Küfre düşmek

Küfre düşmek

| M. Ali Demirbaş
Arkadaşsız olmaz!

Arkadaşsız olmaz!

| M.Said Arvas
Kâinatın mükemmelliği...

Kâinatın mükemmelliği...

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Hakîkî imana kavuşmak için

Hakîkî imana kavuşmak için

Sehl bin Abdüllah-i Tüsterî buyuruyor ki; “Hakîkî imana kavuşmak için, dört şey lâzımdır: Bütün farzları edeble...

Dine hizmet nimetinin şükrü

Dine hizmet nimetinin şükrü

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ, (Verdiğim nimetlere şükrederseniz artırırım) buyuruyor. Onun yolunda çalışmaktan, Onun dinine...

Büyük zatların kıymetini bilmenin önemi

Büyük zatların kıymetini bilmenin önemi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı Rabbânî hazretleri gibi büyük zatlar, insanın uzun zaman uğraşarak elde ettiğini bir anda verebilirler. Bir...

Resulullah’a teşekkür

Resulullah’a teşekkür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâdan sonra, Onun Resulüne de teşekkür edeceğiz. Çünkü Resulullah sallallahü...

Birlik ve beraberlik için

Birlik ve beraberlik için

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize ihlâsla hizmet edenler, bir vücut gibi olmalıdır. Bu birliğin esası, bu yolun büyüklerine dil uzatmamaktır....

Mümin ilaç gibidir

Mümin ilaç gibidir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müminin yemeği, ikramı, siması, kelamı şifadır. Bir gün merhum hocamız, sohbet ederken, (Efendim, buraya gelmeden önce başım...

Sıkıntı var diye hizmetten kaçmak

Sıkıntı var diye hizmetten kaçmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bizden sonraki nesiller, bu Ehl-i sünnet yolunu, bu hizmetleri devam ettirirler, Ehl-i sünnet kitaplarını bütün...

Hâlid Bin Sa'id Bin Âs

Hâlid Bin Sa'id Bin Âs

İlk Müslüman olan sâhabilerden. Resûlullah efendimiz, İslâmiyeti gizli olarak açıklamaya yeni başlamıştı. Daha birkaç kişi...

Ebüdderdâ

Ebüdderdâ

Kâdılık yapan sahâbîlerden. Ebüdderdâ hazretleri, Bedir seferi sırasında Müslüman oldu. Önceleri puta tapardı. Bir gün...

Keramete inanmayan alim

Keramete inanmayan alim

Kanuni Sultan Süleyman devrinde İstanbul’da Arabzade adıyla meşhur bir âlim vardı. büyük camilerde verdiği vaazlara bütün İstanbul halkı...

Mugire-Tebni Su’be

Mugire-Tebni Su’be

Meşhûr beş dâhiden biri olan Sahâbî. Meşhûr Arap dâhilerinden Mugîre der ki: Biz Araplar içinde, dînine son...

Mazarratlı harfler kaçt…

Zamanın akıllı geçinenlerinden güngörmüş bir zâtın...

Hizmette doğruluk esast…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: En iyi...

Fâtima Binti Esed

Hazret-i Ali’nin annesi. Fâtima binti Esed, İslâmın...

Abdullah Bin Ebi Bekr-i…

Hazret-i Ebû Bekir’in oğlu. Zekî ve kabiliyetli...

Gazi Osman Paşa' nın İs…

Sultan II Abdülhamid Han, Serasker Müşir...

Cezzar Ahmed Paşa

Fransız ihtilalinin kudretli adamı Napoleon, kısa...

Kainatin Efendisi

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de...

Nur’un temiz alından temi…

Âdem aleyhisselamın alnına nakşedilen bu...

Allah’ın adı ile oku!..

Peygamber efendimiz kırk yaşında... Ramazanın...

Eshab-ı kiram

Vahşî

Yalancı peygamber Müseyleme’yi öldüren sahabî. Vahşî...

Sa'd Bin Mu'âz

Ensârın en hayırlılarından. Muhammed aleyhisselâmın bi'setinin...

Zeyd Bin Desinne

Darağacından Resulullaha selam gönderen sahabî. Uhud...

