Üzülmeyiniz, Allahü teâlâ sizi kurtardı

Üzülmeyiniz, Allahü teâlâ sizi kurtardı

Hacı Ferhad adında bir zât şöyle anlatmıştır: "Mısır'dan gelirken, Akdeniz'de gemimiz sâkin sâkin yol alıyordu. Peşimize bir korsan gemisi...

Allah diyen genç

Allah diyen genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: “Evlâdım, şehrin...

Oruçlular enfarktüse daha dayanıklı...

Oruçlular enfarktüse daha dayanıklı...

Kalbin oruçla ilgili bahse konu olacak en önemli özelliği glokojen deposu olmasıdır. Kalp dokusu normalde biraz glokojen depolar. Kalp dokusu depolamış olduğu...

İhlâs olmazsa

İhlâs olmazsa

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ, ihlâsı olanların yardımcısıdır, koruyucusudur. İhlâs olmazsa, her şey noksan olur, insanın başı...

BRE HAŞMET hani gidiyordun?

BRE HAŞMET hani gidiyordun?

Sadrazam Koca Ragıp Mehmed Paşa “Turfa dükkan-ı hikemdir bu köhen tâk-ı felek, Ne ararsan bulunur derde devadan gayri” (Sayısız hikmetlerle dolu...

İnsanların en iyisi ve en kötüsü

İnsanların en iyisi ve en kötüsü

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir insan, herkesin ne düşündüğünü anlasa, kaybolan şeylerin nerede olduğunu bilse, her ettiği dua kabul olsa, bu...

Çürük elma için ne istersin

Çürük elma için ne istersin

Bir zimmi, Sultan İkinci Murad Hana der ki: - Bir maruzatım var Padişahım, müsaade buyurun anlatayım? - Elbette, söyle nedir maruzatın? - Askerleriniz benim...

Günahların affı için

Günahların affı için

Her günahın affı için, kalb ile tevbe etmek ve dil ile istigfâr etmek ve beden ile kaza etmek lâzımdır. Yüz kere tesbîh etmek, yâni...

Git, sebeplere yapış

Git, sebeplere yapış

Bir şahıs, heyecan ve ızdırapla, Cafer-i Sadık hazretlerinin huzuruna gelerek der ki: - Ne olursunuz efendim, Allah'a bana daha fazla rızk vermesi için dua edin,...

En güvenilir kimse...

En güvenilir kimse...

O; doğru, doğruların doğrusu... Hiçbir ilahi emre mazhar bulunmadığı gençlik çağında da, insanoğlunun, ruh, selim akıl ve ahlak bakımından en...

Ümm-i Şerik

Ümm-i Şerik

Devsli muhacir hanım sahabîlerden. Devs’de müslüman olan Ümm-i Şerik, kendisiyle birlikte hicret edecek bir arkadaş bulamamıştı....

Akşam mümin, sabah kâfi…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hakiki bayram...

Büyüklere hizmet

Bir Müslümanın hesabı görülüyor, günahları çok...

Akıl ve din

İslamiyette aklın ermediği şeyler çoktur. Fakat...

Cüveyriyye Binti Hâris

Müminlerin annelerinden. Hazret-i Cüveyriyye, benî Mustalak kabilesi...

Maksat imanı korumaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Resulullah efendimiz...

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddîn Ebû...

Kainatin Efendisi

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

Emanet, Ebu Talib’de...

Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine...

Hazret-i Hadice ile evlen…

Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin...

Eshab-ı kiram

Ümm-i Ümare

Eshabın kadın kahramanlarından. Ümm-i Ümare, Uhud...

Seddad Bin Evs

Ailece müslüman olan sahabilerden. Seddad bin...

Osman Bin Talhâ

Kâbe'nin hizmetinde olan sahâbî. Osman bin...

Hikmetli Sözler

Hüseyin Hilmi Işık Efendi…

Merhum Enver Abimizin 2001 yılındaki...

Akşam mümin, sabah kâfir!

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hakiki...

Güneş ve aynalar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Güneşin...

Doğru imanımıza çok şükretmeliyiz. Yoksa kıymetini bilmezsek, dünya sıkıntılarından şikâyet edersek, cezası da çok ağır olur.

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Çok zengin, makam ve mevki sahibi de olsa, herkes mutlaka sonunda ölecektir. İmanı yoksa, imansız ölürse, sonsuz olarak Cehenneme gidecektir. Müminler ise Cennete girecek ve sonsuz nimetlere kavuşacaktır. Bu kadar kısa bir hayatın neticesinde, bu kadar büyük bir nimet! Bunun için, Ehl-i sünnet itikadında, doğru yolda olan ve Allahü teâlânın sevgili kullarını, evliya zatları seven müminler, bu büyük nimet için ne kadar şükretse azdır.


Günlük hayatımızda, kâfirlerle, bid'at ehli ile, fâsıklarla yani hiç sıkılmadan günah işleyenlerle bir arada olabiliyoruz; onlarla görüşüyor, alışveriş yapıyoruz. Bu hâlde ölürlerse onlar Cehenneme; onlarla görüşen mümin de, imanını muhafaza edebilirse Cennete gidecek. O görüşülen kâfirlerden ölenler, artık gitti. Onları bulsak da, kelime-i şehadet getir diyebilseydik, dinimizi anlatan bir kitap verebilseydik diye hatırımıza gelse bile artık o kapı kapandı, geri dönüşü yok. Ebedî Cehennemden kurtulmaları artık mümkün değil. Bunun için henüz imkân varken, uygun olan kişilere kitap vermeye çalışmalıdır.


Doğru imanımıza çok şükretmeliyiz. Yoksa kıymetini bilmezsek, dünya sıkıntılarından şikâyet edersek, cezası da çok ağır olur. Abdeste başlarken, (Elhamdülillahi alâ dînil islâm ve alâ tevfîkıl îmân ve alâ hidâyetir-rahman!) duasını okuyan, iman nimetine şükretmiş olur. İmanının sağlamlaşması için bu duayı okumalı. Diğer nimetlere şükredince artar, iman nimetine şükredince sağlamlaşır, kuvvetlenir. İmam-ı Tirmizî, (İmanın gitmesine sebep olan günahların birincisi, iman nimetine kavuştuğuna şükretmemektir) buyurdu. Şükür, İslâmiyet'e uymak demektir.


Büyüklerimiz, Ehl-i sünnet âlimleri, çok büyük bir emanet bıraktılar. Bu emanete, bu işlere dört elle sarılmak, bıraktıkları noktadan daha ileriye götürmek her Müslümanın görevidir. Onların bu kıymetli hizmetleriyle, yazdıkları kitaplar vesilesiyle Ehl-i sünnet itikadını öğrendik, bu yolun büyüklerini tanıdık, sevdik, dinimizi doğru olarak yaşamaya başladık. Bu büyük nimete şükretmek için, bu doğru bilgileri başkalarına ulaştırmak için çalışmak gerekir. Hazret-i Ebu Bekir "radıyallahü anh" iman edince ilk sözü, (Yâ Resulallah, altı arkadaşım var, onları da getireyim mi?) oldu. Herkes imkânı nispetinde, bedenle, para veya dua ile bu hizmete katılmak zorundadır. Önemli olan, omuzumuzdaki hafaza meleklerine, Ehl-i sünnet kitaplarını yayanların arasına ismimizi yazdırmaktır.