Allahü teâlâya iman

Allahü teâlâya iman

Allahü teâlâ zâtı ile vardır. Varlığı kendi kendiyledir. Şimdi var olduğu gibi, hep var idi ve hep var olacaktır. Varlığının önünde ve sonunda...

Ben ağlamayayım da kim ağlasın

Ben ağlamayayım da kim ağlasın

Emekli bir albay anlatır: Sultan Ahmet camiine gidiyorum her sabah, ne kadar erken gidersem gideyim mihrabın bir kenarında saçı sakalı bembeyaz olmuş ihtiyar bir adam...

Haccac bin İlat

Haccac bin İlat

Mekkeli sahabilerden. Haccac bin İlat'in İslâma girişi şöyle olmuştur: Haccac bin Ilat, Süleym oğulları kabilesinden bir cemaatle birlikte,...

Büyük zatları inkâr etmek felakettir

Büyük zatları inkâr etmek felakettir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müslümanlar bir araya geldikleri zaman, bilseler de bilmeseler de, anlasalar da anlamasalar da, konuşsalar da konuşmasalar da,...

Veren de O alan da O!..

Veren de O alan da O!..

Yavuz Sultan Selim Han Mısır’ı zaptettiği zaman, Cuma namazını Ezher Camiinde kıldı. Namazı kıldıran hatib için yüz altın bağışladı. Bunu önceden...

Ameller, niyete bağlıdır

Ameller, niyete bağlıdır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimizde esas olan, niyettir. Güzel ve doğru niyet şarttır. Müminin niyeti, amelinden önce gelir. Peygamber efendimiz,...

Âlim, kitaptan söyleyendir

Âlim, kitaptan söyleyendir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir kimse dinden bahsederken, (Bu bana aittir, bunu ben söyledim) derse, onun karşısına, yine kendinden bahseden bir başka...

Kalb ve ruhu anlayabilmek için

Kalb ve ruhu anlayabilmek için

Güzel ahlâklı, iyi bir insan olabilmek için kalbi ve ruhu tanımaya ve kalb ve ruh temizliğine ihtiyaç vardır. Kalb ve ruhu anlayabilmek için...

Allahü teâlânın en çok sevdiği kul

Allahü teâlânın en çok sevdiği kul

İnsanlara yapılan iyilikler, âhiretin azablarından kurtulmağa ve Cennet nimetlerinin artmasına sebep olur. Peygamberimiz “sallallahü teâlâ...

Benim sonum ne olacak

Benim sonum ne olacak

Ali Bekka hazretleri çok ağlardı. Öyle ki, gözyaşı tuzlu olduğu için yüzünde aktığı yerde iz bırakmıştı, yani devamlı aktığı için...

Ebû Seleme

Ebû Seleme

Tek başına hicret eden sahâbî. Allahü teâlânın emriyle sevgili Peygamberimiz, Müslümanlara Medîne'ye hicret için...

Abdullah Bin Ümm-i Mekt…

Peygamberimizin müezzinlerinden. Abdullah bin Ümm-i Mektûm, Peygamberimizin...

Resulullaha iman etmedi…

Bir kimse, Muhammed aleyhisselama iman etmedikçe...

Muhterem annenin vefatı

Sevgili Peygamberimizin, üç-beş yaşlarında bile hususi...

Ümm-i Eymen

Peygamberimizin dadısı. Peygamber efendimiz, doğmadan önce babasını...

Ezan duâsı

Resûlullah buyurdu ki:”Ezan okunurken şu duâyı...

Mikdâd Bin Esved

Resûlullahın süvârilerinden. Hicretin ikinci yılında Bedir savaşı...

Kainatin Efendisi

Süt anne Halime Hatun

Amine validemiz, nurlu yavrusunu kucağına...

Bahira’nın beklediği mis…

Efendimiz on iki yaşlarında iken...

Hazret-i Hadice ile evlen…

Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin...

Eshab-ı kiram

Osman-ı Zinnureyn

Meleklerin bile hayâ ettiği halîfe. Hazret-i...

Abdurrahman Bin Avf

Cennetle müjdelenen on sahâbîden biri. Abdurrahman...

Ukbe Bin Âmir

Eshâb-ı suffadan. Ukbe bin Âmir, Medîne...

Hikmetli Sözler

Kapalı olan kaba su dolma…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Kim sevilir, kim sevilmez…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müslüman...

İlmin kabı amel, amelinki…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, vasiyetnamesinin sonunda, (Hiç kimsenin kalbini incitmeyin!) buyuruyor. Başarının sırrı bu dört kelimededir. Bir hizmet, bir iş yaparken, gıybetle, dedikoduyla, iftirayla, münakaşayla, sertlikle kimsenin kalbini incitmemeli. İnsanların kalbini kırıp, kul hakkına girdikten sonra, yaptığımız iyiliklerin hiç faydası olmaz. Sevaplarımız hak sahiplerine verilir, bu da az gelirse, onların günahlarını yükleniriz. İşte buna iflas denir.

Evliya az konuşur, çok şey anlaşılır. Çok şey söyleyip de, en sonunda her şey unutulursa onun kıymeti yoktur. Büyüklerden işittiklerimizi unutmuyoruz. Çünkü evliya zatların sözleri, kalblerinden çıktığı için, o sözlerde rabbani tesir vardır. Merhum hocamız, bunu çok güzel bir örnekle anlatıyor:
Dünyada herkes mektup yazmıştır. Âlimler ve evliya zatlar yazmıştır, İmam-ı Rabbani hazretleri de mektup yazmıştır. Ama onun mektupları kitap olmuştur. Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri (Kur’an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden sonra Mektubat ayarında bir kitap yazılmamıştır) buyuruyor. Neden? Çünkü İmam-ı Rabbani hazretleri, ihlâsın zirvesindeydi, ihlâsla yazdığı için onun mektupları kalıcı oldu. Niçin Eshab-ı kiram bir avuç arpa sadaka vermekle, Eshab-ı kiram olamayanların dağlar kadar verdiği altından daha fazla sevab kazanıyor? Bir avuç arpa nerede, bir dağ dolusu altın nerede? Çünkü Eshab-ı kiramın ihlâsı zirvedeydi.

Başarının sırrı
Demek ki, insan ne kadar ihlâslı olursa hizmetleri o kadar kalıcı ve faydalı olur. Sevabları dağ kadar çok olur. İblis’in ilmi de, ameli de zirvedeydi. Ama ihlâsı yoktu, şeytan oldu. Eğer insanları ilim ve amel kurtarsaydı İblis’i de kurtarırdı. İlim, amel ve ihlâs, ancak üçü beraber olursa insanı kurtarabiliyor. Bu yüzden, yaptığımız iş, ne olursa olsun, ihlâs varsa başarı var, ihlâs yoksa başarı yoktur. Kim olursa olsun, kim ihlâsla yaptıysa o başarılı olmuştur. Kim de yaptığının içerisine menfaatini sokmuşsa, başarısız olmuştur.