“Hacer-ül-Esved”in yeri

“Hacer-ül-Esved”in yeri

Resulullah efendimiz otuz beş yaşında iken Kabe hakemi... O zaman, yağmur ve seller Kabe’nin duvarlarını iyice yıpratmış... Ayrıca çıkan bir yangın,...

Kur’ân-ı kerîm

Kur’ân-ı kerîm

Kur’ân-ı kerîmin kelimeleri arabîdir. Fakat, bu kelimeleri yanyana dizen, Allahü teâlâdır. Bu kelimeler, insan dizisi değildir....

Dine hizmette başarının yolu

Dine hizmette başarının yolu

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet kitaplarını, doğru din bilgilerini yaymak maksadıyla yapılan hizmetler için sarf edilen paralar, yapılan...

Yirmi saniyede mi yapacaksın?

Yirmi saniyede mi yapacaksın?

Cüneyd-i Bağdadi hazretlerine bir gün şeytan der ki: - Ya Cüneyd, senin kadar yüksek dereceye ulaşan başka bir büyük zat tanımıyorum. Yirmi...

İnsanların en büyük ihtiyacı

İnsanların en büyük ihtiyacı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlânın bize nasıl muamele etmesini istiyorsak, biz de Onun kullarına öyle davranmalıyız. Eğer Onun kullarına...

Kendine tercih

Kendine tercih

Müslüman her konuda, din kardeşini kendine tercih etmelidir. Kâmil imanın alameti budur. Birçok talebesi, dergâhı olan bir şeyhi, yıllar...

Başarı ve sevginin sırrı

Başarı ve sevginin sırrı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Başarılı bir iş adamı olan, büyük bir zata, (Hem başarılısınız, hem de herkes sizi seviyor. Bu nasıl oluyor?) diye soruluyor. O da...

Küfre düşmekten sakınmalı

Küfre düşmekten sakınmalı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Küçük günaha devam, büyük günah olur. Büyük günaha devam, küfre...

Abdullah Bin Cahş

Abdullah Bin Cahş

Uhud şehîdlerinden. Sa’d bin Ebî Vakkâs hazretleri, Uhud harbinde Hazret-i Abdullah bin Cahş'la arasında geçen konuşmayı şöyle...

Hansa Hatun

Hansa Hatun

Meşhur kadın şair sahabilerden. Peygamber efendimiz zamanında, Amr’ın kızı olan meşhur kadın şair Hansa, çok güzel kahramanlık şiirleri söylerdi....

Sevginin şartı

Sevginin şartı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kişinin dini, arkadaşının dini gibidir. Bizim kim olduğumuz malum, ama asıl önemli olan bizim kimlerle beraber olduğumuzdur. Adamın...

Sevaba ortak mânevî şir…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bu zamanda...

Vücutta bütün organlar …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize, Ehl-i...

Dine hizmette başarının…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet...

Günah ve zafer

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i aliyye...

İtalya'da Bir Yeniçeri

Bir Osmanlı Yeniçeri’si 1683’deki Viyana Kuşatması’nın...

İpliği satmaya gönderdi…

Dul bir kadının altı çocuğu bir...

Kainatin Efendisi

Nur’un temiz alından temi…

Âdem aleyhisselamın alnına nakşedilen bu...

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de...

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

Eshab-ı kiram

Ümm-i Habîbe

Peygamberimizin hanımlarından. Ümm-i Habîbe, ilk önce...

Abdullah Bin Mes'ûd

Kur'ân-ı kerîmi açıktan okuyan ilk...

Ümm-i Ümare

Eshabın kadın kahramanlarından. Ümm-i Ümare, Uhud...

Hikmetli Sözler

Allahü teâlânın mümine ve…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hastalık...

Neyimize güveniyoruz?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Hasreti çekilen insan

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müslümanın...

Allahü teâlânın bizlere önemli lütuflarından birisi de zaman nimetidir. Şüphesiz ki, akıp giden zaman içerisinde, bize emanet edilen ömrümüzü tamamlamaktayız.

Dün (yani 31 Aralık Pazar günü), mîlâdî 2017 senesinin son günü idi. Bugün [1 Ocak 2018 Pazartesi günü], yeni bir mîlâdî sene başlamış oldu.

Böylece, bir mîlâdî seneyi daha geride bırakmış olduk. Bilindiği gibi, mîlâdî bir “Sene (yıl)”: 4 mevsim, 12 ay, 52 hafta, 365 gün ve 8.760 saattir. Bir “Gün” ise: 24 Saat, 1.440 Dakîka, 86.400 Saniye’dir.

Görüldüğü gibi, bir mîlâdî yılı tamamlamakla, -eğer boşa geçirilmişse- ömrümüzden uzun bir zaman dilimini [yani tâm 8.760 saati] kaybetmiş olmaktayız.

Allahü teâlânın bizlere önemli lütuflarından birisi de zaman nimetidir. Şüphesiz ki, akıp giden zaman içerisinde, bize emanet edilen ömrümüzü tamamlamaktayız.

Yalnız azamet ve ikrâm sâhibi Rabbi’nin zâtı bâkî kalacak” [Rahmân, 27] meâlindeki âyet-i kerîmede de ifâde edildiği gibi, Allahü teâlânın zâtı dışında bütün varlıklar fânidir.

Bu dünyâda yolcuyuz. Günün birinde, hepimiz ebediyet âlemine göçeceğiz... 

Sevgili Peygamberimiz: “İki [büyük] nimet vardır ki, insanların çoğu bunlarda hep aldanırlar: Bunlar: Sağlık ve boş vakittir” [Tirmizî] buyurmuştur.

Yine bir hadîs-i şerîfte “İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır” buyurulmuştur. Unutmayalım ki, zaman en büyük sermayedir.

Sevgili Peygamberimiz: “Akıllı kimse [Müslümân], kendisini hesâba çekip ölümden sonrası için hazırlık yapan kişidir” buyurmuştur.

Onun için, geçmiş günlerimize yönelik bir muhâsebe ve murâkabe yaparak yeni yıla girmeliyiz. Bunu esnâf, dükkânlarında her akşam kasayı kapatırken yapmaktadır. Bizler de, kendimiz ve âilemiz adına, milletimiz, memleketimiz ve insanlık uğruna ne gibi güzellikler, hayırlar, fedakârlıklar yaptığımıza bir bakmalıyız.

Kur’ân-ı kerîmde, zamanın önemine şöyle dikkat çekilmiştir: “Fecir vaktine, on geceye and olsun” [Fecr, 1-2], “(Karanlığı ile etrâfı) bürüyüp örttüğü zaman geceye, açılıp ağardığı vakit gündüze andolsun” [Leyl, 1-2], “Asra yemîn ederim ki insan zarardadır.” [Asr, 1-2] [Bu konuda başka âyet-i kerîmeler de vardır.]

Allahü teâlâ, mükellef olan her insana düşünüp taşınacağı, öğüt alacağı ve hakkı kabul edebileceği kadar bir ömür vermiştir. Bu husûsta, Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

“Onlar Cehennem’de şöyle feryâd ederler: ‘Ey yüce Rabbimiz! Ne olur, bizi buradan çıkar! Dünyâya geri gönder de, daha önce yaptıklarımızdan farklı, güzel ve makbul işler yapalım!’ Allah onlara şöyle buyurur: ‘Biz, size, düşünüp ibret alacak, gerçeği görecek kimsenin düşüneceği kadar bir ömür vermedik mi? Hem size Peygamber de gelip uyardı. Öyleyse tadın azâbı! Zâlimlere hiçbir yardımcı yoktur!’" [Fâtır, 37