Ahlâk ilminin dinimizdeki yeri

Ahlâk ilminin dinimizdeki yeri

Müslümanların öğrenmeleri lâzım olan bilgilere “İslâm ilimleri” denir. İslâm ilimleri ikiye ayrılır: Din bilgileri ve Fen...

Kıyamet ve ahıret

Kıyamet ve ahıret

Muhbir-i sâdıkın yani hep doğru haber verici Peygamber efendimiz kabir ve kıyâmet hâllerinden, Haşrdan (kabrden kalkınca arasât meydanında toplanmak)...

Kusur, bakan gözdedir

Kusur, bakan gözdedir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resulullah) sözünün, söylenmesi kolay, ama değeri çok...

Ramazan ayında nur yağıyor

Ramazan ayında nur yağıyor

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâya şükürler olsun ki, bizlere Ramazan-ı şerifi idrak etmeyi, oruç tutmayı, nasip eyledi; bu ne...

Allahü teâlâ seni her an görüyor

Allahü teâlâ seni her an görüyor

Bir gün askerler bir mahkumu meydana çıkarırlar. Suçu ağır olmalı ki çok kırbaç vururlar, derileri yarılır. Etlerinden kan sızmaya başlar....

Ramazan demek, yanmak demektir

Ramazan demek, yanmak demektir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bu ayda oruç tutmak farz ve teravih kılmak da sünnet oldu. Ramazan yanmak demektir. O ay, oruç tutanların, tevbe...

Vermezse Mabut

Vermezse Mabut

Sultan Mahmut han, tebdili kıyafet yaparak bir kahveye girer. Yaşlı çaycıya herkesin tıkandı baba diye hitap ettiğini görüp, bu lakabın nereden geldiğini...

Çarşıya giderken ve başka zamanlarda

Çarşıya giderken ve başka zamanlarda

Lâ ilâhe illallahü vahde hü lâ şerîke leh, le hül mülkü ve le hül hamdü, yuhyî ve yümît, ve...

Büyük zatlara teşekkür

Büyük zatlara teşekkür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı Rabbanî hazretleri gibi büyük zatların hakkı, ana baba hakkından da önce gelir. Eğer büyükler, Ehl-i...

Hastanın iyileşmesi için

Hastanın iyileşmesi için

Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden Osman bin Huneyf bildiriyor: İyi olması için duâ istiyen bir âmâya, abdest alıp, iki rekât...

Tedavi için hastalığı bilmek gerekir

Tedavi için hastalığı bilmek gerekir

Her hastalığı tedavi ettirmek için o hastalık üzerinde ihtisas sahibi olan tabibe gitmek lâzımdır. Gözünden ameliyat olacak birisinin kasaba...

Kötü birine iyilik yapı…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İyilik eden...

Vücutta bütün organlar …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize, Ehl-i...

Kavmini azab ile korkut…

Sevgili Peygamberimize, peygamberliği bildirildi ve bu...

Musul’un Osmanlı hâkimi…

Yavuz Sultan Selim Han, Safevîlerle yapılan...

Adalet ve tevazu

Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz...

Haram yemek kalbi karar…

İbrâhîm Edhem hazretlerine, falanca yerde bir...

Kainatin Efendisi

Nur’un Amine’ye geçmesi

Kurban edilmekten kurtulan, Abdullah, büluğ...

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de...

Kavmini azab ile korkut!

Sevgili Peygamberimize, peygamberliği bildirildi ve...

Eshab-ı kiram

Hassan Bin Sabit

Peygamber efendimizin şairlerinden. Hassan bin Sabit...

Abdullah Bin Abbâs

Tefsîr âlimlerinin şâhı. Resûlullah efendimiz Mekke’de...

Sehl Bin Hanîf

Eshâb-ı kirâmın okçularından. Uhud gazâsında bir...

Hikmetli Sözler

Sahih-ül yed olmak esastı…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Kaza ve kaderin mahiyeti

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanların...

Bayramı idrak etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bayramın...

Çeşitli hâlleriyle hikmet saçan bir derviş,
Bunda da bir hikmet var” sözünü çok edermiş.

Bu yüzden kendisine Hikmet Baba diyorlar,
Fakat onu saf sanıp alaya alıyorlar.

Nasipsiz birkaç kişi, oyun oynarlar ona,
İneğini götürüp bağlarlar bir ormana.

Derler, “Şimdi de hikmetten söz edecek mi?
İneği aramaya dağlara gidecek mi?


Akşam sığırlar gelir, Dervişin ineği yok,
Bekliyorlar Dervişte görülsün âni bir şok.

Hikmet Baba bu işi de hiç anormal bulmaz,
Bunda da bir hikmet var” sözünden geri kalmaz.

Çoluk çocuk birlikte köyden kıra çıkarlar,
Sığırın otladığı her tarafa bakarlar.

Nihayet aramaktan iyice yorulurlar,
İneği bir ağaca bağlı halde bulurlar.

Hikmet Baba yine der, “Bunda da bir hikmet var,
Fakirin ineğini bu ağaca kim bağlar?


Biraz dinlenmek için oraya otururlar,
Yorgunluktan dolayı hep uyuya kalırlar.

Sabah olunca kalkıp köylerine giderler,
Acıklı manzarayı ibretle seyrederler.

Gece bir deprem olmuş, köy viraneye dönmüş,
Feryatlar yükseliyor, bazı ocaklar sönmüş.

Hikmet Baba üzülür, yine bir hikmet söyler:
Görelim Mevlâ neyler, neylerse güzel eyler.

Rabbimiz bir sebeple köyden çıkardı bizi,
İneği bağlatarak kurtardı hepimizi
.”