Arkadaşlarımı korumak için

Arkadaşlarımı korumak için

Abdülazîz Debbağ hazretleri'nin bir grup talebesi bir yere gitmek için yola çıktılar. Yanlarında eşkıyâ saldırısına karşı koyacak hiç...

Sâlim Mevlâ Ebû Huzeyfe

Sâlim Mevlâ Ebû Huzeyfe

Kur'ân-ı kerîmi en iyi okuyanlardan. Hazret-i Ebû Bekir zamanında Müseylemet'ül Kezzâb'a karşı yapılan Yemâme...

Sa'd Bin Rebî

Sa'd Bin Rebî

Şehîd olurken nasîhat eden sahâbî. Sa'd bin Rebî' hazretleri, Eshâb-ı kirâmın büyüklerindendir. Resûl...

Büyük günah ve iman

Büyük günah ve iman

Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında yazılı olan, Peygamberimizden gelen haberlere inanmak ve inandığını söylemek “iman” dır. İbâdetler,...

Peygamberler ve melekler

Peygamberler ve melekler

Allahü teâlâ, kullarına merhamet ederek, Peygamberler göndermiştir. Bunlarla kullarına doğru yolu, saadet-i ebediyye yolunu göstermiş, kullarını...

Dünya ve âhiret iyilikleri verilen kimse

Dünya ve âhiret iyilikleri verilen kimse

Peygamber Efendimez, her Müslümanın güzel ahlak sahibi olmasını, herkese iyilik yapmasını, sertlik gööstermeyip yumuşak huylu olmasını emretmiştir....

Arkadaş seçerken

Arkadaş seçerken

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Salih insanlarla arkadaş olmalı, yoksa sonu felaket olur. Hadis-i şerifte, (İnsanın dini, arkadaşının dini gibidir) buyurulduğu için,...

Nu'man Bin Mukarrin

Nu'man Bin Mukarrin

Eshâb-ı kirâmın meşhûr kumandanlarından. Hazret-i Ömer, Eshâb-ı kirâmı toplayıp sordu: - Ben bir ordu teşkil edip, İran üzerine...

Asıl cömertlik

Asıl cömertlik

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanların gönlüne hoş gelsin diye elindekileri dağıtmak cömertlik sayılsa da, asıl cömertlik, başkalarının da imana...

Mirac aklın bittiği, imanın başladığı yerdir

Mirac aklın bittiği, imanın başladığı yerdir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir iş, ne kadar sıkıntı içinde olmuşsa, o kadar uzun ömürlü olur. Peygamber efendimiz, (En çok sıkıntıyı ben...

Zemzem kuyusu

Zemzem kuyusu

Dede Abdülmuttalib’e, bir gün rüyasında bir kimse; “Ey Abdülmuttalib! Kalk Tayyibe’yi kaz!”diyerek kayboldu. Ertesi gün;...

Allah’ın en sevdiği yer

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz...

Kur’ân-ı kerîm

Kur’ân-ı kerîmin kelimeleri arabîdir. Fakat, bu...

Hakiki âlim ile sahtesi…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Cahiller, ölüyü...

Din ve fen

İslam tarihini inceleyenler bilirler. Târîh boyunca...

Manâ içinde manâ

Kur’ân-ı kerîm insan sözü değildir. Kur’ân-ı...

Abdullah bin Mübarek ha…

Abdullah bin Mübarek, Sehl'e ders okuturdu, En...

Kainatin Efendisi

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de...

Dünya karanlığa gömül…

Fahr-i kâinat efendimiz doğmadan önce...

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat...

Eshab-ı kiram

Zeyd Bin Desinne

Darağacından Resulullaha selam gönderen sahabî. Uhud...

Sâbit Bin Kays

Peygamber efendimizin hatîblerinden. 630 senesinde henüz...

Âsım Bin Sâbit

Arıların koruduğu sahâbî. Asr-ı saâdette küfür...

Hikmetli Sözler

Üstünlük son nefeste bell…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Herkesin alın yazısı kend…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur'an-ı...

Kusur, bakan gözdedir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Lâ...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Müminin yemeği, ikramı, siması, kelamı şifadır. Bir gün merhum hocamız, sohbet ederken, (Efendim, buraya gelmeden önce başım çok ağrıyordu, çok rahatsızdım. Ama buraya gelince arkadaşları gördüm, maşallah hepsi nur! Arkadaşların o nazarları, o simaları kalbime ferahlık verdi, çok rahatladım, şifa buldum. Tecrübeyle de sabit oldu ki, mümin şifadır) buyurmuştu. Onun için hasta olunca, hemen bir din kardeşimizin evine gitmeliyiz. Onun ikramları bize şifa olur. Onunla biraz sohbet etmeli, kitap okumalı, böylece şifaya kavuşuruz.

Bir kimse, hastalanınca arkadaşlarını ziyarete gidermiş, hastalığı hiç uzamaz, kısa zamanda iyileşirmiş. En sonunda kendisine, (Sen hastalanınca hastaneye değil, komşunun evine gidip iyileşiyormuşsun. Bunun hikmeti nedir?) diye soranlara şöyle cevap vermiş:
(Cömerdin yemeği şifa, cimrinin yemeği derttir, hastalıktır) hadis-i şerifine uyuyorum. Cömert olan komşuma gidiyorum, biraz peynir ekmek yiyerek şifa buluyorum. Ben bunu, hadis-i şerife inanarak yapıyor ve faydasını görüyorum.

Müminin artığı hem bedene hem de kalbe şifadır. Bir gün bir dergâha hediye olarak çok miktarda yiyecek içecek gelir. Dergâhta bu işlerle görevli talebe, (Efendim, bunları ne yapalım?) diye hocasına sorar. O da talebelere dağıtılmasını söyler. Herkese dağıtır, ama bitmez, yine artar. Hocası, (Artanları götür başka fakirlere dağıt!) der. O da arar, ama fakir bulamaz. Nihayet bir kilisede fakir kimseler görür, onlara dağıtıp geri döner. Hocasına durumu arz eder. Hocası da, (İyi etmişsin) der. Bir saat sonra kilisedeki fakirlerin hepsi dergâha gelip, (Şeyh efendiyi görmek istiyoruz) derler. Mübarek zatı görünce de, (Efendim, bize İslamiyet’i telkin edin, hepimiz Müslüman olacağız) derler. Kelime-i şehadet getirip Müslüman olurlar. Talebe bunun hikmetini sorunca, hocası, (Müminlerin artığında kalbe şifa vardır. Sen bu yemeği onlara verdin. Allahü teâlâ onların kalblerine bir nur verip, o nur vesilesiyle onlara İslam’ı nasip etti) buyurur.