Üseyd Bin Hudayr

Üseyd Bin Hudayr

Eshâb-ı kirâmın sancaktarlarından. Medîne'ye İslâmiyeti öğretmek için gelen Mus'ab bin Umeyr Medîne'de...

İnsanı tanımada ölçü

İnsanı tanımada ölçü

Bir adam Hazret-i Ömer'in yanında bir hususta şahitlikte bulunmuştu. Hazret-i Ömer ona, (Ben seni tanımıyorum, seni tanıyan birini getir) dedi. Orada...

Sevab kazanmanın kesin yolu

Sevab kazanmanın kesin yolu

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hayırlı insanlar hayra, şerli insanlar şerre vesile olur. İnsanın çok ibadet etmesi, hayırlı olmak için yetmez....

Din nedir?

Din nedir?

Din, insanları sonsuz saadete götürmek için Allahü teâlâ tarafından gösterilen yol demektir. Din ismi altında insanların uydurduğu...

Bayramı idrak etmek

Bayramı idrak etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bayramın hususiyeti, günahların affolmasındandır. Allahü teâlâ, bayramları bayram olarak idrak etmek nasip etsin!...

En hayırlı iş, İslamiyet’i yaymaktır

En hayırlı iş, İslamiyet’i yaymaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamız, (Ömrümüzün sonunda namaz vakitleri bizi çok yormuşsa da, elhamdülillah, başka hiçbir...

Aklı kullanmak ve düşünmek

Aklı kullanmak ve düşünmek

Rûh deyince kalb ile beraber, insana ait olan rûh anlaşılır. Aklı kullanmak, düşünmek ve gülmek gibi şeyleri yapan bu rûhdur. Hayvanî...

Ramazan ayının her günü bayramdır

Ramazan ayının her günü bayramdır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her bayram, kıymetine göre uzun veya kısa sürer. Mesela, Ramazan Bayramı üç gün, Kurban Bayramı dört...

Büreyde Bin Hasib

Büreyde Bin Hasib

Resûlullahın sancaktarı. Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden olup, Horasan taraflarında vefât eden en son sahâbîdir. İsmi...

Söyle de sinekler üzerinden gitsinler

Söyle de sinekler üzerinden gitsinler

İmam-ı Şarani hazretleri, Hükümdar Kayıtbay’ın ziyaretine gider. Sohbet esnasında, hükümdarın üzerine sinekler konar. Bunun üzerine,...

Kibir ile geldin tevazu ile gidiyorsun

Kibir ile geldin tevazu ile gidiyorsun

Hindistan Sultanı Mahmut Gaznevi, Delhi de, orduları ile giderken, bacası tüten bir kulübe görür, içeriye girer, bakar ki Ebul Hasen Harkani...

Fatih’in ilme verdiği k…

Fatih Sultan Mehmed Han, Fatih Camii...

Anlamak, kalbe nakşetme…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz...

Allah'ın emaneti

Ümm-i Süleym radıyallahü anha, gayet temiz...

İman cevherini korumak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı Rabbânî...

Medenî olmanın iki şart…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Medeniyet, şehirleri...

Hüseyin bin Ali

Cennet gençlerinin seyyidi. Ümm-i Hâris hazretleri anlatır: Birgün...

Kainatin Efendisi

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın...

Nur’un Amine’ye geçmesi

Kurban edilmekten kurtulan, Abdullah, büluğ...

Hazret-i Hadice ile evlen…

Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin...

Eshab-ı kiram

Aişe-i Sıddıka

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Aişe validemiz, küçük...

Berâ Bin Âzib

Kıblenin değiştiğini haber veren sahâbî. Berâ...

Abdullah Bin Cahş

Uhud şehîdlerinden. Sa’d bin Ebî Vakkâs...

Hikmetli Sözler

Şu iki özellik Müslümanın…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Cömert...

Ancak ihlâslı olanlar kur…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Başarının yolu gönül alma…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, dinimize uyanlara yardım eder. Bunu Kur’an-ı kerimde yeminle bildiriyor. (Eğer siz Allah’ın dinine uyup, yardım ederseniz, O da size yardım eder) buyuruyor. Ehl-i sünnet âlimleri, medrese, cami, dinî neşriyat ve fakir fukaraya, hayır hasenat yaparlardı. O büyüklerin yolunda dine hizmet edenlere de, Allah muhakkak yardım eder.

Demek ki, Allahü teâlânın yardım etmesinin birinci sebebi, dinimize uymak, haramlardan sakınıp farzları yapmak; ikincisi de Onun kullarına iyilik etmektir. Abdülvehhâb-ı Şa’râni hazretleri anlatır:
(Bir gün evde otururken, bizim hanımın birden her yeri felç oldu. Hiçbir yeri kıpırdamıyordu. Ağrısı, sızısı öyle çoktu ki, ölecek duruma gelmişti. Ne yapacağımı bilemedim, şaşırıp kaldım. Kayınvalidem, çocuklar, üzüntüden kendilerini yerden yere atıyorlardı. Tabiî çok üzüldüm, çok korktum. O anda, (İçerideki odada bir duvar yarığı var, orada bir böcek, bir sineği rahatsız ediyor, öldürecek, yiyecek. Git o sineği kurtar! Biz de seni kurtaralım) diye bir ses duydum. Koşa koşa o odaya gittim. Hakikaten duvarın yarığında bir böcek, bir sineği yakalamış, öldürecekti. İkisini bir çubukla ayırdım, sinek uçarak kaçtı. İçeri geldim, hanım ayağa kalkıyordu. Bir anda iyileşmişti. Bunun üzerine, (Kim benim bir mahlûkumu sıkıntıdan kurtarırsa, biz de onu sıkıntıdan kurtarırız) diye bir ses daha duydum.

Dolayısıyla, sineğe bile yapılsa, zerre kadar iyilik kaybolmaz. Ya bu yardım edilen, gariban bir insansa, daha kıymetli olur. (En hayırlı kimse, insanlara faydalı olandır) hadis-i şerifi bunu bildiriyor. Tabiî faydalı olmanın da, azı var, çoğu var. Merhum hocamız, (En faydalı iyilik, birini Cehennemden kurtarmaktır) buyururdu. Biri ateşte yanacaksa, ona apartman, elbise verilse ne faydası olur? Zaten hepimiz bir rüyada yaşıyoruz. Ölünce bu rüya bitecektir. (İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar) hadis-i şerifi bunu bildiriyor. Ölünce geriye hiçbir şey kalmaz. İnsan doğarken neyse, ölürken de öyledir. Sadece sarılan bezin adı değişiyor. Birine kundak bezi, diğerine kefen bezi deniyor.