Cinnin musallat olmaması için

Cinnin musallat olmaması için

Cinden kurtulmak için on şeyi yapmalıdır: 1-E'ûzü Besmele ile Fâtiha sûresi okumalıdır. 2-E'ûzü Besmele ile iki...

İhlâs fedakârlıktır

İhlâs fedakârlıktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İhlâslı olmanın birinci tarifi fedakârlıktır. Bir kişi fedakârlıktan uzaksa, onda ihlâs ya eksiktir veya hiç...

Dine hizmet, ateşten gömlek giymek gibidir

Dine hizmet, ateşten gömlek giymek gibidir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine hizmet, ateşten gömlek giymeye benzer. Yani vebali ağırdır, çok hassas, çok dikkatli olmak gerekir. Dine hizmetten...

Ebüssuûd efendi ve Nûreddinzâde

Ebüssuûd efendi ve Nûreddinzâde

Kânûnî Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mîrim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde...

Niçin yaptın?

Niçin yaptın?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya melundur. Dünyada Allah için olmayan şeyler de melundur. Mesela kılınan namazlar, tutulan oruçlar bile, Allah...

Oruç tutmanın hem rûha hem de bedene faydaları

Oruç tutmanın hem rûha hem de bedene faydaları

Şükredenlere çok mükâfât verilecektir. Şükür, İslâmiyet’e uymak demektir. İmâm-ı Rabbânî...

Dört büyük halife

Dört büyük halife

Ehl-i sünnet âlimlerine göre halîfelikten konuşmak, dînin esâs bilgilerinden değildir. Yani imana bağlı birşey değildir. Fakat, bazıları...

Dinini kayıran insanlar aramalı

Dinini kayıran insanlar aramalı

Alışverişte, iş ortaklığında iyi insanlar, dinini kayıran insanlar aramalıdır. Herkesle işbirliği etmemelidir. Doğru insan aramalıdır. Bir zaman vardır ki, bir tüccar,...

Seleme Bin Hişâm

Seleme Bin Hişâm

Kardeşlerinin işkence ettiği sahâbî. Mekke ufuklarını aydınlatan hidâyet nûru, kalb ve gönüllere yansıyınca, İslâmiyetin...

Aklı olan karı koca birbirini üzmez

Aklı olan karı koca birbirini üzmez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Kadınlarınıza eziyet etmeyin! Onlara yumuşak olun, iyilik edin!) ve (Kocası razı olduğu halde ölen kadın, Cennete...

İslamiyet’i doğru öğrenmek

İslamiyet’i doğru öğrenmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allah sevgisi olan kalbde ihlas olur. İhlas olan kalbde Allah sevgisi olur. İhlasla dünya zıttır. İhlaslı bir talebe, hocasının...

Söz ola

Söz ola kese savaşı Söz ola kestire...

Yol levhası olup, büyük…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet...

Temelsiz bina olmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Elbette temelsiz...

Mirac aklın bittiği, im…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir iş...

Bizi mecbur ettin

Seyyid Muhammed Behaeddin-i Buhari hazretleri, uzak...

İnanmamak akılsızlıktı…

Bugün, dünyada müslümanlığı kabul etmeyenler iki...

Kainatin Efendisi

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat...

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

Misk kokulu Abdülmuttali…

Peygamber efendimizin babası Hazreti Abdullah...

Eshab-ı kiram

Hassan Bin Sabit

Peygamber efendimizin şairlerinden. Hassan bin Sabit...

Talhâ Bin Ubeydullah

İlk Müslüman olanlardan. Hazret-i Talhâ bin...

Üsâme Bin Zeyd

Resûlullahın çok sevdiği sahâbîlerden. Peygamber efendimizin...

Hikmetli Sözler

Ancak ihlâslı olanlar kur…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

İhlâs olmazsa

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Kıymetli beş nasihat

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum...

Kur'ân-ı kerîmi en iyi okuyanlardan.

Hazret-i Ebû Bekir zamanında Müseylemet'ül Kezzâb'a karşı yapılan Yemâme gazâsında Muhâcirlerin sancaktarı Hazret-i Sâlim Mevlâ Ebû Huzeyfe idi. Sâlim'in sancağı taşıması dolayısıyla tehlikeye hedef olacağını gören Eshâb dediler ki:
- Senin başına bir zarar gelmesinden korkarız.

