Emali kasidesi şahanedir

Emali kasidesi şahanedir

| M. Ali Demirbaş
Evliyâ ne demektir?

Evliyâ ne demektir?

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Dinde bid’at

Dinde bid’at

Kalbi temizlemek için islâmiyete uymak lâzımdır. İslâmiyete uymak da, emirleri yapmakla ve yasaklardan ve bid’atlerden sakınmakla...

Zat-ı şahaneye ılık hoşaf mı verilür?

Zat-ı şahaneye ılık hoşaf mı verilür?

İkinci Mahmud Han döneminde iki defa Şeyhülislamlık makamına gelen Dürrizade Seyyid Abdullah Efendi, mübarek bir şahsiyet olmasına mütekabil...

İlme hizmet etmek nasıl olur?

İlme hizmet etmek nasıl olur?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Suların aktığı yerde, ağaçlar ve yeşillikler olur. Su yoksa, bunlar olmaz veya tek tük olur. İşte İslamiyet’in emrettiği...

Sa'd Bin Mu'âz

Sa'd Bin Mu'âz

Ensârın en hayırlılarından. Muhammed aleyhisselâmın bi'setinin onuncu yılı başlarında Medîne'den gelen 12 kişi, Peygamberimizle...

Emr-i ma’rûf

Emr-i ma’rûf

Bazıları, başkalarının yaptıklarına karışmamak lazım, tasavvuf büyükleri, başkasına karışmazlardı, kimseye ilişmezlerdi, diyorlar. Bu, doğru değildir ve dinde yara...

Süt annenin anlattıkları

Süt annenin anlattıkları

Halime Hatun, Peygamber efendimizi, süt anne olarak kabul ettikten sonra gördüğü fevkaladelikleri şöyle anlatır: Amine Hatun da bana sevgili...

Kaptanın işine karışılmaz

Kaptanın işine karışılmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Eğer bir işin, bir hizmetin başlangıcı ve devamı, üzüntüsüz ve çilesiz ise, onun yıkılması kolay olur. Bir iş de...

Uyuyarak beklemek

Uyuyarak beklemek

Bir talebe; âlim ve faziletli bir zat olan hocasını çok severmiş. Sohbetinde bulunmaya can atıyormuş. Hocasına durumu bildirirler. Hocası da, (Madem bizi seviyor,...

Ana-babanın sorumluluğu

Ana-babanın sorumluluğu

Dinin, sonraki nesillere intikalinde çocukların, gençlerin rolü büyüktür. Bunun için çocuklara önem verip, İslam dini...

Bütün mesele imanı korumaktır

Bütün mesele imanı korumaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her ülfetin, bir külfeti vardır. Çok kıymetli bir pırlanta sahibinin, çalınacak korkusuyla gözüne uyku...

Ahlâk ilminin dinimizdeki yeri

Ahlâk ilminin dinimizdeki yeri

Müslümanların öğrenmeleri lâzım olan bilgilere “İslâm ilimleri” denir. İslâm ilimleri ikiye ayrılır: Din bilgileri ve Fen...

Hâlid Bin Velid

Allahın kılıcı lâkabı ile tanınan kumandan...

Ebüdderdâ

Kâdılık yapan sahâbîlerden. Ebüdderdâ hazretleri, Bedir seferi...

Adî Bin Hâtim Tâî

Âilece cömert olan sahâbî. Eshâb-ı kirâm efendilerimiz...

İstikbal gençlerde

Dinimizin yayılmasında, devamında gençlerin önemli bir...

Nefsin isyan etmediği a…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir hadis-i...

Herkesin alın yazısı ke…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur'an-ı kerimde...

Kainatin Efendisi

“Hacer-ül-Esved”in yeri

Resulullah efendimiz otuz beş yaşında...

Ümmetim!.. ümmetim!..

Kâinatın efendisi doğduğu sırada, hazret-i...

Nur’un Amine’ye geçmesi

Kurban edilmekten kurtulan, Abdullah, büluğ...

Eshab-ı kiram

Fatıma-tüz-zehra

Peygamberimizin en sevgili kerimesi. Hazret-i Fâtıma...

Fâtima Binti Esed

Hazret-i Ali’nin annesi. Fâtima binti Esed...

Meymune Binti Hâris

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Meymune, Hazret-i Abbas’ın...

Hikmetli Sözler

Açlıkla imtihan kolay değ…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Hidayet, fitne ve sabır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bizim...

Allahü teâlânın razı oldu…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı...

