Oruç, tansiyona karşı iyi geliyor

Oruç, tansiyona karşı iyi geliyor

Vücut kendisine verilen fuzuli besinlerin zararından korunabilmek için hazım kanalı organlarının vazifelerinde azaltma yaparak mide-bağırsak-karaciğer ve...

Nevfel Bin Hâris

Nevfel Bin Hâris

Hâşimoğullarının en yaşlısı. Nevfel bin Hâris, Kureyş kervanını kurtarmak ve Müslümanlarla savaşmak için hazırlanan müşrik ordusuna...

Küfre düşmekten sakınmalı

Küfre düşmekten sakınmalı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Küçük günaha devam, büyük günah olur. Büyük günaha devam, küfre...

Hazret-i Ebu Bekrin üç vasfı

Hazret-i Ebu Bekrin üç vasfı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hazret-i Ebu Bekir hangi vasfıyla Peygamberlerden sonra bütün insanların en üstünü oldu? Bir gün...

Asıl cömertlik

Asıl cömertlik

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanların gönlüne hoş gelsin diye elindekileri dağıtmak cömertlik sayılsa da, asıl cömertlik, başkalarının da imana...

Bütün mesele imanı korumaktır

Bütün mesele imanı korumaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her ülfetin, bir külfeti vardır. Çok kıymetli bir pırlanta sahibinin, çalınacak korkusuyla gözüne uyku...

Helâl rızık ve dine hizmet

Helâl rızık ve dine hizmet

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine yapılan hizmetleri devam ettirmek sağlıklı bünyeye; sağlıklı bünye de, helâl rızıkla beslenmeye bağlıdır. Cennete de,...

Herkes sahibiyle ve hocasıyla övünür

Herkes sahibiyle ve hocasıyla övünür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kadı Iyad hazretleri bir gün, (İki şeye çok seviniyor, göklerde uçuyorum. Sanki yıldızlar ayaklarımın altında, elimi...

Kabahat kılıncın mıdır?

Kabahat kılıncın mıdır?

Sultan III. Mustafa zamanındaki evliyanın büyüklerinden olan Abdülehad Nuri Efendi, Süleymâniye Câmiinde vâz ettiği bir gün,...

Sabır acıysa da, sonu selamettir

Sabır acıysa da, sonu selamettir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Nimetlerin elden çıkmaması ve artması için şükretmek lazımdır. Allahü teâlâ, (Verdiğim nimetlere...

Al sana Leyla

Al sana Leyla

Arayan belasını da, Mevlasını da bulur derler. Aramak, ihlasla istemek, buna kavuşmak için azimle çalışmak demektir. Bir şeyi iyi yapmak, onu çok ve...

Fitne ve iftira ateşi s…

Kânûnî Sultan Süleymân'ın vezîr-i âzamı olan...

En iyiniz, borcunu iyi …

Borcu olan ödeme imkanı olunca hemen...

Ne ben karışırım, ne de…

Devlet-i Osmanî’de ramazan ayında idareciler ve...

Senin Nasibin Diyar-ı R…

Niyâzî-i Mısrî, devamlı ibâdet ve tâatla...

Bütün insanlar dört …

Büyük islâm âlimi İmâm-ı Gazâlî hazretleri...

Abdullah Bin Zübeyr

Medîne'de muhâcirlerden ilk doğan sahâbî. Abdullah bin...

Kainatin Efendisi

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın...

Emanet, Ebu Talib’de...

Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine...

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Eshab-ı kiram

Abbas Bin Ubâde

Ensarın muhaciri diye tanınan sahabî. Abbas...

Üsâme Bin Zeyd

Resûlullahın çok sevdiği sahâbîlerden. Peygamber efendimizin...

Zeyd Bin Desinne

Darağacından Resulullaha selam gönderen sahabî. Uhud...

Hikmetli Sözler

Dinimize hizmet, mıknatıs…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İhlâsı...

Neticeyi sebepten bilmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Mülkü...

Sevgi büyükten, yukarıdan…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliya...

En az, binlerle insan çalışmayacak olursa, kendisinin birgün bile yaşıyamıyacağını düşünmelidir. Meselâ, çiftçi, fırıncı, dokumacı, demirci, iplikci ve daha nice san’atkârlar, hep onun için çalışıyor. O hepsine muhtactır. Herkes onun için çalışıp, ona hazırlayıp da, onun boş oturması, kimseye faydalı olmaması doğru olur mu?

Bu dünyada herkes yolcudur. Geldik gidiyoruz. Yolcuların birbirlerine yardım etmesi, el ele vermeleri, kardeş gibi olmaları lâzımdır. Her Müslüman böyle düşünmelidir. Vazîfesine başlarken, Müslüman kardeşlerime yardım etmek, onları rahat etdirmek için çalışacağım. Din kardeşlerim benim işimi gördükleri gibi, ben de, onlara hizmet edeceğim demelidir.

Her Müslüman iyi bilsin ki, bütün sanatler, farz-ı kifâyedir. Bunu düşünerek, bir sanate yapışmak, ibâdet etmek olur. Her sanati öğrenmek ve hele, harb vâsıtalarını en modern, en ileri şekilde yapmağa çalışmak farzdır.

Bu vâsıtaları yapabilmek için, gerekli ilimleri, dersleri okullarda, bu niyet ile okutmak ve okumak hep ibâdet olur. Namaz kılan insanın bu niyet ile, her işi ibâdet olur. Namaz kılmıyanların her hareketi de günah olur.

O halde, her Müslüman, namazını kılmalı, sonra farz olduğunu düşünerek, vazîfesini yapmalıdır. İş görürken niyetin doğru olmasına alâmet, insanlara fâideli olan bir meslek, bir san’at seçmekdir. Yani, öyle bir iş görmeli ki, eğer o iş olmasa, Müslümanlar sıkıntı çekerdi. O halde, keyf, oyun ve benzerlerine, san’at dense de ve haram işleyenlere sanatkâr ismi verilse de, bunları yapmak ibâdet olmaz.

Hatta, haram olmıyan, mubah olan, fakat insanlara lüzûmlu olmıyan san’atleri seçmemelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki, “En iyi ticaret, bezzâzlıkdır, kumaş satmakdır. En iyi san’at, terziliktir”.

Mesleğini memur olarak ta sürdürmek sevaptır. Yûsüf “aleyhisselâm”, insanların sıkıntıda olduğunu görüp, firavndan vazîfe istedi. Böylece, insanlara hizmet etti. O halde, insanlara hizmet edeceğini bilen ve bunu kendinden başka yapacak kimsenin bulunmadığını gören, bu vazîfeye bir zâlimin geçmesini önlemek ve Müslümanlara hizmet etmek için, vazîfe istemelidir. Bir iyilik yapamasa da, hiç olmazsa, insanların zararına çalışmağı önlemek de ibâdet olur.