Küfre düşmek

Küfre düşmek

| M. Ali Demirbaş
Arkadaşsız olmaz!

Arkadaşsız olmaz!

| M.Said Arvas
Kâinatın mükemmelliği...

Kâinatın mükemmelliği...

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Hansa Hatun

Hansa Hatun

Meşhur kadın şair sahabilerden. Peygamber efendimiz zamanında, Amr’ın kızı olan meşhur kadın şair Hansa, çok güzel kahramanlık şiirleri söylerdi....

Bana rahmet kapısını aç!” diye dua etmek

Bana rahmet kapısını aç!” diye dua etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet bilgilerini yaymak için yapılan hizmetlere iştirak etmek, nasip meselesidir. Kime kısmet olduysa, çok...

Benim hediyem de budur

Benim hediyem de budur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ tevbe istiğfar edeni muhakkak affeder. Kim istiğfar ederse, muhakkak kabul olur. Nasr sûresinde mealen,...

Fitnecilere en güzel cevap

Fitnecilere en güzel cevap

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Fitne uzakta değil, hemen bu kapının yanındadır. Burası öyle müstesna bir yer, bu hizmetler öyle kıymetli ki, elbette...

İmam-ı Züfer hazretleri

İmam-ı Züfer hazretleri

İmam-ı Züfer, dinde büyük müctehid idi, Sadece fakih değil, abid ve zâhid idi. Hastalandığı zaman, yatağa girer hazret, Arkadaşları gelip...

Cennete nasıl kavuştunuz?

Cennete nasıl kavuştunuz?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Vefatından sonra Ebu Bekr-i Şiblî hazretlerini rüyada Cennet nimetleri içinde görüp, (Bu dereceye nasıl...

Hazret-i Hadice ile evlenmesi

Hazret-i Hadice ile evlenmesi

Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin Nevfel’den Efendimizin, bu ümmetin peygamberi olacağı müjdesini alınca seygili hanımı olup, hizmetiyle şereflenmeye...

Maksat imanı korumaktır

Maksat imanı korumaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Resulullah efendimiz, (Ey Eshabım, siz öyle bir zamandasınız ki, dinin emir ve yasaklarının onda birine uymazsanız helak olursunuz....

Zat-ı şahaneye ılık hoşaf mı verilür?

Zat-ı şahaneye ılık hoşaf mı verilür?

İkinci Mahmud Han döneminde iki defa Şeyhülislamlık makamına gelen Dürrizade Seyyid Abdullah Efendi, mübarek bir şahsiyet olmasına mütekabil...

Zulüm, had safhadaydı...

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de, küfür sel gibi akıyor, Beytullah’ın içine, lat, uzza, menat gibi yüzlerce put...

İmanın varlığına alâmet

İmanın varlığına alâmet

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Biri ölünce, (Biz Allah için yaratıldık, sonunda yine Allah’a döneceğiz) mealindeki (İnnâ lillah ve...

Amr Bin Âs

Meşhûr Arab dâhîlerinden. Önceleri kabîlesine uyarak, İslâm...

Sultan yine tebdil-i kı…

Sultan İkinci Mahmud Han, musahibi (sohbet...

Ebû Seleme

Tek başına hicret eden sahâbî. Allahü teâlânın...

ELİF ıramazan-ı şerif’i…

Koca Ragıp Mehmed Paşa Devlet-i Osmanî’nin...

Bütün mesele imanı koru…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her ülfetin...

Evlat unutur, baba unut…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her insanın...

Kainatin Efendisi

Zemzem kuyusu

Dede Abdülmuttalib’e, bir gün rüyasında...

Misk kokulu Abdülmuttali…

Peygamber efendimizin babası Hazreti Abdullah...

Hazret-i Hadice ile evlen…

Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin...

Eshab-ı kiram

Fatıma-tüz-zehra

Peygamberimizin en sevgili kerimesi. Hazret-i Fâtıma...

Sürâka Bin Mâlik

Eshâb-ı kirâmın süvârilerinden. Peygamber efendimize, Peygamberliğinin...

Osman-ı Zinnureyn

Meleklerin bile hayâ ettiği halîfe. Hazret-i...

