Nefsi zayıflatmak ibadet etmekle olur

Nefsi zayıflatmak ibadet etmekle olur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: En kıymetli ibadet namazdır. Çünkü namaz, her gün Allahü teâlâyı hatırlatan bir zikirdir. Zikir,...

Minareden okunan şiir

Minareden okunan şiir

Büyük çoğunluğu, yüksek rütbeli Osmanlı devlet adamlarından meydana gelen Hacc kafilesi, Fahr-i Âlem, Resul-i Ekrem, Sallallahü aleyhi ve...

İhlâssız iş yürümez

İhlâssız iş yürümez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İslamiyet’e hizmet ederken büyüklerimize tâbi olmak ve söz dinlemek çok önemlidir....

Vücutta bütün organlar birbirine muhtaçtır

Vücutta bütün organlar birbirine muhtaçtır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize, Ehl-i sünnet kitaplarını yaymak sûretiyle yapılan hizmetlerin maddi sahibi yoktur, bu hizmetler hepimizindir. Yani her...

“Hacer-ül-Esved”in yeri

“Hacer-ül-Esved”in yeri

Resulullah efendimiz otuz beş yaşında iken Kabe hakemi... O zaman, yağmur ve seller Kabe’nin duvarlarını iyice yıpratmış... Ayrıca çıkan bir yangın,...

Git, sebeplere yapış

Git, sebeplere yapış

Bir şahıs, heyecan ve ızdırapla, Cafer-i Sadık hazretlerinin huzuruna gelerek der ki: - Ne olursunuz efendim, Allah'a bana daha fazla rızk vermesi için dua edin,...

Oruç, tansiyona karşı iyi geliyor

Oruç, tansiyona karşı iyi geliyor

Vücut kendisine verilen fuzuli besinlerin zararından korunabilmek için hazım kanalı organlarının vazifelerinde azaltma yaparak mide-bağırsak-karaciğer ve...

Cennete dilediği kapıdan girenler

Cennete dilediği kapıdan girenler

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dost düşman, herkesi güler yüz ve tatlı dille karşılamalı, hiç kimseyle münakaşa etmemeli. Herkesin...

Ebû Ubeyde Bin Cerrâh

Ebû Ubeyde Bin Cerrâh

Cennetle müjdelenen ümmetin emîni. Araplar arasındaki nâdir okuma-yazma bilenlerden olan Ebû Ubeyde bin Cerrâh ve arkadaşları Osman bin...

Önce ölmek, sonra olmak

Önce ölmek, sonra olmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Cüneyd-i Bağdadi hazretleri, hocası hayattayken, edebinden tam 30 yıl vaaz ve nasihat etmemişti. Bir gün rüyasında Resulullah...

Bereket Duâsı

Bereket Duâsı

“Ruh-ul-beyan” da diyor ki, “Eshâb-ı Kehfin Kur’an-ı kerim harfleri ile isimleri yazılı kâğıdı evinde, iş yerinde, üstünde...

Onlara merhamet yok!

Allahü teâlânın rahmeti, şefkati dünyada müminlere...

Medenî olmanın iki şart…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Medeniyet, şehirleri...

Cennet ve Cehennem

Kıyâmet günü Allahü teâlânın izni ile...

Ameller, niyete bağlıdı…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimizde esas...

O aslında bizi değil, h…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet...

Hâlid Bin Sa'id Bin Âs

İlk Müslüman olan sâhabilerden. Resûlullah efendimiz, İslâmiyeti...

Kainatin Efendisi

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat...

Eshab-ı kiram

Ebû Katâde

Resûlullahın süvârilerinden. Peygamber efendimizin develerini Medîne’de...

Abdullah Bin Sühely

Bedir'de babasına karşı savaşan sahâbî. Abdullah...

Ümm-i Hiram

Hala sultan olarak tanınan kadın...

Hikmetli Sözler

Âhirette kurtulmanın ilk …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Allahü...

Cennette beraber olma müj…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Günler...

Başarılı olmak için

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, vasiyetnamesinin sonunda, (Hiç kimsenin kalbini incitmeyin!) buyuruyor. Başarının sırrı bu dört kelimededir. Bir hizmet, bir iş yaparken, gıybetle, dedikoduyla, iftirayla, münakaşayla, sertlikle kimsenin kalbini incitmemeli. İnsanların kalbini kırıp, kul hakkına girdikten sonra, yaptığımız iyiliklerin hiç faydası olmaz. Sevaplarımız hak sahiplerine verilir, bu da az gelirse, onların günahlarını yükleniriz. İşte buna iflas denir.

Evliya az konuşur, çok şey anlaşılır. Çok şey söyleyip de, en sonunda her şey unutulursa onun kıymeti yoktur. Büyüklerden işittiklerimizi unutmuyoruz. Çünkü evliya zatların sözleri, kalblerinden çıktığı için, o sözlerde rabbani tesir vardır. Merhum hocamız, bunu çok güzel bir örnekle anlatıyor:
Dünyada herkes mektup yazmıştır. Âlimler ve evliya zatlar yazmıştır, İmam-ı Rabbani hazretleri de mektup yazmıştır. Ama onun mektupları kitap olmuştur. Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri (Kur’an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden sonra Mektubat ayarında bir kitap yazılmamıştır) buyuruyor. Neden? Çünkü İmam-ı Rabbani hazretleri, ihlâsın zirvesindeydi, ihlâsla yazdığı için onun mektupları kalıcı oldu. Niçin Eshab-ı kiram bir avuç arpa sadaka vermekle, Eshab-ı kiram olamayanların dağlar kadar verdiği altından daha fazla sevab kazanıyor? Bir avuç arpa nerede, bir dağ dolusu altın nerede? Çünkü Eshab-ı kiramın ihlâsı zirvedeydi.

Başarının sırrı
Demek ki, insan ne kadar ihlâslı olursa hizmetleri o kadar kalıcı ve faydalı olur. Sevabları dağ kadar çok olur. İblis’in ilmi de, ameli de zirvedeydi. Ama ihlâsı yoktu, şeytan oldu. Eğer insanları ilim ve amel kurtarsaydı İblis’i de kurtarırdı. İlim, amel ve ihlâs, ancak üçü beraber olursa insanı kurtarabiliyor. Bu yüzden, yaptığımız iş, ne olursa olsun, ihlâs varsa başarı var, ihlâs yoksa başarı yoktur. Kim olursa olsun, kim ihlâsla yaptıysa o başarılı olmuştur. Kim de yaptığının içerisine menfaatini sokmuşsa, başarısız olmuştur.