Strese alıştırma egzersizi

Strese alıştırma egzersizi

Oruç, hormonal yönden stresi tetiklediği halde organların verdiği cevaplar ve davranışlar açısından stresin tam karşıtıdır. Adeta hormonlarla stresi...

İman nedir?

İman nedir?

İman, Resûl-i Ekrem efendimizin, Allahü teâlâ tarafından, Peygamber olarak, bütün insanlara getirdiği ve bildirdiği emirlerin hepsini kabul etmektir....

Böyle Allah deseydin!

Böyle Allah deseydin!

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ, çok sevdiği kullarına, Allah desin diye çok dert ve bela verir. Her Allah deyişte,...

Mazarratlı harfler kaçtır?

Mazarratlı harfler kaçtır?

Zamanın akıllı geçinenlerinden güngörmüş bir zâtın yolu bir gün bîmarhâneye (ruh ve sinir hastalıkları hastahânesine)...

Seddad Bin Evs

Seddad Bin Evs

Ailece müslüman olan sahabilerden. Seddad bin Evs, Medineli ensardan idi. Müslüman bir aile ocağında yetişti. Yaşı küçük olduğu...

Habercinin vazifesi haber vermektir

Habercinin vazifesi haber vermektir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmanımızı muhafaza edip, imanla ölmek için, dinimizi doğru olarak öğrenip, emir ve yasaklara uymamız ve her gün...

Bereket Duâsı

Bereket Duâsı

“Ruh-ul-beyan” da diyor ki, “Eshâb-ı Kehfin Kur’an-ı kerim harfleri ile isimleri yazılı kâğıdı evinde, iş yerinde, üstünde...

Niyetsiz ibâdet olamaz

Niyetsiz ibâdet olamaz

Niyetsiz, ibâdet olamaz. Resûlullaha “sallallahü aleyhi ve sellem” tâbi’ olmak için, önce iman etmek, sonra ahkâm-ı...

Resulullah’a teşekkür

Resulullah’a teşekkür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâdan sonra, Onun Resulüne de teşekkür edeceğiz. Çünkü Resulullah sallallahü...

Sultan Selîm ve “Dede Molla”

Sultan Selîm ve “Dede Molla”

Yavuz Sultan Selîm Han Mısır seferine giderken, yolu Dede Molla isimli zâtın bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun...

Gazi Osman Paşa' nın İstanbul' a dönüşü

Gazi Osman Paşa' nın İstanbul' a dönüşü

Sultan II Abdülhamid Han, Serasker Müşir Rauf Paşa'yı seraskerlik vazifesi uhdesinde kalmak üzere, yaveri ekremilik ve fevkalade büyük...

Aklın kapasitesi

Din nakle dayanır. Nakil yolu ile...

Bir zaman gelir ki...

Alışverişte, şübheli şeylerden kaçınmalıdır. Harama yaklaşan...

İki yolun farkı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir din...

Kimi seversen ahirette …

Büyüklerle beraber olmak için, onları sevmek...

Abdullah Bin Selâm

Tevratta Resûlullahın alâmetlerini görüp Müslüman olan...

Ya dünya ya âhiret

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Âhiret, dünyanın...

Kainatin Efendisi

O’nun şanı yücedir!

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, sekiz yaşına...

Muhterem annenin vefatı

Sevgili Peygamberimizin, üç-beş yaşlarında bile...

Mübarek göğsünün yar…

Süt anne Halime Hatun anlatır: Server-i...

Eshab-ı kiram

Abbâs Bin Abdülmuttalib

Peygamberimizin amcası. Hazret-i Abbâs, gençlik zamanında...

Abdullah Bin Atîk

Medîneli ilk Müslümanlardan. Medîne’de, hicretten önce...

Osman Bin Talhâ

Kâbe'nin hizmetinde olan sahâbî. Osman bin...

Hikmetli Sözler

Ur çıkmadan nur girmez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Küfürden...

Ramazanın son on günü

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ramazan-ı...

Sormadan iş yapmaktan çok…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Allahü teâlâ insanda üç ey yarattı: Akıl, kalb ve nefs. Bunların hiçbiri görülmez. Varlıklarını eserleri ile, yaptıkları ilerle ve dînimizin bildirmesi ile anlıyoruz. Akıl ve nefs dimâgımızda, kalb gösümüzün sol tarafındaki yüreimizdedir. Bunlar, madde deildir. Yer kaplamazlar. Buralarda bulunmaları, elektriin ampulde, miknâtisin endüksiyon bobininde bulunması gibidir.

Akıl, fen bilgilerini anlamaa çalıır. Bunları anlar. slâmiyete uygun olanlarını, fenâlarından, zararlı olanlarından ayırır. yileri, fenâları, slâmiyet ayırmaktadır. slâmiyeti bilen ve uymak istiyen akla “Akl-ı selîm” denir. Aklı az olan, hep aıran kimseye “Ahmak”, aklı hiç olmıyana “Deli” denir. Selîm olan akıl, slâmiyetin bildirdii iyi eyleri kalbe bildirir. Kalb de, bunları yapmaı irâde ederek, dimâgdan çıkan hareket sinirleri vâsıtası ile, a’zâlara, organlara yaptırır.

İşte bu, iyi veya kötü eyleri yapmak arzûsunun kalbe yerlemesine “Ahlâk”, “Huy” denir. Nefs, bedene tatlı gelen eylere dükündür. Bunların iyi, kötü, faydalı, zararlı olduklarını düünmez. Arzuları, slâmiyetin emirlerine uygun olmaz. slâmiyetin yasak ettii eyleri yapmak, nefsi kuvvetlendirir. Daha beterini yaptırmak ister. Kötü, zararlı eyleri, iyi gösterip, kalbi aldatır. Kalbe bunları yaptırarak, zevklerine kavumak için çalıır.

Kalbin nefse aldanarak, kötü huylu olmaması için, ahkâm-ı islâmiyyeye uyarak kalbi kuvvetlendirmek ve nefsi zayıflatmak lâzımdır. Aklı kuvvetlendirmek, islâm bilgilerini okuyup, örenmekle olduu gibi, kalbin kuvvetlenmesi, yani temizlenmesi de, ahkâm-ı islâmiyyeye uymakla, islam ahlakı ile ahlaklanmakla olur.

slâmiyete uymak için, ihlâs lâzımdır. hlâs, ileri, ibâdetleri, Allahü teâlâ emir ettii için yapmak, baka hiçbir menfeat düünmemektir. slâmiyete uymak, kalbi kuvvetlendirdii gibi, nefsi zayıflatır. Bu sebep ile nefs, kalbin slâmiyete uymasını, slimiyeti, güzel ahlâkı anlatan kitaplarını okumaı,örenmeyi istemez. Dinsiz, imansız olmasını ister. Akıllarına uymayıp, nefslerine uyan kimseler, bunun için, dinsiz olmaktadır. Nefs ölmez. Fakat, gücü kuvveti kalmayınca, kalbi aldatamaz. Nefsin zaylıflaması için de dinin emirlerine uymak, kötü huyları bırakıp güzel huylarla ahlaklanmak gerekir.