Bizden ne öğrendin?

Bizden ne öğrendin?

Mürşid-i kâmilin biri, bir talebesine sorar: - Evladım, kaç senedir bizi tanıyorsun? - 22 senedir efendim. - Bu kadar zamanda bizden ne...

Peygamberler ve melekler

Peygamberler ve melekler

Allahü teâlâ, kullarına merhamet ederek, Peygamberler göndermiştir. Bunlarla kullarına doğru yolu, saadet-i ebediyye yolunu göstermiş, kullarını...

En büyük nimet

En büyük nimet

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Kıyamette Cehennemin en derin çukuruna, dini yanlış anlatan ve kendileri ibadet etmeyen din adamları gidecek) hadis-i şerifi,...

Ömer-ül Faruk

Ömer-ül Faruk

Adâletin timsâli ikinci büyük halîfe. Hazret-i Hamza’nın Müslüman olması üzerine, Mekkeli müşriklerin telâş ve...

Neyimize güveniyoruz?

Neyimize güveniyoruz?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlânın indinde dünyanın sivrisineğin kanadı kadar kıymeti yoktur. O hâlde bu kadar kıymetsiz olan...

Mirac aklın bittiği, imanın başladığı yerdir

Mirac aklın bittiği, imanın başladığı yerdir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir iş, ne kadar sıkıntı içinde olmuşsa, o kadar uzun ömürlü olur. Peygamber efendimiz, (En çok sıkıntıyı ben...

İstikbal gençlerde

İstikbal gençlerde

Dinimizin yayılmasında, devamında gençlerin önemli bir rolü vardır. İslâm dînine karşı olanlar da, bu mühim noktayı anladıkları...

İslâmiyet ilerlemeyi teknolojiyi emreder!

İslâmiyet ilerlemeyi teknolojiyi emreder!

İslâmiyeti bilen, İslâm ahlâkı ile ahlanmış bir müslüman ileri görüşlü olur, gerici olmaz. İslâm düşmanları, temiz...

Huzura kavuşmanın iki yolu

Huzura kavuşmanın iki yolu

Bir işin ne olduğu, mahiyeti ve kazandıracağı faydalarını bilmek icab eder. Böyle olunca öğrenmek daha kolay olur. Bunun için Ahlâk ilmini kolay...

Sahih-ül yed olmak esastır

Sahih-ül yed olmak esastır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet gemisinin kaptanı, İmam-ı a’zam hazretleridir. Kaptan bellidir, çünkü silsilede sahih-ül yed...

Kendi görüşüne göre din öğretilmez

Kendi görüşüne göre din öğretilmez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Allahü teâlânın çok sevdiği kimse, dinini öğrenen ve başkalarına öğretendir....

Namazını ben kıldırayım

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddîn Fenârî'nin...

Ammâr Bin Yâser

Şehîd oğlu şehîd. Ammâr bin Yâser, ilk...

Mugire-Tebni Su’be

Meşhûr beş dâhiden biri olan Sahâbî. Meşhûr...

İşi adam yapar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Başarılı ve...

Mübarek göğsünün y…

Süt anne Halime Hatun anlatır: Server-i âlem...

Allah'ın emaneti

Ümm-i Süleym radıyallahü anha, gayet temiz...

Kainatin Efendisi

Kavmini azab ile korkut!

Sevgili Peygamberimize, peygamberliği bildirildi ve...

Ümmetim!.. ümmetim!..

Kâinatın efendisi doğduğu sırada, hazret-i...

Dünya karanlığa gömül…

Fahr-i kâinat efendimiz doğmadan önce...

Eshab-ı kiram

Ümm-i Hiram

Hala sultan olarak tanınan kadın...

Abbâs Bin Abdülmuttalib

Peygamberimizin amcası. Hazret-i Abbâs, gençlik zamanında...

Said bin Zeyd

Cennetle müjdelenenlerden. Saîd bin Zeyd hazretlerinin...

Hikmetli Sözler

Allah vereni sever

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bizim...

Her hayrın anahtarı, her …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmandan...

Can yakıcı güzellik

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
(Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak 72’si Cehenneme gidecek) hadis-i şerifinde bildirilen bozuk fırkalar, Kur’ân-ı kerime yanlış mânâ verdikleri, kendi görüşlerini bildirdikleri için Cehenneme gidecektir. Hadis-i şerifin devamında, (Bir tanesi kurtulacak, o da, bana ve Eshabıma tâbi olanlardır) buyuruluyor. Yalnız (Bana) değil, (Bana ve Eshabıma) buyruluyor.

Elbette bir büyük zatı ancak onun talebeleri doğru anlayıp, doğru anlatabilir. İşte Eshab-ı kiram da Resulullah efendimizin talebeleridir ve Ondan işittiklerini aynen naklettiler. Bu yolun hususiyeti budur.

İmam-ı Rabbânî hazretleri, ilimlerin kaynağı ve ikinci bin yılın müceddidi olmasına rağmen, (Ben bir papağanım, üstadım ne buyurmuşsa onu söylerim. Yoksa ben hocamdan bunları duymazsam nasıl söylerim?) buyuruyor.

Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî hazretleri de, (Biz o büyük âlimlerin huzurunda hazır olsak hesaba katılmayız, gâib olsak aranmayız. Onlar büyük zatlardır) buyuruyor.

İnsanın bilgisi arttıkça, tanıması artar, tanıması arttıkça da edebi ve korkusu artar. Nitekim Kur’ân-ı kerimde mealen, (Allahü teâlâdan en çok korkanınız, Onu en çok tanıyanınızdır) buyuruluyor. Onu en çok tanıyanlar, İslam âlimleridir.

İki büyük farz
Bize kadar, canla, malla, binbir emek ve zahmetle gelen Ehl-i sünnet bayrağını mutlaka bizden sonrakilere de ulaştırmak zorundayız. Eğer bu vazifeyi yapmakta gevşek davranırsak, ihmal edersek, âhirette asla hesap veremeyiz. Çünkü üzerimizde iki büyük farz vardır: 1- Öğrenmek, 2- Öğretmek...

Elbette dinimizi öğreneceğiz, ama bizden sonrakilere de öğretmek zorundayız. İlim öğretecek kadar âlim değiliz, fakat vazifemiz, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını Allah’ın kullarına ulaştırmaktır. Bu kitaplar, birer mektup gibidir. Bize ait olanı açıp okur, gerekeni yaparız. Başkasına ait olanı ise, açıp okumadan posta memuru gibi götürüp sahibine veririz. Başkalarının mektubunu açıp bir de onlara anlatmaya kalkışırsak, hem kendimizi hem de başkalarını mahvederiz. Yani kitaptakileri kendimiz anlatmaya çalışmamalı, kitap vermeli, gerisine karışmamalı.