Zeyd Bin Hârise

Zeyd Bin Hârise

İlk îman eden köle. Zeytin gözlü çocuk, korkuyordu... Çünkü Arabistan’ın meşhur Ukaz Panayırı, karmakarışıktı. Burası,...

Hakiki bayram nasıl olur?

Hakiki bayram nasıl olur?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ, nice bayramlara kavuştursun! Ramazan-ı şerif geldi geçti, inşallah hakkını verebilmişizdir, inşallah,...

Başarı ve sevginin sırrı

Başarı ve sevginin sırrı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Başarılı bir iş adamı olan, büyük bir zata, (Hem başarılısınız, hem de herkes sizi seviyor. Bu nasıl oluyor?) diye soruluyor. O da...

Çarşıya giderken ve başka zamanlarda

Çarşıya giderken ve başka zamanlarda

Lâ ilâhe illallahü vahde hü lâ şerîke leh, le hül mülkü ve le hül hamdü, yuhyî ve yümît, ve...

Seleme Bin Hişâm

Seleme Bin Hişâm

Kardeşlerinin işkence ettiği sahâbî. Mekke ufuklarını aydınlatan hidâyet nûru, kalb ve gönüllere yansıyınca, İslâmiyetin...

Habbâb Bin Eret

Habbâb Bin Eret

İlk Müslüman sahâbîlerden. Hazret-i Habbâb demirci olup, kılıç yapardı. Peygamber efendimiz onun dükkânına gider, onunla...

İnsan tek başına kurtulamaz

İnsan tek başına kurtulamaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan birkaç saniye bile olsa, elini ateşe süremez. Kibrit alevi bile, insanın canını yakmaya yeter. Âdem aleyhisselam...

Bir şeye düşkün olmak

Bir şeye düşkün olmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ, peygamberleri vasıtasıyla kendi rızasına götüren bir yol vermiştir. Bu yolun ismi dindir. Her...

Sırat köprüsünde yedi sual

Sırat köprüsünde yedi sual

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, (Sırat köprüsünde her Müslümana, imandan,...

Azm-ü, cezm-ü kast eyledük

Azm-ü, cezm-ü kast eyledük

Ramazan başında Darulhilâfe, Derseadet (hilâfet merkezi İstanbul) gibi İslâm toprakları yer yer süslenmiş, ramazan öncesinde karanlık olan...

Kusur, bakan gözdedir

Kusur, bakan gözdedir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resulullah) sözünün, söylenmesi kolay, ama değeri çok...

Ebüdderdâ

Kâdılık yapan sahâbîlerden. Ebüdderdâ hazretleri, Bedir seferi...

Sevbân

Resûlullahın hizmetçisi. Hazret-i Sevbân aslen Yemenliydi. Esîr...

Güneş ve aynalar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Güneşin karşısına...

Alın yazısını okumak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Herkesin yaptığı...

Hansa Hatun

Meşhur kadın şair sahabilerden. Peygamber efendimiz zamanında...

Kendini tanıyan Rabbini…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz...

Kainatin Efendisi

Süt anne Halime Hatun

Amine validemiz, nurlu yavrusunu kucağına...

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat...

Nur’un yaratılması

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Allahü teâlânın...

Eshab-ı kiram

Seleme Bin Ekvâ

Piyâdelerin en hayırlısı. Hudeybiye anlaşmasının yapıldığı...

Abdullah Bin Atîk

Medîneli ilk Müslümanlardan. Medîne’de, hicretten önce...

Abdullah Bin Cahş

Uhud şehîdlerinden. Sa’d bin Ebî Vakkâs...

Hikmetli Sözler

İşi adam yapar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Başarılı...

Karşılık, niyete göredir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Ameller...

Sevgi büyükten, yukarıdan…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliya...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Dinimize hizmet ederken başarının yüzde sekseni gönül almak, kalb incitmemektir. Maiyetini, yani ailesini ve emri altında çalışanları üzmemektir. Kimsenin bedduasını almamaktır. Geriye kalan yüzde yirmisi de, çalışmaktır. Sebebe yapışmak için çalışmalı, ama başarının zerresini bile kendimizden bilmemeliyiz. Cereyan gelmeyince motor çalışmadığı gibi, bu büyüklerden de himmet gelmezse hizmetler durur. Yoksa hâşâ, dine hakkıyla hizmet etmek gibi zor bir vazife, bizim gibilerin yapacağı iş değildir.

Büyük zatlar, hiç kimsenin kaşına, gözüne veya işine bakmaz. Allah korkusuna, kalbindeki ihlâsa ve maiyetine karşı olan şefkatine bakarlar. Bir kimse, maiyetini kırıyor ve üzüyorsa, yaptığı hizmet ne kadar büyük görünürse görünsün, hiç kıymeti yoktur ve hizmetleri onu asla affettirmez. Ama din kardeşinin kendinden bin kere daha aziz, bin kere daha makbul, bin kere daha emin ve bin kere daha şefkatli olduğuna inanan kimse, çok kıymetlidir ve büyükler böyle kimseleri çok severler.

Asıl mayamızı kaybetmemeliyiz, parayı âhirete tercih etmemeliyiz. Parada sevgi, şefkat, merhamet ve af yoktur. Onun için, dünyaya düşkün olanda, insanlara karşı hiç af ve merhamet bulunmaz. Fakat kendileri de gece gündüz acı ve ızdırap içinde yaşarlar. Keyifli gözükseler de, neşelerinin hepsi sahtedir. Bir lokmayı bile ağız tadıyla yiyemezler. Çünkü para canavardır, engerek yılanıdır. Kalbe yerleştirilen bu yılanın her an sokması, o kimseyi her an rahatsız etmesi gayet tabiîdir.

Âhirete inanan ve âhiret için çalışanda ise şefkat, merhamet, af, cömertlik, gözyaşı ve sevmek vardır. Onlar için Allah sevgisi her şeyin üstünde olduğundan, oraya ne yılan ne de şeytan girer. Dünyanın en mutlu insanı onlardır. Âhireti dünyaya tercih ettikleri için de, Allahü teâlâ o parayı, o dünyayı onlara hizmetçi yapar. Nitekim Cenab-ı Hak bir hadis-i kudsîde, (Ey dünya, bana hizmet edenlere hizmetçi ol! Sana hizmet edenler de, senin hizmetçin olsun! Onlara zorluk çıkar! Onları her iyilikten, her güzellikten mahrum et!) buyuruyor. O hâlde, hem dünyaya, hem de âhiret nimetlerine kavuşmak için tek gaye, Allahü teâlânın dinine hizmet olmalıdır.