Allah’ın yeryüzünde en sevdiği yer

Allah’ın yeryüzünde en sevdiği yer

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya, âhiretin ufak bir misalidir. Burada mescitlere, camilere gelenler, orada hakiki saadet yurdu olan Cennete gideceklerdir....

Kıymet bilmek

Kıymet bilmek

Suda yaşayan balık suyun kıymetini bilmez, sudan çıkarılınca suya kavuşmak için çırpınıp durur. İnsanlar da böyledir. Mevcut nimetlerin...

Menfaat için yapılan her şey dünyadır

Menfaat için yapılan her şey dünyadır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamız, (Abdülhakîm efendi hazretleri, yılbaşında bize hediye verirdi, biz de size verelim) diyerek, talebelerine...

Annen uykuda günah işlemiyor

Annen uykuda günah işlemiyor

İbadetini beğenmek çok kötüdür. Hele kendi ibadetine bakıp başkasını küçük görmek felakettir. Adam çocuğuyla ibadet...

Kâ’b Bin Züheyr

Kâ’b Bin Züheyr

Peygamberimizin hırkasını verdigi şâir Sahâbî. Kâ’b bin Züheyr, Müzeyne kabîlesinden olup, onbir şâir yetiştiren bir...

İnsan tek başına kurtulamaz

İnsan tek başına kurtulamaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan birkaç saniye bile olsa, elini ateşe süremez. Kibrit alevi bile, insanın canını yakmaya yeter. Âdem aleyhisselam...

Dinini kayıran insanlar aramalı

Dinini kayıran insanlar aramalı

Alışverişte, iş ortaklığında iyi insanlar, dinini kayıran insanlar aramalıdır. Herkesle işbirliği etmemelidir. Doğru insan aramalıdır. Bir zaman vardır ki, bir tüccar,...

Karşılık, niyete göredir

Karşılık, niyete göredir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Ameller niyetlere göredir) hadis-i şerifi, bütün işlerin, ibadetlerin, hizmetlerin, hepsinin niyete bağlı olduğunu...

Yirmi saniyede mi yapacaksın?

Yirmi saniyede mi yapacaksın?

Cüneyd-i Bağdadi hazretlerine bir gün şeytan der ki: - Ya Cüneyd, senin kadar yüksek dereceye ulaşan başka bir büyük zat tanımıyorum. Yirmi...

İlaç rafta dururken

İlaç rafta dururken

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kirâmen kâtibîn melekleri, yapılan her iyiliği ve her kötülüğü yazıyor. Sonra, âhirette...

Bir şey öğretti, o da bana yetti

Bir şey öğretti, o da bana yetti

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlânın bir kuluna en büyük nimeti, İmam-ı Rabbani hazretleri gibi mübarek bir rehberi, sevgili bir...

Mürşid-i kâmil kimdir?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müminler dört...

Zulüm, had safhadaydı…

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de, küfür...

Herkes sahibiyle ve hoc…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kadı Iyad...

Allahü teâlânın en c…

İnsanlara yapılan iyilikler, âhiretin azablarından kurtulmağa...

Kıymet bilmek

Suda yaşayan balık suyun kıymetini bilmez...

Ermeni tehciri

Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti...

Kainatin Efendisi

Muhterem annenin vefatı

Sevgili Peygamberimizin, üç-beş yaşlarında bile...

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat...

O’nun şanı yücedir!

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, sekiz yaşına...

Eshab-ı kiram

Ümm-i Habîbe

Peygamberimizin hanımlarından. Ümm-i Habîbe, ilk önce...

Âsım Bin Sâbit

Arıların koruduğu sahâbî. Asr-ı saâdette küfür...

İkrime Bin Ebî Cehil

Meşhur İslâm kumandanlarından. İkrime bin Ebî...

Hikmetli Sözler

Resulullah’a teşekkür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

İlmihâlin önemi

Merhum hocamız buyuruyor ki: Tam İlmihâl...

Feyze kavuşmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Feyz...

Doğru imanımıza çok şükretmeliyiz. Yoksa kıymetini bilmezsek, dünya sıkıntılarından şikâyet edersek, cezası da çok ağır olur.

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Çok zengin, makam ve mevki sahibi de olsa, herkes mutlaka sonunda ölecektir. İmanı yoksa, imansız ölürse, sonsuz olarak Cehenneme gidecektir. Müminler ise Cennete girecek ve sonsuz nimetlere kavuşacaktır. Bu kadar kısa bir hayatın neticesinde, bu kadar büyük bir nimet! Bunun için, Ehl-i sünnet itikadında, doğru yolda olan ve Allahü teâlânın sevgili kullarını, evliya zatları seven müminler, bu büyük nimet için ne kadar şükretse azdır.


Günlük hayatımızda, kâfirlerle, bid'at ehli ile, fâsıklarla yani hiç sıkılmadan günah işleyenlerle bir arada olabiliyoruz; onlarla görüşüyor, alışveriş yapıyoruz. Bu hâlde ölürlerse onlar Cehenneme; onlarla görüşen mümin de, imanını muhafaza edebilirse Cennete gidecek. O görüşülen kâfirlerden ölenler, artık gitti. Onları bulsak da, kelime-i şehadet getir diyebilseydik, dinimizi anlatan bir kitap verebilseydik diye hatırımıza gelse bile artık o kapı kapandı, geri dönüşü yok. Ebedî Cehennemden kurtulmaları artık mümkün değil. Bunun için henüz imkân varken, uygun olan kişilere kitap vermeye çalışmalıdır.


Doğru imanımıza çok şükretmeliyiz. Yoksa kıymetini bilmezsek, dünya sıkıntılarından şikâyet edersek, cezası da çok ağır olur. Abdeste başlarken, (Elhamdülillahi alâ dînil islâm ve alâ tevfîkıl îmân ve alâ hidâyetir-rahman!) duasını okuyan, iman nimetine şükretmiş olur. İmanının sağlamlaşması için bu duayı okumalı. Diğer nimetlere şükredince artar, iman nimetine şükredince sağlamlaşır, kuvvetlenir. İmam-ı Tirmizî, (İmanın gitmesine sebep olan günahların birincisi, iman nimetine kavuştuğuna şükretmemektir) buyurdu. Şükür, İslâmiyet'e uymak demektir.


Büyüklerimiz, Ehl-i sünnet âlimleri, çok büyük bir emanet bıraktılar. Bu emanete, bu işlere dört elle sarılmak, bıraktıkları noktadan daha ileriye götürmek her Müslümanın görevidir. Onların bu kıymetli hizmetleriyle, yazdıkları kitaplar vesilesiyle Ehl-i sünnet itikadını öğrendik, bu yolun büyüklerini tanıdık, sevdik, dinimizi doğru olarak yaşamaya başladık. Bu büyük nimete şükretmek için, bu doğru bilgileri başkalarına ulaştırmak için çalışmak gerekir. Hazret-i Ebu Bekir "radıyallahü anh" iman edince ilk sözü, (Yâ Resulallah, altı arkadaşım var, onları da getireyim mi?) oldu. Herkes imkânı nispetinde, bedenle, para veya dua ile bu hizmete katılmak zorundadır. Önemli olan, omuzumuzdaki hafaza meleklerine, Ehl-i sünnet kitaplarını yayanların arasına ismimizi yazdırmaktır.