Gece uyanınca

Gece uyanınca

Peygamberimiz buyurdu ki: “Gece uyanınca, şu duâyı okuyan, her istediğine nâil olur: “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ...

Hizmet için üç şart

Hizmet için üç şart

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İslamiyet’e hizmet edecek kişinin üç şarta haiz olması lazımdır: Birincisi, sevimli yani güler yüzlü,...

Onlara merhamet yok!

Onlara merhamet yok!

Allahü teâlânın rahmeti, şefkati dünyada müminlere ve kâfirlere, herkese birlikte yetiştiği ve herkesin çalışmasına ve iyiliklerine...

Ebû Seleme

Ebû Seleme

Tek başına hicret eden sahâbî. Allahü teâlânın emriyle sevgili Peygamberimiz, Müslümanlara Medîne'ye hicret için...

Cennetlik hanım isteyen...

Cennetlik hanım isteyen...

Bir gün Peygamber Efendimiz buyurdular ki: - Cennetlik hanım isteyen, Ümmü Eymen’le evlensin!.. Ümmü Eymen iyi kalbli ve Habeşli bir...

Dine hizmet, ateşten gömlek giymek gibidir

Dine hizmet, ateşten gömlek giymek gibidir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine hizmet, ateşten gömlek giymeye benzer. Yani vebali ağırdır, çok hassas, çok dikkatli olmak gerekir. Dine hizmetten...

İlaç rafta dururken

İlaç rafta dururken

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kirâmen kâtibîn melekleri, yapılan her iyiliği ve her kötülüğü yazıyor. Sonra, âhirette...

Sevbân

Sevbân

Resûlullahın hizmetçisi. Hazret-i Sevbân aslen Yemenliydi. Esîr olarak satılıyordu. Peygamberimiz esâret parasını vererek onu satın aldı,...

Said bin Zeyd

Said bin Zeyd

Cennetle müjdelenenlerden. Saîd bin Zeyd hazretlerinin babası Zeyd bin Amr, İslâmiyetten önce Peygamberimizle görüşürdü....

Helâl yemenin önemi

Helâl yemenin önemi

Ebû Süleymân-ı Dârânî hazretleri buyurdu ki, helâlden bir lokma az yemeği, akşamdan sabaha kadar namaz kılmaktan daha çok...

Kıymet bilmek

Kıymet bilmek

Suda yaşayan balık suyun kıymetini bilmez, sudan çıkarılınca suya kavuşmak için çırpınıp durur. İnsanlar da böyledir. Mevcut nimetlerin...

Tefsir nedir?

Tefsîr, din büyüklerinin kalblerine doğan bir...

Hakîkî imana kavuşmak i…

Sehl bin Abdüllah-i Tüsterî buyuruyor ki;...

Seddad Bin Evs

Ailece müslüman olan sahabilerden. Seddad bin Evs...

Söyle de sinekler üzeri…

İmam-ı Şarani hazretleri, Hükümdar Kayıtbay’ın ziyaretine...

Misk kokulu Abdülmutta…

Peygamber efendimizin babası Hazreti Abdullah, Resulullahın...

Ölülere hediye

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ölmüşlerimizin ve...

Kainatin Efendisi

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın...

Hazret-i Hadice ile evlen…

Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin...

O’nun şanı yücedir!

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, sekiz yaşına...

Eshab-ı kiram

Hassan Bin Sabit

Peygamber efendimizin şairlerinden. Hassan bin Sabit...

Muhammed Bin Mesleme

Resûlullah efendimizin fedâîlerinden. Bedir savaşından sonra...

Hubeyb Bin Adiy

Darağacında ilk namaz kılan sahâbî. Uhud...

Hikmetli Sözler

Niçin yaptın?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya...

Dine hizmet nimetinin şük…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Namaz kurtuluştur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Her insanın genelde üç babası vardır: Dünyaya gelmesine sebep olan babası, kayın babası, kendisine ilim öğreten babası yani hocası. Bunların içinde en önemli olanı hocasıdır. Çünkü hem bu dünyamızı, hem de âhiretimizi kazandırır. Bir kimseyi büyüklerin kabul etmesi, Rabbimizin de kabul etmesi demektir. Büyüklerden birini sevmemek, hepsini sevmemektir. Büyüklere dil uzatan sonunda sürünür, sonra da aklı gider. (Hocasını incitene darılmayan, köpekten kötüdür) sözü meşhurdur. Seyyidlere saygıda kusur etmemeli, onların hakkı her şeyin üstündedir. Bir de hocanın aile efradına, evlatlarına, yakınlarına hürmette kusur işlememeli. Eğer yapamıyorsak hiç olmazsa uzakta durmalı, karışmamalı, ama yine de saygısızlık yapmaktan uzak durmalıdır.

Merhum hocamız, (Bu büyükleri kıran ve üzen en büyük felakete uğramıştır. Öyle yaşayın ki sakın üzülmesinler. Onların rızasını ve duasını alan da, hiç üzülmesin) buyururdu. Büyükleri çok sevmek büyük devlettir, çünkü Cenab-ı Hak cevheri çöplüğe koymaz. Onun için büyükleri seven kişi, bilsin ki çok temiz bir kalbe sahiptir.

Şah-ı Nakşibend hazretlerinin bir talebesi vardı. Hocasını çok seviyor, çok saygı gösteriyor, kendisini mahşer günü hatırlaması için çok büyük gayret sarf ediyordu. Bunun üzerine bir gün Şah-ı Nakşibend hazretleri, (Evladım merak etme, evlat babayı unutur, ama baba evladını unutmaz) buyurdu. Merhum hocamız da buyurdu ki:
(Mürşid-i kâmili olmayan talebe, okyanus ortasında bulunan bir tahta parçası gibidir. O tahta parçası batar, çıkar, biraz durur, sonra yine batar. Allah muhafaza eylesin son nefesinde de batarsa işte o kötüdür. Ama mürşid-i kâmili olan bir talebe, okyanus ortasında bulunan bir ada gibidir. Ne kadar dalga gelirse gelsin, ne kadar rüzgâr eserse essin, oradan kıpırdamaz, hep orada durur.)

Bu büyükleri tanıyan, seven en büyük nimete kavuşmuş olur. Bu nimetin şükrü ve gereği olarak üzerimize düşen vazife çok kolaydır, o da bu büyüklerin kitaplarını okuyup amel etmek, yaymak, insanlara ulaştırmaktır. Böylece onların da bu nimete kavuşmasına vesile olmaktır. Bu yolda hizmet etmek için elden geleni yapmalıdır. Hizmet eden, hizmetinin karşılığını hem bu dünyada hem de âhirette alır.