Kendine tercih

Kendine tercih

Müslüman her konuda, din kardeşini kendine tercih etmelidir. Kâmil imanın alameti budur. Birçok talebesi, dergâhı olan bir şeyhi, yıllar...

İnsan ile hayvanın farkı

İnsan ile hayvanın farkı

İnançsızlar, ateistler, milletin dînini, ahlâkını yıkmak için küçücük çocuklardan başlıyorlar işe. Çocuklara,...

Din nedir?

Din nedir?

Din, insanları sonsuz saadete götürmek için Allahü teâlâ tarafından gösterilen yol demektir. Din ismi altında insanların uydurduğu...

Hoş geldin ya Resulallah

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat gök, kısaca bütün âlem büyük bir hürmet ve sevinç içinde; Seyyid-il-Mürselin,...

Bir kula verilecek en büyük nimet

Bir kula verilecek en büyük nimet

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Asıl maksadımız, Allahü teâlânın marifetini elde etmek yani Onu hakkıyla tanımak olmalıdır. Marifetullah iki...

Abdullah Bin Zeyd

Abdullah Bin Zeyd

Sâhib-ül ezân. Hicretten sonra Medîne'de Peygamber efendimizin mescidi yapılmış, burada Müslümanlar cemaatle namaz kılıyorlardı....

Amr Bin Âs

Amr Bin Âs

Meşhûr Arab dâhîlerinden. Önceleri kabîlesine uyarak, İslâm aleyhinde çalışan Amr bin Âs, sonra yaptıklarına pişman olarak...

Başarının temeli

Başarının temeli

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir saatin düzgün çalışması, vakti doğru göstermesi için, içindeki bütün dişlilerin,...

Sevmek lafla değil, itaatle belli olur

Sevmek lafla değil, itaatle belli olur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Muhabbet, gayet ince ve hassas bir yoldur. Bir Ehl-i sünnet âlimini sevdiğini söyleyen kimsenin, ona itaat etmesi gerekir....

Eden kendine eder

Eden kendine eder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimiz, baştan sona iyilik etmek, din kardeşine faydalı olmak dinidir. Bir Müslümanın, din kardeşinin dünya veya...

Dine hizmet, ateşten gömlek giymek gibidir

Dine hizmet, ateşten gömlek giymek gibidir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine hizmet, ateşten gömlek giymeye benzer. Yani vebali ağırdır, çok hassas, çok dikkatli olmak gerekir. Dine hizmetten...

Abid zümresinden olmak…

Peygamberimiz aleyhisselâm buyurdu ki, “Yâ Ebâ...

Çarşıya giderken ve b…

Lâ ilâhe illallahü vahde hü lâ...

Nasihatlerin ilki

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i aliyye...

Süheyb-i Rûmî

Allah yolunda malını mülkünü terkeden sahâbî. Ka'be-i...

Yağmur duası

Kânûnî Sultan Süleymân Hân devrinde, bir...

Boş eve hırsız niye gir…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kim, kimi...

Kainatin Efendisi

Muhterem annenin vefatı

Sevgili Peygamberimizin, üç-beş yaşlarında bile...

Süt anne Halime Hatun

Amine validemiz, nurlu yavrusunu kucağına...

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat...

Eshab-ı kiram

Osman Bin Talhâ

Kâbe'nin hizmetinde olan sahâbî. Osman bin...

Halime Hatun

Peygamberimizin sütannesi. Mekke'nin havası, yeni doğan...

Ebüdderdâ

Kâdılık yapan sahâbîlerden. Ebüdderdâ hazretleri, Bedir...

Hikmetli Sözler

İman nimetine nasıl şükre…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allah...

Cennette beraber olma müj…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Günler...

Kendimizi düzeltmeden baş…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Asıl...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, vasiyetnamesinin sonunda, (Hiç kimsenin kalbini incitmeyin!) buyuruyor. Başarının sırrı bu dört kelimededir. Bir hizmet, bir iş yaparken, gıybetle, dedikoduyla, iftirayla, münakaşayla, sertlikle kimsenin kalbini incitmemeli. İnsanların kalbini kırıp, kul hakkına girdikten sonra, yaptığımız iyiliklerin hiç faydası olmaz. Sevaplarımız hak sahiplerine verilir, bu da az gelirse, onların günahlarını yükleniriz. İşte buna iflas denir.

Evliya az konuşur, çok şey anlaşılır. Çok şey söyleyip de, en sonunda her şey unutulursa onun kıymeti yoktur. Büyüklerden işittiklerimizi unutmuyoruz. Çünkü evliya zatların sözleri, kalblerinden çıktığı için, o sözlerde rabbani tesir vardır. Merhum hocamız, bunu çok güzel bir örnekle anlatıyor:
Dünyada herkes mektup yazmıştır. Âlimler ve evliya zatlar yazmıştır, İmam-ı Rabbani hazretleri de mektup yazmıştır. Ama onun mektupları kitap olmuştur. Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri (Kur’an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden sonra Mektubat ayarında bir kitap yazılmamıştır) buyuruyor. Neden? Çünkü İmam-ı Rabbani hazretleri, ihlâsın zirvesindeydi, ihlâsla yazdığı için onun mektupları kalıcı oldu. Niçin Eshab-ı kiram bir avuç arpa sadaka vermekle, Eshab-ı kiram olamayanların dağlar kadar verdiği altından daha fazla sevab kazanıyor? Bir avuç arpa nerede, bir dağ dolusu altın nerede? Çünkü Eshab-ı kiramın ihlâsı zirvedeydi.

Başarının sırrı
Demek ki, insan ne kadar ihlâslı olursa hizmetleri o kadar kalıcı ve faydalı olur. Sevabları dağ kadar çok olur. İblis’in ilmi de, ameli de zirvedeydi. Ama ihlâsı yoktu, şeytan oldu. Eğer insanları ilim ve amel kurtarsaydı İblis’i de kurtarırdı. İlim, amel ve ihlâs, ancak üçü beraber olursa insanı kurtarabiliyor. Bu yüzden, yaptığımız iş, ne olursa olsun, ihlâs varsa başarı var, ihlâs yoksa başarı yoktur. Kim olursa olsun, kim ihlâsla yaptıysa o başarılı olmuştur. Kim de yaptığının içerisine menfaatini sokmuşsa, başarısız olmuştur.