Bir şeye düşkün olmak

Bir şeye düşkün olmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ, peygamberleri vasıtasıyla kendi rızasına götüren bir yol vermiştir. Bu yolun ismi dindir. Her...

Hilâfeti hâiz olan Türkler

Hilâfeti hâiz olan Türkler

Birinci Dünyâ Savaşı’nda İngilizler, İslâm dünyâsını parçalayıp yutmak için çok kesif bir câsusluk ve propaganda...

İmanın varlığına alâmet

İmanın varlığına alâmet

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Biri ölünce, (Biz Allah için yaratıldık, sonunda yine Allah’a döneceğiz) mealindeki (İnnâ lillah ve...

Kendine tercih

Kendine tercih

Müslüman her konuda, din kardeşini kendine tercih etmelidir. Kâmil imanın alameti budur. Birçok talebesi, dergâhı olan bir şeyhi, yıllar...

Selmân-ı Fârisî

Selmân-ı Fârisî

Ehl-i beytten sayılan İranlı sahâbî. Eshâb-ı kirâmdan olan Selmân-ı Fârisî hazretleri, İslâmiyeti bulmasını ve ebedî...

Eshab-ı kiramın hayatını okumak

Eshab-ı kiramın hayatını okumak

Sual: Eshab-ı kiramın hayatlarını okumak gerekir mi? CEVAP İslam âlimleri buyuruyor ki: Selef-i salihinin, Eshab-ı kiramın, Evliyanın hayatlarını okumak, iyi...

Kulunuza ihsan buyurmaz mısınız?

Kulunuza ihsan buyurmaz mısınız?

Nüktedanlığı ile meşhur Muhsinzâde, bir akşam Deli Fuat Paşa’nın konağına iftara gider. Top zamanı yaklaşır, sofraya oturulur. Biraz sonra top atılır,...

Medenî olmanın iki şartı

Medenî olmanın iki şartı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Medeniyet, şehirleri, ülkeleri imar etmek ve bütün insanları, ruh, düşünce ve beden bakımından rahat yaşatmaktır....

İyilik etmenin zirvesi

İyilik etmenin zirvesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Men hadime hudime) yani (Hizmet edene hizmet edilir) hadis-i şerifi gösteriyor ki, kim hizmet ettiyse, mutlaka birileri de ona hizmet...

Allah ne derse öyle olur

Allah ne derse öyle olur

Çanakkale harbinin devam ettiği günlerde bir Ramazan arefesiydi. Cephe kumandanı Vehip Paşa 9. Tümenin genç imamını çağırarak mahzun bir şekilde...

İhlâs olmazsa

İhlâs olmazsa

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ, ihlâsı olanların yardımcısıdır, koruyucusudur. İhlâs olmazsa, her şey noksan olur, insanın başı...

Abdullah Bin Ümm-i Mekt…

Peygamberimizin müezzinlerinden. Abdullah bin Ümm-i Mektûm, Peygamberimizin...

Dünyada en bedbaht insa…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur’an-ı kerimde...

Sofu Baba

Aşağıda Silsile-i aliyye büyüklerinden Seyyid Fehim...

Değişen sizin kalbiniz

Bir padişah, bir iki vezirini ve...

Hazreti Hâlid'in üstün …

Hazreti Hâlid bin Velid, Müslüman olduktan...

Minareden okunan şiir

Büyük çoğunluğu, yüksek rütbeli Osmanlı devlet...

Kainatin Efendisi

Zemzem kuyusu

Dede Abdülmuttalib’e, bir gün rüyasında...

Hazret-i Hadice’nin rüya…

Sevgili Peygamberimiz yirmi beş yaşlarında...

Güneş artık doğmak üzere!

Artık, sevgili Peygamberimizin yaşları kırka...

Eshab-ı kiram

Muaviye bin Ebi Süfyan

Resulullahın vahiy kâtibi. Hazret-i Muaviye (radıyallahü...

Sa’d Bin Ebî Vakkâs

Resûlullahın okçusu. Sa’d bin Ebî Vakkâs...

Abdurrahman Bin Avf

Cennetle müjdelenen on sahâbîden biri. Abdurrahman...

Hikmetli Sözler

Acınacak mahlûk kimdir?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hayırlı...

Namaz için üzülmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Eskiden...

Ramazan ayının her günü b…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Allahü teâlâ birlik ve beraberlikten hiçbirimizi ayırmasın. Birlikte rahmet, ayrılıkta azab-ı ilahi vardır. İlla aynı odada, aynı masanın başında bulunmak şart değil, kalben beraber olmak kâfidir. Ayrıyken de, birbirimizi düşünmemiz, birbirimize dua etmemiz, bir sıkıntımız olduğu zaman yardımımıza koşmamız şarttır. Beraber olmanın o kadar çok faydaları var ki, insanın başı sıkıştığı zaman yardım isteyeceği, soru soracağı, dertleşeceği, istifade edeceği arkadaşının, dostunun olması, çok büyük nimettir.

Bir adamcağız, evinden çıkar, her gün, mahallede ilk karşılaştığına, (Evladım cami nerede?) diye sorarmış. En sonunda mahalleden birkaç kişi bunun önünü keser. (Amca, sen bize her gün camiyi soruyorsun ama sen burada oturuyorsun, cami de orada. Sen bizimle dalga mı geçiyorsun?) derler. Hayır der, (Ben caminin orada olduğunu biliyorum, ama size her sorduğumda nefsim biraz daha eziliyor. Nefsim kırılsın, ezilsin diye, kendi bilgimle değil de, danışarak hareket etmek için size soruyorum.) İşte beraber olmanın bir faydası da bu.

Elhamdülillah sahipsiz değiliz. Sohbet etmeye giden bir talebesi, merhum hocamıza, (Efendim, orada ne anlatayım?) diye sormuşlar. (Kardeşim, oradakilere Cenab-ı Hak ne duyurmak istiyorsa, onların neye ihtiyacı varsa, size onu söyletir) buyurmuşlar. Büyüklerimiz bir an bizi bırakmıyorlar. Rüyada, uyanıkken, yerken, içerken, işlerimizle ilgili konuşurken, karar verirken hiç sahipsiz bırakmıyorlar. Bunu her gün yaşıyoruz, her an hissediyoruz.

Dünyada Cennet hayatı yaşıyoruz. Sıkıntılar, dertler de var. Ama nasıl muhasebede bilançolar yapılıyor, artılar bir tarafta, eksiler bir tarafta, işte bunun gibi, biz de kavuştuğumuz nimetleri kefenin sağ tarafına, dertleri de sol tarafına koysak, sağ taraf elbette ağır basar. Bu nimetlerin yanında dertlerin lafı bile olmaz...

Dinimizde niyetin önemi büyüktür. Bir padişah, savaşa giderken, muazzam bir ordu hazırlar. Bir tepenin üzerine çıkar, atıyla aşağıya, ordunun olduğu vadiye bakar. (Yâ Rabbî, bu ordumla beraber Peygamber efendimizin zamanında yaşasaydım da, ben de gazalara katılsaydım) diye içinden geçirir... Aradan zaman geçer, padişah vefat eder. Kıyamet günü hesap defteri açılır. Sadece bu niyetinin hürmetine Allahü teâlâ onu affedip Cennete gönderir.

Bu mübarek günlerde birbirimize çok dua edelim. Buna mecburuz, mahkûmuz. Sonra fırsat elden kaçar, Allah korusun. Ramazan-ı şerifimiz ve bayramımız mübarek olsun, Allahü teâlâ tuttuğumuz oruçları kabul eylesin!