Allah vereni sever

Allah vereni sever

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bizim dinimiz iyilik etmek, şefkat dinidir. Kur’an-ı kerimde, (Muhakkak ki Allah iyilik edenlere yardım eder, verenleri sever)...

Bre lala, tiryakilik ne ola!

Bre lala, tiryakilik ne ola!

Sultan İkinci Mahmud Han, çok sevdiği musahibi (sohbet arkadaşı) Said Efendi’yi de yanından eksik etmezdi. Yine bir ramazan günü Said Efendi ile sohbet...

İki yolun farkı

İki yolun farkı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir din büyüğüne kavuşan, her şeye kavuşmuş olur. Böyle bir büyüğe kavuşmayanın işi çok...

Hamdolsun iftar bizde

Hamdolsun iftar bizde

Ramazan ayında habersiz misafirliğe gitmek hürmet ifadesi sayılırdı. Müslümanların birbirine samimiyetini bu durum güzel bir şekilde gözler...

Üstünlük son nefeste belli olur

Üstünlük son nefeste belli olur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ sonumuzu hayreylesin. Hiçbirimiz sonumuzu bilmiyoruz. Cüneyd-i Bağdadi hazretlerine bir papaz...

Unutursan, unutulursun

Unutursan, unutulursun

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı Rabbânî hazretleri gibi büyük zatları tanımalı, sevmeli ve unutmamalı. Âhirette tanımak ve tanınmak...

Bir köylünün duası

Bir köylünün duası

Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerini, büyük bir zat yapan bol dua almaktır. Bir gün alışveriş yaparken alışveriş yaptığı kişiden dua almadan köye...

Namaz için üzülmek

Namaz için üzülmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Eskiden bir vakit camiye, cemaate yetişemeyene, 2-3 gün (Başın sağ olsun) demeye gidilirmiş. (Çok yazık, sen bu cemaati nasıl...

Abdullah Bin Cahş

Abdullah Bin Cahş

Uhud şehîdlerinden. Sa’d bin Ebî Vakkâs hazretleri, Uhud harbinde Hazret-i Abdullah bin Cahş'la arasında geçen konuşmayı şöyle...

Cinnin musallat olmaması için

Cinnin musallat olmaması için

Cinden kurtulmak için on şeyi yapmalıdır: 1-E'ûzü Besmele ile Fâtiha sûresi okumalıdır. 2-E'ûzü Besmele ile iki...

İnsanı tanımada ölçü

İnsanı tanımada ölçü

Bir adam Hazret-i Ömer'in yanında bir hususta şahitlikte bulunmuştu. Hazret-i Ömer ona, (Ben seni tanımıyorum, seni tanıyan birini getir) dedi. Orada...

Abbas Bin Ubâde

Ensarın muhaciri diye tanınan sahabî. Abbas bin...

Beşir Bin Sa'd

Hazret-i Ebû Bekir'e ilk bîât eden...

Din nedir?

Din, insanları sonsuz saadete götürmek için...

Zafere kavuşmak için ik…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İki şeye...

İhlâs varsa, fitne olma…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine hizmette...

Annenin hizmete ihtiyac…

İki kardeş vardı. Yatalak annelerine bir...

Kainatin Efendisi

Dünya karanlığa gömül…

Fahr-i kâinat efendimiz doğmadan önce...

En güvenilir kimse...

O; doğru, doğruların doğrusu... Hiçbir...

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

Eshab-ı kiram

İkrime Bin Ebî Cehil

Meşhur İslâm kumandanlarından. İkrime bin Ebî...

Abdullah Bin Sühely

Bedir'de babasına karşı savaşan sahâbî. Abdullah...

Amr Bin Âs

Meşhûr Arab dâhîlerinden. Önceleri kabîlesine uyarak...

Hikmetli Sözler

Ancak ihlâslı olanlar kur…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Başarının temeli

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Allah diyen aziz olur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allah...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Muhabbet, gayet ince ve hassas bir yoldur. Bir Ehl-i sünnet âlimini sevdiğini söyleyen kimsenin, ona itaat etmesi gerekir. Onun sevdiklerini sevmesi, sevmediklerini sevmemesi gerekir. Onu sevenleri sevmesi, sevmeyenleri de sevmemesi, hocasında fâni olması gerekir. Çünkü böyle büyük bir zatın sevgisine kavuşan, bütün büyüklere kavuştuğu gibi, sevgili Peygamberimize ve Allahü teâlâya da kavuşur.

Bir talebe hocasına, (Efendim, ilim bakımından, acaba şu evliya zatlar mı, yoksa mübarek hocanız mı daha yüksek?) diye sorunca, o zat çok üzülüp, şöyle buyurur:
(Aman kardeşim, bir daha sakın böyle bir şey sormayın. Bütün dünyayı terazinin bir kefesine koysalar, mübarek hocamın gömleğini bir tarafa koysalar, gömlek ağır basar. Çünkü bizi ve bizim gibi binlercesini sonsuz olarak Cehennemde yanmaktan kurtaran böyle bir zatın dışında ben bir şey göremem. Zira Güneş'i gören, ne yıldız, ne Ay’ı görür. İnkâr etmeyiz, ama göremeyiz. Düşünemeyiz bile. Aklımızın kenarından geçmez.)

Mevlana Halid-i Bağdadî hazretleri de, yanlış iş yapan bir talebesi için şöyle buyurmuştur:
(Bu arkadaşınız bizim verdiğimizi istismar etti. Birçok hâllerini, başarılarını kendisinden bildi. Bir insan hocasından aldığı feyzi, ondan aldığı duayı, kendi kabiliyeti olarak kabul ederse, siz onun akıbetine bakın, ne olacak görürsünüz.)

Sorunca yapmak gerekir
Evliya zatlardan biri de buyurur ki:
(Büyüklere, ya bir şey sormayın veya sorduktan sonra bildirileni aynen yapın! Eğer yapmazsanız vebal altında kalırsınız. Çünkü sormaktan maksat, “Ben senin dediğine itaat edeceğim. Sana güveniyorum. Senin benim lehime, yani benim dünya ve âhiret saadetim için söyleyeceğine inanıyorum” demektir. Sorup da, yapılmazsa çok üzüntüye, soğukluğa sebep olur. Sormamaktan daha tehlikeli olur.)

Netice olarak, bu büyüklerin sözlerine tam bağlanmalı, kendi iradesini ve aklını bir tarafa bırakmalı. Sadece âhiret işlerinde değil, dünya işlerinde de böyledir. Nitekim büyük zat Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî hazretleri, (Hocama kavuştum, aklımı bıraktım ve kurtuldum) buyurmuştur.