Abdullah Bin Ömer

Abdullah Bin Ömer

En çok hadîs bilen sahâbîlerden. Abdullah bin Ömer hazretleri, Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden olup, dört...

İman nedir?

İman nedir?

İman, Resûl-i Ekrem efendimizin, Allahü teâlâ tarafından, Peygamber olarak, bütün insanlara getirdiği ve bildirdiği emirlerin hepsini kabul etmektir....

Aklı olan karı koca birbirini üzmez

Aklı olan karı koca birbirini üzmez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Kadınlarınıza eziyet etmeyin! Onlara yumuşak olun, iyilik edin!) ve (Kocası razı olduğu halde ölen kadın, Cennete...

Sonsuz saadet için

Sonsuz saadet için

Dünya ve ahıret saadetine kavuşmak, ancak ve yalnız, dünya ve âhıretin efendisi olan, Muhammed aleyhisselâma tâbi’ olmağa bağlıdır. Ona...

Ukbe Bin Âmir

Ukbe Bin Âmir

Eshâb-ı suffadan. Ukbe bin Âmir, Medîne otlaklarında koyun güderdi. Peygamber efendimizin Medîne'ye hicret ettiğini de dağda haber...

Huzura kavuşmanın iki yolu

Huzura kavuşmanın iki yolu

Bir işin ne olduğu, mahiyeti ve kazandıracağı faydalarını bilmek icab eder. Böyle olunca öğrenmek daha kolay olur. Bunun için Ahlâk ilmini kolay...

Müslümanın üç görevi

Müslümanın üç görevi

Allahü teâlâ islâm dînini, her memlekette, her yeniliği ve buluşu karşılayacak şekilde kurmuştur. İslâm dîni, yalnız sosyal...

Kur’ân-ı kerimi anlamak isteyen

Kur’ân-ı kerimi anlamak isteyen

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Cemaatte rahmet, ayrılıkta azab-ı ilahi vardır) buyuruyor. Müslümanların başına ne geliyorsa, hep...

Boş eve hırsız niye girsin!..

Boş eve hırsız niye girsin!..

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kim, kimi severse, âhirette onunla beraber olacaktır. Bütün arzumuz ve ümidimiz, yollarında dinimize hizmetle...

Kolesterolü düşürüyor

Kolesterolü düşürüyor

Yapılan araştırmalarda; ramazan boyunca total kolesterolde yüzde 8 ile yüzde 12 civarında düşme gözlenmiştir. Kolesterol, bilindiği gibi damarlarda...

Ateşte yanan, ibadete nasıl koşar?

Ateşte yanan, ibadete nasıl koşar?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından dinimizi doğru öğrenip buna uygun yaşamak, hem de bunları başka insanlara ulaştırıp...

Enes Bin Mâlik

Resûlullahın hizmetçisi. Medîneli çocuklar hem koşuyor, hem...

Ramazan ayının her günü…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her bayram...

Evliya zatlara derece t…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Şah-ı Nakşibend...

Fitneden korunmak için

Fitneden korunmak için, “Allahümme innî eûzü-bike...

Übeyy Bin Kâ'b

Kırâati ile meşhûr sahâbî. Sevgili Peygamberimiz sordular: -...

Fitne ve iftira ateşi s…

Kânûnî Sultan Süleymân'ın vezîr-i âzamı olan...

Kainatin Efendisi

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de...

Ümmetim!.. ümmetim!..

Kâinatın efendisi doğduğu sırada, hazret-i...

Kavmini azab ile korkut!

Sevgili Peygamberimize, peygamberliği bildirildi ve...

Eshab-ı kiram

Ümm-i Hiram

Hala sultan olarak tanınan kadın...

Sa’d Bin Ebî Vakkâs

Resûlullahın okçusu. Sa’d bin Ebî Vakkâs...

İkrime Bin Ebî Cehil

Meşhur İslâm kumandanlarından. İkrime bin Ebî...

Hikmetli Sözler

Resulullah’a teşekkür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Hakiki bayram nasıl olur?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Cennete dilediği kapıdan …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dost...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Küfürden sonra en kötü ahlâk, en büyük günah, kibirli olmaktır. Peygamber efendimiz, (Kalbinde zerre kadar kibir olan Cennete giremez) ve (Mal ve şöhret hırsı, iki aç kurttan daha tehlikelidir) buyuruyor. Mal ve şöhret hırsı girdiği kalbi harap eder. Bundan onu ancak, Ehl-i sünnet âlimlerinin sevgisi kurtarır. Sevgi (Peki) demektir, itaat demektir. Çünkü itaat sevgiden doğar. İtaat etmeyenin, (Seviyorum) demesi yalandır. İtaat olmayınca, onun sevgisinin ağaca, kuşa, tabiata olan sevgiden farkı olmaz.

Rey şehrinden bir genç, (Ben âlim ve evliya olmak istiyorum) der. Kalkıp, Mısır’a Zünnûn-i Mısrî hazretlerinin yanına gidip ona 25 sene boyunca talebe olur. Sonra çuvallar dolusu notlarıyla beraber Rey şehrine geçmeden önce, Bağdat’taki büyük bir evliya zatın da duasını almak için onun dergâhına gider. Mübarek zat, sohbetin sonunda, (Herkes gitsin, sen kal!) der. Sonra gence, (Anlat bakalım) der. Genç anlatır:
- Ben, 25 yıl Zünnûn-i Mısrî hazretlerine talebe oldum. Şu kadar not aldım. Şimdi memleketime dönüyorum. Sizden de dua ve nasihat almaya geldim.

O zat, bu talebeden iki şey yapmasını ister. Talebe, (Yaparım) deyince, o zat (Yapamazsın) der. Talebe ısrarla, (Yaparım) der. O zat, (Önce bütün notlarını Dicle Nehrine at! Sonra Rey şehrine gittiğin vakit, Zünnûn-i Mısrî hazretlerinin hiç ismini anmayacaksın, Hocam Zünnûn-i Mısrî demeyeceksin) der. Bunun üzerine talebe der ki:
- Efendim, ölürüm de, bunları yapamam.
- Yapamayacağını baştan söylemiştim.
- Bunları bana yaptıran şey nedir?
- Evladım senin içinden pis kokular geliyor. Senin kalbinde iki ur var. Biri şöhret sevdası, öteki ise kibirdir. Sen, değil başkalarına faydalı olmak, kendine de faydalı olamazsın, bu hâlinle Cehenneme gidersin. Sen insanları etrafına toplayarak şöhrete kavuşmak için tahsil yaptın. Bu zatın ismini, notlarını da şöhretine, kibrine alet edeceksin. İnsanın kalbinden ur çıkmalı ki, nur girsin. Ur çıkmadan nur girmez. Bu ikisi birbirine zıttır. Def-i mefâsid, celb-i menafiden evladır. Yani zarardan korunmak, menfaat sağlamaktan önce gelir. Demek ki zarar yok edilmeden fayda temin edilemez.