Ölülere yardım etmek

Ölülere yardım etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ölünün mezardaki hâli, denize düşmüş, boğulmak üzere olup, imdat diye bağıran kimseye benzer. Buna ne...

Gece uyanınca

Gece uyanınca

Peygamberimiz buyurdu ki: “Gece uyanınca, şu duâyı okuyan, her istediğine nâil olur: “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ...

Keramete inanmayan alim

Keramete inanmayan alim

Kanuni Sultan Süleyman devrinde İstanbul’da Arabzade adıyla meşhur bir âlim vardı. büyük camilerde verdiği vaazlara bütün İstanbul halkı...

Bir köylünün duası

Bir köylünün duası

Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerini, büyük bir zat yapan bol dua almaktır. Bir gün alışveriş yaparken alışveriş yaptığı kişiden dua almadan köye...

Abdullah Bin Huzâfe

Abdullah Bin Huzâfe

Resûlullahın elçilerinden. Peygamber efendimiz, Hudeybiye antlaşmasından sonra, İslâmın bütün dünyaya yayılması ve insanların...

İbâdetlerin efdali

İbâdetlerin efdali

İyilikleri yaymak, kötülüklere engel olmak lazımdır. Böyle olmasaydı, Allah Peygamberleri göndermez, dinleri bildirmez, insanları islâm...

Bana rahmet kapısını aç!” diye dua etmek

Bana rahmet kapısını aç!” diye dua etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet bilgilerini yaymak için yapılan hizmetlere iştirak etmek, nasip meselesidir. Kime kısmet olduysa, çok...

Âhirette asla karışıklık olmaz

Âhirette asla karışıklık olmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Eshab-ı kiram, Peygamber efendimize kavuştuktan sonra, Eshab-ı kiram oldular, gerçek imana kavuştular. Kendi aralarında da hep sohbet...

Yirmi saniyede mi yapacaksın?

Yirmi saniyede mi yapacaksın?

Cüneyd-i Bağdadi hazretlerine bir gün şeytan der ki: - Ya Cüneyd, senin kadar yüksek dereceye ulaşan başka bir büyük zat tanımıyorum. Yirmi...

İman nimetine nasıl şükredilir?

İman nimetine nasıl şükredilir?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allah için olan işte sevgi olur. Dünya için olan işte sevgi olmaz. Gerçek sevgi Allah’tan gelir. Buna Allah...

Feyze kavuşmak

Feyze kavuşmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Feyz, nur demektir, Allah sevgisi demektir. Kalbden kalbe gelen, insana Allahü teâlânın razı olduğu şeyleri yaptıran bir...

Madem ki sorduk yapmamı…

Osmanlılar zamanında bir kaleyi düşmanlar kuşatmış...

Herkes sahibiyle ve hoc…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kadı Iyad...

Son din İslamiyettir

Adem aleyhisselamdan beri birçok hak din...

İnsan âciz bir varlık…

Allahü teâlâ, insanları olgunlaştırmak ve kalblerindeki...

Fatih’in ilme verdiği k…

Fatih Sultan Mehmed Han, Fatih Camii...

Allah’ın en sevdiği yer

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz...

Kainatin Efendisi

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

Emanet, Ebu Talib’de...

Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine...

Hazret-i Hadice ile evlen…

Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin...

Eshab-ı kiram

Meymune Binti Hâris

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Meymune, Hazret-i Abbas’ın...

Bilâl-i Habeşî

Peygamber efendimizin müezzini. Bilâl-i Habeşî hazretleri...

Zeyneb Binti Cahş

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Zeyneb validemiz, Peygamberimizin...

Hikmetli Sözler

Bilmiyorum diyen rahat ed…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Şah-ı...

Bu hizmetlere sahip çıkal…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Iyd...

Fitnecilere en güzel ceva…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Fitne...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Merhum hocamız, sık sık buyurdu ki:
1- Hayat hayaldir.
2- Dünya fanidir.
3- İnsan demek âciz demektir.

Mümine hizmet edenlere hesap da yoktur, azap da yoktur. Ubeydullah-i Ahrar hazretleri buyuruyor ki:
(“Allah sevgisine, Allahü teâlânın rızasına nasıl kavuşulur?” sorusunun cevabını 700 âlim, 700 farklı şekilde vermişler. Ben de şöyle bir cevap verdim ve o 700 âlimin verdiği cevabı içine alan bir cevap oldu: Allah sevgisine, Allahü teâlânın rızasına kavuşmanın en kestirme yolu, Onun kullarına iyilik etmektir.)

Rahman sûresi 60. âyetinde mealen, (İyiliğin karşılığı ancak iyiliktir) buyuruldu. Kim birine zerre kadar iyilik ederse, karşılığını mutlaka görecektir. Kim birine bir iyilik yaparsa, Cenâb-ı Hak yaptığı o iyilik için kabirde bir melek yaratır ve o kişi ölünceye kadar, kabrinde ona istiğfar eder, kabre gelince onu karşılar ve (Sen mümin kulu ferahlandırdığın gibi, ben de seni ferahlandırırım) der.

Dünyadaki pişmanlık bir nimettir ama öldükten sonraki pişmanlık bir felakettir. Nitekim Kur’an-ı kerimde bildiriliyor: Allah’a iman etmeyenler, Peygamber efendimizin getirdiklerine inanmayanlar, beğenmeyenler, din-i İslam’ı kabul etmeyenler, Cehennemde feryat edecektir. (Yâ Rabbi bizi tekrar dünyaya gönder, hiç günah işlemeyeceğiz, hep ibadet edeceğiz) diyeceklerdir. Onlara, (Siz zaten oradan gelmediniz mi?) denilecektir.

Peygamber efendimiz, (Eğer benden sonra peygamber gelseydi Ömer peygamber olurdu) buyuruyor. Hazret-i Ömer, imza yerine yüzüğünü kullanırdı, üzerine, (Kefâ bil-mevti vâızan yâ Ömer) cümlesini kazımıştı. (Yâ Ömer, ölüm en iyi vaaz verici olarak, nasihat verici olarak sana yetmez mi?) demektir. O yüksekliğine rağmen, ücretli birini tuttu. (Beni nerede görürsen gel, “Yâ Ömer, bir gün öleceksin!” de ve git) diye talimat verdi. Epey zaman bu vazifeye devam eden o memura bir gün, (Artık vazifen bitti) buyurdu. Memur şaşırdı, (Efendim bir kusur mu işledim?) dedi. Hazret-i Ömer, (Hayır, vazifeni çok güzel yaptın. Ama artık sana ihtiyacım kalmadı. Çünkü sakalıma ak düştü. O beyazı gördükçe artık ölümü hatırlıyorum) buyurdu.