Orucun ve iftiraya uğramanın sevabı

Orucun ve iftiraya uğramanın sevabı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Günlerin hayırlısı Cuma, ayların hayırlısı Ramazan, amellerin hayırlısı da vaktinde kılınan namazdır. Allahü...

İnsanı tanımada ölçü

İnsanı tanımada ölçü

Bir adam Hazret-i Ömer'in yanında bir hususta şahitlikte bulunmuştu. Hazret-i Ömer ona, (Ben seni tanımıyorum, seni tanıyan birini getir) dedi. Orada...

Allah’ın yeryüzünde en sevdiği yer

Allah’ın yeryüzünde en sevdiği yer

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya, âhiretin ufak bir misalidir. Burada mescitlere, camilere gelenler, orada hakiki saadet yurdu olan Cennete gideceklerdir....

İsyan etmedi fakat..

İsyan etmedi fakat..

Kâfirleri sevmemek, onlara kalb ile düşmanlık etmek Kur’ân-ı kerîmde, açık olarak emir edilmiştir. Bunda şübheye imkân yoktur....

Süt anne Halime Hatun

Süt anne Halime Hatun

Amine validemiz, nurlu yavrusunu kucağına aldığında, kocası hazret-i Abdullah’ın vefat acısını unutur gibi oldu. Dokuz gün emzirdikten sonra da, Ebu...

İman nedir?

İman nedir?

İman, Resûl-i Ekrem efendimizin, Allahü teâlâ tarafından, Peygamber olarak, bütün insanlara getirdiği ve bildirdiği emirlerin hepsini kabul etmektir....

Hilâfeti hâiz olan Türkler

Hilâfeti hâiz olan Türkler

Birinci Dünyâ Savaşı’nda İngilizler, İslâm dünyâsını parçalayıp yutmak için çok kesif bir câsusluk ve propaganda...

En güvenilir kimse...

En güvenilir kimse...

O; doğru, doğruların doğrusu... Hiçbir ilahi emre mazhar bulunmadığı gençlik çağında da, insanoğlunun, ruh, selim akıl ve ahlak bakımından en...

Hilali, re’yül-ayn gördük

Hilali, re’yül-ayn gördük

Her ne kadar takvimlerde yazılı ise de astronomik hesaplarla tâyini de yapılsa, hilali görmek eskiden çok mühimdi. Ramazan ayının rü’yet...

Hüküm neticeye göre verilir

Hüküm neticeye göre verilir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hüküm neticeye göre verilir. Bir kimsenin yaptığı bir şey hakkında hüküm verileceği zaman, o şeyin sonucunu...

İlk insanın yaratılışı

İlk insanın yaratılışı

İlk insan Âdem aleyhisselâm Peygamber idi. Melekler kendisine karşı secde etmişlerdi. Allahü teâlâ, balçık çamurundan insan şeklinde...

Eden kendine eder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimiz, baştan...

Salihler Cennete gider

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i aliyye...

Mazarratlı harfler kaçt…

Zamanın akıllı geçinenlerinden güngörmüş bir zâtın...

Kabahat kılıncın mıdır?

Sultan III. Mustafa zamanındaki evliyanın büyüklerinden...

Ebû Talhâ

Resûlullahın fedâisi. İslâm Güneşi Mekke'de parlarken, Ebû...

Sabır acıysa da, sonu s…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Nimetlerin elden...

Kainatin Efendisi

“Hacer-ül-Esved”in yeri

Resulullah efendimiz otuz beş yaşında...

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın...

Nur’un temiz alından temi…

Âdem aleyhisselamın alnına nakşedilen bu...

Eshab-ı kiram

Tufeyl Bin Amr

Işık Saçan Sahâbî. Tufeyl bin Amr...

Sâbit Bin Kays

Peygamber efendimizin hatîblerinden. 630 senesinde henüz...

Abdullah Bin Huzâfe

Resûlullahın elçilerinden. Peygamber efendimiz, Hudeybiye antlaşmasından...

Hikmetli Sözler

İnkâr eden mahrum kalır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Büyüklerimizden...

Bana rahmet kapısını aç!”…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

İhlâs azalınca

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bu...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, dinimize uyanlara yardım eder. Bunu Kur’an-ı kerimde yeminle bildiriyor. (Eğer siz Allah’ın dinine uyup, yardım ederseniz, O da size yardım eder) buyuruyor. Ehl-i sünnet âlimleri, medrese, cami, dinî neşriyat ve fakir fukaraya, hayır hasenat yaparlardı. O büyüklerin yolunda dine hizmet edenlere de, Allah muhakkak yardım eder.

Demek ki, Allahü teâlânın yardım etmesinin birinci sebebi, dinimize uymak, haramlardan sakınıp farzları yapmak; ikincisi de Onun kullarına iyilik etmektir. Abdülvehhâb-ı Şa’râni hazretleri anlatır:
(Bir gün evde otururken, bizim hanımın birden her yeri felç oldu. Hiçbir yeri kıpırdamıyordu. Ağrısı, sızısı öyle çoktu ki, ölecek duruma gelmişti. Ne yapacağımı bilemedim, şaşırıp kaldım. Kayınvalidem, çocuklar, üzüntüden kendilerini yerden yere atıyorlardı. Tabiî çok üzüldüm, çok korktum. O anda, (İçerideki odada bir duvar yarığı var, orada bir böcek, bir sineği rahatsız ediyor, öldürecek, yiyecek. Git o sineği kurtar! Biz de seni kurtaralım) diye bir ses duydum. Koşa koşa o odaya gittim. Hakikaten duvarın yarığında bir böcek, bir sineği yakalamış, öldürecekti. İkisini bir çubukla ayırdım, sinek uçarak kaçtı. İçeri geldim, hanım ayağa kalkıyordu. Bir anda iyileşmişti. Bunun üzerine, (Kim benim bir mahlûkumu sıkıntıdan kurtarırsa, biz de onu sıkıntıdan kurtarırız) diye bir ses daha duydum.

Dolayısıyla, sineğe bile yapılsa, zerre kadar iyilik kaybolmaz. Ya bu yardım edilen, gariban bir insansa, daha kıymetli olur. (En hayırlı kimse, insanlara faydalı olandır) hadis-i şerifi bunu bildiriyor. Tabiî faydalı olmanın da, azı var, çoğu var. Merhum hocamız, (En faydalı iyilik, birini Cehennemden kurtarmaktır) buyururdu. Biri ateşte yanacaksa, ona apartman, elbise verilse ne faydası olur? Zaten hepimiz bir rüyada yaşıyoruz. Ölünce bu rüya bitecektir. (İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar) hadis-i şerifi bunu bildiriyor. Ölünce geriye hiçbir şey kalmaz. İnsan doğarken neyse, ölürken de öyledir. Sadece sarılan bezin adı değişiyor. Birine kundak bezi, diğerine kefen bezi deniyor.