Peygamberler ve melekler

Peygamberler ve melekler

Allahü teâlâ, kullarına merhamet ederek, Peygamberler göndermiştir. Bunlarla kullarına doğru yolu, saadet-i ebediyye yolunu göstermiş, kullarını...

Kabir ziyaretinde okunacak duâlar

Kabir ziyaretinde okunacak duâlar

Sünnete uygun ziyâret yapmak için abdest alınır. İki rekât namaz kılıp, sevabı meyyitin ruhuna gönderilir. Kabristana gelince, yer müsait...

Sofu Baba

Sofu Baba

Aşağıda Silsile-i aliyye büyüklerinden Seyyid Fehim Arvasi hazretlerinin teveccühüne kavuşan bir gencin hâli anlatılıyor. Hazret-i Seyyid Fehim,...

Aliyyül Mürteda

Aliyyül Mürteda

Allahın arslanı ve Resûlullahın dâmâdı. Halifeliği devrinde zuhur eden fesatçılarla mücadele ettiğinden, sükun ve huzur bulamamıştır....

Sâbit Bin Kays

Sâbit Bin Kays

Peygamber efendimizin hatîblerinden. 630 senesinde henüz Müslüman olmamış Benî Temim kabîlesinden 80-90 kişilik bir heyet, Peygamber...

Dünyada Cennet hayatı yaşıyoruz

Dünyada Cennet hayatı yaşıyoruz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Doğru iman sahibi olmak, büyük zatları sevmek ve onların yolunda dine hizmet etmek nasip meselesidir. Yani bu nimete kavuşanlar...

İnsanların en iyisi ve en kötüsü

İnsanların en iyisi ve en kötüsü

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir insan, herkesin ne düşündüğünü anlasa, kaybolan şeylerin nerede olduğunu bilse, her ettiği dua kabul olsa, bu...

Abdullah Bin Selâm

Abdullah Bin Selâm

Tevratta Resûlullahın alâmetlerini görüp Müslüman olan sahâbî. Abdullah bin Selâm hazretleri, Eshâb-ı...

Allahü teâlânın merhameti sonsuzdur

Allahü teâlânın merhameti sonsuzdur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir kul, Rabbine az da olsa yaklaşırsa, Rabbi, ona daha çok yaklaşır. Kalbimizi Ona çevireceğiz. Kul, (Yâ Rabbî!)...

Dert ve beladan zevk alanlar

Dert ve beladan zevk alanlar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Büyüklerin başına gelen felaketler, sıkıntılar onları zerre kadar üzmez ve sarsmaz. Mesela bir tüccar olan Şeyh Ahmed-i...

Zat-ı şahanem ile arama kimse giremez

Zat-ı şahanem ile arama kimse giremez

Kemankeş Mustafa Paşa, Dördüncü Murad Han’ın sadrazâmlarındandır. Savaşlardaki gayreti, şecaati, kıvrak zekâsı ve askeri dehasıyla Sekbanbaşı,...

Bahri Dede ve Zigetvar’…

Avusturya arşidükü Maksimilyan, İstanbul Antlaşması’nı bozmuş...

Sevmek itaatle ölçülür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Âmir durumunda...

Böyle Allah deseydin!

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ...

Kınalızâde Ali Çelebi

Kınalızâde Ali Çelebi ilk tahsilini doğduğu...

Onlara merhamet yok!

Allahü teâlânın rahmeti, şefkati dünyada müminlere...

Zeyneb Binti Cahş

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Zeyneb validemiz, Peygamberimizin halasının...

Kainatin Efendisi

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

Süt annenin anlattıkları

Halime Hatun, Peygamber efendimizi, süt...

Misk kokulu Abdülmuttali…

Peygamber efendimizin babası Hazreti Abdullah...

Eshab-ı kiram

Aişe-i Sıddıka

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Aişe validemiz, küçük...

Büreyde Bin Hasib

Resûlullahın sancaktarı. Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden olup...

Osman Bin Talhâ

Kâbe'nin hizmetinde olan sahâbî. Osman bin...

Hikmetli Sözler

İki yolun farkı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Dünyada Cennet hayatı yaş…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Doğru...

Hizmetlerde ihlâs esastır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliya...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, vasiyetnamesinin sonunda, (Hiç kimsenin kalbini incitmeyin!) buyuruyor. Başarının sırrı bu dört kelimededir. Bir hizmet, bir iş yaparken, gıybetle, dedikoduyla, iftirayla, münakaşayla, sertlikle kimsenin kalbini incitmemeli. İnsanların kalbini kırıp, kul hakkına girdikten sonra, yaptığımız iyiliklerin hiç faydası olmaz. Sevaplarımız hak sahiplerine verilir, bu da az gelirse, onların günahlarını yükleniriz. İşte buna iflas denir.

Evliya az konuşur, çok şey anlaşılır. Çok şey söyleyip de, en sonunda her şey unutulursa onun kıymeti yoktur. Büyüklerden işittiklerimizi unutmuyoruz. Çünkü evliya zatların sözleri, kalblerinden çıktığı için, o sözlerde rabbani tesir vardır. Merhum hocamız, bunu çok güzel bir örnekle anlatıyor:
Dünyada herkes mektup yazmıştır. Âlimler ve evliya zatlar yazmıştır, İmam-ı Rabbani hazretleri de mektup yazmıştır. Ama onun mektupları kitap olmuştur. Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri (Kur’an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden sonra Mektubat ayarında bir kitap yazılmamıştır) buyuruyor. Neden? Çünkü İmam-ı Rabbani hazretleri, ihlâsın zirvesindeydi, ihlâsla yazdığı için onun mektupları kalıcı oldu. Niçin Eshab-ı kiram bir avuç arpa sadaka vermekle, Eshab-ı kiram olamayanların dağlar kadar verdiği altından daha fazla sevab kazanıyor? Bir avuç arpa nerede, bir dağ dolusu altın nerede? Çünkü Eshab-ı kiramın ihlâsı zirvedeydi.

Başarının sırrı
Demek ki, insan ne kadar ihlâslı olursa hizmetleri o kadar kalıcı ve faydalı olur. Sevabları dağ kadar çok olur. İblis’in ilmi de, ameli de zirvedeydi. Ama ihlâsı yoktu, şeytan oldu. Eğer insanları ilim ve amel kurtarsaydı İblis’i de kurtarırdı. İlim, amel ve ihlâs, ancak üçü beraber olursa insanı kurtarabiliyor. Bu yüzden, yaptığımız iş, ne olursa olsun, ihlâs varsa başarı var, ihlâs yoksa başarı yoktur. Kim olursa olsun, kim ihlâsla yaptıysa o başarılı olmuştur. Kim de yaptığının içerisine menfaatini sokmuşsa, başarısız olmuştur.