Küfre düşmek

Küfre düşmek

| M. Ali Demirbaş
Arkadaşsız olmaz!

Arkadaşsız olmaz!

| M.Said Arvas
Kâinatın mükemmelliği...

Kâinatın mükemmelliği...

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Dinde bid’at

Dinde bid’at

Kalbi temizlemek için islâmiyete uymak lâzımdır. İslâmiyete uymak da, emirleri yapmakla ve yasaklardan ve bid’atlerden sakınmakla...

Bal Tefsiri

Bal Tefsiri

Bir gün Peygamber efendimiz aleyhisselam, Eshab-ı güzin hazretleri ile oturur idi. Kudretten ortaya bir ak tas geldi. İçi ak bal ile dolu idi....

Kibir ile geldin tevazu ile gidiyorsun

Kibir ile geldin tevazu ile gidiyorsun

Hindistan Sultanı Mahmut Gaznevi, Delhi de, orduları ile giderken, bacası tüten bir kulübe görür, içeriye girer, bakar ki Ebul Hasen Harkani...

Helâl kazanmak farzdır

Helâl kazanmak farzdır

Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, “Helâl kazanmak her Müslümana farzdır”. Helâl kazanabilmek...

Hamd ve şükür duâsı

Hamd ve şükür duâsı

Her sabah bir kere “Allahümme mâ esbaha bî min nîmetin ev bi-ehadin min halkıke, fe minke vahdeke, lâ şerîke leke, fe lekel hamdü...

Kimi seversen ahirette onunla berabersin

Kimi seversen ahirette onunla berabersin

Büyüklerle beraber olmak için, onları sevmek yeter. Ancak, hiçbir ibadet yapmayan ve hiçbir günahtan sakınmayan büyükleri asla...

Bütün mesele imanı korumaktır

Bütün mesele imanı korumaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her ülfetin, bir külfeti vardır. Çok kıymetli bir pırlanta sahibinin, çalınacak korkusuyla gözüne uyku...

İmrân bin Husayn

İmrân bin Husayn

Meleklerle konuşan Sahâbî. İmrân bin Husayn, Hayber savaşında Müslüman oldu. Ondan sonraki bütün savaşlarda Peygamber efendimizin...

Bahri Dede ve Zigetvar’ın fethi

Bahri Dede ve Zigetvar’ın fethi

Avusturya arşidükü Maksimilyan, İstanbul Antlaşması’nı bozmuş, vergisini ödememiş üstelik de Erdel’e girmişti. Bunun üzerine, Kanuni...

Ramazan demek, yanmak demektir

Ramazan demek, yanmak demektir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bu ayda oruç tutmak farz ve teravih kılmak da sünnet oldu. Ramazan yanmak demektir. O ay, oruç tutanların, tevbe...

BRE KÖFTEHOR bu tütün çarpar!

BRE KÖFTEHOR bu tütün çarpar!

Devleti Osmani padişahı Sultan Dördüncü Murad Han, İslam halifelerinin seksenikincisidir. ‘Bağdat Fatihi’ olarak tanınır. Erken yaşta tahta...

Buna fani dünya derler

Buna fani dünya derler, ne sen Bâki...

Kolesterolü düşürüyor

Yapılan araştırmalarda; ramazan boyunca total kolesterolde...

Sabır ve namazla yardım…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Zafere kavuşmanın...

Son yongam sensin ama ö…

Sene 1915... Sonbaharın serin yağışlı günlerinden...

ELİF ıramazan-ı şerif’i…

Koca Ragıp Mehmed Paşa Devlet-i Osmanî’nin...

Allahü teâlâ seni her a…

Bir gün askerler bir mahkumu meydana...

Kainatin Efendisi

Dünya karanlığa gömül…

Fahr-i kâinat efendimiz doğmadan önce...

Misk kokulu Abdülmuttali…

Peygamber efendimizin babası Hazreti Abdullah...

Bahira’nın beklediği mis…

Efendimiz on iki yaşlarında iken...

Eshab-ı kiram

Zeyd Bin Hârise

İlk îman eden köle. Zeytin gözlü...

Hansa Hatun

Meşhur kadın şair sahabilerden. Peygamber efendimiz...

Zeyd Bin Desinne

Darağacından Resulullaha selam gönderen sahabî. Uhud...

Hikmetli Sözler

Cennete giden yola girmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Bayramı idrak etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bayramın...

Sevaba ortak mânevî şirke…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bu...

Şükredenlere çok mükâfât verilecektir. Şükür, İslâmiyet’e uymak demektir. İmâm-ı Rabbânî hazretleri;
“Ramazân ayında yapılan nâfile ibâdetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlara verilen sevap gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu aya saygısızlık edenin, bu ayda günâh işleyenin bütün senesi günâh işlemekle geçer” buyurmaktadır.
O hâlde, bilhâssa Ramazân ayında, günâh işlemekten daha çok sakınmak gerekir. Cuma günü yapılan ibâdetlere de kat kat sevap verilir. Cuma günü işlenen günâhlar da iki kat yazılır. Kıymetli günlerin değerini bilmeye çalışmalıdır.

