Sahih-ül yed olmak esastır

Sahih-ül yed olmak esastır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet gemisinin kaptanı, İmam-ı a’zam hazretleridir. Kaptan bellidir, çünkü silsilede sahih-ül yed...

İslâm ahlâkı üçe ayrılır

İslâm ahlâkı üçe ayrılır

Ahlâk bilgilerini öğrenmek, istekle olur. Zor ile olmaz. İslâm ahlâkı üçe ayrılır: 1 - İnsan yalnız iken, başkasını...

Büyük günah ve iman

Büyük günah ve iman

Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında yazılı olan, Peygamberimizden gelen haberlere inanmak ve inandığını söylemek “iman” dır. İbâdetler,...

Şehid olarak ölebilmek için

Şehid olarak ölebilmek için

Hergün yirmibeş kere “Allahümme bârik lî filmevt ve fî-mâ ba'd-el-mevt” okuyanlar, Duhâ yâni kuşluk namazı...

Hâlid Bin Velid

Hâlid Bin Velid

Allahın kılıcı lâkabı ile tanınan kumandan Sahâbî. Hâlid bin Velid, Kureyş arasında süvâriliği ve askerliği ile tanınırdı. Bedir ve...

Yumuşaklık insanın süsüdür

Yumuşaklık insanın süsüdür

İslâm ahlâkı ile ahlâklanmış bir müslüman, farzları yapar, haramlardan kaçınır. Haramlardan kaçınmak da, iki...

İngiliz elçisinin sultan Abdülhamid'e hayranlığı

İngiliz elçisinin sultan Abdülhamid'e hayranlığı

Ermeni vakayiinin (olaylarının) cereyanı sırasında Sultan Hamide şiddetle muarız olan ve hükûmetine yazdığı raporla İngiltere hariciye nazırı (dışişleri bakanı)...

Bütün mesele imanı korumaktır

Bütün mesele imanı korumaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her ülfetin, bir külfeti vardır. Çok kıymetli bir pırlanta sahibinin, çalınacak korkusuyla gözüne uyku...

Gönül yap ey zahida!

Gönül yap ey zahida!

Sultan Gazneli Mahmud, İslâmiyet’in Türk diyârlarında ve Hindistan’da, İrân’da yayılması için mücadele etti. Gazneli...

Kur’ân-ı kerimi anlamak isteyen

Kur’ân-ı kerimi anlamak isteyen

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Cemaatte rahmet, ayrılıkta azab-ı ilahi vardır) buyuruyor. Müslümanların başına ne geliyorsa, hep...

İmam-ı Züfer hazretleri

İmam-ı Züfer hazretleri

İmam-ı Züfer, dinde büyük müctehid idi, Sadece fakih değil, abid ve zâhid idi. Hastalandığı zaman, yatağa girer hazret, Arkadaşları gelip...

Ezan duâsı

Resûlullah buyurdu ki:”Ezan okunurken şu duâyı...

Sarık ve sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir...

Dine hizmet, ateşten gö…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine hizmet...

Biz çok bahtiyarız

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı Rabbani...

İftiranın neticesi

Bir zaman Hasan Ünsî Efendiyi sevmeyen...

Bir yabancının hac düşü…

18. yüzyılda Osmanlı ülkesine gelerek intibalarını...

Kainatin Efendisi

Ümmetim!.. ümmetim!..

Kâinatın efendisi doğduğu sırada, hazret-i...

Muhterem annenin vefatı

Sevgili Peygamberimizin, üç-beş yaşlarında bile...

Nur’un yaratılması

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Allahü teâlânın...

Eshab-ı kiram

Ebu Bekr-i Sıddık

Peygamberlerden sonra insanların en üstünü. Hazret-i...

Hadice-tül Kübra

Peygamberimizin ilk hanımı. Hazret-i Hadice; güzelliği...

Ümm-i Eymen

Peygamberimizin dadısı. Peygamber efendimiz, doğmadan önce...

Hikmetli Sözler

Nimetin kıymeti elden çık…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Âhirette asla karışıklık …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Eshab-ı...

İyi arkadaş bulmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Allahü teâlâ birlik ve beraberlikten hiçbirimizi ayırmasın. Birlikte rahmet, ayrılıkta azab-ı ilahi vardır. İlla aynı odada, aynı masanın başında bulunmak şart değil, kalben beraber olmak kâfidir. Ayrıyken de, birbirimizi düşünmemiz, birbirimize dua etmemiz, bir sıkıntımız olduğu zaman yardımımıza koşmamız şarttır. Beraber olmanın o kadar çok faydaları var ki, insanın başı sıkıştığı zaman yardım isteyeceği, soru soracağı, dertleşeceği, istifade edeceği arkadaşının, dostunun olması, çok büyük nimettir.

Bir adamcağız, evinden çıkar, her gün, mahallede ilk karşılaştığına, (Evladım cami nerede?) diye sorarmış. En sonunda mahalleden birkaç kişi bunun önünü keser. (Amca, sen bize her gün camiyi soruyorsun ama sen burada oturuyorsun, cami de orada. Sen bizimle dalga mı geçiyorsun?) derler. Hayır der, (Ben caminin orada olduğunu biliyorum, ama size her sorduğumda nefsim biraz daha eziliyor. Nefsim kırılsın, ezilsin diye, kendi bilgimle değil de, danışarak hareket etmek için size soruyorum.) İşte beraber olmanın bir faydası da bu.

Elhamdülillah sahipsiz değiliz. Sohbet etmeye giden bir talebesi, merhum hocamıza, (Efendim, orada ne anlatayım?) diye sormuşlar. (Kardeşim, oradakilere Cenab-ı Hak ne duyurmak istiyorsa, onların neye ihtiyacı varsa, size onu söyletir) buyurmuşlar. Büyüklerimiz bir an bizi bırakmıyorlar. Rüyada, uyanıkken, yerken, içerken, işlerimizle ilgili konuşurken, karar verirken hiç sahipsiz bırakmıyorlar. Bunu her gün yaşıyoruz, her an hissediyoruz.

Dünyada Cennet hayatı yaşıyoruz. Sıkıntılar, dertler de var. Ama nasıl muhasebede bilançolar yapılıyor, artılar bir tarafta, eksiler bir tarafta, işte bunun gibi, biz de kavuştuğumuz nimetleri kefenin sağ tarafına, dertleri de sol tarafına koysak, sağ taraf elbette ağır basar. Bu nimetlerin yanında dertlerin lafı bile olmaz...

Dinimizde niyetin önemi büyüktür. Bir padişah, savaşa giderken, muazzam bir ordu hazırlar. Bir tepenin üzerine çıkar, atıyla aşağıya, ordunun olduğu vadiye bakar. (Yâ Rabbî, bu ordumla beraber Peygamber efendimizin zamanında yaşasaydım da, ben de gazalara katılsaydım) diye içinden geçirir... Aradan zaman geçer, padişah vefat eder. Kıyamet günü hesap defteri açılır. Sadece bu niyetinin hürmetine Allahü teâlâ onu affedip Cennete gönderir.

Bu mübarek günlerde birbirimize çok dua edelim. Buna mecburuz, mahkûmuz. Sonra fırsat elden kaçar, Allah korusun. Ramazan-ı şerifimiz ve bayramımız mübarek olsun, Allahü teâlâ tuttuğumuz oruçları kabul eylesin!