Zat-ı şahanem ile arama kimse giremez

Zat-ı şahanem ile arama kimse giremez

Kemankeş Mustafa Paşa, Dördüncü Murad Han’ın sadrazâmlarındandır. Savaşlardaki gayreti, şecaati, kıvrak zekâsı ve askeri dehasıyla Sekbanbaşı,...

Huzura kavuşmanın iki yolu

Huzura kavuşmanın iki yolu

Bir işin ne olduğu, mahiyeti ve kazandıracağı faydalarını bilmek icab eder. Böyle olunca öğrenmek daha kolay olur. Bunun için Ahlâk ilmini kolay...

İnanmamak akılsızlıktır

İnanmamak akılsızlıktır

Bugün, dünyada müslümanlığı kabul etmeyenler iki türlüdür: Birincisi “Kitaplı kâfirler” yani hıristiyân ve...

Rızıkların daralması

Rızıkların daralması

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanlar, dinimizin gösterdiği huzur yolundan ayrıldıkları için, dünyada bereket kalmadı, rızıklar azaldı. Günah...

Oruç, tansiyona karşı iyi geliyor

Oruç, tansiyona karşı iyi geliyor

Vücut kendisine verilen fuzuli besinlerin zararından korunabilmek için hazım kanalı organlarının vazifelerinde azaltma yaparak mide-bağırsak-karaciğer ve...

Hubeyb Bin Adiy

Hubeyb Bin Adiy

Darağacında ilk namaz kılan sahâbî. Uhud savaşında bazı yakınları ölen müşrikler, Müslümanlardan bunların intikamını almak istediler....

Sümâme Bin Üsâl

Sümâme Bin Üsâl

Yemâme kabîlesi reisi. Hicretten sonra Medîne'de İslâmiyet hızla yayılıyordu. İslâm güneşi gittikçe daha fazla insanı...

Ümm-i Hânî

Ümm-i Hânî

Hazret-i Ali’nin kızkardeşi. Peygamber efendimiz hicretten bir yıl önce Tâif’e gidip, Tâif halkına bir ay nasîhat edip, onları...

Görmeden inanmak

Görmeden inanmak

Görmeden inanmak önemlidir. Bekara suresinin başında, iyiler övülürken, (Onlar gayba inanırlar) buyuruluyor. Bazı büyükler bunu...

Akıl ve kalb ayrıdır

Akıl ve kalb ayrıdır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hiç kimse kendi kendine kurtulamaz. Çünkü dünya bir sarmaşık otu gibi insanın her tarafını sarmıştır. Bundan...

Ermeni tehciri

Ermeni tehciri

Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti Doğu cephesindeki muharebeleri kaybedince,Ruslar bütün Doğu Anadolu'yu işgal ettiler ve burada yaşayan...

Kıyamet alâmetleri

Resulullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem”...

Milyarlarca insan gelmi…

Dünyâya milyarlarca insan gelmiş. Bir müddet...

Al sana Leyla

Arayan belasını da, Mevlasını da bulur...

Musul’un Osmanlı hâkimi…

Yavuz Sultan Selim Han, Safevîlerle yapılan...

Çalışmanın ödülü

Osmanlı padişahları tebdil-i kıyafetle sık sık...

İyiliğin peşinden imtih…

Salih bir zat vardı. Çok cömertti...

Kainatin Efendisi

Nur’un temiz alından temi…

Âdem aleyhisselamın alnına nakşedilen bu...

Süt anne Halime Hatun

Amine validemiz, nurlu yavrusunu kucağına...

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de...

Eshab-ı kiram

Ümm-i Şerik

Devsli muhacir hanım sahabîlerden. Devs’de müslüman...

Selmân-ı Fârisî

Ehl-i beytten sayılan İranlı sahâbî. Eshâb-ı...

Seleme Bin Hişâm

Kardeşlerinin işkence ettiği sahâbî. Mekke ufuklarını...

Hikmetli Sözler

Âhirette asla karışıklık …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Eshab-ı...

Karşılık, niyete göredir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Ameller...

Âlim, kitaptan söyleyendi…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
İnsan, âciz demektir. Hangi uzvumuza, hangi tabiat şartlarına, neye hâkimiz? Her işimizde her an, Allahü teâlânın yardımına muhtacız. Evliya zatlar, gafletten uzaktır, Allahü teâlâyı bir an unutmazlar. Bizler hatırlamakta zorluk çeksek de, namazda bile unutsak da, eğer yaptığımız iş, Rabbimizin rızasına uygun olursa, Cenab-ı Hak, her an kendisini hatırlamış gibi bize sevab veriyor. Onun rızasının dışında yapılacak her iş, felakettir. Çünkü bir iş, ya Onun rızasına uygundur veya nefsimizin arzusuna göre yapılmıştır. Başka türlü olmaz. İnsan, ya Cennete veya Cehenneme gidecektir. Allahü teâlâ, kendi rızası için yapılan işler için Cenneti, nefsanî işler için Cehennemi yaratmıştır.

İnsanın bir işi, bir ibadeti ne maksatla yaptığı, dışarıdan bakmakla anlaşılmaz. (Allahü teâlâ, sizin şeklinize, görünüşünüze ve mallarınıza değil, kalblerinize ve amellerinize, o işi ne niyetle yaptığınıza bakar) hadis-i şerifinde, yapılan işin değil, o işi yapmaktaki maksadın önemi bildiriliyor. Cihad bile olsa, ne niyetle yapıldığı önemlidir. Nitekim bir savaşta, (Filan kahraman önüne gelen düşmanı öldürüyor, çok güzel cihad ediyor) dedikleri zaman, Resulullah efendimiz, (O münafıktır) buyurmuştur. O kişi, dünyalık için savaşıyormuş. Yaralanınca, yanına gelenler, (Çok büyük cihad yaptın, üzülme!) dediklerinde, (Ben cihaddan anlamam. Bunlar gelip bizim mallarımızı, hurmalıklarımızı almasın diye savaştım) diyor. Bu da gösteriyor ki, Allahü teâlâ dilerse, faciri de, kâfiri de bu dine hizmet ettirir. Dolayısıyla, her işte, her zaman, korku ve endişe içinde olmalıyız. Bir kişi, en büyük cihad içinde olsa da, işi garantilemiş olamaz. Çünkü kul, Allahü teâlâya layık ibadet edemez, işlerinde bozukluk olabilir. Bunun için, Peygamber efendimiz, (İbadet et, cihad yap, namaz kıl, ne yaparsan yap, arkasından hemen tevbe istiğfar et!) buyuruyor. Çünkü nefs, azıp kudurabilir.

Büyük bir zata, (Efendim, nefsinizi ezip terbiye ettiğiniz hâlde, niçin hâlâ nefsle uğraşıyorsunuz?) diye sorulunca, (Bu nefis, ölünceye kadar insanın peşini bırakmaz. Yetmiş yıl itaat eder, yetmiş birinci yılda, iki saniyede adamı mahveder. Bir ucub, bir kibir, onun işini bitirebilir. Bu bakımdan nefis başıboş bırakılmaya gelmez) buyurur.