Hikmetli Sözler

Nefsin gayesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Herkes...

Elem dikeni batmadıkça, m…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanların...

İşi adam yapar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Başarılı...

Allahü teâlânın bizlere önemli lütuflarından birisi de zaman nimetidir. Şüphesiz ki, akıp giden zaman içerisinde, bize emanet edilen ömrümüzü tamamlamaktayız.

Dün (yani 31 Aralık Pazar günü), mîlâdî 2017 senesinin son günü idi. Bugün [1 Ocak 2018 Pazartesi günü], yeni bir mîlâdî sene başlamış oldu.

Böylece, bir mîlâdî seneyi daha geride bırakmış olduk. Bilindiği gibi, mîlâdî bir “Sene (yıl)”: 4 mevsim, 12 ay, 52 hafta, 365 gün ve 8.760 saattir. Bir “Gün” ise: 24 Saat, 1.440 Dakîka, 86.400 Saniye’dir.

Görüldüğü gibi, bir mîlâdî yılı tamamlamakla, -eğer boşa geçirilmişse- ömrümüzden uzun bir zaman dilimini [yani tâm 8.760 saati] kaybetmiş olmaktayız.

Allahü teâlânın bizlere önemli lütuflarından birisi de zaman nimetidir. Şüphesiz ki, akıp giden zaman içerisinde, bize emanet edilen ömrümüzü tamamlamaktayız.

Yalnız azamet ve ikrâm sâhibi Rabbi’nin zâtı bâkî kalacak” [Rahmân, 27] meâlindeki âyet-i kerîmede de ifâde edildiği gibi, Allahü teâlânın zâtı dışında bütün varlıklar fânidir.

Bu dünyâda yolcuyuz. Günün birinde, hepimiz ebediyet âlemine göçeceğiz... 

Sevgili Peygamberimiz: “İki [büyük] nimet vardır ki, insanların çoğu bunlarda hep aldanırlar: Bunlar: Sağlık ve boş vakittir” [Tirmizî] buyurmuştur.

Yine bir hadîs-i şerîfte “İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır” buyurulmuştur. Unutmayalım ki, zaman en büyük sermayedir.

Sevgili Peygamberimiz: “Akıllı kimse [Müslümân], kendisini hesâba çekip ölümden sonrası için hazırlık yapan kişidir” buyurmuştur.

Onun için, geçmiş günlerimize yönelik bir muhâsebe ve murâkabe yaparak yeni yıla girmeliyiz. Bunu esnâf, dükkânlarında her akşam kasayı kapatırken yapmaktadır. Bizler de, kendimiz ve âilemiz adına, milletimiz, memleketimiz ve insanlık uğruna ne gibi güzellikler, hayırlar, fedakârlıklar yaptığımıza bir bakmalıyız.

Kur’ân-ı kerîmde, zamanın önemine şöyle dikkat çekilmiştir: “Fecir vaktine, on geceye and olsun” [Fecr, 1-2], “(Karanlığı ile etrâfı) bürüyüp örttüğü zaman geceye, açılıp ağardığı vakit gündüze andolsun” [Leyl, 1-2], “Asra yemîn ederim ki insan zarardadır.” [Asr, 1-2] [Bu konuda başka âyet-i kerîmeler de vardır.]

Allahü teâlâ, mükellef olan her insana düşünüp taşınacağı, öğüt alacağı ve hakkı kabul edebileceği kadar bir ömür vermiştir. Bu husûsta, Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

“Onlar Cehennem’de şöyle feryâd ederler: ‘Ey yüce Rabbimiz! Ne olur, bizi buradan çıkar! Dünyâya geri gönder de, daha önce yaptıklarımızdan farklı, güzel ve makbul işler yapalım!’ Allah onlara şöyle buyurur: ‘Biz, size, düşünüp ibret alacak, gerçeği görecek kimsenin düşüneceği kadar bir ömür vermedik mi? Hem size Peygamber de gelip uyardı. Öyleyse tadın azâbı! Zâlimlere hiçbir yardımcı yoktur!’" [Fâtır, 37