Annenin hizmete ihtiyacı var

Annenin hizmete ihtiyacı var

İki kardeş vardı. Yatalak annelerine bir gece biri, diğer gece öteki bakacaktı. Öyle anlaşmışlardı. Abid olan nafile ibadete çok düşkündü,...

Kabir ziyaretinde okunacak duâlar

Kabir ziyaretinde okunacak duâlar

Sünnete uygun ziyâret yapmak için abdest alınır. İki rekât namaz kılıp, sevabı meyyitin ruhuna gönderilir. Kabristana gelince, yer müsait...

Ana baba duası

Ana baba duası

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bizde çok büyük hakkı olan üç kişiden biri, dünyaya gelmemize sebep olan ana babadır. Diğeri, dinimizi...

Enver Abinin sohbetlerinden...

Enver Abinin sohbetlerinden...

En hayırlı iş, dinimize hizmettir, fakat bu hizmetlerin zerresini kendimizden bilirsek, yanarız. Müminlerin duası, büyüklerin himmeti ve Allahü...

Hakikate kavuşmak için

Hakikate kavuşmak için

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ, her kulunu bir yerde istihdam ediyor. Hikmet-i ilahi, bazı kulları küfre hizmet ederken, bazı kulları da...

Kınalızâde Ali Çelebi

Kınalızâde Ali Çelebi

Kınalızâde Ali Çelebi ilk tahsilini doğduğu yer olan Isparta’da yaptıktan sonra İstanbul’a gelir. Burada akrabalarından Kadir Efendi’nin...

İlmihâlin önemi

İlmihâlin önemi

Merhum hocamız buyuruyor ki: Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye kitabını, İslâm âlimlerinin eserlerinden tercüme ederek hazırladık,...

Makbul kimse iyiliği çok olandır

Makbul kimse iyiliği çok olandır

İslâm ahlâkı ile ahlâklanmış bir Müslümanın nasıl olması lazım geldiği bildiren hadis-i şeriflere bugün de devam ediyoruz: Hased...

Allah diyen genç

Allah diyen genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: “Evlâdım, şehrin...

Âlim, kitaptan söyleyendir

Âlim, kitaptan söyleyendir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir kimse dinden bahsederken, (Bu bana aittir, bunu ben söyledim) derse, onun karşısına, yine kendinden bahseden bir başka...

Büyük günah ve iman

Büyük günah ve iman

Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında yazılı olan, Peygamberimizden gelen haberlere inanmak ve inandığını söylemek “iman” dır. İbâdetler,...

Helâl rızık ve dine hiz…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine yapılan...

Üstünlük son nefeste be…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ...

Allah bizi şeytanların …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i aliyye...

Allah diyen aziz olur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allah diyen...

Her türlü zarardan ko…

Yâ Allah-ür-rakîb-ül-hafîz-ür-rahîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-halîm-ül’azîm-ür- raûf-ül-kerîm. Yâ...

Aliyyül Mürteda

Allahın arslanı ve Resûlullahın dâmâdı. Halifeliği devrinde...

Kainatin Efendisi

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

“Hacer-ül-Esved”in yeri

Resulullah efendimiz otuz beş yaşında...

Ümmetim!.. ümmetim!..

Kâinatın efendisi doğduğu sırada, hazret-i...

Eshab-ı kiram

Hassan Bin Sabit

Peygamber efendimizin şairlerinden. Hassan bin Sabit...

Katade bin Nu’man

Eshab-ı kiramın okçularından. Eshab-ı kiramdan Cabir...

Selmân-ı Fârisî

Ehl-i beytten sayılan İranlı sahâbî. Eshâb-ı...

Hikmetli Sözler

Allahü teâlâya şükür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İman...

Enver Abinin sohbetlerind…

En hayırlı iş, dinimize hizmettir...

Evliya zatlara derece tây…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Şah-ı...

Şükredenlere çok mükâfât verilecektir. Şükür, İslâmiyet’e uymak demektir. İmâm-ı Rabbânî hazretleri;
“Ramazân ayında yapılan nâfile ibâdetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlara verilen sevap gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu aya saygısızlık edenin, bu ayda günâh işleyenin bütün senesi günâh işlemekle geçer” buyurmaktadır.
O hâlde, bilhâssa Ramazân ayında, günâh işlemekten daha çok sakınmak gerekir. Cuma günü yapılan ibâdetlere de kat kat sevap verilir. Cuma günü işlenen günâhlar da iki kat yazılır. Kıymetli günlerin değerini bilmeye çalışmalıdır.

