Mübarek göğsünün yarılması

Mübarek göğsünün yarılması

Süt anne Halime Hatun anlatır: Server-i âlem bir gün sordu: - Gündüzleri kardeşlerim görünmüyorlar, acaba nerede...

İcâzetin sırrı

İcâzetin sırrı

Akşemseddin hazretleri, Fâtih Sultan Mehmed Hân hazretlerinin hocasıdır. Soyu, Hazreti Ebû Bekir’e dayanır. Kendisini ilim tahsiline adamış, Hacı...

Nu'man Bin Mukarrin

Nu'man Bin Mukarrin

Eshâb-ı kirâmın meşhûr kumandanlarından. Hazret-i Ömer, Eshâb-ı kirâmı toplayıp sordu: - Ben bir ordu teşkil edip, İran üzerine...

Hasreti çekilen insan

Hasreti çekilen insan

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müslümanın imanının parlaklığı, işlerindeki hassasiyetle ölçülür. Konuşurken, alışverişte veya başka bir iş...

Sonsuza giden sevgide çatışma olmaz

Sonsuza giden sevgide çatışma olmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Mahşerde güneş bir mızrak boyu yaklaşacak, çok sıkıntı çekilecektir. Orada yedi sınıf insan, Arş'ın altında...

Milyarlarca insan gelmiş

Milyarlarca insan gelmiş

Dünyâya milyarlarca insan gelmiş. Bir müddet yaşamışlar. Sonra, ölüp gitmişler. Bunların bazıları zengin imiş, bazıları fakîr. Kimi güzel...

Nimetler geçici ve aldatıcıdır

Nimetler geçici ve aldatıcıdır

Bu dünya nimetleri geçicidir ve aldatıcıdır. Bugün senin ise, yarın başkasınındır. Âhırette ele girecekler ise sonsuzdur ve dünyada iken...

Sümâme Bin Üsâl

Sümâme Bin Üsâl

Yemâme kabîlesi reisi. Hicretten sonra Medîne'de İslâmiyet hızla yayılıyordu. İslâm güneşi gittikçe daha fazla insanı...

Orhan Gâzi ve Alâeddîn Esved

Orhan Gâzi ve Alâeddîn Esved

Sultan Orhan Gâzi, âlimleri, evliyâyı görüp gözeten bir zât-ı muhterem idi. O mübârek kimse, bir gün...

İtikâd ve amel

İtikâd ve amel

Allahü teâlânın bildirdiği her din, iki kısmdır: İtikâd ve amel. Yani iman ve ahkâm. Bunlardan iman, her dinde aynıdır. İman, dînin aslı ve...

Osman Bin Talhâ

Osman Bin Talhâ

Kâbe'nin hizmetinde olan sahâbî. Osman bin Talhâ, Mekke'de Kâbe Kayyımlığı ile vazîfeliydi. Sülâlesi câhiliye...

Nefsin gayesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Herkes düşmanı...

Makbul kimse iyiliği c…

İslâm ahlâkı ile ahlâklanmış bir Müslümanın...

Oruçlular enfarktüse da…

Kalbin oruçla ilgili bahse konu olacak...

Ehli sünnet âlimleri

Kur’ân-ı kerîmden ve hadis-i şeriflerden çıkarılan...

Kıymetli beş nasihat

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamızın...

Allah nasıl misafir edi…

Musa Aleyhisselâmın ümmeti: - Ya Musa! Rabbimizi...

Kainatin Efendisi

O’nun şanı yücedir!

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, sekiz yaşına...

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de...

Muhterem annenin vefatı

Sevgili Peygamberimizin, üç-beş yaşlarında bile...

Eshab-ı kiram

Süheyb-i Rûmî

Allah yolunda malını mülkünü terkeden...

Hâlid Bin Velid

Allahın kılıcı lâkabı ile tanınan...

Sehl Bin Hanîf

Eshâb-ı kirâmın okçularından. Uhud gazâsında bir...

Hikmetli Sözler

Sevginin şartı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kişinin...

Nimetin kıymeti elden çık…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Sonra yaparım diyenler

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, dinimize uyanlara yardım eder. Bunu Kur’an-ı kerimde yeminle bildiriyor. (Eğer siz Allah’ın dinine uyup, yardım ederseniz, O da size yardım eder) buyuruyor. Ehl-i sünnet âlimleri, medrese, cami, dinî neşriyat ve fakir fukaraya, hayır hasenat yaparlardı. O büyüklerin yolunda dine hizmet edenlere de, Allah muhakkak yardım eder.

Demek ki, Allahü teâlânın yardım etmesinin birinci sebebi, dinimize uymak, haramlardan sakınıp farzları yapmak; ikincisi de Onun kullarına iyilik etmektir. Abdülvehhâb-ı Şa’râni hazretleri anlatır:
(Bir gün evde otururken, bizim hanımın birden her yeri felç oldu. Hiçbir yeri kıpırdamıyordu. Ağrısı, sızısı öyle çoktu ki, ölecek duruma gelmişti. Ne yapacağımı bilemedim, şaşırıp kaldım. Kayınvalidem, çocuklar, üzüntüden kendilerini yerden yere atıyorlardı. Tabiî çok üzüldüm, çok korktum. O anda, (İçerideki odada bir duvar yarığı var, orada bir böcek, bir sineği rahatsız ediyor, öldürecek, yiyecek. Git o sineği kurtar! Biz de seni kurtaralım) diye bir ses duydum. Koşa koşa o odaya gittim. Hakikaten duvarın yarığında bir böcek, bir sineği yakalamış, öldürecekti. İkisini bir çubukla ayırdım, sinek uçarak kaçtı. İçeri geldim, hanım ayağa kalkıyordu. Bir anda iyileşmişti. Bunun üzerine, (Kim benim bir mahlûkumu sıkıntıdan kurtarırsa, biz de onu sıkıntıdan kurtarırız) diye bir ses daha duydum.

Dolayısıyla, sineğe bile yapılsa, zerre kadar iyilik kaybolmaz. Ya bu yardım edilen, gariban bir insansa, daha kıymetli olur. (En hayırlı kimse, insanlara faydalı olandır) hadis-i şerifi bunu bildiriyor. Tabiî faydalı olmanın da, azı var, çoğu var. Merhum hocamız, (En faydalı iyilik, birini Cehennemden kurtarmaktır) buyururdu. Biri ateşte yanacaksa, ona apartman, elbise verilse ne faydası olur? Zaten hepimiz bir rüyada yaşıyoruz. Ölünce bu rüya bitecektir. (İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar) hadis-i şerifi bunu bildiriyor. Ölünce geriye hiçbir şey kalmaz. İnsan doğarken neyse, ölürken de öyledir. Sadece sarılan bezin adı değişiyor. Birine kundak bezi, diğerine kefen bezi deniyor.