Kimsenin yaptığı yanına kalmaz

Kimsenin yaptığı yanına kalmaz

Abbasi halifelerinin beşincisi Harun Reşid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beğenir. Yaprağı, kokusu, görünüşüyle dikkatini...

Allah’ın yeryüzünde en sevdiği yer

Allah’ın yeryüzünde en sevdiği yer

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya, âhiretin ufak bir misalidir. Burada mescitlere, camilere gelenler, orada hakiki saadet yurdu olan Cennete gideceklerdir....

İyi huyları tamamlamak için gönderildim

İyi huyları tamamlamak için gönderildim

İslâm kelimesi, “Nefsini teslîm etmek, boyun eğmek, selâmete ulaşmak” ve aynı zamanda “Barış” manâlarına gelir. İmâm-ı...

Zat-ı şahaneye ılık hoşaf mı verilür?

Zat-ı şahaneye ılık hoşaf mı verilür?

İkinci Mahmud Han döneminde iki defa Şeyhülislamlık makamına gelen Dürrizade Seyyid Abdullah Efendi, mübarek bir şahsiyet olmasına mütekabil...

Yaver’in ‘iştahsız’ iftariyeliği!

Yaver’in ‘iştahsız’ iftariyeliği!

Baba Yaver’in hikayeleri her ramazanda dilden dile dolaşır. Kimileri kalemi, diliyle yaverin sofrasına kirli içecek yakıştırsa da, Baba Yaver helâl...

Büyüklerin etrafındaki insanlar

Büyüklerin etrafındaki insanlar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Tıpkı Güneş'in ışınlarının her yere ulaşması gibi, Peygamber efendimizden de sürekli feyzler ve bereketler yağar. Yalnız,...

Ramazan ayı, istiğfar zamanıdır

Ramazan ayı, istiğfar zamanıdır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ramazan-ı şerifin her günü müminler için bayramdır. Bu günleri değerlendirenin, bütün bir yılı...

Strese alıştırma egzersizi

Strese alıştırma egzersizi

Oruç, hormonal yönden stresi tetiklediği halde organların verdiği cevaplar ve davranışlar açısından stresin tam karşıtıdır. Adeta hormonlarla stresi...

Fi’l-cümle ta’âm bişürûb satanlar!

Fi’l-cümle ta’âm bişürûb satanlar!

Osmanlı’da ramazan hazırlığı, şaban ayında başlar, arefeye kadar sürerdi. İftar topları elden geçer, konaklarda halka açık iftar sofraları kurulacağı...

Fitne ve iftira ateşi söndürüldü

Fitne ve iftira ateşi söndürüldü

Kânûnî Sultan Süleymân'ın vezîr-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan...

Allah vereni sever

Allah vereni sever

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bizim dinimiz iyilik etmek, şefkat dinidir. Kur’an-ı kerimde, (Muhakkak ki Allah iyilik edenlere yardım eder, verenleri sever)...

Madem ki sorduk yapmamı…

Osmanlılar zamanında bir kaleyi düşmanlar kuşatmış...

Ben bir zerreyim

Hasan-ı Basri hazretlerine sevenleri sordu: - Bütün...

Herkes sahibiyle ve hoc…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kadı Iyad...

Sa'd Bin Mu'âz

Ensârın en hayırlılarından. Muhammed aleyhisselâmın bi'setinin onuncu...

Damar sertliği ve koles…

Erzurum Tıp Fakültesi’nde, oruç tutanlar üzerinde...

Allah'ın emaneti

Ümm-i Süleym radıyallahü anha, gayet temiz...

Kainatin Efendisi

Nur’un temiz alından temi…

Âdem aleyhisselamın alnına nakşedilen bu...

O, bu ümmetin Peygamberi…

Şam yönüne gitmekte olan kervandakiler...

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Eshab-ı kiram

Übeyy Bin Kâ'b

Kırâati ile meşhûr sahâbî. Sevgili Peygamberimiz...

Bilâl-i Habeşî

Peygamber efendimizin müezzini. Bilâl-i Habeşî hazretleri...

Hansa Hatun

Meşhur kadın şair sahabilerden. Peygamber efendimiz...

Hikmetli Sözler

İşini ihlâsla tam yapmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Hoca hakkı ödenmez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum...

Ancak ihlâslı olanlar kur…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Doğru imanımıza çok şükretmeliyiz. Yoksa kıymetini bilmezsek, dünya sıkıntılarından şikâyet edersek, cezası da çok ağır olur.

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Çok zengin, makam ve mevki sahibi de olsa, herkes mutlaka sonunda ölecektir. İmanı yoksa, imansız ölürse, sonsuz olarak Cehenneme gidecektir. Müminler ise Cennete girecek ve sonsuz nimetlere kavuşacaktır. Bu kadar kısa bir hayatın neticesinde, bu kadar büyük bir nimet! Bunun için, Ehl-i sünnet itikadında, doğru yolda olan ve Allahü teâlânın sevgili kullarını, evliya zatları seven müminler, bu büyük nimet için ne kadar şükretse azdır.


Günlük hayatımızda, kâfirlerle, bid'at ehli ile, fâsıklarla yani hiç sıkılmadan günah işleyenlerle bir arada olabiliyoruz; onlarla görüşüyor, alışveriş yapıyoruz. Bu hâlde ölürlerse onlar Cehenneme; onlarla görüşen mümin de, imanını muhafaza edebilirse Cennete gidecek. O görüşülen kâfirlerden ölenler, artık gitti. Onları bulsak da, kelime-i şehadet getir diyebilseydik, dinimizi anlatan bir kitap verebilseydik diye hatırımıza gelse bile artık o kapı kapandı, geri dönüşü yok. Ebedî Cehennemden kurtulmaları artık mümkün değil. Bunun için henüz imkân varken, uygun olan kişilere kitap vermeye çalışmalıdır.


Doğru imanımıza çok şükretmeliyiz. Yoksa kıymetini bilmezsek, dünya sıkıntılarından şikâyet edersek, cezası da çok ağır olur. Abdeste başlarken, (Elhamdülillahi alâ dînil islâm ve alâ tevfîkıl îmân ve alâ hidâyetir-rahman!) duasını okuyan, iman nimetine şükretmiş olur. İmanının sağlamlaşması için bu duayı okumalı. Diğer nimetlere şükredince artar, iman nimetine şükredince sağlamlaşır, kuvvetlenir. İmam-ı Tirmizî, (İmanın gitmesine sebep olan günahların birincisi, iman nimetine kavuştuğuna şükretmemektir) buyurdu. Şükür, İslâmiyet'e uymak demektir.


Büyüklerimiz, Ehl-i sünnet âlimleri, çok büyük bir emanet bıraktılar. Bu emanete, bu işlere dört elle sarılmak, bıraktıkları noktadan daha ileriye götürmek her Müslümanın görevidir. Onların bu kıymetli hizmetleriyle, yazdıkları kitaplar vesilesiyle Ehl-i sünnet itikadını öğrendik, bu yolun büyüklerini tanıdık, sevdik, dinimizi doğru olarak yaşamaya başladık. Bu büyük nimete şükretmek için, bu doğru bilgileri başkalarına ulaştırmak için çalışmak gerekir. Hazret-i Ebu Bekir "radıyallahü anh" iman edince ilk sözü, (Yâ Resulallah, altı arkadaşım var, onları da getireyim mi?) oldu. Herkes imkânı nispetinde, bedenle, para veya dua ile bu hizmete katılmak zorundadır. Önemli olan, omuzumuzdaki hafaza meleklerine, Ehl-i sünnet kitaplarını yayanların arasına ismimizi yazdırmaktır.