Dünya ve âhıret

Dünya ve âhıret

İman ile küfür birbirlerine zıd olduğu gibi, âhıret de, dünyanın zıddıdır. Dünya ve âhıret bir araya getirilemez. Dünya, dinimize...

Kalb ve ruhu anlayabilmek için

Kalb ve ruhu anlayabilmek için

Güzel ahlâklı, iyi bir insan olabilmek için kalbi ve ruhu tanımaya ve kalb ve ruh temizliğine ihtiyaç vardır. Kalb ve ruhu anlayabilmek için...

Âhirette kurtulmanın ilk şartı

Âhirette kurtulmanın ilk şartı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Allahü teâlânın bir kulunu sevmediğinin alameti, o kulun mâlâyâni ile uğraşmasıdır) hadis-i şerifinde...

Hatîb Bin Ebî Beltea

Hatîb Bin Ebî Beltea

Peygamber efendimizin elçilerinden. Hazret-i Hâtib, genç yaşında Yemen’den Mekke-i Mükerreme’ye gelmiştir. Buraya yerleşen Hazret-i...

Fitneden korunmak için

Fitneden korunmak için

Fitneden korunmak için, “Allahümme innî eûzü-bike min azâbil-kabri ve min azâbinnâr ve min fitnetil mahyâ...

İhtiyaçsızlık, azgınlığa sebep olur

İhtiyaçsızlık, azgınlığa sebep olur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Küfürden sonra en büyük felaket ve günah, kibirdir. Büyüklerimiz, (Günaha bir tevbe yeter,...

Padişaha Yumurta-yı Hümayun

Padişaha Yumurta-yı Hümayun

Padişah sofrası sadece iftarda kadar zengin olurdu. İftar çorba ile başlardı. Et veya tavuk suyuna şehriye, yahut hindi derisiyle hafif sirke ve sarımsaklı tuzlama...

Ölülere yardım etmek

Ölülere yardım etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ölünün mezardaki hâli, denize düşmüş, boğulmak üzere olup, imdat diye bağıran kimseye benzer. Buna ne...

İyiliklerin karşılığı

İyiliklerin karşılığı

Âhırette Cehennemden kurtulmak, yalnız Muhammed aleyhisselâma tâbi olanlara mahsûstur. Dünyada yapılan hayrât ve hasenât, yani...

Nelere iman edilecek?

Nelere iman edilecek?

İman, dinden olduğu sözbirliği ile bildirilmiş olan şeylere, kalb ile inanmağa ve dil ile de imanını söylemeğe denir. İman edilecek şeyler, Allahü teâlânın var...

“Hacer-ül-Esved”in yeri

“Hacer-ül-Esved”in yeri

Resulullah efendimiz otuz beş yaşında iken Kabe hakemi... O zaman, yağmur ve seller Kabe’nin duvarlarını iyice yıpratmış... Ayrıca çıkan bir yangın,...

Mümin olmıyanı dost ed…

Geçmişte, İslamiyet karşısında, kâfirler türlü yollar...

Dağıtılan miras

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet...

Korku ve sevgi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamız...

İlk insanların dağılmas…

Âdem aleyhisselâmın evlâdı çoğalarak Arabistân, Mısır...

İnsan âciz bir varlık…

Allahü teâlâ, insanları olgunlaştırmak ve kalblerindeki...

Sırat köprüsünde yedi s…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz...

Kainatin Efendisi

Misk kokulu Abdülmuttali…

Peygamber efendimizin babası Hazreti Abdullah...

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın...

Dünya karanlığa gömül…

Fahr-i kâinat efendimiz doğmadan önce...

Eshab-ı kiram

Abdullah Bin Zübeyr

Medîne'de muhâcirlerden ilk doğan sahâbî. Abdullah...

Âsım Bin Sâbit

Arıların koruduğu sahâbî. Asr-ı saâdette küfür...

Ebû Zer-i Gıfârî

Gıfârî kabilesinin reisi. Ebû Zer-i Gıfârî...

Hikmetli Sözler

Akıl ve kalb ayrıdır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hiç...

Büyük zatlara teşekkür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı...

Bir şey öğretti, o da ban…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, dinimize uyanlara yardım eder. Bunu Kur’an-ı kerimde yeminle bildiriyor. (Eğer siz Allah’ın dinine uyup, yardım ederseniz, O da size yardım eder) buyuruyor. Ehl-i sünnet âlimleri, medrese, cami, dinî neşriyat ve fakir fukaraya, hayır hasenat yaparlardı. O büyüklerin yolunda dine hizmet edenlere de, Allah muhakkak yardım eder.

Demek ki, Allahü teâlânın yardım etmesinin birinci sebebi, dinimize uymak, haramlardan sakınıp farzları yapmak; ikincisi de Onun kullarına iyilik etmektir. Abdülvehhâb-ı Şa’râni hazretleri anlatır:
(Bir gün evde otururken, bizim hanımın birden her yeri felç oldu. Hiçbir yeri kıpırdamıyordu. Ağrısı, sızısı öyle çoktu ki, ölecek duruma gelmişti. Ne yapacağımı bilemedim, şaşırıp kaldım. Kayınvalidem, çocuklar, üzüntüden kendilerini yerden yere atıyorlardı. Tabiî çok üzüldüm, çok korktum. O anda, (İçerideki odada bir duvar yarığı var, orada bir böcek, bir sineği rahatsız ediyor, öldürecek, yiyecek. Git o sineği kurtar! Biz de seni kurtaralım) diye bir ses duydum. Koşa koşa o odaya gittim. Hakikaten duvarın yarığında bir böcek, bir sineği yakalamış, öldürecekti. İkisini bir çubukla ayırdım, sinek uçarak kaçtı. İçeri geldim, hanım ayağa kalkıyordu. Bir anda iyileşmişti. Bunun üzerine, (Kim benim bir mahlûkumu sıkıntıdan kurtarırsa, biz de onu sıkıntıdan kurtarırız) diye bir ses daha duydum.

Dolayısıyla, sineğe bile yapılsa, zerre kadar iyilik kaybolmaz. Ya bu yardım edilen, gariban bir insansa, daha kıymetli olur. (En hayırlı kimse, insanlara faydalı olandır) hadis-i şerifi bunu bildiriyor. Tabiî faydalı olmanın da, azı var, çoğu var. Merhum hocamız, (En faydalı iyilik, birini Cehennemden kurtarmaktır) buyururdu. Biri ateşte yanacaksa, ona apartman, elbise verilse ne faydası olur? Zaten hepimiz bir rüyada yaşıyoruz. Ölünce bu rüya bitecektir. (İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar) hadis-i şerifi bunu bildiriyor. Ölünce geriye hiçbir şey kalmaz. İnsan doğarken neyse, ölürken de öyledir. Sadece sarılan bezin adı değişiyor. Birine kundak bezi, diğerine kefen bezi deniyor.