Kavanozda kalan el

Kavanozda kalan el

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hindistan’da maymun avlamak için, ağzı dar, ama altı geniş büyük bir kavanozun içine muz koyup onu ağaca...

Kulunuza ihsan buyurmaz mısınız?

Kulunuza ihsan buyurmaz mısınız?

Nüktedanlığı ile meşhur Muhsinzâde, bir akşam Deli Fuat Paşa’nın konağına iftara gider. Top zamanı yaklaşır, sofraya oturulur. Biraz sonra top atılır,...

Salihler Cennete gider

Salihler Cennete gider

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i aliyye büyüklerinin yolunda dinimize hizmet edenlerin imanının kâmil ve kalıcı olması, birbirlerini sevmelerine...

Huy değişir mi?

Huy değişir mi?

Huy değişir mi? İnsanın huyunu bırakıp, başka huylu olması mümkün müdür? Bu mesele üzerinde çeşitli sözler, birbirine muhalif...

Duânın kabul olması

Duânın kabul olması

Allahü teâlâ insanları yarattı. Her insanın saadet içinde, mesûd yaşamasını istediğini bildirdi. Mesûd olmak, râhat,...

Kalp ramazanda BAYRAM eder

Kalp ramazanda BAYRAM eder

Kalp hücreleri enerji yakıtı olarak glikozu ve yağ asitlerini beraberce bulabildiği durumlarda her zaman için yağ asitlerini seçer. Ramazanda açlık...

Abbas Bin Ubâde

Abbas Bin Ubâde

Ensarın muhaciri diye tanınan sahabî. Abbas bin Ubâde, Peygamber efendimizin davetini duyunca, Müslüman olmak için koşarak gelen Medineli ilk...

Hüseyin Hilmi Işık Efendi’nin vefatının 13. yılı

Hüseyin Hilmi Işık Efendi’nin vefatının 13. yılı

Merhum Enver Abimizin 2001 yılındaki taziye sohbetinden: Allah adamları, vefat ettikten sonra kınından çıkmış kılıç gibi daha keskin, daha tesirli olur. Yani...

Allah'ın takdirine kulun aklı ermez

Allah'ın takdirine kulun aklı ermez

Vehb b. Münebbih’ten rivayet edilmiştir, diyor ki: - “İsrailoğullarının abidlerinden biri vardı ki, nehrin kenarındaki ibadethanesinde ibadet ederdi....

Sultan-ı selâtin-i zaman!

Sultan-ı selâtin-i zaman!

Kanuni Sultan Süleyman, Atlas okyanusundan Umman denizine, Macaristan, Kırım ve Kazan’dan Habeşistan’a kadar uzunan büyük imparatorluğu, Allahü...

Cüveyriyye Binti Hâris

Cüveyriyye Binti Hâris

Müminlerin annelerinden. Hazret-i Cüveyriyye, benî Mustalak kabilesi reisi Hâris bin Dırar’ın kızıdır. Hicretin beşinci yılında yapılan...

Hoş geldin ya Resulall…

Yedi kat yer, yedi kat gök...

Cafer-i Tayyar

Cennete uçarak giden sahâbî. Peygamber efendimiz, 36...

Ne ben karışırım, ne de…

Devlet-i Osmanî’de ramazan ayında idareciler ve...

Helâl olduğunu bildiğin…

Çok kimseler, dünya malını, hep haram...

Dikkat edilecek dört hu…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: En büyük...

İyi arkadaş bulmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz...

Kainatin Efendisi

O, bu ümmetin Peygamberi…

Şam yönüne gitmekte olan kervandakiler...

En güvenilir kimse...

O; doğru, doğruların doğrusu... Hiçbir...

Mübarek göğsünün yar…

Süt anne Halime Hatun anlatır: Server-i...

Eshab-ı kiram

Talhâ Bin Ubeydullah

İlk Müslüman olanlardan. Hazret-i Talhâ bin...

Hâlid Bin Sa'id Bin Âs

İlk Müslüman olan sâhabilerden. Resûlullah efendimiz...

Abdullah Bin Zübeyr

Medîne'de muhâcirlerden ilk doğan sahâbî. Abdullah...

Hikmetli Sözler

Kaza ve kaderin mahiyeti

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanların...

Hakiki âlim ile sahtesini…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Cahiller...

Allahü teâlânın mümine ve…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hastalık...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Silsile-i aliyye büyüklerinden birine zerre kadar benzerlik, deryalar dolusu ibadet kadar değerlidir. Çünkü dinin aslı tâbi olmak, peki demektir. Teslim olmadan, peki demek sözde kalır. Onun için din büyüklerimiz, (Onbaşı, çavuş değil, er olmak lazımdır, çünkü er olan, peki der) buyuruyorlar. Cenab-ı Hak, hepimize dille de, kalbden de, peki demek nasip etsin! Öldüğümüz gün hepimiz aynı beyaz elbiseyi giyineceğiz. Ne makam, ne rütbe, ne de zenginlik kalacak. Hepsi sıfırlanacak.

Dünyanın en bedbaht, en talihsiz insanı, bozuk bir din adamının izinden giden, onun kitabını okuyan, ondan istifade etmeye uğraşandır. Bu zamanda, o bozuk yayınlarda, itikadı bozacak bir kelime okur veya inanırsak, bozuk çevrede bulunursak her şeyimizi kaybederiz.

Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, (Bizim sonumuz ne olacak?) diyen birine, (Eğer gemi selamete erer, sahile çıkarsa yalnız kaptanını çıkarmaz, içinde kim varsa hepsini beraber sahile çıkarır. Onun için hangi gemide olduğumuza dikkat etmeliyiz) buyurmuştur.

Bu büyüklerin gemisine binen, geminin gittiği yere gider. Ehl-i sünnet gemisinin kaptanı belli, gemi de sağlam olduğu için, bu yolda olanların hepsi sonundan ümitlidir. Bütün korku, bir kazayla, dalgınlıkla, şu veya bu şekilde, ahmaklıkla bu gemiden atılma, denize düşme tehlikesidir. Nefsinin isteklerine kapılıp da, hayalhanede yüzerken denize düşenin, sonra tekrar gemiye yetişmesi çok zor olur.

Yanlış bir söz, Allah korusun, insanı küfre düşürür. Bir kalb kırmak veya içinde bulunduğu bu nimetin kıymetini anlamamak büyük felakettir. Böyle büyük nimete kavuşanın, sanki bu hep devam edecekmiş gibi, hiç tehlike yok gibi dikkatsiz hareket etmesi çok yanlıştır.

Kim bir şeyin olmasında ısrar ederse, Allahü teâlâ, ona o yolda başarmasını sağlayacak kapılar açar. Allahü teâlâ ezelde, kulu istediği şeye kavuşturmayı dilemiştir. Tercih kendisine ait olduğu için de, elbette her şeyin hesabını verecektir. Bunun için daima iyi, hayırlı şeyleri istemeli, önemli kararları almadan önce de, muhakkak istişare etmeli, danışmalı. Bu bakımdan büyükler, (İstişare etmek, sebebe yapışmaktır ve kıymetli bir ibadettir) buyuruyorlar.