Taptığınız ayağımın altında

Taptığınız ayağımın altında

Muhyiddin-i Arabi hazretleri, büyük veli ve müctehid idi. Konya’ya gelip, Sadreddin-i Konevinin üvey babası oldu. Nakil ettiği bilgilerin hepsi,...

Âmir Bin Füheyre

Âmir Bin Füheyre

Meleklerin defnettiği sahâbî. Âmir bin Füheyre hazretleri, Tufeyl bin Abdullah’ın çobanıydı. Nice yıllar herşeylerini kaybedip,...

Biz çok bahtiyarız

Biz çok bahtiyarız

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı Rabbani hazretleri, (Bu yolda bulunan, patavatsız, edepsiz, pervasız da olsa azizdir ve makbuldür) buyuruyor....

Berâ Bin Âzib

Berâ Bin Âzib

Kıblenin değiştiğini haber veren sahâbî. Berâ bin Âzib, Resûlullahın hicretinden önce Medîne-i münevverede...

Hakîkî imana kavuşmak için

Hakîkî imana kavuşmak için

Sehl bin Abdüllah-i Tüsterî buyuruyor ki; “Hakîkî imana kavuşmak için, dört şey lâzımdır: Bütün farzları edeble...

Kullanma kılavuzu

Kullanma kılavuzu

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kendi kurallarımızı kendimiz koymaya kalkışırsak, huzur ve rahat bulamayız. Nasıl bir firma, bir makineyi ne şekilde kullanılması...

Seddad Bin Evs

Seddad Bin Evs

Ailece müslüman olan sahabilerden. Seddad bin Evs, Medineli ensardan idi. Müslüman bir aile ocağında yetişti. Yaşı küçük olduğu...

Dinimize uyan rahat eder

Dinimize uyan rahat eder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Geçimsizlikler, hep dinimizin dışına çıkmaktan dolayıdır. Nitekim Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî...

Abdullah Bin Ümm-i Mektûm

Abdullah Bin Ümm-i Mektûm

Peygamberimizin müezzinlerinden. Abdullah bin Ümm-i Mektûm, Peygamberimizin İslâmiyeti anlatmaya başladığı ilk zamanlarda îman ile...

Bir ağadır gidiyor!..

Bir ağadır gidiyor!..

Osmanlı’nın en önemli devlet adamlarından Sadrazam Koca Ragıp Mehmed Paşa’dan çok bahsedildi. Paşa, Devlet-i Osmani’nin neredeyse bütün...

Peygamberler ve melekler

Peygamberler ve melekler

Allahü teâlâ, kullarına merhamet ederek, Peygamberler göndermiştir. Bunlarla kullarına doğru yolu, saadet-i ebediyye yolunu göstermiş, kullarını...

Hiçbir kusur görülme…

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, hiçbir hareketinde, hiçbir...

Zafere kavuşmak için ik…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İki şeye...

Kurtulmak istiyorsan Su…

Yıldırım Bayezid Han, Niğbolu zaferinde kazanılan...

Günahları gizlemelidir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Önceki ümmetlerde...

Namazını ben kıldırayım

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddîn Fenârî'nin...

Başarı ve sevginin sırr…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Başarılı bir...

Kainatin Efendisi

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın...

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

Nur’un temiz alından temi…

Âdem aleyhisselamın alnına nakşedilen bu...

Eshab-ı kiram

Abdurrahman Bin Avf

Cennetle müjdelenen on sahâbîden biri. Abdurrahman...

Âmir Bin Füheyre

Meleklerin defnettiği sahâbî. Âmir bin Füheyre...

Ebû Hüreyre

En çok hadîs-i şerîf rivâyet...

Hikmetli Sözler

Ancak ihlâslı olanlar kur…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Resulullah’a teşekkür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Ameller, niyete bağlıdır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimizde...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Muhabbet, gayet ince ve hassas bir yoldur. Bir Ehl-i sünnet âlimini sevdiğini söyleyen kimsenin, ona itaat etmesi gerekir. Onun sevdiklerini sevmesi, sevmediklerini sevmemesi gerekir. Onu sevenleri sevmesi, sevmeyenleri de sevmemesi, hocasında fâni olması gerekir. Çünkü böyle büyük bir zatın sevgisine kavuşan, bütün büyüklere kavuştuğu gibi, sevgili Peygamberimize ve Allahü teâlâya da kavuşur.

Bir talebe hocasına, (Efendim, ilim bakımından, acaba şu evliya zatlar mı, yoksa mübarek hocanız mı daha yüksek?) diye sorunca, o zat çok üzülüp, şöyle buyurur:
(Aman kardeşim, bir daha sakın böyle bir şey sormayın. Bütün dünyayı terazinin bir kefesine koysalar, mübarek hocamın gömleğini bir tarafa koysalar, gömlek ağır basar. Çünkü bizi ve bizim gibi binlercesini sonsuz olarak Cehennemde yanmaktan kurtaran böyle bir zatın dışında ben bir şey göremem. Zira Güneş'i gören, ne yıldız, ne Ay’ı görür. İnkâr etmeyiz, ama göremeyiz. Düşünemeyiz bile. Aklımızın kenarından geçmez.)

Mevlana Halid-i Bağdadî hazretleri de, yanlış iş yapan bir talebesi için şöyle buyurmuştur:
(Bu arkadaşınız bizim verdiğimizi istismar etti. Birçok hâllerini, başarılarını kendisinden bildi. Bir insan hocasından aldığı feyzi, ondan aldığı duayı, kendi kabiliyeti olarak kabul ederse, siz onun akıbetine bakın, ne olacak görürsünüz.)

Sorunca yapmak gerekir
Evliya zatlardan biri de buyurur ki:
(Büyüklere, ya bir şey sormayın veya sorduktan sonra bildirileni aynen yapın! Eğer yapmazsanız vebal altında kalırsınız. Çünkü sormaktan maksat, “Ben senin dediğine itaat edeceğim. Sana güveniyorum. Senin benim lehime, yani benim dünya ve âhiret saadetim için söyleyeceğine inanıyorum” demektir. Sorup da, yapılmazsa çok üzüntüye, soğukluğa sebep olur. Sormamaktan daha tehlikeli olur.)

Netice olarak, bu büyüklerin sözlerine tam bağlanmalı, kendi iradesini ve aklını bir tarafa bırakmalı. Sadece âhiret işlerinde değil, dünya işlerinde de böyledir. Nitekim büyük zat Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî hazretleri, (Hocama kavuştum, aklımı bıraktım ve kurtuldum) buyurmuştur.