Fakat o buyurdu ki:
- Eğer ben sancağı taşımayacak olursam Kur'ân-ı kerîm ehlinin en bedbahtı olurum.

Meydan Allah nidâsıyla inledi
Harp sırasında Beni Hanîfe kabîlesi, sancağı düşürebilmek için sancağın bulunduğu yere ve sancaktar Sâlim'e çok şiddetli bir hücum yaptılar. Sâlim'in sancak tutan kolunu azılı kâfirlerden biri çok şiddetli bir kılıç darbesiyle kesti. Sâlim, "Allah..." diye öyle bir haykırdı ki, harp meydanı inledi.

Fakat sancak yere düşmeden diğer eliyle tuttu. Bir kılıç darbesiyle diğer kolu da kesildi. Fakat İslâm sancağı yine yere düşmedi. Çünkü Sâlim vücudu ve kesik kolları ile sancağa sarılmıştı. Kâfirlerin bütün şiddetli darbelerine rağmen sancağı aslâ yere bırakmadı. Sanki Sâlim Mevlâ Ebû Huzeyfe'ye vurulan her kılıç darbesi onun sancağa biraz daha sıkı yapışmasını ve durduğu yerde daha kuvvetle dik durmasını sağlıyordu.

Ne zaman ki İslâm askeri yetişti ve sancağı aldılar, o zaman yere düştü. Sâlim kâfilerin en şiddetli kılıç darbeleri altında:
- Ve mâ Muhammedün illâ resûl... [Âl-i imrân 144] âyeti kerîmesini okuyordu.

Eshâb-ı kirâm ona yetiştikleri zaman bu âyeti okuduğunu işittiler. Yere düşünce Ebû Huzeyfe'yi sordu. Şehîd olduğunu öğrenince buyurdu ki:
- Beni de onun gibilerin yanına götürün!

Vasiyetini yaptı ve 633 senesinde şehâdet mertebesine erişti. Ebû Huzeyfe ile beraber birinin başı diğerinin ayağının yanında olduğu hâlde defnettiler.

Malının bir kısmını kölelerin azâd edilmesi için, üçte birini beytülmâle, üçte birin de ehline bırakmıştı. Hanımı ve çocukları kendileri için vasiyet edilen malı almamışlar, onlar da beytülmâle bırakmışlardır. Onun ilim ve irfânı Eshâb-ı kirâm tarafından kabûl ve tasdik edilmekle beraber Hazret-i Ömer'in, husûsî bir muhabbeti ve hürmeti vardı. Hattâ yerine halîfe ta'yin etmek istemişti.

Sâlim Mevlâ Ebû Huzeyfe, Mekke'den diğer Muhacirlerle çıkıp Medîne'ye gelinceye kadar Muhacirlere imâm oldu.

Allahü teâlâyı çok sever
Bir gün Resûlullahın yanında Sâlim Mevlâ Ebû Huzeyfe'nin ismi zikredildi. Peygamber efendimiz buyurdu ki:
- Muhakkak ki Sâlim, Allahü teâlâyı çok sever. Eğer Allahü teâlâdan korkusu olmasaydı yine sevgisinden dolayı Allahü teâlâya isyân etmez, günâh işlemezdi.

Peygamberimiz yine bir gün buyurdu ki:
- Kıyâmet günü birçok kimseler Tehâme dağı gibi sevâblarla gelirler. Allahü teâlâ onların amellerini boşa çıkarır ve onları şiddetli bir şekilde Cehenneme atar.

Bu dehşetli durumdan ürperen Sâlim dedi ki:
- Anam babam sana fedâ olsun yâ Resûlallah; biz o kavmi nasıl tanıyacağız? Seni hak Peygamber olarak gönderen Allahü teâlâya yemin ederim ki, ben onlardan olmaktan çok korkuyorum.
- Ey Sâlim onlar namaz kılarlar, oruç tutarlar, fakat kendilerine harâmdan bir şey teklif edildiği zaman Allahü teâlâdan hiç korkmadan o harâmı işlerler. Allahü teâlâ da onların amellerini, ibâdetlerini kabûl etmez.