Gerçek güzellik ruh güzelliğidir

Gerçek güzellik ruh güzelliğidir

İnsanın ahlâkını düzeltebilmesinde ruh ve kalbin önemli bir yeri vardır. Bunun için ruh ve kalb nedir bunu bilmek gerekir. Kalb ile yürek aynı...

Allahü teâlânın en çok sevdiği kul

Allahü teâlânın en çok sevdiği kul

İnsanlara yapılan iyilikler, âhiretin azablarından kurtulmağa ve Cennet nimetlerinin artmasına sebep olur. Peygamberimiz “sallallahü teâlâ...

Muaviye bin Ebi Süfyan

Muaviye bin Ebi Süfyan

Resulullahın vahiy kâtibi. Hazret-i Muaviye (radıyallahü anh), Peygamber efendimizin kayınbiraderi ve vahiy kâtibi idi. Resulullahın zevcelerinden Habibe...

İçinizde en günahkâr benim

İçinizde en günahkâr benim

Ahmed Rufai hazretleri, bir gün talebelerine der ki: - İçinizde kim bende bir ayıp, bana yakışmayan bir hâl görüyorsa...

Onlara merhamet yok!

Onlara merhamet yok!

Allahü teâlânın rahmeti, şefkati dünyada müminlere ve kâfirlere, herkese birlikte yetiştiği ve herkesin çalışmasına ve iyiliklerine...

Kâinattan haberimiz var mı?

Kâinattan haberimiz var mı?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan vücuduna ait hiçbir şeyden haberimiz olmadığı gibi, kâinattan da haberimiz yoktur. Allahü teâlâ...

Tefsir nedir?

Tefsir nedir?

Tefsîr, din büyüklerinin kalblerine doğan bir nûrdur. Tefsîr kitapları, bu nûrun anahtarıdır. Çekmeceyi anahtarla açınca,...

Dağıtılan miras

Dağıtılan miras

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet âlimleri bilinmesi gereken her şeyi bildirmişlerdir. Nasibi olan, bu bildirilenlere uymuş ve Resulullah'ın...

Dikkat edilecek dört husus

Dikkat edilecek dört husus

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: En büyük varlık, en büyük zenginlik, Ehl-i sünnet itikadında olmaktır. İmam-ı Rabbânî hazretleri,...

Haramlardan o kadar çok korlardı ki...

Haramlardan o kadar çok korlardı ki...

İslam büyükleri haramlardan çok korkarlardı. Bunun için, haram ve şübheli olmayıp, helâl olup, fakat şübheli veya harama sebeb olmak...

Ömer-ül Faruk

Ömer-ül Faruk

Adâletin timsâli ikinci büyük halîfe. Hazret-i Hamza’nın Müslüman olması üzerine, Mekkeli müşriklerin telâş ve...

Allah'tan utanandan her…

Ma'rûf-ı Kerhi Hazretlerinin bir dayısı şehrin...

Allah için yapmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur’an-ı kerimde...

Allah diyen aziz olur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allah diyen...

Sehl Bin Hanîf

Eshâb-ı kirâmın okçularından. Uhud gazâsında bir ara...

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra şanı...

Yanlışlık yoktur

Peygamberler, Allahü teâlâ tarafından kullarına gönderilmiş...

Kainatin Efendisi

Misk kokulu Abdülmuttali…

Peygamber efendimizin babası Hazreti Abdullah...

O’nun şanı yücedir!

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, sekiz yaşına...

Nur’un temiz alından temi…

Âdem aleyhisselamın alnına nakşedilen bu...

Eshab-ı kiram

Hafsa Binti Ömer

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Ömer’in kızı olan...

Cafer-i Tayyar

Cennete uçarak giden sahâbî. Peygamber efendimiz...

Sürâka Bin Mâlik

Eshâb-ı kirâmın süvârilerinden. Peygamber efendimize, Peygamberliğinin...

Hikmetli Sözler

İlme hizmet etmek nasıl o…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Suların...

Birlik ve beraberlik için

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize...

Siz nereden geldiniz?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, vasiyetnamesinin sonunda, (Hiç kimsenin kalbini incitmeyin!) buyuruyor. Başarının sırrı bu dört kelimededir. Bir hizmet, bir iş yaparken, gıybetle, dedikoduyla, iftirayla, münakaşayla, sertlikle kimsenin kalbini incitmemeli. İnsanların kalbini kırıp, kul hakkına girdikten sonra, yaptığımız iyiliklerin hiç faydası olmaz. Sevaplarımız hak sahiplerine verilir, bu da az gelirse, onların günahlarını yükleniriz. İşte buna iflas denir.

Evliya az konuşur, çok şey anlaşılır. Çok şey söyleyip de, en sonunda her şey unutulursa onun kıymeti yoktur. Büyüklerden işittiklerimizi unutmuyoruz. Çünkü evliya zatların sözleri, kalblerinden çıktığı için, o sözlerde rabbani tesir vardır. Merhum hocamız, bunu çok güzel bir örnekle anlatıyor:
Dünyada herkes mektup yazmıştır. Âlimler ve evliya zatlar yazmıştır, İmam-ı Rabbani hazretleri de mektup yazmıştır. Ama onun mektupları kitap olmuştur. Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri (Kur’an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden sonra Mektubat ayarında bir kitap yazılmamıştır) buyuruyor. Neden? Çünkü İmam-ı Rabbani hazretleri, ihlâsın zirvesindeydi, ihlâsla yazdığı için onun mektupları kalıcı oldu. Niçin Eshab-ı kiram bir avuç arpa sadaka vermekle, Eshab-ı kiram olamayanların dağlar kadar verdiği altından daha fazla sevab kazanıyor? Bir avuç arpa nerede, bir dağ dolusu altın nerede? Çünkü Eshab-ı kiramın ihlâsı zirvedeydi.

Başarının sırrı
Demek ki, insan ne kadar ihlâslı olursa hizmetleri o kadar kalıcı ve faydalı olur. Sevabları dağ kadar çok olur. İblis’in ilmi de, ameli de zirvedeydi. Ama ihlâsı yoktu, şeytan oldu. Eğer insanları ilim ve amel kurtarsaydı İblis’i de kurtarırdı. İlim, amel ve ihlâs, ancak üçü beraber olursa insanı kurtarabiliyor. Bu yüzden, yaptığımız iş, ne olursa olsun, ihlâs varsa başarı var, ihlâs yoksa başarı yoktur. Kim olursa olsun, kim ihlâsla yaptıysa o başarılı olmuştur. Kim de yaptığının içerisine menfaatini sokmuşsa, başarısız olmuştur.