Herkes çalışmak zorunda

Herkes çalışmak zorunda

En az, binlerle insan çalışmayacak olursa, kendisinin birgün bile yaşıyamıyacağını düşünmelidir. Meselâ, çiftçi, fırıncı, dokumacı,...

Allahü teâlânın görülmesi

Allahü teâlânın görülmesi

Allahü teâlâ, ezelden ebede, yani öndeki sonsuzdan, sonraki sonsuza kadar, bir kelâm ile söyleyicidir. Bütün emirleri, o bir...

Ebu Süfyan Bin Hâris

Ebu Süfyan Bin Hâris

Peygamberimizin süt kardeşi. Ebu Süfyan bin Hâris, Peygamberimiz davete başlamadan önce, Peygamberimizi pek çok severdi. Resulullah efendimiz...

Tevbe istiğfar etmek

Tevbe istiğfar etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur’an-ı kerimde Nasr suresinde mealen, (Eğer siz Allahü teâlâya tevbe istiğfar ederseniz mutlaka onu affedici...

Ebüdderdâ

Ebüdderdâ

Kâdılık yapan sahâbîlerden. Ebüdderdâ hazretleri, Bedir seferi sırasında Müslüman oldu. Önceleri puta tapardı. Bir gün...

Hâlid Bin Sa'id Bin Âs

Hâlid Bin Sa'id Bin Âs

İlk Müslüman olan sâhabilerden. Resûlullah efendimiz, İslâmiyeti gizli olarak açıklamaya yeni başlamıştı. Daha birkaç kişi...

Kalbi öldürmemek için duâ

Kalbi öldürmemek için duâ

Kalbini öldürmemek için şu duâyı okumalıdır Çünkü, bu duâ, Resûlullahın tavsiye eylediği bir duâdır....

Bütün günahların başı; gaflet

Bütün günahların başı; gaflet

Bütün kötülüklerin başı, kalbin Allahü teâlâdan gâfil olmasıdır. Süfyân-ı Sevrî hazretleri, birisi ile...

Namaz kılmanın bereketi

Namaz kılmanın bereketi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (İçki içmek büyük günahtır, içki içen namaz kılmamalı) deniyor. Bu yanlıştır. Namaz ayrı...

Meymune Binti Hâris

Meymune Binti Hâris

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Meymune, Hazret-i Abbas’ın hanımı Ümm-i Fadl’ın kızkardeşi idi. İlk önce cahiliyye devrinde Mesud bin Amr...

Bütün insanlar dört sınıfa ayrılmıştır

Bütün insanlar dört sınıfa ayrılmıştır

Büyük islâm âlimi İmâm-ı Gazâlî hazretleri insanları dört kısma ayırmaktadır: Bunlardan birinci kısmdakiler, dünyada yimek...

Bu bedeli kullar ödeyem…

Evliyalardan birine bir gün, (Efendim, İhlas...

Korkulu zamanlarda okun…

Korkulu zamanlarda, “Kelime-i temcîd”, yâni “Lâ...

Kalbden gelen kalbe gid…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Seyyid Abdülhakîm...

Hazreti Üftade'nin yard…

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi...

Namaz kurtuluştur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz...

Git, sebeplere yapış

Bir şahıs, heyecan ve ızdırapla, Cafer-i...

Kainatin Efendisi

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın...

Süt annenin anlattıkları

Halime Hatun, Peygamber efendimizi, süt...

Misk kokulu Abdülmuttali…

Peygamber efendimizin babası Hazreti Abdullah...

Eshab-ı kiram

Süheyb-i Rûmî

Allah yolunda malını mülkünü terkeden...

Abdullah Bin Sühely

Bedir'de babasına karşı savaşan sahâbî. Abdullah...

Cüveyriyye Binti Hâris

Müminlerin annelerinden. Hazret-i Cüveyriyye, benî Mustalak...

Hikmetli Sözler

Temelsiz bina olmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Elbette...

Alın yazısını okumak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Herkesin...

Allah, kuluna kâfidir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ne...

Osmanlı pâdişâhı Sultan Selîm Han Mısır'ı zaptettiği zaman, Cumâ namazını Ezher Câmiindekıldı. Cumâ namazını kıldıran hatîb için yüz altın bağışladı. Bunu önceden öğrenen hatîb, ogün Cumâ namazını kıldırma sırası kendisinde olan diğer hatîb arkadaşından izin almıştı.Nöbetini devreden hatîb, diğer arkadaşının altınlara kavuştuğunu görünce, söylenmeyebaşladı.

O sırada orada bulunan Abdülvehhâb-ı Şa'rânî aralarına girip, nöbetini veren hatîbe;"Üzülme! Allahü teâlâ bunu sana kısmet etmemiş." dedi. O da; "Rızkımın kesilmesine buarkadaşım sebeb olduğu için kızıyorum." dedi. Abdülvehhâb hazretleri de; "O sebeb oldugörünüyorsa da, aslında sebeb o değildir. Arkadaşın ilâhî kudretin bir âletidir. Âleti kimhareket ettiriyorsa, hüküm onundur.

Yoksa âletin değildir. Senin böyle söylemen, sopa iledövülüp de, sopayı vurana değil sopaya kızan adamın hâline benziyor. Hani sen her Cumâhutbelerinde; "Vallahi veren de Allahü teâlâdır, alan da. Yükselten de Allahü teâlâdır,alçaltan da..." demez miydin? Şimdi niçin bunun tersine göre hareket ediyorsun?" deyince, ohatîb; "Üstâdım! Huccet ve isbâtlarınla beni susturdun." diyerek oradan ayrıldı.