 

"Âlemlerin hepsinde bulunan her şeyin âlem-i misâlde bir sûreti, bir görünüşü vardır. Akla, hayâle gelen şeylerin, mânâların bu âlemde bir sûreti, görünüşü vardır."

 

Dünkü makâlemizde zikrettiğimiz, "âlem" çeşitlerinden başka, "Âlem-i Emr" terimi de var. Şimdi de, birazcık, bu tabir üzerinde duralım: "Arş'ın üstünde olup, madde olmayan, ölçülemeyen ve herkesin anlayamayacağı âlem." Buna, "âlem-i melekût" ve "âlem-i ervâh" (rûhlar âlemi) ve "mekânsızlık âlemi" de denir. Âlem-i emrde sırayla; kalb, rûh, sır, hafî, ahfâ denilen beş latîfe (makâm, mertebe) vardır." [İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûk-i Serhendî (rahmetullahi aleyh)]

"Âlem-i halkın ötesi, âlem-i emrdir." [İmâm-ı Rabbânî (rahmetullahi aleyh)]

"Âlem-i emr, bazı bakımlardan âlem-i halktan üstün ise de, küllî fazîlet yâni her bakımdan üstünlük âlem-i halktadır." [İmâm-ı Rabbânî (rahmetullahi aleyh)]

Bunlardan başka ayrıca, "Âlem-i Ervâh: Rûhlar âlemi"; "Âlem-i Mânâ: 1. Rüyâ âlemi. 2. Âlem-i Emr"; "Âlem-i Melekût: Madde, his, akıl, ölçü âleminin üstündeki âlem"; "Âlem-i Misâl: Varlıkların kendilerinin değil de, sûretlerinin, görünüşlerinin bulunduğu âlem" gibi terimler de vardır. 

Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için, sırasıyla, bunlarla ilgili bazı âlimlerin birer sözlerini nakledelim:

"Peygamber Efendimizi, âlem-i mânâda görmek büyük bir devlet, büyük bir nîmettir. Nitekim hiçbir kâfir, hiçbir zındık, hiçbir mürted, hiçbir sûretle Peygamberi (aleyhis-salâtü ves-selâm) âlem-i mânâda göremez. Zîrâ münâsebetleri yoktur."  [Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî (rahmetullahi aleyh)]

"Âlim ve sâlih bir zât olan Yûsuf bin Hüseyin'i mânâ âleminde gördüler. 'Allahü teâlâ, sana ne muâmele yaptı?' dediler. 'Rahmetiyle muâmele etti.' 'Ne ile' dediler. 'Hiçbir zaman, ciddî söze şaka karıştırmadığım için' dedi." [İmâm-ı Gazâlî (rahmetullahi aleyh)]

"İlimlerin hepsi, his yolları ile değildir. Bir kısmı da âlem-i melekûta âittir. Bu dünya için yaratılmış olan hisler, âlem-i melekûtun bilinmesine perde olurlar. Onlardan kurtulmadıkça, aslâ o âleme yol bulunmaz." [İmâm-ı Gazâlî (rahmetullahi aleyh)]

"Âlem-i misâlâlem-i şehâdet gibi vardır. Vehim ve hayâl değildir. Âlem-i misâl, bütün âlemlerin (yaratılmışların) en genişidir. Âlemlerin hepsinde bulunan her şeyin âlem-i misâlde bir sûreti, bir görünüşü vardır. Akla, hayâle gelen şeylerin, mânâların bu âlemde bir sûreti, görünüşü vardır." [İmâm-ı Rabbânî (rahmetullahi aleyh)]

Dünyâ, Güneş sistemindeki gezegenlerden biri, Güneş'ten itibâren üçüncü büyük gezegendir. Dünya'nın toplam yüzey alanı, yaklaşık olarak, 510.2 milyon km2dir. Bu yüzölçümünün yaklaşık yüzde 70.8’i su ile ve 29.2’si de kara ile örtülüdür.

Dünya'nın yuvarlak olduğunu, Avrupalılardan ilk açıklayanlar Kopernik (1540) ve Galile (1640)'dir. Bundan çok daha önce, Dünya'nın yuvarlak olup döndüğünü, büyük İslâm âlimleri meselâ, Bîrûnî isbat etmişti. Endülüs İslâm Üniversitesinde astronomi profesörü olan Nûreddîn Batrûcî ise, 1185 senesinde yazdığı "El-Hayât" kitabında, bugünkü astronomiyi anlatmıştır. Pekçok Avrupalı, Endülüs Üniversitesinde tahsîl yapmış, fennin Avrupa’ya yayılmasına çalışmışlardır...