Zeyd Bin Hârise

Zeyd Bin Hârise

İlk îman eden köle. Zeytin gözlü çocuk, korkuyordu... Çünkü Arabistan’ın meşhur Ukaz Panayırı, karmakarışıktı. Burası,...

Hamza bin Abdülmuttalip

Hamza bin Abdülmuttalip

Şehîdlerin efendisi. Abdullah ibni Mes’ûd buyuruyor ki: Müşriklerden Velîd adında birinin bir putu vardı. Safâ tepesinde toplanırlar,...

Sultan yine tebdil-i kıyafet

Sultan yine tebdil-i kıyafet

Sultan İkinci Mahmud Han, musahibi (sohbet arkadaşı) Said Efendi ile birlikte ramazanda Dersaadet sokaklarını gezerler. Balıkçılıkla uğraşan garip ve fakir bir ihtiyara...

Kendinden tiksinmeyenin hâli

Kendinden tiksinmeyenin hâli

Cüneyd-i Bağdadi hazretlerinin talebelerinden biri, gördüğü rüyalar üzerine, "Artık ben kemâle geldim. Sohbete lüzum...

İki cihan sultanı olmak

İki cihan sultanı olmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya ile âhiret arası göz açıp kapayıncaya kadardır. Bu dünya hayâldir ve geçicidir. Asıl hayat,...

Elini değil, ayağini uzatmiş

Elini değil, ayağini uzatmiş

Zamanın Şam valisi bir gün, Emeviyye Câmii’ne girdi. O sırada içerde Şam’ın büyük âlimi Şeyh Saîd el-Halebî, cemaate...

Kur’ân-ı kerimi anlamak isteyen

Kur’ân-ı kerimi anlamak isteyen

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Cemaatte rahmet, ayrılıkta azab-ı ilahi vardır) buyuruyor. Müslümanların başına ne geliyorsa, hep...

Adalet ve tevazu

Adalet ve tevazu

Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı....

Ahlâk ilmi pek kıymetli bir ilimdir

Ahlâk ilmi pek kıymetli bir ilimdir

Fıkıh ve ahlâk ilimlerini öğrenen ve bunlara uyan, Allahü teâlânın rızâsına, sevgisine kavuşur. Çünkü Allahü...

Muhterem annenin vefatı

Muhterem annenin vefatı

Sevgili Peygamberimizin, üç-beş yaşlarında bile hususi bir hali vardı. Tekbir getiriyor ve Allah’a hamd ediyordu. Esrarlı bir ciddiyet, ağır başlılık...

İcâzetin sırrı

İcâzetin sırrı

Akşemseddin hazretleri, Fâtih Sultan Mehmed Hân hazretlerinin hocasıdır. Soyu, Hazreti Ebû Bekir’e dayanır. Kendisini ilim tahsiline adamış, Hacı...

Bir köylünün duası

Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerini, büyük bir zat...

Osmanlı'da ahlak

Osmanlılarda  İslam ahlâkı hakimdi. Umumî kaideler...

Kâ’b Bin Züheyr

Peygamberimizin hırkasını verdigi şâir Sahâbî. Kâ’b bin...

Osmanlılarda okçuluk

Okçuluk  Osmanlıların ünlü sporlarındandır. Çok eski...

Latif bir şikayet

İstanbul’dan Hacca giden İbrahim efendi adındaki...

Hazreti Üftade'nin yard…

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi...

Kainatin Efendisi

Nur’un yaratılması

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Allahü teâlânın...

Emanet, Ebu Talib’de...

Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine...

“Hacer-ül-Esved”in yeri

Resulullah efendimiz otuz beş yaşında...

Eshab-ı kiram

Ümm-i Habîbe

Peygamberimizin hanımlarından. Ümm-i Habîbe, ilk önce...

Ebu Bekr-i Sıddık

Peygamberlerden sonra insanların en üstünü. Hazret-i...

Abdullah Bin Mes'ûd

Kur'ân-ı kerîmi açıktan okuyan ilk...

Hikmetli Sözler

Ne mutlu imanla ölene!

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Helâl rızık ve dine hizme…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine...

Allah’ın habibi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bütün...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Resulullah efendimiz, (Ey Eshabım, siz öyle bir zamandasınız ki, dinin emir ve yasaklarının onda birine uymazsanız helak olursunuz. Öyle bir zaman gelecek ki, emir ve yasakların onda birine uyabilen, Cehennemden kurtulur) buyuruyor. İmam-ı Rabbânî hazretleri, (O onda biri yapma vakti, bu zamandır) buyuruyor. Yani âhir zaman hicri bin yılında, İmam-ı Rabbânî hazretleri zamanında başlamıştır.

Merhum hocamız, (Bu onda bir, imandır. Yani doğru iman sahibi olan kurtuldu) buyurdu. Çünkü âhir zamanda imana yapışmak, ateşi elde tutmaya benzer. Tutsan yanar, bıraksan söner. Bir şey, ne kadar kıymetliyse onun düşmanı da o kadar kuvvetli ve çok olur. Kâinatta imandan daha kıymetli hiçbir cevher yoktur. Çünkü o cevheri elinde tutan Cennete gider. Yoksa hiçbir ibadet, hiçbir amel, Cennete girmeye sebep değildir. Cennete girmeye sebep, sadece imandır. Bütün ameller, ibadetler, hâsılı bütün gayret, sadece imanı korumak içindir.

Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, (Esas maksat imanı korumaktır. İman giderse her şey biter) buyurmuştur. Bütün bu çalışmalar, hizmetler, ibadet ve sohbetler, imanı korumak içindir. Herkesin 24 saat boyunca asıl korkacağı, düşüneceği şey, (Aman imanım zayi olmasın, aman imanım elimden gitmesin, aman iman hırsızları bunu elimden almasın) olmalıdır.

İman hırsızları kimlerdir? En büyük hırsızlar, kafadan konuşan ve kendisini din adamı tanıtanlardır. Büyük bir zata, (İslam âlimi kimdir?) diye sorduklarında, (Kitaptan nakledendir) buyurur. Ehl-i sünnet olmak şartıyla, ilim, amel ve ihlâs sahibi olana İslam âlimi denir. Bu üç şarttan biri noksan olursa, buna gerçek âlim denmez.

Allahü teâlânın sevdiklerinden birini, yani bir Ehl-i sünnet âlimini sevmek ve kendi aklını bırakarak ona tâbi olmak, ebedî saadet kapısının anahtarıdır. Cenab-ı Hak, bir kulunu severse, onu sevdiklerinden birine kavuşturur. Dolayısıyla, İmam-ı Rabbânî hazretleri gibi büyükleri tanıyan, seven, Ehl-i sünnet itikadında olan kimse, çok şanslı, çok bahtiyardır. Bu cevherin kıymetini bilmeli, onu bir cam parçasıyla değiştirmemeli.