Helâl olduğunu bildiğinizi yiyiniz!

Helâl olduğunu bildiğinizi yiyiniz!

Çok kimseler, dünya malını, hep haram sanır. Bazısı da, dünyadaki şeylerden çoğu haramdır der. Burada, insanlar üç türlüdür:...

Son yongam sensin ama öl de köye dönme!

Son yongam sensin ama öl de köye dönme!

Sene 1915... Sonbaharın serin yağışlı günlerinden biri. Birinci Dünya Harbi bütün cephelerde devam ediyor. Vatanın her tarafında barut ve kan kokusu var......

Allah'tan utanandan her şey utanır

Allah'tan utanandan her şey utanır

Ma'rûf-ı Kerhi Hazretlerinin bir dayısı şehrin vâlisi idi. Vâli, bir gün şehrin kenar mahallelerini dolaşıyordu. Ma'rûf'u bir kenarda...

İslamın emir ve yasakları

İslamın emir ve yasakları

İslamiyetin bildirdiği emir ve yasaklar, aklın, beyin gücünün dışında ve üstündedir. Bunlar, hiçbir zamanda, kimse tarafından...

Hatırat-ı Çaldıran

Hatırat-ı Çaldıran

İkinci Selim Han, Babası Kanuni Sultan Süleyman devrinde birçok savaşa katılmakla beraber, tahta geçtikten sonra sefere çıkmadı....

Ramazan demek, yanmak demektir

Ramazan demek, yanmak demektir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bu ayda oruç tutmak farz ve teravih kılmak da sünnet oldu. Ramazan yanmak demektir. O ay, oruç tutanların, tevbe...

Sormadan iş yapmaktan çok sakınmalı

Sormadan iş yapmaktan çok sakınmalı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet itikadında olup bu doğru yolun büyüklerini tanımakla, ne kadar şanslı olduğumuzun, ne kadar kıymetli bir nimete...

İşini ihlâsla tam yapmak

İşini ihlâsla tam yapmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir cemiyette herkes, üzerine düşen vazifeyi yaparsa, sistem düzgün çalışır. Vücudun işe yaraması organların...

Bir kavmin efendisi, onlara hizmet edendir

Bir kavmin efendisi, onlara hizmet edendir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Bir kavmin efendisi, en makbulü, onlara hizmet edendir. Hizmet edene, âhirette hesap da sorulmaz, azap da...

Kur’ân-ı kerîm

Kur’ân-ı kerîm

Kur’ân-ı kerîmin kelimeleri arabîdir. Fakat, bu kelimeleri yanyana dizen, Allahü teâlâdır. Bu kelimeler, insan dizisi değildir....

Kibirli olmanın alameti nedir?

Kibirli olmanın alameti nedir?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamız, (Kibir her iyiliğe engeldir) buyururdu. Bir kimsede kibir olup olmadığı, istişare edip etmemesiyle,...

Üzülmeyiniz, Allahü teâ…

Hacı Ferhad adında bir zât şöyle...

Açlıkla imtihan kolay d…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ...

Vücudun her organı kıym…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize yapılan...

Aklın kapasitesi

Din nakle dayanır. Nakil yolu ile...

Padişahın işi ne

Sultan Murat Han o gün bir...

Ben bir zerreyim

Hasan-ı Basri hazretlerine sevenleri sordu: - Bütün...

Kainatin Efendisi

Mübarek göğsünün yar…

Süt anne Halime Hatun anlatır: Server-i...

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın...

Zemzem kuyusu

Dede Abdülmuttalib’e, bir gün rüyasında...

Eshab-ı kiram

Sümâme Bin Üsâl

Yemâme kabîlesi reisi. Hicretten sonra Medîne'de...

Seleme Bin Ekvâ

Piyâdelerin en hayırlısı. Hudeybiye anlaşmasının yapıldığı...

Ebu Rafi

Peygamberimizin azatı kölelerinden. Ebu Rafi aslen...

Hikmetli Sözler

Boş eve hırsız niye girsi…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kim...

Altı cilt Mektubat'ın öze…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Üç...

Bu gaflet niye?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her...

Allahü teâlâ insanda üç ey yarattı: Akıl, kalb ve nefs. Bunların hiçbiri görülmez. Varlıklarını eserleri ile, yaptıkları ilerle ve dînimizin bildirmesi ile anlıyoruz. Akıl ve nefs dimâgımızda, kalb gösümüzün sol tarafındaki yüreimizdedir. Bunlar, madde deildir. Yer kaplamazlar. Buralarda bulunmaları, elektriin ampulde, miknâtisin endüksiyon bobininde bulunması gibidir.

Akıl, fen bilgilerini anlamaa çalıır. Bunları anlar. slâmiyete uygun olanlarını, fenâlarından, zararlı olanlarından ayırır. yileri, fenâları, slâmiyet ayırmaktadır. slâmiyeti bilen ve uymak istiyen akla “Akl-ı selîm” denir. Aklı az olan, hep aıran kimseye “Ahmak”, aklı hiç olmıyana “Deli” denir. Selîm olan akıl, slâmiyetin bildirdii iyi eyleri kalbe bildirir. Kalb de, bunları yapmaı irâde ederek, dimâgdan çıkan hareket sinirleri vâsıtası ile, a’zâlara, organlara yaptırır.

İşte bu, iyi veya kötü eyleri yapmak arzûsunun kalbe yerlemesine “Ahlâk”, “Huy” denir. Nefs, bedene tatlı gelen eylere dükündür. Bunların iyi, kötü, faydalı, zararlı olduklarını düünmez. Arzuları, slâmiyetin emirlerine uygun olmaz. slâmiyetin yasak ettii eyleri yapmak, nefsi kuvvetlendirir. Daha beterini yaptırmak ister. Kötü, zararlı eyleri, iyi gösterip, kalbi aldatır. Kalbe bunları yaptırarak, zevklerine kavumak için çalıır.

Kalbin nefse aldanarak, kötü huylu olmaması için, ahkâm-ı islâmiyyeye uyarak kalbi kuvvetlendirmek ve nefsi zayıflatmak lâzımdır. Aklı kuvvetlendirmek, islâm bilgilerini okuyup, örenmekle olduu gibi, kalbin kuvvetlenmesi, yani temizlenmesi de, ahkâm-ı islâmiyyeye uymakla, islam ahlakı ile ahlaklanmakla olur.

slâmiyete uymak için, ihlâs lâzımdır. hlâs, ileri, ibâdetleri, Allahü teâlâ emir ettii için yapmak, baka hiçbir menfeat düünmemektir. slâmiyete uymak, kalbi kuvvetlendirdii gibi, nefsi zayıflatır. Bu sebep ile nefs, kalbin slâmiyete uymasını, slimiyeti, güzel ahlâkı anlatan kitaplarını okumaı,örenmeyi istemez. Dinsiz, imansız olmasını ister. Akıllarına uymayıp, nefslerine uyan kimseler, bunun için, dinsiz olmaktadır. Nefs ölmez. Fakat, gücü kuvveti kalmayınca, kalbi aldatamaz. Nefsin zaylıflaması için de dinin emirlerine uymak, kötü huyları bırakıp güzel huylarla ahlaklanmak gerekir.