İki yolun farkı

İki yolun farkı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir din büyüğüne kavuşan, her şeye kavuşmuş olur. Böyle bir büyüğe kavuşmayanın işi çok...

İnsana yakın olan daha üstündür

İnsana yakın olan daha üstündür

Canlıların en üstünü insandır. Diğerleri insanlara yakınlığına göre üstündür. İnsana en yakın olanları at, maymûn, fil ve...

Talep edene hizmetçi ol

Talep edene hizmetçi ol

Gece yarısından sonra, Hazret-i Mevlana’nın dergahının kapısı çalınır. Talebeleri açar. Sarhoş bir genç, (Ben Üstad Mevlana’yı...

Sofu Baba

Sofu Baba

Aşağıda Silsile-i aliyye büyüklerinden Seyyid Fehim Arvasi hazretlerinin teveccühüne kavuşan bir gencin hâli anlatılıyor. Hazret-i Seyyid Fehim,...

Akıl ve kalb ayrıdır

Akıl ve kalb ayrıdır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hiç kimse kendi kendine kurtulamaz. Çünkü dünya bir sarmaşık otu gibi insanın her tarafını sarmıştır. Bundan...

Hanzala Bin Ebû Âmir

Hanzala Bin Ebû Âmir

Meleklerin yıkadığı sahâbî. Hanzala Bedir gazâsında bulundu. O zaman henüz bekârdı. Bedir gazâsından bir müddet sonra Abdullah bin...

Ermeni tehciri

Ermeni tehciri

Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti Doğu cephesindeki muharebeleri kaybedince,Ruslar bütün Doğu Anadolu'yu işgal ettiler ve burada yaşayan...

Oruç, kanserin DÜŞMANIDIR

Oruç, kanserin DÜŞMANIDIR

Kanser üzerinde yapılan bir araştırmada oruçlu kimselerin adrenalin ve kortizon hormonlarının kana daha kolaylıkla karıştığı gözlenmiştir. Bu hormonlar...

İnkâr eden mahrum kalır

İnkâr eden mahrum kalır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Büyüklerimizden Allahü teâlâ razı olsun, İslamiyet’i bize hazır lokma gibi verdiler. Doğru iman sahibi...

Fitne ve iftira ateşi söndürüldü

Fitne ve iftira ateşi söndürüldü

Kânûnî Sultan Süleymân'ın vezîr-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan...

İslâm ahlâkı üçe ayrılır

İslâm ahlâkı üçe ayrılır

Ahlâk bilgilerini öğrenmek, istekle olur. Zor ile olmaz. İslâm ahlâkı üçe ayrılır: 1 - İnsan yalnız iken, başkasını...

Allahü teâlânın merhame…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir kul...

Çarşıya giderken ve b…

Lâ ilâhe illallahü vahde hü lâ...

Adalet ve tevazu

Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz...

Kalbden gelen kalbe gid…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Seyyid Abdülhakîm...

Madem ki sorduk yapmamı…

Osmanlılar zamanında bir kaleyi düşmanlar kuşatmış...

Dünya ve âhiret iyili…

Peygamber Efendimez, her Müslümanın güzel ahlak...

Kainatin Efendisi

Nur’un temiz alından temi…

Âdem aleyhisselamın alnına nakşedilen bu...

Emanet, Ebu Talib’de...

Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine...

Misk kokulu Abdülmuttali…

Peygamber efendimizin babası Hazreti Abdullah...

Eshab-ı kiram

Nevfel Bin Hâris

Hâşimoğullarının en yaşlısı. Nevfel bin Hâris...

Sa'd Bin Rebî

Şehîd olurken nasîhat eden sahâbî. Sa'd...

Meymune Binti Hâris

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Meymune, Hazret-i Abbas’ın...

Hikmetli Sözler

Hüküm neticeye göre veril…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hüküm...

En hayırlı iş, İslamiyet’…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum...

İlmin kabı amel, amelinki…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Mıknatıs, saman çöpünü çekmez. Metal parçalarını, cevheri çeker. Onun için merhum hocamız, (Ehl-i sünnet âlimlerinin sözlerinden, yazılarından hazırladığımız kitapları bol bol dağıtmalı, her tarafa yaymalı. Bu kitapları her alan kurtulur sanmayın. Bazıları yırtar, bazıları da okur. Bu kitaplar sanki bir mıknatıstır. Cevheri olanlar buna yapışır. Biz, kimlerin kurtulacağını bilemeyiz. Bu mıknatıs, kurtulacak olanları seçer) buyururlardı. Nitekim Şah-ı Nakşibend hazretleri de, (Biz seçildik) buyurmuştur. Büyükler, kalbinde cevher olanı kendilerine çekerler. Nitekim Peygamber efendimiz, binlerce kimseye İslamiyet’i anlattı, kalbinde cevher olmayanlar kabul etmedikleri gibi, bir de düşman oldular. Ama kalbinde cevher olanlar, Peygamber efendimize koşa koşa gelip iman ettiler ve onun gösterdiği yolda her şeylerini, hattâ canlarını seve seve feda etiler.

İşin aslı sevgidir. Sevgi yoksa itaat de yoktur. İtaat yoksa hiçbir şey yoktur. Sevginin yolları vardır. İnsanın öncelikle seveceği kimseyi tanıması lazımdır. Tanıması için de bir şeyler bilmesi lazımdır. Bunları da ya talebelerinden veya kitaplarından öğrenir. Kendisinin âciz ve bir hiç olduğunu, o zatların ise çok büyük olduğunu bu şekilde anlar.

Şüphesiz ki üzerimizde en çok hakkı olan, bu din büyükleridir. Âhir zamandayız. Her tarafta yangın vardır, tek başına kurtulmak imkânsızdır. Eskiden helâlden haramdan bahsedilirdi, şimdi (İmanın var mı, yok mu?) diye konuşuluyor. Düşünün ki, bir mübarek zat sanki gelip, (Bu yangın ortamından seni kurtarırım) diyor. Bu iyiliğin karşılığı ne olabilir, bu büyüklerin hakkı nasıl ödenir? İnsan böyle bir zata hayatını verir, köle olmak ister. (Seviyorum) demek kolaydır, fakat sevginin bazı alametleri vardır. Bu alametler varsa, o kimse gerçekten o zatı seviyor demektir. Aksi takdirde, sevgisi samimi değildir. Bu alametler şunlardır:
1- Onu seveni sever, sevmeyeni sevmez. Onun sevdiğini sever, sevmediğini sevmez.

2- O neye seviniyorsa, o da ona sevinir, o neye üzülürse o da ona üzülür.

3- Her zaman her yerde onu minnetle anar, ona teşekkür eder ve gıyabında ona dua eder.