Ne mutlu imanla ölene!

Ne mutlu imanla ölene!

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir hayvanı gözümüzün önünde ateşe atsalar, vicdanı olan, buna tahammül edemez. Hâl böyleyken...

Hubeyb Bin Adiy

Hubeyb Bin Adiy

Darağacında ilk namaz kılan sahâbî. Uhud savaşında bazı yakınları ölen müşrikler, Müslümanlardan bunların intikamını almak istediler....

Hazreti Hâlid'in üstün başarısı

Hazreti Hâlid'in üstün başarısı

Hazreti Hâlid bin Velid, Müslüman olduktan sonra, ilk olarak Mûte Gazâsında bulundu. İslâm askeri Mûte’ye hareket ederken,...

Ukayl Bin Ebi Tâlib

Ukayl Bin Ebi Tâlib

Hazret-i Ali'nin abisi. Hazret-i Ukayl Peygamberimizin amcası Ebû Tâlib'in dört oğlundan ikincisidir. Başlangıcından beri İslâma yakınlık...

İnsanların en iyisi ve en kötüsü

İnsanların en iyisi ve en kötüsü

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir insan, herkesin ne düşündüğünü anlasa, kaybolan şeylerin nerede olduğunu bilse, her ettiği dua kabul olsa, bu...

Türk Adaleti

Türk Adaleti

Büyük ve uzun ömürlü devletler üstün adaletle kâimdir. Zulüm üzerine kurulmuş devlet ve imparatorluklarda olmuş ise de...

Veren olgun, alan uygun olmalıdır

Veren olgun, alan uygun olmalıdır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Güneş hayat kaynağıdır. Güneş enerjisi olmazsa, hiçbir canlı yaşayamaz. Çünkü Güneş yalnız ışık...

Cimrilik ateşi

Cimrilik ateşi

Resul-i ekrem efendimiz, Kâbe’yi tavaf eden birinin gözyaşları içinde (Ey Beytin sahibi, bu beytin hürmetine beni affet) diye ağlayarak dua...

Benim hediyem de budur

Benim hediyem de budur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ tevbe istiğfar edeni muhakkak affeder. Kim istiğfar ederse, muhakkak kabul olur. Nasr sûresinde mealen,...

Çalışmanın ödülü

Çalışmanın ödülü

Osmanlı padişahları tebdil-i kıyafetle sık sık halkın arasına girer, onlarla konuşur, insanların ve esnafın ne durumda olduğunu görüp anlamaya çalışırlardı....

Dinde bid’at

Dinde bid’at

Kalbi temizlemek için islâmiyete uymak lâzımdır. İslâmiyete uymak da, emirleri yapmakla ve yasaklardan ve bid’atlerden sakınmakla...

Birlik ve beraberlik iç…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize ihlâsla...

İyilik edene teşekkür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünyanın en...

Sa’d Bin Ubâde

Ensârın sancaktarlarından. Sa’d bin Ubâde, ikinci Akabe...

Kıymet bilmek

Suda yaşayan balık suyun kıymetini bilmez...

İmâm-ı a’zam Ebû Hanîf…

Evliyanın büyüklerinden olan Sehl bin Abdüllah...

Yağmur duası

Kânûnî Sultan Süleymân Hân devrinde, bir...

Kainatin Efendisi

Dünya karanlığa gömül…

Fahr-i kâinat efendimiz doğmadan önce...

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat...

Hazret-i Hadice’nin rüya…

Sevgili Peygamberimiz yirmi beş yaşlarında...

Eshab-ı kiram

Aişe-i Sıddıka

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Aişe validemiz, küçük...

Ammâr Bin Yâser

Şehîd oğlu şehîd. Ammâr bin Yâser...

Huzeyfe Bin Yemân

Sevgili Peygamberimizin sırdaşı. Huzeyfe bin Yemân...

Hikmetli Sözler

Allahü teâlâya şükür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İman...

Başarının temeli

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Allah’ın en sevdiği yer

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Silsile-i aliyye büyüklerinden birine zerre kadar benzerlik, deryalar dolusu ibadet kadar değerlidir. Çünkü dinin aslı tâbi olmak, peki demektir. Teslim olmadan, peki demek sözde kalır. Onun için din büyüklerimiz, (Onbaşı, çavuş değil, er olmak lazımdır, çünkü er olan, peki der) buyuruyorlar. Cenab-ı Hak, hepimize dille de, kalbden de, peki demek nasip etsin! Öldüğümüz gün hepimiz aynı beyaz elbiseyi giyineceğiz. Ne makam, ne rütbe, ne de zenginlik kalacak. Hepsi sıfırlanacak.

Dünyanın en bedbaht, en talihsiz insanı, bozuk bir din adamının izinden giden, onun kitabını okuyan, ondan istifade etmeye uğraşandır. Bu zamanda, o bozuk yayınlarda, itikadı bozacak bir kelime okur veya inanırsak, bozuk çevrede bulunursak her şeyimizi kaybederiz.

Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, (Bizim sonumuz ne olacak?) diyen birine, (Eğer gemi selamete erer, sahile çıkarsa yalnız kaptanını çıkarmaz, içinde kim varsa hepsini beraber sahile çıkarır. Onun için hangi gemide olduğumuza dikkat etmeliyiz) buyurmuştur.

Bu büyüklerin gemisine binen, geminin gittiği yere gider. Ehl-i sünnet gemisinin kaptanı belli, gemi de sağlam olduğu için, bu yolda olanların hepsi sonundan ümitlidir. Bütün korku, bir kazayla, dalgınlıkla, şu veya bu şekilde, ahmaklıkla bu gemiden atılma, denize düşme tehlikesidir. Nefsinin isteklerine kapılıp da, hayalhanede yüzerken denize düşenin, sonra tekrar gemiye yetişmesi çok zor olur.

Yanlış bir söz, Allah korusun, insanı küfre düşürür. Bir kalb kırmak veya içinde bulunduğu bu nimetin kıymetini anlamamak büyük felakettir. Böyle büyük nimete kavuşanın, sanki bu hep devam edecekmiş gibi, hiç tehlike yok gibi dikkatsiz hareket etmesi çok yanlıştır.

Kim bir şeyin olmasında ısrar ederse, Allahü teâlâ, ona o yolda başarmasını sağlayacak kapılar açar. Allahü teâlâ ezelde, kulu istediği şeye kavuşturmayı dilemiştir. Tercih kendisine ait olduğu için de, elbette her şeyin hesabını verecektir. Bunun için daima iyi, hayırlı şeyleri istemeli, önemli kararları almadan önce de, muhakkak istişare etmeli, danışmalı. Bu bakımdan büyükler, (İstişare etmek, sebebe yapışmaktır ve kıymetli bir ibadettir) buyuruyorlar.