Kendini tanıyan Rabbini tanır

Kendini tanıyan Rabbini tanır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Men arefe nefseh, fekad arefe rabbeh) buyuruyor. Yani insan kendini tanır, kim olduğunu anlarsa, ancak o zaman...

Ubâde Bin Sâmit

Ubâde Bin Sâmit

Akabe bî'atlerinde kavminin temsilcisi olan sahâbî. Resûlullah efendimiz hicretten sonra Medîne'de, Yahûdîlerle antlaşma...

Önce ölmek, sonra olmak

Önce ölmek, sonra olmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Cüneyd-i Bağdadi hazretleri, hocası hayattayken, edebinden tam 30 yıl vaaz ve nasihat etmemişti. Bir gün rüyasında Resulullah...

En güvenilir kimse...

En güvenilir kimse...

O; doğru, doğruların doğrusu... Hiçbir ilahi emre mazhar bulunmadığı gençlik çağında da, insanoğlunun, ruh, selim akıl ve ahlak bakımından en...

Haramlardan o kadar çok korlardı ki...

Haramlardan o kadar çok korlardı ki...

İslam büyükleri haramlardan çok korkarlardı. Bunun için, haram ve şübheli olmayıp, helâl olup, fakat şübheli veya harama sebeb olmak...

Kulunuza ihsan buyurmaz mısınız?

Kulunuza ihsan buyurmaz mısınız?

Nüktedanlığı ile meşhur Muhsinzâde, bir akşam Deli Fuat Paşa’nın konağına iftara gider. Top zamanı yaklaşır, sofraya oturulur. Biraz sonra top atılır,...

Vücutta bütün organlar birbirine muhtaçtır

Vücutta bütün organlar birbirine muhtaçtır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize, Ehl-i sünnet kitaplarını yaymak sûretiyle yapılan hizmetlerin maddi sahibi yoktur, bu hizmetler hepimizindir. Yani her...

Evden çıkarken ve girerken

Evden çıkarken ve girerken

Evinden çıkarken Âyet-el kürsî okumalı. Evden çıkarken “Ayet-el kürsi”yi okuyan, eve dönünceye kadar belâlardan...

Kurtulmak istiyorsan Sultanımızı üzme!..

Kurtulmak istiyorsan Sultanımızı üzme!..

Yıldırım Bayezid Han, Niğbolu zaferinde kazanılan ganimetlerle muhteşem bir mescid yaptırmak ister. Mimarlar bugünkü Ulu cami’nin bulunduğu mevkide karar...

Madem ki sorduk yapmamız lazım

Madem ki sorduk yapmamız lazım

Osmanlılar zamanında bir kaleyi düşmanlar kuşatmış. Müslümanlar kalede 15 kişi kalmışlardı. Yiyecekleri de kalmamış, hiçbir şeyleri yokmuş,...

Yemek duâsı

Yemek duâsı

Yemeğe başlarken besmele çekmek yani “Bismillahirrahmanirrahim” demek ve sonunda “Elhamdülillah” demek sünnettir. Hadis-i...

İnsan ile hayvanın far…

İnançsızlar, ateistler, milletin dînini, ahlâkını yıkmak...

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın onyedinci...

Bayramı idrak etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bayramın hususiyeti...

Anlamak, kalbe nakşetme…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz...

Emîrsiz, tek başına din…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir hadis-i...

İpliği satmaya gönderdi…

Dul bir kadının altı çocuğu bir...

Kainatin Efendisi

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

Emanet, Ebu Talib’de...

Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine...

Bahira’nın beklediği mis…

Efendimiz on iki yaşlarında iken...

Eshab-ı kiram

Üseyd Bin Hudayr

Eshâb-ı kirâmın sancaktarlarından. Medîne'ye İslâmiyeti öğretmek...

Büreyde Bin Hasib

Resûlullahın sancaktarı. Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden olup...

Selmân-ı Fârisî

Ehl-i beytten sayılan İranlı sahâbî. Eshâb-ı...

Hikmetli Sözler

Sevaba ortak mânevî şirke…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bu...

Sonsuza giden sevgide çat…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Mahşerde...

Allah’ın en sevdiği yer

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Silsile-i aliyye büyüklerinden birine zerre kadar benzerlik, deryalar dolusu ibadet kadar değerlidir. Çünkü dinin aslı tâbi olmak, peki demektir. Teslim olmadan, peki demek sözde kalır. Onun için din büyüklerimiz, (Onbaşı, çavuş değil, er olmak lazımdır, çünkü er olan, peki der) buyuruyorlar. Cenab-ı Hak, hepimize dille de, kalbden de, peki demek nasip etsin! Öldüğümüz gün hepimiz aynı beyaz elbiseyi giyineceğiz. Ne makam, ne rütbe, ne de zenginlik kalacak. Hepsi sıfırlanacak.

Dünyanın en bedbaht, en talihsiz insanı, bozuk bir din adamının izinden giden, onun kitabını okuyan, ondan istifade etmeye uğraşandır. Bu zamanda, o bozuk yayınlarda, itikadı bozacak bir kelime okur veya inanırsak, bozuk çevrede bulunursak her şeyimizi kaybederiz.

Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, (Bizim sonumuz ne olacak?) diyen birine, (Eğer gemi selamete erer, sahile çıkarsa yalnız kaptanını çıkarmaz, içinde kim varsa hepsini beraber sahile çıkarır. Onun için hangi gemide olduğumuza dikkat etmeliyiz) buyurmuştur.

Bu büyüklerin gemisine binen, geminin gittiği yere gider. Ehl-i sünnet gemisinin kaptanı belli, gemi de sağlam olduğu için, bu yolda olanların hepsi sonundan ümitlidir. Bütün korku, bir kazayla, dalgınlıkla, şu veya bu şekilde, ahmaklıkla bu gemiden atılma, denize düşme tehlikesidir. Nefsinin isteklerine kapılıp da, hayalhanede yüzerken denize düşenin, sonra tekrar gemiye yetişmesi çok zor olur.

Yanlış bir söz, Allah korusun, insanı küfre düşürür. Bir kalb kırmak veya içinde bulunduğu bu nimetin kıymetini anlamamak büyük felakettir. Böyle büyük nimete kavuşanın, sanki bu hep devam edecekmiş gibi, hiç tehlike yok gibi dikkatsiz hareket etmesi çok yanlıştır.

Kim bir şeyin olmasında ısrar ederse, Allahü teâlâ, ona o yolda başarmasını sağlayacak kapılar açar. Allahü teâlâ ezelde, kulu istediği şeye kavuşturmayı dilemiştir. Tercih kendisine ait olduğu için de, elbette her şeyin hesabını verecektir. Bunun için daima iyi, hayırlı şeyleri istemeli, önemli kararları almadan önce de, muhakkak istişare etmeli, danışmalı. Bu bakımdan büyükler, (İstişare etmek, sebebe yapışmaktır ve kıymetli bir ibadettir) buyuruyorlar.