Küfre düşmekten sakınmalı

Küfre düşmekten sakınmalı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Küçük günaha devam, büyük günah olur. Büyük günaha devam, küfre...

Bunun da elbette bir hikmeti var

Bunun da elbette bir hikmeti var

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Cenab-ı Hak hakîmdir, yani hikmet sahibidir, Onun yarattığı her şey hikmetlidir. Mümin daima hayırlısını istemeli,...

İman nedir?

İman nedir?

İman, Resûl-i Ekrem efendimizin, Allahü teâlâ tarafından, Peygamber olarak, bütün insanlara getirdiği ve bildirdiği emirlerin hepsini kabul etmektir....

Allahü teâlânın en çok sevdiği kul

Allahü teâlânın en çok sevdiği kul

İnsanlara yapılan iyilikler, âhiretin azablarından kurtulmağa ve Cennet nimetlerinin artmasına sebep olur. Peygamberimiz “sallallahü teâlâ...

Kafiriler sevilir mi?

Kafiriler sevilir mi?

Müminin kâfiri sevmesi üç dürlü olur. Birincisi, onun küfrünü beğenir. Bunun için sever. Bu muhabbet yasaktır....

Her hayrın anahtarı, her derdin ilacı

Her hayrın anahtarı, her derdin ilacı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmandan sonra namaz gelir. Allahü teâlânın en çok sevdiği ibadet namazdır. Namaz kılmayan yüz bin hac yapsa,...

Sevab kazanmanın kesin yolu

Sevab kazanmanın kesin yolu

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hayırlı insanlar hayra, şerli insanlar şerre vesile olur. İnsanın çok ibadet etmesi, hayırlı olmak için yetmez....

Başarının yolu gönül almaktan geçer

Başarının yolu gönül almaktan geçer

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize hizmet ederken başarının yüzde sekseni gönül almak, kalb incitmemektir. Maiyetini, yani ailesini ve emri altında...

Kabir ziyaretinde okunacak duâlar

Kabir ziyaretinde okunacak duâlar

Sünnete uygun ziyâret yapmak için abdest alınır. İki rekât namaz kılıp, sevabı meyyitin ruhuna gönderilir. Kabristana gelince, yer müsait...

Ebû Lübâbe

Ebû Lübâbe

Tevbesi ile meşhûr sahâbî. İslâmın nûrunu söndürmek isteyen Mekkeli müşriklere karşı hazırlanan mücâhid ordusunda...

İmrân bin Husayn

İmrân bin Husayn

Meleklerle konuşan Sahâbî. İmrân bin Husayn, Hayber savaşında Müslüman oldu. Ondan sonraki bütün savaşlarda Peygamber efendimizin...

Senin nasibin diyar-ı r…

Niyâzî-i Mısrî, devamlı ibâdet ve tâatla...

Nefsine pay vermeyenin …

Cüneyd-i Bağdadi hazretleri ordu ile bir...

Büyüklerin gözünden düş…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Mevlana Halid-i...

Ebû Talhâ

Resûlullahın fedâisi. İslâm Güneşi Mekke'de parlarken, Ebû...

Ticaret âhıreti unuttur…

İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki: Bir...

Hikmet Baba

Çeşitli hâlleriyle hikmet saçan bir derviş, “Bunda...

Kainatin Efendisi

Dünya karanlığa gömül…

Fahr-i kâinat efendimiz doğmadan önce...

Süt anne Halime Hatun

Amine validemiz, nurlu yavrusunu kucağına...

Zemzem kuyusu

Dede Abdülmuttalib’e, bir gün rüyasında...

Eshab-ı kiram

Mus'ab Bin Umeyr

İslâmda ilk öğretmen. Mus'ab bin Umeyr...

Zeyd Bin Hârise

İlk îman eden köle. Zeytin gözlü...

Nu'man Bin Mukarrin

Eshâb-ı kirâmın meşhûr kumandanlarından. Hazret-i Ömer...

Hikmetli Sözler

İstişarenin önemi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Büyük zatlara teşekkür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı...

Feyzin gelmesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Feyzin...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Mıknatıs, saman çöpünü çekmez. Metal parçalarını, cevheri çeker. Onun için merhum hocamız, (Ehl-i sünnet âlimlerinin sözlerinden, yazılarından hazırladığımız kitapları bol bol dağıtmalı, her tarafa yaymalı. Bu kitapları her alan kurtulur sanmayın. Bazıları yırtar, bazıları da okur. Bu kitaplar sanki bir mıknatıstır. Cevheri olanlar buna yapışır. Biz, kimlerin kurtulacağını bilemeyiz. Bu mıknatıs, kurtulacak olanları seçer) buyururlardı. Nitekim Şah-ı Nakşibend hazretleri de, (Biz seçildik) buyurmuştur. Büyükler, kalbinde cevher olanı kendilerine çekerler. Nitekim Peygamber efendimiz, binlerce kimseye İslamiyet’i anlattı, kalbinde cevher olmayanlar kabul etmedikleri gibi, bir de düşman oldular. Ama kalbinde cevher olanlar, Peygamber efendimize koşa koşa gelip iman ettiler ve onun gösterdiği yolda her şeylerini, hattâ canlarını seve seve feda etiler.

İşin aslı sevgidir. Sevgi yoksa itaat de yoktur. İtaat yoksa hiçbir şey yoktur. Sevginin yolları vardır. İnsanın öncelikle seveceği kimseyi tanıması lazımdır. Tanıması için de bir şeyler bilmesi lazımdır. Bunları da ya talebelerinden veya kitaplarından öğrenir. Kendisinin âciz ve bir hiç olduğunu, o zatların ise çok büyük olduğunu bu şekilde anlar.

Şüphesiz ki üzerimizde en çok hakkı olan, bu din büyükleridir. Âhir zamandayız. Her tarafta yangın vardır, tek başına kurtulmak imkânsızdır. Eskiden helâlden haramdan bahsedilirdi, şimdi (İmanın var mı, yok mu?) diye konuşuluyor. Düşünün ki, bir mübarek zat sanki gelip, (Bu yangın ortamından seni kurtarırım) diyor. Bu iyiliğin karşılığı ne olabilir, bu büyüklerin hakkı nasıl ödenir? İnsan böyle bir zata hayatını verir, köle olmak ister. (Seviyorum) demek kolaydır, fakat sevginin bazı alametleri vardır. Bu alametler varsa, o kimse gerçekten o zatı seviyor demektir. Aksi takdirde, sevgisi samimi değildir. Bu alametler şunlardır:
1- Onu seveni sever, sevmeyeni sevmez. Onun sevdiğini sever, sevmediğini sevmez.

2- O neye seviniyorsa, o da ona sevinir, o neye üzülürse o da ona üzülür.

3- Her zaman her yerde onu minnetle anar, ona teşekkür eder ve gıyabında ona dua eder.