Yüz şehid sevabı

Yüz şehid sevabı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Ümmetim bozulduğu zaman, bir sünnetimi ihya edene yüz şehid sevabı var) buyuruyor. Yani, helâl...

Beşir Bin Sa'd

Beşir Bin Sa'd

Hazret-i Ebû Bekir'e ilk bîât eden sahabî. Beşir bin Sa'd Medîneli Müslümanlardan idi. İkinci Akabe Bîâtine...

Bu hizmetlere sahip çıkalım

Bu hizmetlere sahip çıkalım

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Iyd, bayram demektir, her sene tekrar ettiği, avdet ettiği için ıyd deniyor. Bundan sonra her günümüzün bayram...

Hazreti Üftade'nin yardımı

Hazreti Üftade'nin yardımı

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe...

Korkulu zamanlarda okunacak

Korkulu zamanlarda okunacak

Korkulu zamanlarda, “Kelime-i temcîd”, yâni “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil'aliyyil'azîm” (9)...

Osmanlılarda kılıç ustalığı

Osmanlılarda kılıç ustalığı

Türkler, kılıç kullanmakta da ustaydılar. Bu, şimşirbazlık denilen bir sporun, yani bugünkü eskrim sporunun doğmasına sebep olmuştur. Türk...

Orucun ve iftiraya uğra…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Günlerin hayırlısı...

Kaza ve kaderin mahiyet…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanların çeşitli...

İstikbal gençlerde

Dinimizin yayılmasında, devamında gençlerin önemli bir...

Hidayet ve dalalet

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlânın...

İtikâd ve amel

Allahü teâlânın bildirdiği her din, iki...

Güzel ahlâkın kalbe y…

Allahü teâlâ insanda üç şey yarattı:...

Kainatin Efendisi

Nur’un Amine’ye geçmesi

Kurban edilmekten kurtulan, Abdullah, büluğ...

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın...

Bahira’nın beklediği mis…

Efendimiz on iki yaşlarında iken...

Eshab-ı kiram

Ebû Lübâbe

Tevbesi ile meşhûr sahâbî. İslâmın nûrunu...

Huzeyfe Bin Yemân

Sevgili Peygamberimizin sırdaşı. Huzeyfe bin Yemân...

Sevde Binti Zem'a

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Sevde, amcasının oğlu...

Hikmetli Sözler

Nefsanî işin sonu, Rahman…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Böyle Allah deseydin!

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

İki cihan saadeti

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
İmam-ı Rabbânî hazretleri gibi büyük zatları tanımalı, sevmeli ve unutmamalı. Âhirette tanımak ve tanınmak çok önemlidir.

Çok ağlayan bir talebeye hocası sebebini sorunca, (Efendim sizin yanınızda olursam mesele yok, ama âhirette ya unutursanız da kaybolursam? Benim hâlim ne olur?) der. Hocası, (Üzülme evladım, istikametini bozma, ihlâstan ayrılma, gerisi kolaydır inşallah) der. Ama ertesi gün talebe yine ağlayıp aynı şeyleri söyler. Hocası buyurur ki:
(Evladım, unutursan unutulursun, kaybedersen, kaybolursun. Âhirette kiminle beraber olmak istiyorsan, burada da ondan uzak durma! Çünkü Peygamber efendimiz, "Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur" buyurmuştur. Dünyada bizi unutmayan, yanımızdan ayrılmayan, âhirette de bizimle beraber olur.)

Unutmamanın önemini anlatmak için büyük zatlar, talebelerine, (Birbirinizle görüşmenizde, konuşmanızda, birlikte kitap okumanızda çok fayda vardır) buyururlardı.

Merhum hocamız buyururdu ki:
(Bizi sevenlerde iki kötü ahlak olmaz. Bu iki huy varsa hiç istifade edemez. Bu iki huydan biri varsa, diğeri de muhakkak vardır, çünkü bu ikisi birbirinden ayrılmaz:
Birincisi, edepsiz olmaktır. Bu yolda, edep her şeydir. Büyükler, "Yolumuzun başı, ortası, sonu edeptir" buyuruyorlar. Kime karşı edepli, saygılı olmalıdır? Birincisi Allahü teâlâya, sonra Peygamber efendimize, sonra hocamıza yani dinimizi öğrendiğimiz büyük zatlara, onların talebeleri olan arkadaşlarımıza, ana babamıza, işverenimize, din kardeşlerimize, hâsılı herkese karşı edepli olmalıdır.

İkincisi, kibirli olmaktır. Bizi sevenler, kesinlikle kibirli olamaz. Kibir her kötülüğün başıdır, her kötülüğün davetçisidir. Allahü teâlâ, "Azamet ve kibriya bana mahsustur. Bu iki sıfatta, bana ortak olmak isteyenlere, çok acı azab ederim" buyuruyor. Kibir diğer günahlardan daha kötüdür.)

Bir kimsede bu iki kötü huyun olup olmadığı tavrından, yaşayışından anlaşılır. Kendisi bunu anlamaz, bu iki huya sahip olmadığını zanneder. Fakat kendisi için verdiği hüküm geçersizdir. Salih arkadaşları onu nasıl biliyorlarsa onların hükmü geçerli olur. Bu iki huydan kurtulmak için de sık sık salih arkadaşlarla buluşmalı, büyüklerin kitaplarını okumalıdır.