Ümm-i Hiram

Ümm-i Hiram

Hala sultan olarak tanınan kadın sahabi. Ümm-i Hiram, Enes bin Malik’in teyzesidir. Resulullahın da teyzeleri tarafından akrabasıdır. Cahiliyye devrinde Amr...

Teslimiyetin önemi

Teslimiyetin önemi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i aliyye büyüklerinden birine zerre kadar benzerlik, deryalar dolusu ibadet kadar değerlidir. Çünkü dinin...

Manâ içinde manâ

Manâ içinde manâ

Kur’ân-ı kerîm insan sözü değildir. Kur’ân-ı kerîmin insan sözü olmadığı tecrübe ile de isbât edilmiştir ve...

Servet ve şöhret birer tuzaktır

Servet ve şöhret birer tuzaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir talebenin hakiki talebe olabilmesi için iki hususiyet şarttır: 1- Edebli olması: Tasavvuf yolunun başı, ortası, sonu edebdir....

Hüseyin bin Ali

Hüseyin bin Ali

Cennet gençlerinin seyyidi. Ümm-i Hâris hazretleri anlatır: Birgün Resulullahın huzuruna varıp, bir rüya gördüğümü ve...

O iyi olunca herşey iyi olur

O iyi olunca herşey iyi olur

Bedenin her uzvu, kendine mahsus muayen, belli bir iş için yaratılmıştır. Hastalığı ise, hangi iş için yaratılmışsa, onu yapamamasıdır. Ya o işi hiç...

İnsanı tanımada ölçü

İnsanı tanımada ölçü

Bir adam Hazret-i Ömer'in yanında bir hususta şahitlikte bulunmuştu. Hazret-i Ömer ona, (Ben seni tanımıyorum, seni tanıyan birini getir) dedi. Orada...

Ancak ihlâslı olanlar kurtulur

Ancak ihlâslı olanlar kurtulur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki: Bütün insanlar helak oldu, ancak âlim olanlar kurtuldu. Âlim olanlar da...

Vermezse Mabut

Vermezse Mabut

Sultan Mahmut han, tebdili kıyafet yaparak bir kahveye girer. Yaşlı çaycıya herkesin tıkandı baba diye hitap ettiğini görüp, bu lakabın nereden geldiğini...

İslâm ahlâkı üçe ayrılır

İslâm ahlâkı üçe ayrılır

Ahlâk bilgilerini öğrenmek, istekle olur. Zor ile olmaz. İslâm ahlâkı üçe ayrılır: 1 - İnsan yalnız iken, başkasını...

Kaza ve kaderin mahiyeti

Kaza ve kaderin mahiyeti

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanların çeşitli zamanlarda kendi istekleriyle, tercihleriyle yapacağı şeyleri, Allahü teâlânın ezelde bilmesine...

İnanmamak akılsızlıktı…

Bugün, dünyada müslümanlığı kabul etmeyenler iki...

Helâl rızık ve dine hiz…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine yapılan...

Bütün organların birbir…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize hizmet...

İhlâssız iş yürümez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İslamiyet’e hizmet...

Vücut zehirden arınır

Vücuttaki toksinlerden kurtulmanın yollarından biri de...

Birlik ve beraberlik iç…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize ihlâsla...

Kainatin Efendisi

Bahira’nın beklediği mis…

Efendimiz on iki yaşlarında iken...

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın...

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

Eshab-ı kiram

Enes Bin Mâlik

Resûlullahın hizmetçisi. Medîneli çocuklar hem koşuyor...

Nu'man Bin Mukarrin

Eshâb-ı kirâmın meşhûr kumandanlarından. Hazret-i Ömer...

Sa’d Bin Ebî Vakkâs

Resûlullahın okçusu. Sa’d bin Ebî Vakkâs...

Hikmetli Sözler

En güzel fren

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan...

Dünyada Cennet hayatı yaş…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Doğru...

Nefsin isyan etmediği an …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
İnsan, âciz demektir. Hangi uzvumuza, hangi tabiat şartlarına, neye hâkimiz? Her işimizde her an, Allahü teâlânın yardımına muhtacız. Evliya zatlar, gafletten uzaktır, Allahü teâlâyı bir an unutmazlar. Bizler hatırlamakta zorluk çeksek de, namazda bile unutsak da, eğer yaptığımız iş, Rabbimizin rızasına uygun olursa, Cenab-ı Hak, her an kendisini hatırlamış gibi bize sevab veriyor. Onun rızasının dışında yapılacak her iş, felakettir. Çünkü bir iş, ya Onun rızasına uygundur veya nefsimizin arzusuna göre yapılmıştır. Başka türlü olmaz. İnsan, ya Cennete veya Cehenneme gidecektir. Allahü teâlâ, kendi rızası için yapılan işler için Cenneti, nefsanî işler için Cehennemi yaratmıştır.

İnsanın bir işi, bir ibadeti ne maksatla yaptığı, dışarıdan bakmakla anlaşılmaz. (Allahü teâlâ, sizin şeklinize, görünüşünüze ve mallarınıza değil, kalblerinize ve amellerinize, o işi ne niyetle yaptığınıza bakar) hadis-i şerifinde, yapılan işin değil, o işi yapmaktaki maksadın önemi bildiriliyor. Cihad bile olsa, ne niyetle yapıldığı önemlidir. Nitekim bir savaşta, (Filan kahraman önüne gelen düşmanı öldürüyor, çok güzel cihad ediyor) dedikleri zaman, Resulullah efendimiz, (O münafıktır) buyurmuştur. O kişi, dünyalık için savaşıyormuş. Yaralanınca, yanına gelenler, (Çok büyük cihad yaptın, üzülme!) dediklerinde, (Ben cihaddan anlamam. Bunlar gelip bizim mallarımızı, hurmalıklarımızı almasın diye savaştım) diyor. Bu da gösteriyor ki, Allahü teâlâ dilerse, faciri de, kâfiri de bu dine hizmet ettirir. Dolayısıyla, her işte, her zaman, korku ve endişe içinde olmalıyız. Bir kişi, en büyük cihad içinde olsa da, işi garantilemiş olamaz. Çünkü kul, Allahü teâlâya layık ibadet edemez, işlerinde bozukluk olabilir. Bunun için, Peygamber efendimiz, (İbadet et, cihad yap, namaz kıl, ne yaparsan yap, arkasından hemen tevbe istiğfar et!) buyuruyor. Çünkü nefs, azıp kudurabilir.

Büyük bir zata, (Efendim, nefsinizi ezip terbiye ettiğiniz hâlde, niçin hâlâ nefsle uğraşıyorsunuz?) diye sorulunca, (Bu nefis, ölünceye kadar insanın peşini bırakmaz. Yetmiş yıl itaat eder, yetmiş birinci yılda, iki saniyede adamı mahveder. Bir ucub, bir kibir, onun işini bitirebilir. Bu bakımdan nefis başıboş bırakılmaya gelmez) buyurur.