Oruçlular enfarktüse daha dayanıklı...

Oruçlular enfarktüse daha dayanıklı...

Kalbin oruçla ilgili bahse konu olacak en önemli özelliği glokojen deposu olmasıdır. Kalp dokusu normalde biraz glokojen depolar. Kalp dokusu depolamış olduğu...

Osman-ı Zinnureyn

Osman-ı Zinnureyn

Meleklerin bile hayâ ettiği halîfe. Hazret-i Osman, Müslüman olmadan önce ticâretle uğraşırdı. Zengin bir tüccârdı. Cemiyette,...

Cennet ve Cehennem

Cennet ve Cehennem

Kıyâmet günü Allahü teâlânın izni ile, iyiler, kötülere şefâ’at edecek, araya gireceklerdir. Peygamberimiz...

İki cihan saadeti

İki cihan saadeti

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya ve âhiret saadeti iki şeyle olur: Birincisi, İmam-ı Rabbanî hazretleri gibi büyük bir Allah dostuna...

Ameller, niyete bağlıdır

Ameller, niyete bağlıdır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimizde esas olan, niyettir. Güzel ve doğru niyet şarttır. Müminin niyeti, amelinden önce gelir. Peygamber efendimiz,...

Fâtima Binti Esed

Fâtima Binti Esed

Hazret-i Ali’nin annesi. Fâtima binti Esed, İslâmın başlangıcında Müslüman olmuştur. Resulullah efendimiz, İslâmiyeti, önceleri...

Büyük zatları inkâr etmek felakettir

Büyük zatları inkâr etmek felakettir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müslümanlar bir araya geldikleri zaman, bilseler de bilmeseler de, anlasalar da anlamasalar da, konuşsalar da konuşmasalar da,...

Sıkıntıdan kurtulmak için

Sıkıntıdan kurtulmak için

(Yâ Allah-ür-rakîb-ül-hafîz-ür-rahîm. Yâ...

İhsan eden ihsan görür

İhsan eden ihsan görür

Kıyamet günü bir müslümanın hesabı görülüyor, günah sevap tarafı tam denk geliyor. Melekler her şeyi bilen Allahü...

Ebû Sa’îd-i Hudrî

Ebû Sa’îd-i Hudrî

Çok hadîs rivâyet eden yedi sahâbîden. Ebû Sa’îd-i Hudrî hazretleri, Peygamber efendimizin hicretinden sonra...

İçinizde en günahkâr benim

İçinizde en günahkâr benim

Ahmed Rufai hazretleri, bir gün talebelerine der ki: - İçinizde kim bende bir ayıp, bana yakışmayan bir hâl görüyorsa...

Abdullah bin Mübarek ha…

Abdullah bin Mübarek, Sehl'e ders okuturdu, En...

Hakiki âlim ile sahtesi…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Cahiller, ölüyü...

Makbul kimse iyiliği c…

İslâm ahlâkı ile ahlâklanmış bir Müslümanın...

Cafer-i Tayyar

Cennete uçarak giden sahâbî. Peygamber efendimiz, 36...

Salihlerin sohbetinde b…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı Rabbânî...

Neticeyi sebepten bilme…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Mülkü de...

Kainatin Efendisi

Zemzem kuyusu

Dede Abdülmuttalib’e, bir gün rüyasında...

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

Nur’un temiz alından temi…

Âdem aleyhisselamın alnına nakşedilen bu...

Eshab-ı kiram

Ebu Bekr-i Sıddık

Peygamberlerden sonra insanların en üstünü. Hazret-i...

Ukbe Bin Âmir

Eshâb-ı suffadan. Ukbe bin Âmir, Medîne...

Zeyd Bin Sâbit

En meşhur vahiy kâtibi Sahâbî. Sevgili...

Hikmetli Sözler

Boş eve hırsız niye girsi…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kim...

İslamiyet’in şükrü

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Gemiye binmenin şartı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Sahipsiz...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Büyük bir zatı tanıyıp da, onun talebelerinin yani din kardeşlerinin aleyhinde konuşanın sözlerinde münafıklık kokar. Zira her devirde, fitne çıkaranlar, fitneye, arkadaşlarını tenkit ederek başlar, sonra fitne, o büyük zata ulaşır. Talebeleri sevilmedikçe büyükler sevilmez. Bir büyüğe olan bağlılığın artması için, o büyüğün eserlerini okumalı, onu sevenlerle, kitaplarını okuyanlarla beraber olmalı, onlara karşı edebi gözetmeli.

Dine hizmet edenler, bir vücut gibi çalışmalı. Bu vücutta göz, kulak, ayak, baş veya el olmak, bir nimettir. Ama, (Niye baş değilim de el oldum) diye itirazda bulunmak ahmaklıktır. Onu yaratan öyle yaratmıştır. Bu vazifeyi veren, öyle vazife vermiştir. Saatin çarkları ne kadar güzel çalışırsa, akrep ve yelkovan vakti o kadar doğru gösterir. Bunun gibi, herkes kendi işini güzel yaparsa, hizmetler saat gibi düzenli ve devamlı yürür.

İslam âlimlerinin, büyük zatların dış görünüşüne göre hüküm veren kaybeder. Akıl, bir mürşid-i kâmili tanıyana kadar işe yarar, ondan sonra o büyüğe teslim olmak lazımdır. Mevlana Celaleddin-i Rumî hazretleri, (Hocamı tanıdım, aklımı bırakıp kurtuldum) buyurmuştur. Büyüklerin dış görünüşlerine ve yaptığı işlere kendi kıt aklıyla bakan zehirlenir. Büyükleri imtihan eden münafıktır. Tâbi olmak gibi hiçbir üstünlük yoktur ve olamaz.

Kanuni Sultan Süleyman’ın sütkardeşi olan Yahya Efendi, âlim ve evliya bir zattı. Onun Apostol ismindeki Hristiyan bir komşusu bir gün denizde fırtınaya tutulur. Kendisi Hristiyan olduğu hâlde, Yahya Efendi’nin hürmetine dua ederek kurtulur. Geri dönünce evinden şarap alarak Yahya Efendi’nin dergahına gelir. (Denizde boğulacaktım, siz kurtardınız. Kendim için özel, ve çok kıymetli olan bir hediye getirmeyi düşündüm. Yıllanmış bu şarabı size getirdim. Kabul buyurursanız çok minnettar kalırım) der. Yahya Efendi kabul edip talebelerine, (Herkes bardağını doldursun ve besmeleyle içsin!) der. Kimi, (Bizim hoca bozuldu) diye kaçar. Kimi, (İçsem mi, içmesem mi) diye tereddüt eder. Bazıları da, (Madem hocamız içmemizi istiyor, bir hikmeti vardır) diyerek besmeleyle içerler. İçenler hâlis, buz gibi nar suyu olduğunu görürler! Bu apaçık kerameti gören Hristiyan Apostol, Müslüman olmakla şereflenip, Ali ismini alır ve Yahya Efendi’nin talebeleri arasına katılır. Bu zat, Yahya Efendi ile aynı türbede yatmaktadır.