Cennette beraber olma müjdesi yeter

Cennette beraber olma müjdesi yeter

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Günler su gibi geçiyor, ramazan ayının sonuna geldik. İnşallah hakkımızda hayırlı olur, kıymetini de bilmemiz nasib olur ve...

Bu aslan istirahat etsin

Bu aslan istirahat etsin

1762 yılında Prusya kralı II. Frederik, Fransa, Avusturya ve Rusya ile harp halindeydi. Frederik, Osmanlı devletinden yardım istedi. Sadrazam Ragıb Paşa, yardım etmeğe niyetli...

Saîd Bin Âmir

Saîd Bin Âmir

Hazret-i Ömer'e benzeyen vâli. Saîd bin Âmir hazretleri, Yermük savaşından sonra Abbâs bin Ganem'den boşalan Humus...

Zat-ı şahaneye ılık hoşaf mı verilür?

Zat-ı şahaneye ılık hoşaf mı verilür?

İkinci Mahmud Han döneminde iki defa Şeyhülislamlık makamına gelen Dürrizade Seyyid Abdullah Efendi, mübarek bir şahsiyet olmasına mütekabil...

Senin nasibin diyar-ı rum'dadır

Senin nasibin diyar-ı rum'dadır

Niyâzî-i Mısrî, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i...

Kılıcını değil kınını öpmüşlerdir!

Kılıcını değil kınını öpmüşlerdir!

Hazreti Mugîre, Sa’d bin Ebî Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını...

Osmanlılarda silah kullanma sanatı

Osmanlılarda silah kullanma sanatı

Okçuluk  Osmanlıların ünlü sporlarındandır. Çok eski zamanlardan beri harp sahasında kendileriyle karşılaşanlar, Türklerin ok atmadaki...

Nu'man Bin Mukarrin

Nu'man Bin Mukarrin

Eshâb-ı kirâmın meşhûr kumandanlarından. Hazret-i Ömer, Eshâb-ı kirâmı toplayıp sordu: - Ben bir ordu teşkil edip, İran üzerine...

Elem dikeni batmadıkça, murad gülü açmaz

Elem dikeni batmadıkça, murad gülü açmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanların takdirlerine, iltifatlarına aldanmayalım, aslımızı unutmayalım. Aslımız bir avuç topraktır, topraktan geldik, toprağa...

Ukayl Bin Ebi Tâlib

Ukayl Bin Ebi Tâlib

Hazret-i Ali'nin abisi. Hazret-i Ukayl Peygamberimizin amcası Ebû Tâlib'in dört oğlundan ikincisidir. Başlangıcından beri İslâma yakınlık...

Herkes çalışmak zorunda

Herkes çalışmak zorunda

En az, binlerle insan çalışmayacak olursa, kendisinin birgün bile yaşıyamıyacağını düşünmelidir. Meselâ, çiftçi, fırıncı, dokumacı,...

İnkâr eden mahrum kalır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Büyüklerimizden Allahü...

Üzülmeyiniz, Allahü teâ…

Hacı Ferhad adında bir zât şöyle...

Allahü teâlâ seni her a…

Bir gün askerler bir mahkumu meydana...

Kahve ikramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde misafirlere...

Ebû Zer-i Gıfârî

Gıfârî kabilesinin reisi. Ebû Zer-i Gıfârî, Mekke’nin...

Doğru yolda olmanın ölç…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı Rabbânî...

Kainatin Efendisi

Hazret-i Hadice’nin rüya…

Sevgili Peygamberimiz yirmi beş yaşlarında...

Güneş artık doğmak üzere!

Artık, sevgili Peygamberimizin yaşları kırka...

Bahira’nın beklediği mis…

Efendimiz on iki yaşlarında iken...

Eshab-ı kiram

Sevde Binti Zem'a

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Sevde, amcasının oğlu...

Hâlid Bin Velid

Allahın kılıcı lâkabı ile tanınan...

Âmir Bin Füheyre

Meleklerin defnettiği sahâbî. Âmir bin Füheyre...

Hikmetli Sözler

Büyük zatların kıymetini …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı...

Hizmette doğruluk esastır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: En...

Alın yazısı insanın icraa…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünyada...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Resulullah efendimiz, (Ey Eshabım, siz öyle bir zamandasınız ki, dinin emir ve yasaklarının onda birine uymazsanız helak olursunuz. Öyle bir zaman gelecek ki, emir ve yasakların onda birine uyabilen, Cehennemden kurtulur) buyuruyor. İmam-ı Rabbânî hazretleri, (O onda biri yapma vakti, bu zamandır) buyuruyor. Yani âhir zaman hicri bin yılında, İmam-ı Rabbânî hazretleri zamanında başlamıştır.

Merhum hocamız, (Bu onda bir, imandır. Yani doğru iman sahibi olan kurtuldu) buyurdu. Çünkü âhir zamanda imana yapışmak, ateşi elde tutmaya benzer. Tutsan yanar, bıraksan söner. Bir şey, ne kadar kıymetliyse onun düşmanı da o kadar kuvvetli ve çok olur. Kâinatta imandan daha kıymetli hiçbir cevher yoktur. Çünkü o cevheri elinde tutan Cennete gider. Yoksa hiçbir ibadet, hiçbir amel, Cennete girmeye sebep değildir. Cennete girmeye sebep, sadece imandır. Bütün ameller, ibadetler, hâsılı bütün gayret, sadece imanı korumak içindir.

Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, (Esas maksat imanı korumaktır. İman giderse her şey biter) buyurmuştur. Bütün bu çalışmalar, hizmetler, ibadet ve sohbetler, imanı korumak içindir. Herkesin 24 saat boyunca asıl korkacağı, düşüneceği şey, (Aman imanım zayi olmasın, aman imanım elimden gitmesin, aman iman hırsızları bunu elimden almasın) olmalıdır.

İman hırsızları kimlerdir? En büyük hırsızlar, kafadan konuşan ve kendisini din adamı tanıtanlardır. Büyük bir zata, (İslam âlimi kimdir?) diye sorduklarında, (Kitaptan nakledendir) buyurur. Ehl-i sünnet olmak şartıyla, ilim, amel ve ihlâs sahibi olana İslam âlimi denir. Bu üç şarttan biri noksan olursa, buna gerçek âlim denmez.

Allahü teâlânın sevdiklerinden birini, yani bir Ehl-i sünnet âlimini sevmek ve kendi aklını bırakarak ona tâbi olmak, ebedî saadet kapısının anahtarıdır. Cenab-ı Hak, bir kulunu severse, onu sevdiklerinden birine kavuşturur. Dolayısıyla, İmam-ı Rabbânî hazretleri gibi büyükleri tanıyan, seven, Ehl-i sünnet itikadında olan kimse, çok şanslı, çok bahtiyardır. Bu cevherin kıymetini bilmeli, onu bir cam parçasıyla değiştirmemeli.