Dünya sevgisinin tek ilacı

Dünya sevgisinin tek ilacı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan hasta olunca, hem ibadetlerini, hem hizmetlerini tam yapamaz. Bunun gibi, insanın kalbi hasta olunca da, Allahü...

Nimetin kıymeti elden çıkınca anlaşılır

Nimetin kıymeti elden çıkınca anlaşılır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir padişah, ilk defa denizaşırı bir ülkeye giderken, çok sevdiği kölesini de alarak gemiye biner. Biraz açıldıktan...

Hücreler yenileniyor

Hücreler yenileniyor

Normal zamanda tüketilen fazla kalori, yani fazla yemek, fazla serbest radikal oluşumuna yol açar. Serbest radikaller hücre için toksit maddelerdir ve...

Peygamberler ve melekler

Peygamberler ve melekler

Allahü teâlâ, kullarına merhamet ederek, Peygamberler göndermiştir. Bunlarla kullarına doğru yolu, saadet-i ebediyye yolunu göstermiş, kullarını...

Evlat unutur, baba unutmaz

Evlat unutur, baba unutmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her insanın genelde üç babası vardır: Dünyaya gelmesine sebep olan babası, kayın babası, kendisine ilim öğreten babası...

İlme hizmet etmek nasıl olur?

İlme hizmet etmek nasıl olur?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Suların aktığı yerde, ağaçlar ve yeşillikler olur. Su yoksa, bunlar olmaz veya tek tük olur. İşte İslamiyet’in emrettiği...

Büyüklere hizmet

Büyüklere hizmet

Bir Müslümanın hesabı görülüyor, günahları çok, sevapları az geliyor. Tam Cehenneme gönderilecekken, bir küçük torba...

Allah'ın takdirine kulun aklı ermez

Allah'ın takdirine kulun aklı ermez

Vehb b. Münebbih’ten rivayet edilmiştir, diyor ki: - “İsrailoğullarının abidlerinden biri vardı ki, nehrin kenarındaki ibadethanesinde ibadet ederdi....

Misk kokulu Abdülmuttalib

Misk kokulu Abdülmuttalib

Peygamber efendimizin babası Hazreti Abdullah, Resulullahın dünyayı teşrifinden önce vefat ettiği için dedesi Abdülmuttalib O’nu himayesine almıştı....

Sürâka Bin Mâlik

Sürâka Bin Mâlik

Eshâb-ı kirâmın süvârilerinden. Peygamber efendimize, Peygamberliğinin bildirildiğinin 13. senesinde, Kureyş müşrikleri, Peygamber efendimizin...

Allahü teâlâya iman

Allahü teâlâya iman

Allahü teâlâ zâtı ile vardır. Varlığı kendi kendiyledir. Şimdi var olduğu gibi, hep var idi ve hep var olacaktır. Varlığının önünde ve sonunda...

Allah, kuluna kâfidir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ne kadar...

Altıyüz dirhemlik ip

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz...

Günahları gizlemelidir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Önceki ümmetlerde...

Cennete dilediği kapıda…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dost düşman...

Damar sertliğine birebi…

Orucun insan sağlığına tesîri, sayılamayacak kadar...

Elini değil, ayağini uz…

Zamanın Şam valisi bir gün, Emeviyye...

Kainatin Efendisi

Dünya karanlığa gömül…

Fahr-i kâinat efendimiz doğmadan önce...

Emanet, Ebu Talib’de...

Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine...

Nur’un yaratılması

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Allahü teâlânın...

Eshab-ı kiram

Fatıma-tüz-zehra

Peygamberimizin en sevgili kerimesi. Hazret-i Fâtıma...

Abdullah Bin Mes'ûd

Kur'ân-ı kerîmi açıktan okuyan ilk...

Ammâr Bin Yâser

Şehîd oğlu şehîd. Ammâr bin Yâser...

Hikmetli Sözler

Ölülere yardım etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ölünün...

Rızıkların daralması

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanlar...

Resulullah’a teşekkür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Avusturya arşidükü Maksimilyan, İstanbul Antlaşması’nı bozmuş, vergisini ödememiş üstelik de Erdel’e girmişti. Bunun üzerine, Kanuni Sultan Süleyman Han hasta olmasına rağmen savaşa karar vermişti... Hedef Viyana idi ancak önce Zigetvar fethedilmeliydi...
Kânûnî Sultan Süleymân Han, Zigetvar Seferine çıkmadan önce hazırlıklarını tamamlayıp, evliyâ kabirlerini ziyâret edip zafer için duâ etti... Ayrıca hayatta olan evliyâ ve ulemâdan da duâ istedi. Devrin meşhûr evliyâsı olan Bahri Dede’den de duâ istemişti. Ayrıca kendisine, fakirlere muhtaçlara dağıtır diye bir kese içinde bin altın gönderdi...

“SAVAŞA BEN DE KATILACAĞIM”
Bahri Dede Kânûnî Sultan Süleymân Hanın gönderdiği hediyeyi kabul edip bir yere sakladı. Sonra savaşa kendisinin de katılacağını haber verdi...
Nihayet ordunun hareket günü gelmişti. Bahri Dede de “Ordu-yi hümayun”la yola çıktı. Böyle evliyâ bir zâtın aralarında bulunması pâdişâh, komutanlar ve askerler için büyük bir ümit ve moral oldu...
Zigetvar Kalesi kuşatılıp peş peşe iki taarruz yapılmasına rağmen kale fethedilemedi. Ordunun içinde büyük bir mânevî destek olan Bahri Dede, kalenin fethedileceğini müjdeledi ve zafer için çok duâ etti...
Nihâyet üçüncü defâ büyük bir taarruz yapıldı. Bu taarruz sırasında şiddetli yağmur yağdığı için arâzi çamur ve bataklık hâlini almıştı. Her şeye rağmen Bahri Dede gibi evliyâ bir zâttan fetih müjdesi almışlardı. Bu sebeple büyük bir azim içinde idiler...

KALE FETHEDİLMİŞTİ; ANCAK!..
Yeniçeri bölükbaşısı abdest alıp vasiyetini yazdı. Merdivenlerle kaleye tırmanıp mazgallardan birine humbara yerleştirip fitilini ateşledi. O anda düşmanın hücûmuna uğrayan yeniçeri bölükbaşısı şehit düştü. Fakat ateşlediği humbara patlayıp kalede büyük bir gedik açtı. Osmanlı askerleri bu gedikten dış kaleye, daha sonra da iç kaleye girerek kaleyi fethetti. Ordu zafere ulaştı...
Kânûnî Sultan Süleymân Han bu seferde hastalanıp vefât etmişti. Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa, askerin moralinin bozulmaması için padişahın ölümünü askerden gizledi.
Ordu Bursa’ya döndükten sonra, Bahri Dede, sultanın kendine hediye ettiği bin altını sakladığı yerden çıkarıp iâde etti. Kısa bir müddet sonra da vefât etti.