Ebû Eyyûb-el Ensârî

Ebû Eyyûb-el Ensârî

Mihmândâr-ı Resûlullah. En güzel günleri başlatacak olan büyük hicret [göç] bitmek üzeredir. Allahın emriyle...

Böyle dua edilir mi?

Böyle dua edilir mi?

Merhum Nasreddin Hocanın, (Allah’ım bu sıkıntıyı benden alma) diye dua ettiğini duyanlar, Hocaya sorarlar: - Niçin böyle dua ediyorsun, sıkıntının kalması...

İyilik edene teşekkür

İyilik edene teşekkür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünyanın en bahtiyar insanı, İmam-ı Rabbani hazretleri gibi bir din büyüğünü tanıyıp ona tâbi olan Ehl-i...

En güvenilir kimse...

En güvenilir kimse...

O; doğru, doğruların doğrusu... Hiçbir ilahi emre mazhar bulunmadığı gençlik çağında da, insanoğlunun, ruh, selim akıl ve ahlak bakımından en...

Sâdık talebenin vasfı

Sâdık talebenin vasfı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamız, (Birbirinizi sevin, birbirinizle iyi geçinin, aranıza fitne girmesin! Tarih boyunca cemiyetler, milletler hep...

Ayrı düşünmek, şeytana yem olmaktır

Ayrı düşünmek, şeytana yem olmaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Şeytan, bir topluluğun, bir cemaatin içine giremez) buyuruyor. Allahü teâlâ doğru yolda olan...

Azm-ü, cezm-ü kast eyledük

Azm-ü, cezm-ü kast eyledük

Ramazan başında Darulhilâfe, Derseadet (hilâfet merkezi İstanbul) gibi İslâm toprakları yer yer süslenmiş, ramazan öncesinde karanlık olan...

Burada bir incelik var

Burada bir incelik var

Bir zaman, karı koca, Mısır’dan hacca gelmişler. Hac dönüşü Medine’ye uğramışlar. Bu sırada develerini kaybetmişler. Yol paraları da yok. Ortada...

Neyimize güveniyoruz?

Neyimize güveniyoruz?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlânın indinde dünyanın sivrisineğin kanadı kadar kıymeti yoktur. O hâlde bu kadar kıymetsiz olan...

Muhammed Bin Mesleme

Muhammed Bin Mesleme

Resûlullah efendimizin fedâîlerinden. Bedir savaşından sonra Mekkeli müşriklerin ölüleri hakkında ağıtlar, şiirler söyleyerek...

Vücutta bütün organlar birbirine muhtaçtır

Vücutta bütün organlar birbirine muhtaçtır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize, Ehl-i sünnet kitaplarını yaymak sûretiyle yapılan hizmetlerin maddi sahibi yoktur, bu hizmetler hepimizindir. Yani her...

Her şeyi göze almıştı!

Müslümanlara sıkıntı veren Yahudi Ebû Râfi’ye...

Müslüman başkalarına…

İslam ahlâkı ile ahlâklanmış, nefsini terbiye...

Sümâme Bin Üsâl

Yemâme kabîlesi reisi. Hicretten sonra Medîne'de İslâmiyet...

Hansa Hatun

Meşhur kadın şair sahabilerden. Peygamber efendimiz zamanında...

Ebu Süfyan Bin Hâris

Peygamberimizin süt kardeşi. Ebu Süfyan bin Hâris...

İyi huyları tamamlamak…

İslâm kelimesi, “Nefsini teslîm etmek, boyun...

Kainatin Efendisi

Nur’un Amine’ye geçmesi

Kurban edilmekten kurtulan, Abdullah, büluğ...

Zemzem kuyusu

Dede Abdülmuttalib’e, bir gün rüyasında...

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de...

Eshab-ı kiram

Seddad Bin Evs

Ailece müslüman olan sahabilerden. Seddad bin...

Saîd Bin Âmir

Hazret-i Ömer'e benzeyen vâli. Saîd bin...

Zübeyr Bin Avvâm

Cennetle müjdelenenlerden. Hazret-i Zübeyr, Peygamber efendimizin...

Hikmetli Sözler

İki cihan sultanı olmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya...

Zafere kavuşmak için iki …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İki...

Böyle Allah deseydin!

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Allahü teâlâ insanda üç ey yarattı: Akıl, kalb ve nefs. Bunların hiçbiri görülmez. Varlıklarını eserleri ile, yaptıkları ilerle ve dînimizin bildirmesi ile anlıyoruz. Akıl ve nefs dimâgımızda, kalb gösümüzün sol tarafındaki yüreimizdedir. Bunlar, madde deildir. Yer kaplamazlar. Buralarda bulunmaları, elektriin ampulde, miknâtisin endüksiyon bobininde bulunması gibidir.

Akıl, fen bilgilerini anlamaa çalıır. Bunları anlar. slâmiyete uygun olanlarını, fenâlarından, zararlı olanlarından ayırır. yileri, fenâları, slâmiyet ayırmaktadır. slâmiyeti bilen ve uymak istiyen akla “Akl-ı selîm” denir. Aklı az olan, hep aıran kimseye “Ahmak”, aklı hiç olmıyana “Deli” denir. Selîm olan akıl, slâmiyetin bildirdii iyi eyleri kalbe bildirir. Kalb de, bunları yapmaı irâde ederek, dimâgdan çıkan hareket sinirleri vâsıtası ile, a’zâlara, organlara yaptırır.

İşte bu, iyi veya kötü eyleri yapmak arzûsunun kalbe yerlemesine “Ahlâk”, “Huy” denir. Nefs, bedene tatlı gelen eylere dükündür. Bunların iyi, kötü, faydalı, zararlı olduklarını düünmez. Arzuları, slâmiyetin emirlerine uygun olmaz. slâmiyetin yasak ettii eyleri yapmak, nefsi kuvvetlendirir. Daha beterini yaptırmak ister. Kötü, zararlı eyleri, iyi gösterip, kalbi aldatır. Kalbe bunları yaptırarak, zevklerine kavumak için çalıır.

Kalbin nefse aldanarak, kötü huylu olmaması için, ahkâm-ı islâmiyyeye uyarak kalbi kuvvetlendirmek ve nefsi zayıflatmak lâzımdır. Aklı kuvvetlendirmek, islâm bilgilerini okuyup, örenmekle olduu gibi, kalbin kuvvetlenmesi, yani temizlenmesi de, ahkâm-ı islâmiyyeye uymakla, islam ahlakı ile ahlaklanmakla olur.

slâmiyete uymak için, ihlâs lâzımdır. hlâs, ileri, ibâdetleri, Allahü teâlâ emir ettii için yapmak, baka hiçbir menfeat düünmemektir. slâmiyete uymak, kalbi kuvvetlendirdii gibi, nefsi zayıflatır. Bu sebep ile nefs, kalbin slâmiyete uymasını, slimiyeti, güzel ahlâkı anlatan kitaplarını okumaı,örenmeyi istemez. Dinsiz, imansız olmasını ister. Akıllarına uymayıp, nefslerine uyan kimseler, bunun için, dinsiz olmaktadır. Nefs ölmez. Fakat, gücü kuvveti kalmayınca, kalbi aldatamaz. Nefsin zaylıflaması için de dinin emirlerine uymak, kötü huyları bırakıp güzel huylarla ahlaklanmak gerekir.