“ORUÇ BANA MAHSÛSTUR”
Orucun diğer ibâdetlere göre sevâbı daha fazladır. Hadîs-i kudsîde,
“Her iyiliğe, on mislinden 700 misline kadar sevap verilir. Fakat oruç bana mahsûstur, onun mükâfâtını ben veririm. Çünkü kulum, benim için şehvetini ve yemesini-içmesini bırakmaktadır” buyuruldu. (Buhârî)
Her iyiliğin sevâbını Allahü teâlâ verdiği hâlde, orucun sevâbı için, “Ben veririm” buyurmasının hikmeti vardır. “Oruç bana mahsûstur” demekle ona özel bir şeref vermiştir.
Başkaları oruç yerken, oruç tutmak daha sevaptır. Hadîs-i şerîfte,
“Oruçlunun yanında oruçsuzlar yiyince, melekler, oruçluya duâ ederler” buyuruldu. (Tirmizî)
Orucun vücûda zarar verdiğini söyleyenlere i’tibâr etmemelidir. Çünkü oruç tutmanın faydaları pek çoktur. Bir hadîs-i şerîf meâli şöyledir:
“Oruç iç organları inceltir. Eti eritir ve Cehennem ateşinden uzaklaştırır. Gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hâtırına-hayâline gelmeyen Allah’ın ni’metleri ancak oruç tutana nasip olur.” [Taberânî]

VÜCUT MUKAVEMET KAZANIR...
Şüphe yok ki, Allahü teâlâ, insanlara, kullarına zararlı olan bir şeyi emretmez. Tıp uzmanları diyorlar ki:
Oruçlu kimselerde adrenalin ve kortizon hormonları kana daha kolaylıkla karışmaktadır. Bu hormonlar, tesîrlerini kanserli hücreler üzerinde de göstermektedir. Böylece bu hormonlar kansere karşı bir çeşit kalkan rolünü oynamakta, yani kanser hücrelerinin çoğalmasını önlemektedir.
Oruç tutan bünye, âdetâ bakıma girer, iç organları saran yağlar erir, vücûdun zindeliği artar, direnme gücü kazanır, mide, böbrek, şeker, kalb ve karaciğer hastalıklarına karşı mukâvemeti artar.
Kişi oruçlu iken, karaciğer 3-5 sâat istirâhat eder, gıdâ depolama işine bir müddet ara vermiş olur. Bu arada, korunma sistemini güçlendirici globülinleri hâzırlar. Midedeki kaslar ve salgı ifrâz eden hücreler, oruç müddetince birkaç sâat dinlenir. Kan hacmi de azaldığı için tansiyon düşerek kalb râhatlar.
Gıdâ artıkları iyi yakılmayınca, damarları yıpratır. Yakılmayan yağlar, damarları daraltır, damar sertliği denilen râhatsızlığa sebep olur. Akşama doğru vücutta gıdâ hemen hiç kalmaz. Yani bütün gıdâlar yakılmış olur. Bu bakımdan bazı hastalıklara oruç tutmak iyi gelmektedir. Oruçlu iken vücûdun diğer organlarında da dinlenme olur. Az yemek ve oruç tutmak, vücûdun sıhhati için önemlidir. Zekât, malın kiridir. Zekât veren, malını kirden koruduğu gibi, oruç tutan da vücûdun zekâtını ödemiş, hastalıklardan onu korumuş olur.

TOK, ACIN HALİNİ BİLMEZ
Oruç, yalnız aç ve susuz kalmak değildir. Orucun, sabır, şükür, nefis terbiyesi gibi diğer ibâdetlerle de irtibâtı vardır. Az yiyenin vücûdu sıhhatli olur. Hadîs-i şerîfte;
“Oruç tutan sağlıklı olur” buyuruldu. (Taberânî)
Açlık, günâh işleme arzûsunu kırar, kötülük etmeye mâni olur.
Her zaman tok olan şefkatsiz ve merhametsiz olur. Tok, acın hâlini bilmez. Çok yiyen sert ve katı kalpli olur. Hadîs-i şerîfte;
“Çok yiyip içmekle kalbinizi öldürmeyin” buyuruldu. (İmâm-ı Gazâlî)
Çok yiyen çok su içer. Çok su içen çok uyur. Çok uyuyanın ömrü uyku ile geçtiği için, o kişi, dünyâ ve âhiret kazancından mahrûm kalır.
[Allahü teâlâ, dâimâ, rızâsına uygun ameller yapmayı nasip buyursun.]