Kalb, ruh ve nefis

Kalb, ruh ve nefis

İnsanoğlunun yaşayabilmesi, hayatiyetini devam ettirebilmesi için nefse ihtiyaç vardır. Fakat, nefis, kendi haline bırakıldığı zaman da zararlı olmaktadır....

Allah için yapmak

Allah için yapmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur’an-ı kerimde mealen, (Allah’ın dinine ihlâsla hizmet edene, Allah yardım eder) buyuruluyor. Peygamber efendimiz de...

Feyzin gelmesi

Feyzin gelmesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Feyzin gelmesi için feyz veren zata tam inanmak gerekir. Ancak o zaman, tam muhabbet oluşur. Yani feyz ve muhabbetin olması...

Ebû Zer-i Gıfârî

Ebû Zer-i Gıfârî

Gıfârî kabilesinin reisi. Ebû Zer-i Gıfârî, Mekke’nin ticâret yolu üzerinde yaşamakta olan Benî Gıfâr...

Altı cilt Mektubat'ın özeti

Altı cilt Mektubat'ın özeti

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Üç cildi İmam-ı Rabbani hazretlerinin, diğer üç cildi de Muhammed Masum hazretlerinin olmak üzere, altı cilt...

İpliği satmaya gönderdim

İpliği satmaya gönderdim

Dul bir kadının altı çocuğu bir de ihtiyar anası vardı. Kadın geçimini sağlamak üzere, her gün göz nuru dökerek iplik eğirir, pazara...

Feyrûz Bin Deylemî

Feyrûz Bin Deylemî

Yemenli sahâbîlerden. Feyrûz bin Deylemî San’a’da bulunuyordu. Resûlullahın Peygamberliği haberi oraya ulaşınca, Vebr bin...

O aslında bizi değil, hizmetlerimizi seviyor

O aslında bizi değil, hizmetlerimizi seviyor

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet itikadı ve bu yolun büyüklerinin sevgisi bir cevherdir. Allahü teâlâ bu cevheri...

Mürşid-i kâmil kimdir?

Mürşid-i kâmil kimdir?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müminler dört kısımdır: 1- Kelime-i şehadet getirenler. 2- Salihler: Allahü teâlânın rızasına kavuşmak...

Üstünlük son nefeste belli olur

Üstünlük son nefeste belli olur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ sonumuzu hayreylesin. Hiçbirimiz sonumuzu bilmiyoruz. Cüneyd-i Bağdadi hazretlerine bir papaz...

Erkam Bin Ebi'l Erkam

Erkam Bin Ebi'l Erkam

Evi ilk vakıf olan sahâbî. Hazret-i Erkam'ın ataları, Mekke'nin sayılı zengin ve reisleri idiler. Bu sebeple, eskiden beri saygı ve i'tibâr...

İnsan ile hayvanın far…

İnançsızlar, ateistler, milletin dînini, ahlâkını yıkmak...

Maksat imanı korumaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Resulullah efendimiz...

Söyle de sinekler üzeri…

İmam-ı Şarani hazretleri, Hükümdar Kayıtbay’ın ziyaretine...

Müslümanın gayesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir işin...

İlk insanların dağılmas…

Âdem aleyhisselâmın evlâdı çoğalarak Arabistân, Mısır...

Abid zümresinden olmak…

Peygamberimiz aleyhisselâm buyurdu ki, “Yâ Ebâ...

Kainatin Efendisi

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Emanet, Ebu Talib’de...

Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine...

Güneş artık doğmak üzere!

Artık, sevgili Peygamberimizin yaşları kırka...

Eshab-ı kiram

Amr Bin Âs

Meşhûr Arab dâhîlerinden. Önceleri kabîlesine uyarak...

Mus'ab Bin Umeyr

İslâmda ilk öğretmen. Mus'ab bin Umeyr...

Zeyd Bin Hârise

İlk îman eden köle. Zeytin gözlü...

Hikmetli Sözler

Hakiki bayram nasıl olur?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

İlmihâlin önemi

Merhum hocamız buyuruyor ki: Tam İlmihâl...

Cennete dilediği kapıdan …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dost...

Allahü teâlâ insanda üç ey yarattı: Akıl, kalb ve nefs. Bunların hiçbiri görülmez. Varlıklarını eserleri ile, yaptıkları ilerle ve dînimizin bildirmesi ile anlıyoruz. Akıl ve nefs dimâgımızda, kalb gösümüzün sol tarafındaki yüreimizdedir. Bunlar, madde deildir. Yer kaplamazlar. Buralarda bulunmaları, elektriin ampulde, miknâtisin endüksiyon bobininde bulunması gibidir.

Akıl, fen bilgilerini anlamaa çalıır. Bunları anlar. slâmiyete uygun olanlarını, fenâlarından, zararlı olanlarından ayırır. yileri, fenâları, slâmiyet ayırmaktadır. slâmiyeti bilen ve uymak istiyen akla “Akl-ı selîm” denir. Aklı az olan, hep aıran kimseye “Ahmak”, aklı hiç olmıyana “Deli” denir. Selîm olan akıl, slâmiyetin bildirdii iyi eyleri kalbe bildirir. Kalb de, bunları yapmaı irâde ederek, dimâgdan çıkan hareket sinirleri vâsıtası ile, a’zâlara, organlara yaptırır.

İşte bu, iyi veya kötü eyleri yapmak arzûsunun kalbe yerlemesine “Ahlâk”, “Huy” denir. Nefs, bedene tatlı gelen eylere dükündür. Bunların iyi, kötü, faydalı, zararlı olduklarını düünmez. Arzuları, slâmiyetin emirlerine uygun olmaz. slâmiyetin yasak ettii eyleri yapmak, nefsi kuvvetlendirir. Daha beterini yaptırmak ister. Kötü, zararlı eyleri, iyi gösterip, kalbi aldatır. Kalbe bunları yaptırarak, zevklerine kavumak için çalıır.

Kalbin nefse aldanarak, kötü huylu olmaması için, ahkâm-ı islâmiyyeye uyarak kalbi kuvvetlendirmek ve nefsi zayıflatmak lâzımdır. Aklı kuvvetlendirmek, islâm bilgilerini okuyup, örenmekle olduu gibi, kalbin kuvvetlenmesi, yani temizlenmesi de, ahkâm-ı islâmiyyeye uymakla, islam ahlakı ile ahlaklanmakla olur.

slâmiyete uymak için, ihlâs lâzımdır. hlâs, ileri, ibâdetleri, Allahü teâlâ emir ettii için yapmak, baka hiçbir menfeat düünmemektir. slâmiyete uymak, kalbi kuvvetlendirdii gibi, nefsi zayıflatır. Bu sebep ile nefs, kalbin slâmiyete uymasını, slimiyeti, güzel ahlâkı anlatan kitaplarını okumaı,örenmeyi istemez. Dinsiz, imansız olmasını ister. Akıllarına uymayıp, nefslerine uyan kimseler, bunun için, dinsiz olmaktadır. Nefs ölmez. Fakat, gücü kuvveti kalmayınca, kalbi aldatamaz. Nefsin zaylıflaması için de dinin emirlerine uymak, kötü huyları bırakıp güzel huylarla ahlaklanmak gerekir.