Her kaptan, içindeki dışına sızar

Her kaptan, içindeki dışına sızar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Güzel ahlaklı olmalı, herkese iyilik etmeli. (Ama bu, iyiliğe lâyık değil) diyerek iyilikten vazgeçmemeli. Karşımızdaki ne...

Nefsin isyan etmediği an yoktur

Nefsin isyan etmediği an yoktur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir hadis-i kudsîde, (Nefsiniz bana düşmandır, siz de ona düşman olun) buyuruluyor. Nefsin düşman olması, (Allahü...

Ukbe Bin Âmir

Ukbe Bin Âmir

Eshâb-ı suffadan. Ukbe bin Âmir, Medîne otlaklarında koyun güderdi. Peygamber efendimizin Medîne'ye hicret ettiğini de dağda haber...

Ateşte yanan, ibadete nasıl koşar?

Ateşte yanan, ibadete nasıl koşar?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından dinimizi doğru öğrenip buna uygun yaşamak, hem de bunları başka insanlara ulaştırıp...

Ana-babanın sorumluluğu

Ana-babanın sorumluluğu

Dinin, sonraki nesillere intikalinde çocukların, gençlerin rolü büyüktür. Bunun için çocuklara önem verip, İslam dini...

Zeyd Bin Sâbit

Zeyd Bin Sâbit

En meşhur vahiy kâtibi Sahâbî. Sevgili Peygamberimiz, Medîne’ye hicret ettikleri zaman, Müslümanlar, akın akın gelip bîat...

Bir şey öğretti, o da bana yetti

Bir şey öğretti, o da bana yetti

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlânın bir kuluna en büyük nimeti, İmam-ı Rabbani hazretleri gibi mübarek bir rehberi, sevgili bir...

Abdullah Bin Atîk

Abdullah Bin Atîk

Medîneli ilk Müslümanlardan. Medîne’de, hicretten önce Hazret-i Es’ad bin Zürâre’nin ve Peygamberimiz tarafından...

Kalp enfarktüsü geçirenler azalıyor

Kalp enfarktüsü geçirenler azalıyor

Ramazanda iftar vaktinde aşırı yemek yemek ve sahurda gece vakti yemek yiyerek yatmanın koroner kalp hastalıklarının ortaya çıkmasına, kalp enfarktüslerine sebep...

Ne mutlu imanla ölene!

Ne mutlu imanla ölene!

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir hayvanı gözümüzün önünde ateşe atsalar, vicdanı olan, buna tahammül edemez. Hâl böyleyken...

Osmanlılarda kılıç ustalığı

Osmanlılarda kılıç ustalığı

Türkler, kılıç kullanmakta da ustaydılar. Bu, şimşirbazlık denilen bir sporun, yani bugünkü eskrim sporunun doğmasına sebep olmuştur. Türk...

Ebû Hüreyre

En çok hadîs-i şerîf rivâyet eden...

Son yongam sensin ama ö…

Sene 1915... Sonbaharın serin yağışlı günlerinden...

Hidayet, fitne ve sabır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bizim vazifemiz...

Reyhane binti Semun

Peygamberimizin hanımlarından. Peygamber efendimiz Hendek savaşından sonra...

Allah’ın habibi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bütün peygamberler...

Yatarken okunacak duâl…

Yatağına E’ûzü ve besmele okuyarak girmeli...

Kainatin Efendisi

O’nun şanı yücedir!

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, sekiz yaşına...

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Emanet, Ebu Talib’de...

Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine...

Eshab-ı kiram

Ebû Ubeyde Bin Cerrâh

Cennetle müjdelenen ümmetin emîni. Araplar arasındaki...

Abdullah Bin Ömer

En çok hadîs bilen sahâbîlerden. Abdullah...

Abdullah Bin Mes'ûd

Kur'ân-ı kerîmi açıktan okuyan ilk...

Hikmetli Sözler

Ancak ihlâslı olanlar kur…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Allah için yapmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur’an-ı...

Dua almaya çalışmalı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ubeydullah-i...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Silsile-i aliyye büyüklerinden birine zerre kadar benzerlik, deryalar dolusu ibadet kadar değerlidir. Çünkü dinin aslı tâbi olmak, peki demektir. Teslim olmadan, peki demek sözde kalır. Onun için din büyüklerimiz, (Onbaşı, çavuş değil, er olmak lazımdır, çünkü er olan, peki der) buyuruyorlar. Cenab-ı Hak, hepimize dille de, kalbden de, peki demek nasip etsin! Öldüğümüz gün hepimiz aynı beyaz elbiseyi giyineceğiz. Ne makam, ne rütbe, ne de zenginlik kalacak. Hepsi sıfırlanacak.

Dünyanın en bedbaht, en talihsiz insanı, bozuk bir din adamının izinden giden, onun kitabını okuyan, ondan istifade etmeye uğraşandır. Bu zamanda, o bozuk yayınlarda, itikadı bozacak bir kelime okur veya inanırsak, bozuk çevrede bulunursak her şeyimizi kaybederiz.

Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, (Bizim sonumuz ne olacak?) diyen birine, (Eğer gemi selamete erer, sahile çıkarsa yalnız kaptanını çıkarmaz, içinde kim varsa hepsini beraber sahile çıkarır. Onun için hangi gemide olduğumuza dikkat etmeliyiz) buyurmuştur.

Bu büyüklerin gemisine binen, geminin gittiği yere gider. Ehl-i sünnet gemisinin kaptanı belli, gemi de sağlam olduğu için, bu yolda olanların hepsi sonundan ümitlidir. Bütün korku, bir kazayla, dalgınlıkla, şu veya bu şekilde, ahmaklıkla bu gemiden atılma, denize düşme tehlikesidir. Nefsinin isteklerine kapılıp da, hayalhanede yüzerken denize düşenin, sonra tekrar gemiye yetişmesi çok zor olur.

Yanlış bir söz, Allah korusun, insanı küfre düşürür. Bir kalb kırmak veya içinde bulunduğu bu nimetin kıymetini anlamamak büyük felakettir. Böyle büyük nimete kavuşanın, sanki bu hep devam edecekmiş gibi, hiç tehlike yok gibi dikkatsiz hareket etmesi çok yanlıştır.

Kim bir şeyin olmasında ısrar ederse, Allahü teâlâ, ona o yolda başarmasını sağlayacak kapılar açar. Allahü teâlâ ezelde, kulu istediği şeye kavuşturmayı dilemiştir. Tercih kendisine ait olduğu için de, elbette her şeyin hesabını verecektir. Bunun için daima iyi, hayırlı şeyleri istemeli, önemli kararları almadan önce de, muhakkak istişare etmeli, danışmalı. Bu bakımdan büyükler, (İstişare etmek, sebebe yapışmaktır ve kıymetli bir ibadettir) buyuruyorlar.