İstifade yolunda en büyük iki engel

İstifade yolunda en büyük iki engel

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliya zatlar, sipariş üzerine konuşmazlar, yani sohbet ederken konuşacaklarını önceden tayin etmezler. Oradakilerin neye ihtiyacı...

Cennete dilediği kapıdan girenler

Cennete dilediği kapıdan girenler

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dost düşman, herkesi güler yüz ve tatlı dille karşılamalı, hiç kimseyle münakaşa etmemeli. Herkesin...

Tedavi için hastalığı bilmek gerekir

Tedavi için hastalığı bilmek gerekir

Her hastalığı tedavi ettirmek için o hastalık üzerinde ihtisas sahibi olan tabibe gitmek lâzımdır. Gözünden ameliyat olacak birisinin kasaba...

Ancak ihlâslı olanlar kurtulur

Ancak ihlâslı olanlar kurtulur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki: Bütün insanlar helak oldu, ancak âlim olanlar kurtuldu. Âlim olanlar da...

Fatih’in ilme verdiği kıymet

Fatih’in ilme verdiği kıymet

Fatih Sultan Mehmed Han, Fatih Camii civarındaki meşhur medreseleri yaptırmıştı. Talebelerin medreseye girdiği ana kapının önüne mezar kazdırdı. Çukurun...

Sonsuz saadet için

Sonsuz saadet için

Dünya ve ahıret saadetine kavuşmak, ancak ve yalnız, dünya ve âhıretin efendisi olan, Muhammed aleyhisselâma tâbi’ olmağa bağlıdır. Ona...

Hamne Binti Cahş

Hamne Binti Cahş

Peygamber efendimizin halasının kızı. Ası Ümeyme binti Abdülmuttalib’in kızıydı. Aynı zamanda Resulullah efendimizin hanımlarından Zeyneb binti...

Fâtima Binti Esed

Fâtima Binti Esed

Hazret-i Ali’nin annesi. Fâtima binti Esed, İslâmın başlangıcında Müslüman olmuştur. Resulullah efendimiz, İslâmiyeti, önceleri...

Eğer senin yanında makbul oldu ise

Eğer senin yanında makbul oldu ise

Geçmiş ümmetlerde gurbete çalışmaya giden üç arkadaş, bir ara yoğun bir yağmura mâruz kalınca yol kenarındaki bir mağaraya sığınırlar. Ne...

İmandan sonra namaz

İmandan sonra namaz

İmanı, itikâdı düzelttikden sonra, İslamiyetin emir ettiği şeyleri yapmak lâzımdır. Resûl-i ekrem “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu...

Âsım Bin Sâbit

Âsım Bin Sâbit

Arıların koruduğu sahâbî. Asr-ı saâdette küfür ve şirk karanlıklarından kurtulup, İslâm nûruna kavuşanların hayatlarında, tamamen...

İhlâs ve dua

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Yarına çıkacağımız...

Felç hastası için dua…

İmâm-ı Muhammed bin Sa’îd Busayrî hazretleri...

Kâ’b Bin Züheyr

Peygamberimizin hırkasını verdigi şâir Sahâbî. Kâ’b bin...

Ezan-ı Muhammedi ile if…

Osmanlı’da iftar açmak için iftar topundan...

Bir kula verilecek en b…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Asıl maksadımız...

Seddad Bin Evs

Ailece müslüman olan sahabilerden. Seddad bin Evs...

Kainatin Efendisi

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat...

Emanet, Ebu Talib’de...

Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine...

Eshab-ı kiram

Ebû Zer-i Gıfârî

Gıfârî kabilesinin reisi. Ebû Zer-i Gıfârî...

Hasan bin Ali

Cennet gençlerinin efendisi. Peygamber efendimizin, "Cennet...

Ümm-i Eymen

Peygamberimizin dadısı. Peygamber efendimiz, doğmadan önce...

Hikmetli Sözler

Zarardan korunmak için

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evden...

Allah tevbe edeni affeder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her...

İhlâs varsa, fitne olmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine...

Osmanlı pâdişâhı Sultan Selîm Han Mısır'ı zaptettiği zaman, Cumâ namazını Ezher Câmiindekıldı. Cumâ namazını kıldıran hatîb için yüz altın bağışladı. Bunu önceden öğrenen hatîb, ogün Cumâ namazını kıldırma sırası kendisinde olan diğer hatîb arkadaşından izin almıştı.Nöbetini devreden hatîb, diğer arkadaşının altınlara kavuştuğunu görünce, söylenmeyebaşladı.

O sırada orada bulunan Abdülvehhâb-ı Şa'rânî aralarına girip, nöbetini veren hatîbe;"Üzülme! Allahü teâlâ bunu sana kısmet etmemiş." dedi. O da; "Rızkımın kesilmesine buarkadaşım sebeb olduğu için kızıyorum." dedi. Abdülvehhâb hazretleri de; "O sebeb oldugörünüyorsa da, aslında sebeb o değildir. Arkadaşın ilâhî kudretin bir âletidir. Âleti kimhareket ettiriyorsa, hüküm onundur.

Yoksa âletin değildir. Senin böyle söylemen, sopa iledövülüp de, sopayı vurana değil sopaya kızan adamın hâline benziyor. Hani sen her Cumâhutbelerinde; "Vallahi veren de Allahü teâlâdır, alan da. Yükselten de Allahü teâlâdır,alçaltan da..." demez miydin? Şimdi niçin bunun tersine göre hareket ediyorsun?" deyince, ohatîb; "Üstâdım! Huccet ve isbâtlarınla beni susturdun." diyerek oradan ayrıldı.