İslâmiyet ilerlemeyi teknolojiyi emreder!

İslâmiyet ilerlemeyi teknolojiyi emreder!

İslâmiyeti bilen, İslâm ahlâkı ile ahlanmış bir müslüman ileri görüşlü olur, gerici olmaz. İslâm düşmanları, temiz...

Sarık ve sakal

Sarık ve sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert...

Ateşte yanan, ibadete nasıl koşar?

Ateşte yanan, ibadete nasıl koşar?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından dinimizi doğru öğrenip buna uygun yaşamak, hem de bunları başka insanlara ulaştırıp...

Fitnecilere en güzel cevap

Fitnecilere en güzel cevap

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Fitne uzakta değil, hemen bu kapının yanındadır. Burası öyle müstesna bir yer, bu hizmetler öyle kıymetli ki, elbette...

Hoş geldin ya Resulallah

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat gök, kısaca bütün âlem büyük bir hürmet ve sevinç içinde; Seyyid-il-Mürselin,...

Zat-ı şahanem ile arama kimse giremez

Zat-ı şahanem ile arama kimse giremez

Kemankeş Mustafa Paşa, Dördüncü Murad Han’ın sadrazâmlarındandır. Savaşlardaki gayreti, şecaati, kıvrak zekâsı ve askeri dehasıyla Sekbanbaşı,...

Allahü teâlâya iman

Allahü teâlâya iman

Allahü teâlâ zâtı ile vardır. Varlığı kendi kendiyledir. Şimdi var olduğu gibi, hep var idi ve hep var olacaktır. Varlığının önünde ve sonunda...

Ur çıkmadan nur girmez

Ur çıkmadan nur girmez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Küfürden sonra en kötü ahlâk, en büyük günah, kibirli olmaktır. Peygamber efendimiz, (Kalbinde...

Abdullah Bin Hanzala

Abdullah Bin Hanzala

Meleklerin Yıkadığı Sahâbînın Oğlu. Abdullah bin Hanzala hazretleri, Eshâb-i kirâmdan, şehâdeti ile meşhûrdur. Babası da,...

Can yakıcı güzellik

Can yakıcı güzellik

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Peygamberi zikretmek ibadettir. Salihleri zikretmek günahlara kefarettir. Ölümü hatırlamak...

Ebû Talhâ

Ebû Talhâ

Resûlullahın fedâisi. İslâm Güneşi Mekke'de parlarken, Ebû Talhâ 20 yaşlarında delikanlıydı... Medîne'nin asîl...

Sofu Baba

Aşağıda Silsile-i aliyye büyüklerinden Seyyid Fehim...

Annenin hizmete ihtiyac…

İki kardeş vardı. Yatalak annelerine bir...

Vücut gençleşir

Bünyemizin sağlıklı olup olmaması hücre faaliyetlerine...

Hamdolsun iftar bizde

Ramazan ayında habersiz misafirliğe gitmek hürmet...

Kabahat kılıncın mıdır?

Sultan III. Mustafa zamanındaki evliyanın büyüklerinden...

Hazreti Hâlid'in üstün …

Hazreti Hâlid bin Velid, Müslüman olduktan...

Kainatin Efendisi

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de...

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın...

Süt annenin anlattıkları

Halime Hatun, Peygamber efendimizi, süt...

Eshab-ı kiram

Adî Bin Hâtim Tâî

Âilece cömert olan sahâbî. Eshâb-ı kirâm...

Aişe-i Sıddıka

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Aişe validemiz, küçük...

Abdullah Bin Sühely

Bedir'de babasına karşı savaşan sahâbî. Abdullah...

Hikmetli Sözler

Gemiye binmenin şartı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Sahipsiz...

İşlerin en iyisi ve en kö…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Sevgi...

Mürşid-i kâmil kimdir?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müminler...

Doğru imanımıza çok şükretmeliyiz. Yoksa kıymetini bilmezsek, dünya sıkıntılarından şikâyet edersek, cezası da çok ağır olur.

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Çok zengin, makam ve mevki sahibi de olsa, herkes mutlaka sonunda ölecektir. İmanı yoksa, imansız ölürse, sonsuz olarak Cehenneme gidecektir. Müminler ise Cennete girecek ve sonsuz nimetlere kavuşacaktır. Bu kadar kısa bir hayatın neticesinde, bu kadar büyük bir nimet! Bunun için, Ehl-i sünnet itikadında, doğru yolda olan ve Allahü teâlânın sevgili kullarını, evliya zatları seven müminler, bu büyük nimet için ne kadar şükretse azdır.


Günlük hayatımızda, kâfirlerle, bid'at ehli ile, fâsıklarla yani hiç sıkılmadan günah işleyenlerle bir arada olabiliyoruz; onlarla görüşüyor, alışveriş yapıyoruz. Bu hâlde ölürlerse onlar Cehenneme; onlarla görüşen mümin de, imanını muhafaza edebilirse Cennete gidecek. O görüşülen kâfirlerden ölenler, artık gitti. Onları bulsak da, kelime-i şehadet getir diyebilseydik, dinimizi anlatan bir kitap verebilseydik diye hatırımıza gelse bile artık o kapı kapandı, geri dönüşü yok. Ebedî Cehennemden kurtulmaları artık mümkün değil. Bunun için henüz imkân varken, uygun olan kişilere kitap vermeye çalışmalıdır.


Doğru imanımıza çok şükretmeliyiz. Yoksa kıymetini bilmezsek, dünya sıkıntılarından şikâyet edersek, cezası da çok ağır olur. Abdeste başlarken, (Elhamdülillahi alâ dînil islâm ve alâ tevfîkıl îmân ve alâ hidâyetir-rahman!) duasını okuyan, iman nimetine şükretmiş olur. İmanının sağlamlaşması için bu duayı okumalı. Diğer nimetlere şükredince artar, iman nimetine şükredince sağlamlaşır, kuvvetlenir. İmam-ı Tirmizî, (İmanın gitmesine sebep olan günahların birincisi, iman nimetine kavuştuğuna şükretmemektir) buyurdu. Şükür, İslâmiyet'e uymak demektir.


Büyüklerimiz, Ehl-i sünnet âlimleri, çok büyük bir emanet bıraktılar. Bu emanete, bu işlere dört elle sarılmak, bıraktıkları noktadan daha ileriye götürmek her Müslümanın görevidir. Onların bu kıymetli hizmetleriyle, yazdıkları kitaplar vesilesiyle Ehl-i sünnet itikadını öğrendik, bu yolun büyüklerini tanıdık, sevdik, dinimizi doğru olarak yaşamaya başladık. Bu büyük nimete şükretmek için, bu doğru bilgileri başkalarına ulaştırmak için çalışmak gerekir. Hazret-i Ebu Bekir "radıyallahü anh" iman edince ilk sözü, (Yâ Resulallah, altı arkadaşım var, onları da getireyim mi?) oldu. Herkes imkânı nispetinde, bedenle, para veya dua ile bu hizmete katılmak zorundadır. Önemli olan, omuzumuzdaki hafaza meleklerine, Ehl-i sünnet kitaplarını yayanların arasına ismimizi yazdırmaktır.