“ORUÇ BANA MAHSÛSTUR”
Orucun diğer ibâdetlere göre sevâbı daha fazladır. Hadîs-i kudsîde,
“Her iyiliğe, on mislinden 700 misline kadar sevap verilir. Fakat oruç bana mahsûstur, onun mükâfâtını ben veririm. Çünkü kulum, benim için şehvetini ve yemesini-içmesini bırakmaktadır” buyuruldu. (Buhârî)
Her iyiliğin sevâbını Allahü teâlâ verdiği hâlde, orucun sevâbı için, “Ben veririm” buyurmasının hikmeti vardır. “Oruç bana mahsûstur” demekle ona özel bir şeref vermiştir.
Başkaları oruç yerken, oruç tutmak daha sevaptır. Hadîs-i şerîfte,
“Oruçlunun yanında oruçsuzlar yiyince, melekler, oruçluya duâ ederler” buyuruldu. (Tirmizî)
Orucun vücûda zarar verdiğini söyleyenlere i’tibâr etmemelidir. Çünkü oruç tutmanın faydaları pek çoktur. Bir hadîs-i şerîf meâli şöyledir:
“Oruç iç organları inceltir. Eti eritir ve Cehennem ateşinden uzaklaştırır. Gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hâtırına-hayâline gelmeyen Allah’ın ni’metleri ancak oruç tutana nasip olur.” [Taberânî]

VÜCUT MUKAVEMET KAZANIR...
Şüphe yok ki, Allahü teâlâ, insanlara, kullarına zararlı olan bir şeyi emretmez. Tıp uzmanları diyorlar ki:
Oruçlu kimselerde adrenalin ve kortizon hormonları kana daha kolaylıkla karışmaktadır. Bu hormonlar, tesîrlerini kanserli hücreler üzerinde de göstermektedir. Böylece bu hormonlar kansere karşı bir çeşit kalkan rolünü oynamakta, yani kanser hücrelerinin çoğalmasını önlemektedir.
Oruç tutan bünye, âdetâ bakıma girer, iç organları saran yağlar erir, vücûdun zindeliği artar, direnme gücü kazanır, mide, böbrek, şeker, kalb ve karaciğer hastalıklarına karşı mukâvemeti artar.
Kişi oruçlu iken, karaciğer 3-5 sâat istirâhat eder, gıdâ depolama işine bir müddet ara vermiş olur. Bu arada, korunma sistemini güçlendirici globülinleri hâzırlar. Midedeki kaslar ve salgı ifrâz eden hücreler, oruç müddetince birkaç sâat dinlenir. Kan hacmi de azaldığı için tansiyon düşerek kalb râhatlar.
Gıdâ artıkları iyi yakılmayınca, damarları yıpratır. Yakılmayan yağlar, damarları daraltır, damar sertliği denilen râhatsızlığa sebep olur. Akşama doğru vücutta gıdâ hemen hiç kalmaz. Yani bütün gıdâlar yakılmış olur. Bu bakımdan bazı hastalıklara oruç tutmak iyi gelmektedir. Oruçlu iken vücûdun diğer organlarında da dinlenme olur. Az yemek ve oruç tutmak, vücûdun sıhhati için önemlidir. Zekât, malın kiridir. Zekât veren, malını kirden koruduğu gibi, oruç tutan da vücûdun zekâtını ödemiş, hastalıklardan onu korumuş olur.

TOK, ACIN HALİNİ BİLMEZ
Oruç, yalnız aç ve susuz kalmak değildir. Orucun, sabır, şükür, nefis terbiyesi gibi diğer ibâdetlerle de irtibâtı vardır. Az yiyenin vücûdu sıhhatli olur. Hadîs-i şerîfte;
“Oruç tutan sağlıklı olur” buyuruldu. (Taberânî)
Açlık, günâh işleme arzûsunu kırar, kötülük etmeye mâni olur.
Her zaman tok olan şefkatsiz ve merhametsiz olur. Tok, acın hâlini bilmez. Çok yiyen sert ve katı kalpli olur. Hadîs-i şerîfte;
“Çok yiyip içmekle kalbinizi öldürmeyin” buyuruldu. (İmâm-ı Gazâlî)
Çok yiyen çok su içer. Çok su içen çok uyur. Çok uyuyanın ömrü uyku ile geçtiği için, o kişi, dünyâ ve âhiret kazancından mahrûm kalır.
[Allahü teâlâ, dâimâ, rızâsına uygun ameller yapmayı nasip buyursun.]