Hikmetli Sözler

Allahü teâlânın razı oldu…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı...

Mirac aklın bittiği, iman…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Dua almaya çalışmalı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ubeydullah-i...

Hazret-i Ali'nin abisi.

Hazret-i Ukayl Peygamberimizin amcası Ebû Tâlib'in dört oğlundan ikincisidir. Başlangıcından beri İslâma yakınlık duyuyordu. Ancak, Mekke'deki sosyal durumdan ve Mekkeli müşriklerin Müslümanlara yaptığı işkenceleri görüp çekindiğinden, bu düşüncesini açığa vuramadı.

Hazret-i Ukayl, Mekke müşrikleri baskı yaptıkları için, Bedir savaşında istemeyerek onların yanında yer aldı. Müslümanlar onu esir aldılar. Kendisi fakir idi. Kurtuluş fidyesini ödeyecek durumu yoktu. Bundan dolayı, onun fidyesi, amcası Abbâs bin Abdülmuttalib tarafından ödendi.

Hizmette kusur etmezdi
Hazret-i Ukayl'in İslâmı kabûl edişi, Hudeybiye anlaşmasından sonra olmuştur. Müslüman olan Ukayl, Mûte gazâsına iştirak etti. Ancak dönüşünde uzun süren bir hastalığa yakalandı ve bu sebeple Mekke, Huneyn ve Tâif gazâlarına iştirak edemedi.

Daha sonra, tekrar Mekke'ye yerleşti. Ancak, zaman zaman Resûlullahı ziyâret eder, hizmette kusur etmezdi. Bu bakımdan Resûl-i Ekremden birkaç hadis-i şerif rivâyet etmiştir.

Hazret-i Ukayl, Müslüman olmadan önce fakir idi. Müslüman olup, hicret ettikten sonra daha da fakirleşti. Resûlullah efendimiz bu durumu görünce, Hayber seferinden sonra, kendisine yıllık bir maaş bağladı. Başka geliri olmadığından, geçimini yalnız bu maaşla temin ediyordu.

Ukayl bin Ebi Tâlib, Peygamberimizi çok severdi. Her fırsatta Resûlullaha olan bağlılığını ve sevgisini gösterdi. Resûlullah efendimiz de onu severdi. Ukayl hazretlerine buyurdu ki:
- Yâ Ukayl! Ben seni iki cihetten seviyorum. Birincisi, yakın akrabam olduğun için, ikincisi, amcamın seni sevdiğini bildiğim için.

Hazret-i Ukayl, Resûlullahın kıymetli sünnetine uymakta çok dikkatli ve titiz idi. Çevresindekilere, câhiliyye âdetlerinden uzaklaşmalarını tavsiye ederdi. Nesepler, soylar üzerinde geniş bir bilgiye sahipti.

Câhiliyye devrine dâir, örf ve âdetler, meşhur günler, hikâye ve destanlar hakkında da derin bilgisi vardı. Bu yüzden komşu kabîleler arasında hürmet ve saygı görürdü. Bu konuda sorulan suâllere geniş ve doyurucu cevaplar verirdi.

Hazır cevap idi
Müslüman olduktan sonra, câhiliyye devrine ait âdetlerini iyi tanıdığından, neleri terkedeceğini de gayet iyi biliyordu. Çünkü, şerri, günahı, haramı bilmeyenin, tanımayanın, o kötülüğe, harama düşme ihtimali her zaman mevcuttur. Ama tanırsa, ondan kendisini muhafaza etmesi mümkündür.

Ukayl hazretleri hazır cevap bir zat idi. Yüz küsur sene yaşamıştır. Yezid ile olan anlaşmazlıkta Hazret-i Hüseyin'in tarafını tutarak, bu konuda önemli rol almıştır.

Bidat sahiplerinden uzak dururdu. Bildirdiği bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
- Bidat sahipleri ile birlikte bulunmayınız! Onlarla birlikte yiyip içmeyiniz! Onlardan kız alıp vermeyiniz!

Ukayl hazretleri, Câfer-i Tayyar hazretlerinden on, Hazret-i Ali'den yirmi yaş büyük olup, üçü de aynı anadandır. Künyesi Ebû Yezid'dir. 680 tarihinde vefât etti.