Ticaret âhıreti unutturmamalı

Ticaret âhıreti unutturmamalı

İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki: Bir kimsenin dünya ticareti, âhıret ticaretine mani olursa, bu kimse bedbahttır, zavallıdır. Bir çömlek almak...

İstişarenin önemi

İstişarenin önemi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir işin ciddiyeti, ancak o işi yapanların ciddiyetine bağlıdır. Yaptığımız iş ne kadar ciddi olursa olsun, eğer biz ciddi olamazsak, o iş...

Nimetin kıymeti elden çıkınca anlaşılır

Nimetin kıymeti elden çıkınca anlaşılır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir padişah, ilk defa denizaşırı bir ülkeye giderken, çok sevdiği kölesini de alarak gemiye biner. Biraz açıldıktan...

Müslümanın gayesi

Müslümanın gayesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir işin sonunda Allahü teâlânın rızası yoksa, bu iş niye yapılır ve niye birbirine bu tavsiye edilir ki?...

Dengeyi bulmak

Dengeyi bulmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İdarecinin çizdiği dairenin dışında hizmet etmeye çalışmak, daima, hem çalışana hem de büyüklere sıkıntı...

Kalbi kırıkların duası kabul olur

Kalbi kırıkların duası kabul olur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Hastalık, Allahü teâlânın bir kemendidir, fakirlik de zindanıdır. Bunun ikisini de sevdiklerine...

Sorması iman alametidir

Sorması iman alametidir

Bir âlime talebeleri sorarlar: Efendim, bir insan fâsık olsa, üzerinde çok kul hakkı olsa, çok haram yemiş olsa, bunları değil de, bir...

Saadet yolu

Saadet yolu

İman etmek, Muhammed tâbi’ olmağa başlamak ve saadet kapısından içeri girmek demekdir. Allahü teâlâ Onu, dünyadaki bütün...

Oruçla, vücut istirahate çekilir

Oruçla, vücut istirahate çekilir

Beslenme biçimi ile orucun sağlık için son derece yararlı olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Oruçlu insanda uyarılan salgılar azalır. Mide, bağırsak...

Zafere kavuşmak için iki şart

Zafere kavuşmak için iki şart

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İki şeye dikkat edilirse, zafer mutlaka nasip olur: 1- Namazı doğru kılmak, 2- Âmire itaat. Kur’an-ı kerimde mealen,...

Allahü teâlânın en çok sevdiği kul

Allahü teâlânın en çok sevdiği kul

İnsanlara yapılan iyilikler, âhiretin azablarından kurtulmağa ve Cennet nimetlerinin artmasına sebep olur. Peygamberimiz “sallallahü teâlâ...

Übeyy Bin Kâ'b

Kırâati ile meşhûr sahâbî. Sevgili Peygamberimiz sordular: -...

Bütün insanlar dört …

Büyük islâm âlimi İmâm-ı Gazâlî hazretleri...

Çalışıp helal kazanmak …

İslâm âlimlerin ve Allah dostlarının büyüklerinden...

Kibir ile geldin tevazu…

Hindistan Sultanı Mahmut Gaznevi, Delhi de...

İmanın temeli

İmam-ı Gazali hazretleri “Kimyâ-i saadet” kitabında...

Kim sevilir, kim sevilm…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müslüman edepli...

Kainatin Efendisi

Nur’un Amine’ye geçmesi

Kurban edilmekten kurtulan, Abdullah, büluğ...

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat...

Ümmetim!.. ümmetim!..

Kâinatın efendisi doğduğu sırada, hazret-i...

Eshab-ı kiram

İmrân bin Husayn

Meleklerle konuşan Sahâbî. İmrân bin Husayn...

Ebu Süfyan Bin Hâris

Peygamberimizin süt kardeşi. Ebu Süfyan bin...

Amr Bin Âs

Meşhûr Arab dâhîlerinden. Önceleri kabîlesine uyarak...

Hikmetli Sözler

Dünya bizi terk etmeden b…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Mübarek...

Eden kendine eder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İyilik...

Bana rahmet kapısını aç!”…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Peygamber efendimiz, (Cemaatte rahmet, ayrılıkta azab-ı ilahi vardır) buyuruyor. Müslümanların başına ne geliyorsa, hep birbirimize kusur, kabahat bulmaktan geliyor. Kur’ân-ı kerimde mealen, (Allah’ın dinine sarılın, ayrılmayın) buyuruluyor. Müslümanlar bir vücut gibidir. Bir insanın kolunu, bacağını ayırırsanız, gözünü çıkarırsanız, kulağını keserseniz, o artık normal bir insan olmaktan çıkar. Ayrılan parçalar da kısa zamanda çürür ve hiçbir şeye yaramaz. Artık ne uzuvlarda, ne de vücutta hayır kalır.

Hadis-i şerifte, (İnsanların hayırlısı, Kur’ân-ı kerim öğrenen ve öğretendir) buyuruluyor. Bu, Kur’an-ı kerimin bizzat kendisi olduğu gibi, aynı zamanda içindeki emir ve yasaklardır. insanların hayırlısı, Kur’ân-ı kerimin ilimlerini bilen ve o ilmi yayandır. Doğru yazılmış bir ilmihâli yaymak, Kur’an ilimlerini yaymak olur. [Bunun için, Ehl-i sünnet âlimlerinin eserlerinden hazırlanan Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye kitabını okumalıdır.]

Din, Kur’ân-ı kerim, hadis-i şerifler ve bunların açıklaması demektir. Dolayısıyla Kur’ân-ı kerime ulaşmayan ve onun kaynağından çıkmayan hüküm, din olmaz. Çünkü dinin aslı odur. O hâlde Kur’ân-ı kerimi anlamak isteyen, ilmihâl okumalı, yani dinini öğrenmelidir. Yoksa, ya anlatan kişi yüzünden veya kendi anlayışı yüzünden bir kelimesine yanlış inanmış olsa dinden çıkar. Çünkü Kur’ân-ı kerim, Allah kelamıdır. Peygamber efendimiz, (Kur'an-ı kerimi kendi anladığına göre tefsir eden kâfir olur) buyuruyor. Böyle bir meali, tefsiri, yazıyı okuyup kabul eden de kâfir olur.

Dinin aslı nakletmektir, yani (Ben mürşid-i kâmil olan hocamdan duydum, size onu bildiriyorum) demektir. Hocası da aynı şekilde kendi hocasından öğrendiğini bildirmiştir. Onun da hocası derken bu silsile Peygamber efendimize kadar gider. Çünkü kaynak orasıdır, bu mübarek su oradan çıktı. Daha sonra, tıpkı bir barajdan şehirlere suyun gittiği gibi, o kaynaktan dağılan su bize kadar gelmiştir. Bunu hiç bozmadan, bozdurmadan, içine hiç yabancı madde koymadan, koydurmadan ancak ve yalnız Ehl-i sünnet âlimleri getirmişlerdir. Maalesef diğerleri kendilerine göre bir şeyler ilave etmiş veya çıkarmışlardır.