Emir-ül müminin Ali bin Ebi Talip (radıyallahü anh) anlatıyor: “Resul aleyhisselam vasiyet edip vefatlarında mübarek bedenlerini benim yıkamamı emir buyurdular...

Aradan yıllar geçti.

Dünyadan göçtüler.

O emri ifa ettim.

Ve şereflendim.”

******

Bir gün Hazret-i Ali’ye:

“Yâ Ali! Hafızanızın kuvvetli olmasının sebebi nedir?” dediler.

Onlara baktı.

Cevabında:

“Resulullah’ın mübarek bedenini yıkadım. Gözünün pınarında bir miktar su kalmış gördüm. O suyu dilimle alıp içtim. Bu kuvvetli hafıza, o serçeşmenin bereketindendir” buyurdu.

******

Hazret-i Ali (radıyallahü anh), bir şahsa “Benim haberimi Muaviye’ye niçin götürürsün?” diye sordu.

O şahıs inkâr etti.

“Götürmedim” dedi.

Ali bin Ebi Talip:

“Yemin et” dedi.

O kişi yemin etti.

Hazret-i Ali:

“Eğer yemininde yalancı isen, Allahü teâlâ gözlerini kör etsin!” buyurdu.

Bir hafta doldu.

Gözleri kör oldu.

******

Abdullah bin Abbas (radıyallahü anhüma) şöyle rivayet eder.

Resûl-i kâinat:

“Allahü teâlâ hazretleri, benî İsrail’den, peygamberlerine su-i zanları ve düşmanlıkları sebebiyle yağmuru menetti, yağdırmadı. Bu ümmetten Ali bin Ebi Talip’e düşmanlık ettikleri için de yağmuru meneder, yağdırmaz” buyurdu.