Yanlışlık yoktur

Yanlışlık yoktur

Peygamberler, Allahü teâlâ tarafından kullarına gönderilmiş insanlardır. Ümmetlerini Allahü teâlâya çağırmak, azgın, yanlış...

Zat-ı şahanem ile arama kimse giremez

Zat-ı şahanem ile arama kimse giremez

Kemankeş Mustafa Paşa, Dördüncü Murad Han’ın sadrazâmlarındandır. Savaşlardaki gayreti, şecaati, kıvrak zekâsı ve askeri dehasıyla Sekbanbaşı,...

Resulullaha iman etmedikçe..

Resulullaha iman etmedikçe..

Bir kimse, Muhammed aleyhisselama iman etmedikçe, Allaha iman etmiş olamaz. Cenâb- ı Hak, Kur’ân-ı kerîmde, Nisâ sûresi, sekseninci...

Bir kula verilecek en büyük nimet

Bir kula verilecek en büyük nimet

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Asıl maksadımız, Allahü teâlânın marifetini elde etmek yani Onu hakkıyla tanımak olmalıdır. Marifetullah iki...

En üstün ve en şerefli olan insandır

En üstün ve en şerefli olan insandır

İnsan, mahlûklar içinde, en üstün ve en şerefli olanıdır. Bütün cisimler madde olmaları bakımından birbirlerinden farksızdır. Hepsinin...

Kardeşinin yaptığı daha kıymetli!

Kardeşinin yaptığı daha kıymetli!

Hazret-i Îsâ birine, “Ne iş yapıyorsun?” dedi. İbâdetle vakit geçiriyorum deyince, “Nereden yiyip geçiniyorsun?” diye...

O iyi olunca herşey iyi olur

O iyi olunca herşey iyi olur

Bedenin her uzvu, kendine mahsus muayen, belli bir iş için yaratılmıştır. Hastalığı ise, hangi iş için yaratılmışsa, onu yapamamasıdır. Ya o işi hiç...

Meymune Binti Hâris

Meymune Binti Hâris

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Meymune, Hazret-i Abbas’ın hanımı Ümm-i Fadl’ın kızkardeşi idi. İlk önce cahiliyye devrinde Mesud bin Amr...

Hamd ve şükür duâsı

Hamd ve şükür duâsı

Her sabah bir kere “Allahümme mâ esbaha bî min nîmetin ev bi-ehadin min halkıke, fe minke vahdeke, lâ şerîke leke, fe lekel hamdü...

Namaz kılmanın bereketi

Namaz kılmanın bereketi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (İçki içmek büyük günahtır, içki içen namaz kılmamalı) deniyor. Bu yanlıştır. Namaz ayrı...

Minareden okunan şiir

Minareden okunan şiir

Büyük çoğunluğu, yüksek rütbeli Osmanlı devlet adamlarından meydana gelen Hacc kafilesi, Fahr-i Âlem, Resul-i Ekrem, Sallallahü aleyhi ve...

Ramazan demek, yanmak d…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bu ayda...

Ben ağlamayayım da kim …

Emekli bir albay anlatır: Sultan Ahmet...

Korkusuz cengaver Yahya…

Budin Paşasının yüzü aydınlandı. Yahya Ağa...

Hücreler yenileniyor

Normal zamanda tüketilen fazla kalori, yani...

Velîd Bin Velîd

Kardeşleri tarafından işkence gören sahâbî. Velîd bin...

Üç şeyi yerine getiren…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Resulullah efendimizin...

Kainatin Efendisi

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de...

O, bu ümmetin Peygamberi…

Şam yönüne gitmekte olan kervandakiler...

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Eshab-ı kiram

Sürâka Bin Mâlik

Eshâb-ı kirâmın süvârilerinden. Peygamber efendimize, Peygamberliğinin...

Huzeyfe Bin Yemân

Sevgili Peygamberimizin sırdaşı. Huzeyfe bin Yemân...

Ömer-ül Faruk

Adâletin timsâli ikinci büyük halîfe. Hazret-i...

Hikmetli Sözler

Arkadaş seçerken

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Salih...

Eden kendine eder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müminin...

Asıl cömertlik

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanların...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Mıknatıs, saman çöpünü çekmez. Metal parçalarını, cevheri çeker. Onun için merhum hocamız, (Ehl-i sünnet âlimlerinin sözlerinden, yazılarından hazırladığımız kitapları bol bol dağıtmalı, her tarafa yaymalı. Bu kitapları her alan kurtulur sanmayın. Bazıları yırtar, bazıları da okur. Bu kitaplar sanki bir mıknatıstır. Cevheri olanlar buna yapışır. Biz, kimlerin kurtulacağını bilemeyiz. Bu mıknatıs, kurtulacak olanları seçer) buyururlardı. Nitekim Şah-ı Nakşibend hazretleri de, (Biz seçildik) buyurmuştur. Büyükler, kalbinde cevher olanı kendilerine çekerler. Nitekim Peygamber efendimiz, binlerce kimseye İslamiyet’i anlattı, kalbinde cevher olmayanlar kabul etmedikleri gibi, bir de düşman oldular. Ama kalbinde cevher olanlar, Peygamber efendimize koşa koşa gelip iman ettiler ve onun gösterdiği yolda her şeylerini, hattâ canlarını seve seve feda etiler.

İşin aslı sevgidir. Sevgi yoksa itaat de yoktur. İtaat yoksa hiçbir şey yoktur. Sevginin yolları vardır. İnsanın öncelikle seveceği kimseyi tanıması lazımdır. Tanıması için de bir şeyler bilmesi lazımdır. Bunları da ya talebelerinden veya kitaplarından öğrenir. Kendisinin âciz ve bir hiç olduğunu, o zatların ise çok büyük olduğunu bu şekilde anlar.

Şüphesiz ki üzerimizde en çok hakkı olan, bu din büyükleridir. Âhir zamandayız. Her tarafta yangın vardır, tek başına kurtulmak imkânsızdır. Eskiden helâlden haramdan bahsedilirdi, şimdi (İmanın var mı, yok mu?) diye konuşuluyor. Düşünün ki, bir mübarek zat sanki gelip, (Bu yangın ortamından seni kurtarırım) diyor. Bu iyiliğin karşılığı ne olabilir, bu büyüklerin hakkı nasıl ödenir? İnsan böyle bir zata hayatını verir, köle olmak ister. (Seviyorum) demek kolaydır, fakat sevginin bazı alametleri vardır. Bu alametler varsa, o kimse gerçekten o zatı seviyor demektir. Aksi takdirde, sevgisi samimi değildir. Bu alametler şunlardır:
1- Onu seveni sever, sevmeyeni sevmez. Onun sevdiğini sever, sevmediğini sevmez.

2- O neye seviniyorsa, o da ona sevinir, o neye üzülürse o da ona üzülür.

3- Her zaman her yerde onu minnetle anar, ona teşekkür eder ve gıyabında ona dua eder.