Kendini beğenmek, şirke kadar götürür

Kendini beğenmek, şirke kadar götürür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Yaptığımız iyilikleri unutalım, hatırlamayalım ve hatırlatmayalım. Söylersek başa kakmış gibi oluruz. Allahü teâlânın...

Ameller ve niyet

Ameller ve niyet

Amel, yani iş üçe ayrılır: Birincisi, masıyyet yani günah olan işler. Bunlar, Allahü teâlânın beğenmediği şeylerdir. Allahü...

Annen uykuda günah işlemiyor

Annen uykuda günah işlemiyor

İbadetini beğenmek çok kötüdür. Hele kendi ibadetine bakıp başkasını küçük görmek felakettir. Adam çocuğuyla ibadet...

Kâ'b Bin Mâlik

Kâ'b Bin Mâlik

Peygamber efendimizin şâirlerinden. Kâ'b bin Mâlik, babasının tek oğlu olup hâli vakti yerinde idi. Arabistan'ın ileri gelen...

Sabır ve namazla yardım isteyin!

Sabır ve namazla yardım isteyin!

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Zafere kavuşmanın yolu, sabır ve takvadır. Acele etmemeli, sabretmeli, dili tutmalı. İnsanın selameti, dilini tutmasındadır. İnsan ne...

Kendini tanıyan Rabbini tanır

Kendini tanıyan Rabbini tanır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Men arefe nefseh, fekad arefe rabbeh) buyuruyor. Yani insan kendini tanır, kim olduğunu anlarsa, ancak o zaman...

Ümm-i Eymen

Ümm-i Eymen

Peygamberimizin dadısı. Peygamber efendimiz, doğmadan önce babasını, altı yaşında da annesini kaybetmişti. Hem yetim, hem de öksüz olarak...

Vermezse Mabut

Vermezse Mabut

Sultan Mahmut han, tebdili kıyafet yaparak bir kahveye girer. Yaşlı çaycıya herkesin tıkandı baba diye hitap ettiğini görüp, bu lakabın nereden geldiğini...

Bütün günahların başı; gaflet

Bütün günahların başı; gaflet

Bütün kötülüklerin başı, kalbin Allahü teâlâdan gâfil olmasıdır. Süfyân-ı Sevrî hazretleri, birisi ile...

İhlâs azalınca

İhlâs azalınca

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bu dünya, âhiretin tarlasıdır. Kıyametteki pişmanlığın faydası yoktur. Tevbe istiğfar etmeli. İnsan, kendinden iğrenmeli, din...

Korku ve sevgi

Korku ve sevgi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamız anlatıyor: (Seyyid Abdülhakîm efendiye karşı bir edepsizlik yapmaktan o kadar korkardım ki, belki yanlış bakarım...

BRE HAŞMET hani gidiyor…

Sadrazam Koca Ragıp Mehmed Paşa “Turfa...

Rızıkların daralması

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanlar, dinimizin...

Sağlık ve âfiyet duâ…

Resûlullah şu duâyı çok okurdu: “Allahümme...

Abbas Bin Ubâde

Ensarın muhaciri diye tanınan sahabî. Abbas bin...

Eden kendine eder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müminin yüzüne...

Küfre götüren günah

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Gıybet, küfre...

Kainatin Efendisi

Hazret-i Hadice ile evlen…

Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin...

Ümmetim!.. ümmetim!..

Kâinatın efendisi doğduğu sırada, hazret-i...

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat...

Eshab-ı kiram

Hamne Binti Cahş

Peygamber efendimizin halasının kızı. Ası Ümeyme...

Osman-ı Zinnureyn

Meleklerin bile hayâ ettiği halîfe. Hazret-i...

Ebû Talhâ

Resûlullahın fedâisi. İslâm Güneşi Mekke'de parlarken...

Hikmetli Sözler

Zafere kavuşmak için iki …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İki...

İlaç rafta dururken

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kirâmen...

Yol levhası olup, büyükle…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Silsile-i aliyye büyüklerinden birine zerre kadar benzerlik, deryalar dolusu ibadet kadar değerlidir. Çünkü dinin aslı tâbi olmak, peki demektir. Teslim olmadan, peki demek sözde kalır. Onun için din büyüklerimiz, (Onbaşı, çavuş değil, er olmak lazımdır, çünkü er olan, peki der) buyuruyorlar. Cenab-ı Hak, hepimize dille de, kalbden de, peki demek nasip etsin! Öldüğümüz gün hepimiz aynı beyaz elbiseyi giyineceğiz. Ne makam, ne rütbe, ne de zenginlik kalacak. Hepsi sıfırlanacak.

Dünyanın en bedbaht, en talihsiz insanı, bozuk bir din adamının izinden giden, onun kitabını okuyan, ondan istifade etmeye uğraşandır. Bu zamanda, o bozuk yayınlarda, itikadı bozacak bir kelime okur veya inanırsak, bozuk çevrede bulunursak her şeyimizi kaybederiz.

Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, (Bizim sonumuz ne olacak?) diyen birine, (Eğer gemi selamete erer, sahile çıkarsa yalnız kaptanını çıkarmaz, içinde kim varsa hepsini beraber sahile çıkarır. Onun için hangi gemide olduğumuza dikkat etmeliyiz) buyurmuştur.

Bu büyüklerin gemisine binen, geminin gittiği yere gider. Ehl-i sünnet gemisinin kaptanı belli, gemi de sağlam olduğu için, bu yolda olanların hepsi sonundan ümitlidir. Bütün korku, bir kazayla, dalgınlıkla, şu veya bu şekilde, ahmaklıkla bu gemiden atılma, denize düşme tehlikesidir. Nefsinin isteklerine kapılıp da, hayalhanede yüzerken denize düşenin, sonra tekrar gemiye yetişmesi çok zor olur.

Yanlış bir söz, Allah korusun, insanı küfre düşürür. Bir kalb kırmak veya içinde bulunduğu bu nimetin kıymetini anlamamak büyük felakettir. Böyle büyük nimete kavuşanın, sanki bu hep devam edecekmiş gibi, hiç tehlike yok gibi dikkatsiz hareket etmesi çok yanlıştır.

Kim bir şeyin olmasında ısrar ederse, Allahü teâlâ, ona o yolda başarmasını sağlayacak kapılar açar. Allahü teâlâ ezelde, kulu istediği şeye kavuşturmayı dilemiştir. Tercih kendisine ait olduğu için de, elbette her şeyin hesabını verecektir. Bunun için daima iyi, hayırlı şeyleri istemeli, önemli kararları almadan önce de, muhakkak istişare etmeli, danışmalı. Bu bakımdan büyükler, (İstişare etmek, sebebe yapışmaktır ve kıymetli bir ibadettir) buyuruyorlar.