İyilikler azalıyor, kötülükler artıyor

İyilikler azalıyor, kötülükler artıyor

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur’an-ı kerimde mealen, (Beni unutursanız, beni Rab olarak tanımazsanız, verdiğim nimetlere şükretmezseniz, rızkınızı...

Kavanozda kalan el

Kavanozda kalan el

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hindistan’da maymun avlamak için, ağzı dar, ama altı geniş büyük bir kavanozun içine muz koyup onu ağaca...

Bahri Dede ve Zigetvar’ın fethi

Bahri Dede ve Zigetvar’ın fethi

Avusturya arşidükü Maksimilyan, İstanbul Antlaşması’nı bozmuş, vergisini ödememiş üstelik de Erdel’e girmişti. Bunun üzerine, Kanuni...

Üseyd Bin Hudayr

Üseyd Bin Hudayr

Eshâb-ı kirâmın sancaktarlarından. Medîne'ye İslâmiyeti öğretmek için gelen Mus'ab bin Umeyr Medîne'de...

Kalbden gelen kalbe gider

Kalbden gelen kalbe gider

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri buyuruyor ki: (Kendinden bahsedeni dinlemeyin, ne anlatırsa anlatsın, nefsinden...

Allah ne derse öyle olur

Allah ne derse öyle olur

Çanakkale harbinin devam ettiği günlerde bir Ramazan arefesiydi. Cephe kumandanı Vehip Paşa 9. Tümenin genç imamını çağırarak mahzun bir şekilde...

Herkesin alın yazısı kendi icraatıdır

Herkesin alın yazısı kendi icraatıdır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur'an-ı kerimde mealen, (Herkes kendine uygun olan işi yapar) buyuruluyor. İnsanlar iki gruba ayrılır: Yapıcı ve yıkıcı. Dolayısıyla...

Dengeyi bulmak

Dengeyi bulmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İdarecinin çizdiği dairenin dışında hizmet etmeye çalışmak, daima, hem çalışana hem de büyüklere sıkıntı...

Arkadaş seçerken

Arkadaş seçerken

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Salih insanlarla arkadaş olmalı, yoksa sonu felaket olur. Hadis-i şerifte, (İnsanın dini, arkadaşının dini gibidir) buyurulduğu için,...

Abdullah Bin Hanzala

Abdullah Bin Hanzala

Meleklerin Yıkadığı Sahâbînın Oğlu. Abdullah bin Hanzala hazretleri, Eshâb-i kirâmdan, şehâdeti ile meşhûrdur. Babası da,...

İmanı korumak

İmanı korumak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmanın muhafazası çok zorlaştı. Allah korusun, insan, yanlış bir söz söyler, yanlış bir iş yapar veya bozuk bir şeye...

Kalp ramazanda BAYRAM e…

Kalp hücreleri enerji yakıtı olarak glikozu...

Böyle dua edilir mi?

Merhum Nasreddin Hocanın, (Allah’ım bu sıkıntıyı...

Burada bir incelik var

Bir zaman, karı koca, Mısır’dan hacca...

İstigfar duâsı

Hadis-i şerifte, “Her namazdan sonra, üç...

Hidayet, fitne ve sabır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bizim vazifemiz...

Eden kendine eder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İyilik eden...

Kainatin Efendisi

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de...

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Muhterem annenin vefatı

Sevgili Peygamberimizin, üç-beş yaşlarında bile...

Eshab-ı kiram

Velîd Bin Velîd

Kardeşleri tarafından işkence gören sahâbî. Velîd...

Abdullah Bin Atîk

Medîneli ilk Müslümanlardan. Medîne’de, hicretten önce...

Abdullah Bin Zeyd

Sâhib-ül ezân. Hicretten sonra Medîne'de Peygamber...

Hikmetli Sözler

Her hayrın anahtarı, her …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmandan...

Uyum içinde olmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Dinimize uyan rahat eder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Geçimsizlikler...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Peygamber efendimiz, (Cemaatte rahmet, ayrılıkta azab-ı ilahi vardır) buyuruyor. Müslümanların başına ne geliyorsa, hep birbirimize kusur, kabahat bulmaktan geliyor. Kur’ân-ı kerimde mealen, (Allah’ın dinine sarılın, ayrılmayın) buyuruluyor. Müslümanlar bir vücut gibidir. Bir insanın kolunu, bacağını ayırırsanız, gözünü çıkarırsanız, kulağını keserseniz, o artık normal bir insan olmaktan çıkar. Ayrılan parçalar da kısa zamanda çürür ve hiçbir şeye yaramaz. Artık ne uzuvlarda, ne de vücutta hayır kalır.

Hadis-i şerifte, (İnsanların hayırlısı, Kur’ân-ı kerim öğrenen ve öğretendir) buyuruluyor. Bu, Kur’an-ı kerimin bizzat kendisi olduğu gibi, aynı zamanda içindeki emir ve yasaklardır. insanların hayırlısı, Kur’ân-ı kerimin ilimlerini bilen ve o ilmi yayandır. Doğru yazılmış bir ilmihâli yaymak, Kur’an ilimlerini yaymak olur. [Bunun için, Ehl-i sünnet âlimlerinin eserlerinden hazırlanan Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye kitabını okumalıdır.]

Din, Kur’ân-ı kerim, hadis-i şerifler ve bunların açıklaması demektir. Dolayısıyla Kur’ân-ı kerime ulaşmayan ve onun kaynağından çıkmayan hüküm, din olmaz. Çünkü dinin aslı odur. O hâlde Kur’ân-ı kerimi anlamak isteyen, ilmihâl okumalı, yani dinini öğrenmelidir. Yoksa, ya anlatan kişi yüzünden veya kendi anlayışı yüzünden bir kelimesine yanlış inanmış olsa dinden çıkar. Çünkü Kur’ân-ı kerim, Allah kelamıdır. Peygamber efendimiz, (Kur'an-ı kerimi kendi anladığına göre tefsir eden kâfir olur) buyuruyor. Böyle bir meali, tefsiri, yazıyı okuyup kabul eden de kâfir olur.

Dinin aslı nakletmektir, yani (Ben mürşid-i kâmil olan hocamdan duydum, size onu bildiriyorum) demektir. Hocası da aynı şekilde kendi hocasından öğrendiğini bildirmiştir. Onun da hocası derken bu silsile Peygamber efendimize kadar gider. Çünkü kaynak orasıdır, bu mübarek su oradan çıktı. Daha sonra, tıpkı bir barajdan şehirlere suyun gittiği gibi, o kaynaktan dağılan su bize kadar gelmiştir. Bunu hiç bozmadan, bozdurmadan, içine hiç yabancı madde koymadan, koydurmadan ancak ve yalnız Ehl-i sünnet âlimleri getirmişlerdir. Maalesef diğerleri kendilerine göre bir şeyler ilave etmiş veya çıkarmışlardır.