Duânın kabul olması

Duânın kabul olması

Allahü teâlâ insanları yarattı. Her insanın saadet içinde, mesûd yaşamasını istediğini bildirdi. Mesûd olmak, râhat,...

Helâl kazanmak farzdır

Helâl kazanmak farzdır

Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, “Helâl kazanmak her Müslümana farzdır”. Helâl kazanabilmek...

Tevbe istiğfar etmek

Tevbe istiğfar etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur’an-ı kerimde Nasr suresinde mealen, (Eğer siz Allahü teâlâya tevbe istiğfar ederseniz mutlaka onu affedici...

Vücut yenileniyor

Vücut yenileniyor

Orucun sağlığa olan etkileri sadece Müslüman alemi tarafından değil, dünyaca ünlü bilim adamlarınca da takdir edilmiştir. 1940 Nobel Tıp...

Nevfel Bin Hâris

Nevfel Bin Hâris

Hâşimoğullarının en yaşlısı. Nevfel bin Hâris, Kureyş kervanını kurtarmak ve Müslümanlarla savaşmak için hazırlanan müşrik ordusuna...

Vesikasız köşke oturmak

Vesikasız köşke oturmak

Bir gün kadıncağızın biri Belh padişahına gelir, (Ben seyyideyim, çoluk çocuğum var, bize kalacak bir ev ver) der. Padişah, (Vesikan var mı?) diye sorunca,...

Dinini kayıran insanlar aramalı

Dinini kayıran insanlar aramalı

Alışverişte, iş ortaklığında iyi insanlar, dinini kayıran insanlar aramalıdır. Herkesle işbirliği etmemelidir. Doğru insan aramalıdır. Bir zaman vardır ki, bir tüccar,...

Büyüklerin gözünden düşmek

Büyüklerin gözünden düşmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri, (Mürşidinin gözünden düşmek, yedi kat göklerden düşmekten daha...

Hatırat-ı Çaldıran

Hatırat-ı Çaldıran

İkinci Selim Han, Babası Kanuni Sultan Süleyman devrinde birçok savaşa katılmakla beraber, tahta geçtikten sonra sefere çıkmadı....

Dinde bid’at

Dinde bid’at

Kalbi temizlemek için islâmiyete uymak lâzımdır. İslâmiyete uymak da, emirleri yapmakla ve yasaklardan ve bid’atlerden sakınmakla...

Sultan-ı selâtin-i zaman!

Sultan-ı selâtin-i zaman!

Kanuni Sultan Süleyman, Atlas okyanusundan Umman denizine, Macaristan, Kırım ve Kazan’dan Habeşistan’a kadar uzunan büyük imparatorluğu, Allahü...

İlmin kabı amel, amelin…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her şeyin...

Bütün günahların baş…

Bütün kötülüklerin başı, kalbin Allahü teâlâdan...

Kırk bin kahramanın baş…

Hazreti Ebû Bekir halîfe iken, Ebû...

İstişarenin önemi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir işin...

Makbul kimse iyiliği c…

İslâm ahlâkı ile ahlâklanmış bir Müslümanın...

Senin de borcun var mı?

On bir ayın sultanı ramazanın bir...

Kainatin Efendisi

Ümmetim!.. ümmetim!..

Kâinatın efendisi doğduğu sırada, hazret-i...

Nur’un temiz alından temi…

Âdem aleyhisselamın alnına nakşedilen bu...

Güneş artık doğmak üzere!

Artık, sevgili Peygamberimizin yaşları kırka...

Eshab-ı kiram

Üsâme Bin Zeyd

Resûlullahın çok sevdiği sahâbîlerden. Peygamber efendimizin...

Ebû Hüreyre

En çok hadîs-i şerîf rivâyet...

Sa’d Bin Ebî Vakkâs

Resûlullahın okçusu. Sa’d bin Ebî Vakkâs...

Hikmetli Sözler

Ur çıkmadan nur girmez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Küfürden...

Hidayet ve dalalet

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Müslümanın gayesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

İnsanın karşılaştığı her şey, Allahü teâlânın dilemesi ve yaratması ile var olmaktadır.

Sual: Allahü teâlâdan razı olmak, bela ve nimet olarak gelen her şeyden razı olmak, itiraz etmemek mi demektir?

Cevap: Rıza demek, Allahü teâlâdan gelen her şeye razı olmak demektir. Allahü teâlâdan bir felaket gelse, ona da rıza gösterir. Kimseye şikâyet etmez. Bu, her insanın yapabileceği bir iş değildir. Fakat, bunu yapabilen, büyük bir insandır. Böyle insanlarda, Peygamberlere mahsus sabır ve tahammül var demektir. Allahü teâlânın büyüklüğüne inandığı derecede insan, bu tahammülü ve bu rızayı gösterebilir. Gıpta edilecek bir meziyettir. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:

“Her gün insanın karşılaştığı her şey, Allahü teâlânın dilemesi ve yaratması ile var olmaktadır. Bunun için, iradelerimizi Onun iradesine uydurmalıyız! Karşılaştığımız her şeyi, aradığımız şeyler olarak görmeliyiz ve bunlara kavuştuğumuz için sevinmeliyiz! Kulluk böyle olur. Kul isek, böyle olmalıyız! Böyle olmamak, kulluğu kabul etmemek ve sahibine karşı gelmek olur. Allahü teâlâ, hadîs-i kudside buyuruyor ki; (Kaza ve kaderime razı olmayan, beğenmeyen ve gönderdiğim belalara sabretmeyen, benden başka Rab arasın. Yeryüzünde kulum olarak bulunmasın!)

           ***

Sual: Gayr-i müslimlerin âdetlerini veya onların ibadet olarak yaptığı şeyleri yapmanın dinen bir mahzuru olur mu?

Cevap: Kâfirlerin âdetlerini yapmak, onlara benzemek niyeti ile olmazsa ve haram veya kötü adetler değilse, faydalı şeyler ise, caiz olur. Onlar gibi yemek, içmek böyledir. Onlara uymak için olur veya haram veya fena, kötü şeyler ise, haram olur. Uyûn-ül besâirde deniyor ki:

“İnsan resmi veya heykeli yapıp, bu insanda ülûhiyyet, ilahlık sıfatlarından birinin bulunduğuna inanarak veya bunun kâfir olduğunu bilerek, bunların karşısında, hürmet, tazim, saygı bildiren bir şey söylese veya yapsa, mesela secde etse, Yahudilerin ve Hristiyanların bağladıkları Zünnar denilen kuşağı ve onların dinlerine mahsus şeyleri kullansa, kâfir olur. Kâfirlere mahsus olan şeyleri harpte hile olarak kullanırsa, kâfir olmaz.” Canını, malını, rızkını kurtaracak kadar kullanması özür olur, daha fazlası küfür olur.

           ***

Sual: Namaz kılarken, ah, of diye sesli olarak inlemek namazı bozar mı?

Cevap: Ah, of gibi inlemek, uf diye sıkıntıyı bildirmek, namazı bozar.