Kibir ile geldin tevazu ile gidiyorsun

Kibir ile geldin tevazu ile gidiyorsun

Hindistan Sultanı Mahmut Gaznevi, Delhi de, orduları ile giderken, bacası tüten bir kulübe görür, içeriye girer, bakar ki Ebul Hasen Harkani...

Başarı ve sevginin sırrı

Başarı ve sevginin sırrı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Başarılı bir iş adamı olan, büyük bir zata, (Hem başarılısınız, hem de herkes sizi seviyor. Bu nasıl oluyor?) diye soruluyor. O da...

Günahları gizlemelidir

Günahları gizlemelidir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Önceki ümmetlerde günah işleyen azdı, çünkü günah işleyenler helak ediliyordu. Peygamber efendimiz...

Korku ve sevgi

Korku ve sevgi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamız anlatıyor: (Seyyid Abdülhakîm efendiye karşı bir edepsizlik yapmaktan o kadar korkardım ki, belki yanlış bakarım...

İman nedir?

İman nedir?

İman, Resûl-i Ekrem efendimizin, Allahü teâlâ tarafından, Peygamber olarak, bütün insanlara getirdiği ve bildirdiği emirlerin hepsini kabul etmektir....

Haccac bin İlat

Haccac bin İlat

Mekkeli sahabilerden. Haccac bin İlat'in İslâma girişi şöyle olmuştur: Haccac bin Ilat, Süleym oğulları kabilesinden bir cemaatle birlikte,...

Orhan Gâzi ve Alâeddîn Esved

Orhan Gâzi ve Alâeddîn Esved

Sultan Orhan Gâzi, âlimleri, evliyâyı görüp gözeten bir zât-ı muhterem idi. O mübârek kimse, bir gün...

Ebû Seleme

Ebû Seleme

Tek başına hicret eden sahâbî. Allahü teâlânın emriyle sevgili Peygamberimiz, Müslümanlara Medîne'ye hicret için...

Abdullah Bin Cahş

Abdullah Bin Cahş

Uhud şehîdlerinden. Sa’d bin Ebî Vakkâs hazretleri, Uhud harbinde Hazret-i Abdullah bin Cahş'la arasında geçen konuşmayı şöyle...

Yemek duâsı

Yemek duâsı

Yemeğe başlarken besmele çekmek yani “Bismillahirrahmanirrahim” demek ve sonunda “Elhamdülillah” demek sünnettir. Hadis-i...

Nefsi zayıflatmak ibadet etmekle olur

Nefsi zayıflatmak ibadet etmekle olur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: En kıymetli ibadet namazdır. Çünkü namaz, her gün Allahü teâlâyı hatırlatan bir zikirdir. Zikir,...

Ümm-i Şerik

Devsli muhacir hanım sahabîlerden. Devs’de müslüman olan...

Resulullah’a teşekkür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâdan...

Ebû Katâde

Resûlullahın süvârilerinden. Peygamber efendimizin develerini Medîne’de otlağa...

İslamın emir ve yasakl…

İslamiyetin bildirdiği emir ve yasaklar, aklın...

Manevi değerlere hürme…

Müslümanlar, birbirine hurmet eder, yardıma koşar...

Ebüssuûd efendi ve Nûre…

Kânûnî Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mîrim...

Kainatin Efendisi

Hazret-i Hadice ile evlen…

Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin...

Misk kokulu Abdülmuttali…

Peygamber efendimizin babası Hazreti Abdullah...

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın...

Eshab-ı kiram

Ebu Süfyan Bin Hâris

Peygamberimizin süt kardeşi. Ebu Süfyan bin...

Ebû Seleme

Tek başına hicret eden sahâbî. Allahü...

Abdullah Bin Revâha

Resûlullahın şâiri. Hicretin yedinci senesi idi...

Hikmetli Sözler

Sevmek lafla değil, itaat…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Muhabbet...

Cennete dilediği kapıdan …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dost...

Dünya sevgisinin tek ilac…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Peygamber efendimiz, (Cemaatte rahmet, ayrılıkta azab-ı ilahi vardır) buyuruyor. Müslümanların başına ne geliyorsa, hep birbirimize kusur, kabahat bulmaktan geliyor. Kur’ân-ı kerimde mealen, (Allah’ın dinine sarılın, ayrılmayın) buyuruluyor. Müslümanlar bir vücut gibidir. Bir insanın kolunu, bacağını ayırırsanız, gözünü çıkarırsanız, kulağını keserseniz, o artık normal bir insan olmaktan çıkar. Ayrılan parçalar da kısa zamanda çürür ve hiçbir şeye yaramaz. Artık ne uzuvlarda, ne de vücutta hayır kalır.

Hadis-i şerifte, (İnsanların hayırlısı, Kur’ân-ı kerim öğrenen ve öğretendir) buyuruluyor. Bu, Kur’an-ı kerimin bizzat kendisi olduğu gibi, aynı zamanda içindeki emir ve yasaklardır. insanların hayırlısı, Kur’ân-ı kerimin ilimlerini bilen ve o ilmi yayandır. Doğru yazılmış bir ilmihâli yaymak, Kur’an ilimlerini yaymak olur. [Bunun için, Ehl-i sünnet âlimlerinin eserlerinden hazırlanan Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye kitabını okumalıdır.]

Din, Kur’ân-ı kerim, hadis-i şerifler ve bunların açıklaması demektir. Dolayısıyla Kur’ân-ı kerime ulaşmayan ve onun kaynağından çıkmayan hüküm, din olmaz. Çünkü dinin aslı odur. O hâlde Kur’ân-ı kerimi anlamak isteyen, ilmihâl okumalı, yani dinini öğrenmelidir. Yoksa, ya anlatan kişi yüzünden veya kendi anlayışı yüzünden bir kelimesine yanlış inanmış olsa dinden çıkar. Çünkü Kur’ân-ı kerim, Allah kelamıdır. Peygamber efendimiz, (Kur'an-ı kerimi kendi anladığına göre tefsir eden kâfir olur) buyuruyor. Böyle bir meali, tefsiri, yazıyı okuyup kabul eden de kâfir olur.

Dinin aslı nakletmektir, yani (Ben mürşid-i kâmil olan hocamdan duydum, size onu bildiriyorum) demektir. Hocası da aynı şekilde kendi hocasından öğrendiğini bildirmiştir. Onun da hocası derken bu silsile Peygamber efendimize kadar gider. Çünkü kaynak orasıdır, bu mübarek su oradan çıktı. Daha sonra, tıpkı bir barajdan şehirlere suyun gittiği gibi, o kaynaktan dağılan su bize kadar gelmiştir. Bunu hiç bozmadan, bozdurmadan, içine hiç yabancı madde koymadan, koydurmadan ancak ve yalnız Ehl-i sünnet âlimleri getirmişlerdir. Maalesef diğerleri kendilerine göre bir şeyler ilave etmiş veya çıkarmışlardır.