Bereket Duâsı

Bereket Duâsı

“Ruh-ul-beyan” da diyor ki, “Eshâb-ı Kehfin Kur’an-ı kerim harfleri ile isimleri yazılı kâğıdı evinde, iş yerinde, üstünde...

İşlerin en iyisi ve en kötüsü

İşlerin en iyisi ve en kötüsü

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Sevgi, dünya menfaatine dayanmamalı, Allah için olmalıdır. Menfaate dayalı sevginin kıymeti yoktur. Sevgi, Allah için...

En güzel fren

En güzel fren

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan, dünya peşinde koşarken dağdan bırakılan bir kaya gibi yuvarlanır, yuvarlandıkça hızı artar, hızı arttıkça daha...

Sâdık talebenin vasfı

Sâdık talebenin vasfı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamız, (Birbirinizi sevin, birbirinizle iyi geçinin, aranıza fitne girmesin! Tarih boyunca cemiyetler, milletler hep...

Büyük zatlara teşekkür

Büyük zatlara teşekkür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı Rabbanî hazretleri gibi büyük zatların hakkı, ana baba hakkından da önce gelir. Eğer büyükler, Ehl-i...

Halime Hatun

Halime Hatun

Peygamberimizin sütannesi. Mekke'nin havası, yeni doğan çocuklara yaramıyordu. Sıhhatli ve gürbüz büyümelerine maniydi. Bu sebeple...

Oruçlular enfarktüse daha dayanıklı...

Oruçlular enfarktüse daha dayanıklı...

Kalbin oruçla ilgili bahse konu olacak en önemli özelliği glokojen deposu olmasıdır. Kalp dokusu normalde biraz glokojen depolar. Kalp dokusu depolamış olduğu...

En üstün ve en şerefli olan insandır

En üstün ve en şerefli olan insandır

İnsan, mahlûklar içinde, en üstün ve en şerefli olanıdır. Bütün cisimler madde olmaları bakımından birbirlerinden farksızdır. Hepsinin...

Hücreler yenileniyor

Hücreler yenileniyor

Normal zamanda tüketilen fazla kalori, yani fazla yemek, fazla serbest radikal oluşumuna yol açar. Serbest radikaller hücre için toksit maddelerdir ve...

En hayırlı iş, İslamiyet’i yaymaktır

En hayırlı iş, İslamiyet’i yaymaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamız, (Ömrümüzün sonunda namaz vakitleri bizi çok yormuşsa da, elhamdülillah, başka hiçbir...

İmam-ı Züfer hazretleri

İmam-ı Züfer hazretleri

İmam-ı Züfer, dinde büyük müctehid idi, Sadece fakih değil, abid ve zâhid idi. Hastalandığı zaman, yatağa girer hazret, Arkadaşları gelip...

Dinimize hizmet, mıknat…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İhlâsı olanlar...

Hazret-i Hadice’nin rü…

Sevgili Peygamberimiz yirmi beş yaşlarında iken...

Abdullah Bin Zeyd

Sâhib-ül ezân. Hicretten sonra Medîne'de Peygamber efendimizin...

Talhâ Bin Ubeydullah

İlk Müslüman olanlardan. Hazret-i Talhâ bin Ubeydullah...

Ameller, niyete bağlıdı…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimizde esas...

Başarılı olmak için

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize hizmet...

Kainatin Efendisi

Muhterem annenin vefatı

Sevgili Peygamberimizin, üç-beş yaşlarında bile...

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın...

En güvenilir kimse...

O; doğru, doğruların doğrusu... Hiçbir...

Eshab-ı kiram

Abdullah Bin Ümm-i Mektûm

Peygamberimizin müezzinlerinden. Abdullah bin Ümm-i Mektûm...

Ukbe Bin Âmir

Eshâb-ı suffadan. Ukbe bin Âmir, Medîne...

Abdullah Bin Selâm

Tevratta Resûlullahın alâmetlerini görüp Müslüman...

Hikmetli Sözler

Gerçek hayat, öldükten so…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müslüman...

İnkâr eden mahrum kalır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Büyüklerimizden...

Doğru yolda olmanın ölçüs…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı...

Büyük ve uzun ömürlü devletler üstün adaletle kâimdir. Zulüm üzerine kurulmuş devlet ve imparatorluklarda olmuş ise de ömürleri kısa sürmüştür. Kendisine mahsus hususiyetleri, bilhassa kendi dışındaki dinlere tanıdığı çok geniş haklar, daha doğru bir ifade ile diğer dinlerin islerine, ibâdetlerine ve âdetlerine hiç karışmamakla özellik gösteren Türk adaleti çok yüksek meziyetlere sahip bir adalettir. On altıncı yüzyıl için F. Dowey söyle demektedir;

"Birçok Hıristiyan, adaleti ağır ve kararsız olan Hıristiyan ülkelerindeki yurtlarını bırakarak, Osmanlı ülkelerine gelip yerleşiyorlardı.” On beşinci yüzyıl için F. Babinger ise; 

"Osmanlı padişahının ülkesinde herkes kendi hâlinde.bahtiyâr olabilirdi. Mutlak bir dînî hürriyet hüküm sürerdi ve kimse su veya bu inanca sahip olduğundan dolayı bir güçlükle karsılaşmazdı." demektedir. Bizzat padişah adalete itaat ederdi. Üçüncü Sultan Mustafa Hân (1757-1774) beylerbeyi sarayını genişletmek istemişti. Bunun için civardaki bir dul kadının arsasını almak lâzımdı. Kadın arsasını satmak istemeyince, padişah zorla arsayı almayı aklından geçirmedi. Fakat sarayın eskiyen bir kısmını yıktırdı ve halka mahsus bir bahçe hâline getirdi.