Küfre düşmek

Küfre düşmek

| M. Ali Demirbaş
Arkadaşsız olmaz!

Arkadaşsız olmaz!

| M.Said Arvas
Kâinatın mükemmelliği...

Kâinatın mükemmelliği...

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Hakîkî imana kavuşmak için

Hakîkî imana kavuşmak için

Sehl bin Abdüllah-i Tüsterî buyuruyor ki; “Hakîkî imana kavuşmak için, dört şey lâzımdır: Bütün farzları edeble...

Vermezse Mabut

Vermezse Mabut

Sultan Mahmut han, tebdili kıyafet yaparak bir kahveye girer. Yaşlı çaycıya herkesin tıkandı baba diye hitap ettiğini görüp, bu lakabın nereden geldiğini...

Evliyanın derecesini ölçmek

Evliyanın derecesini ölçmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bağdat’a uzak bir yerde yaşayan bir talebe, Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerini çok seven, hep ondan anlatan hocasına gelip...

İyilik etmenin zirvesi

İyilik etmenin zirvesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Men hadime hudime) yani (Hizmet edene hizmet edilir) hadis-i şerifi gösteriyor ki, kim hizmet ettiyse, mutlaka birileri de ona hizmet...

Sultan yine tebdil-i kıyafet

Sultan yine tebdil-i kıyafet

Sultan İkinci Mahmud Han, musahibi (sohbet arkadaşı) Said Efendi ile birlikte ramazanda Dersaadet sokaklarını gezerler. Balıkçılıkla uğraşan garip ve fakir bir ihtiyara...

Musul’un Osmanlı hâkimiyetine girmesi

Musul’un Osmanlı hâkimiyetine girmesi

Yavuz Sultan Selim Han, Safevîlerle yapılan Çaldıran Savaşı’nda elde edilen zaferden sonra, İran sınırını güvenlik altına almak maksadıyla, İdris-i...

Korku ve sevgi

Korku ve sevgi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamız anlatıyor: (Seyyid Abdülhakîm efendiye karşı bir edepsizlik yapmaktan o kadar korkardım ki, belki yanlış bakarım...

Osmanlılarda okçuluk

Osmanlılarda okçuluk

Okçuluk  Osmanlıların ünlü sporlarındandır. Çok eski zamanlardan beri harp sahasında kendileriyle karşılaşanlar, Türklerin ok atmadaki...

İki yolun farkı

İki yolun farkı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir din büyüğüne kavuşan, her şeye kavuşmuş olur. Böyle bir büyüğe kavuşmayanın işi çok...

Bütün insanlar dört sınıfa ayrılmıştır

Bütün insanlar dört sınıfa ayrılmıştır

Büyük islâm âlimi İmâm-ı Gazâlî hazretleri insanları dört kısma ayırmaktadır: Bunlardan birinci kısmdakiler, dünyada yimek...

Allahü teâlâ seni her an görüyor

Allahü teâlâ seni her an görüyor

Bir gün askerler bir mahkumu meydana çıkarırlar. Suçu ağır olmalı ki çok kırbaç vururlar, derileri yarılır. Etlerinden kan sızmaya başlar....

Azm-ü, cezm-ü kast eyle…

Ramazan başında Darulhilâfe, Derseadet (hilâfet merkezi...

Alın yazısını okumak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Herkesin yaptığı...

Yatarken okunacak duâl…

Yatağına E’ûzü ve besmele okuyarak girmeli...

Ümm-i Hiram

Hala sultan olarak tanınan kadın sahabi. Ümm-i...

İyilikler azalıyor, köt…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur’an-ı kerimde...

Allahü teâlânın görül…

Allahü teâlâ, ezelden ebede, yani öndeki...

Kainatin Efendisi

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

O’nun şanı yücedir!

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, sekiz yaşına...

Süt anne Halime Hatun

Amine validemiz, nurlu yavrusunu kucağına...

Eshab-ı kiram

Osman-ı Zinnureyn

Meleklerin bile hayâ ettiği halîfe. Hazret-i...

Mus'ab Bin Umeyr

İslâmda ilk öğretmen. Mus'ab bin Umeyr...

Abdullah Bin Hanzala

Meleklerin Yıkadığı Sahâbînın Oğlu. Abdullah bin...

Hikmetli Sözler

İstifade yolunda en büyük…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliya...

Nimetin kıymeti elden çık…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Dinin yarısı sabır, yarıs…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Öfke...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Resulullah efendimizin vârisi olan İmam-ı Rabbânî, Hâlid-i Bağdâdî, Abdülhakîm Arvâsî hazretleri gibi büyüklere tâbi olmak, onlara uymak gibi hiçbir üstünlük yoktur ve olamaz. Bu büyükleri tanımak, sevmek ve onlara uymak, bütün dünya ve âhiret nimetlerinden daha kıymetlidir. Çünkü Cennetin kapısı, âriflerin kalbidir. Onların kalbi, silsile yoluyla Peygamber efendimize bağlıdır. Onlar razı olursa, Peygamber efendimiz de razı olur. Resulullah'ın razı olduğundan Allahü teâlâ da razı olur.

Büyüklerden istifade etmenin iki yolu vardır: Ya onların kalbine girilir yahut da onlar kalbe konur. Bunlardan ikincisi zordur. Çünkü kalbler kirlidir, Allahü teâlâdan başka şeylerin sevgisiyle doludur. Onun için en iyisi, razı oldukları işleri yaparak, onların mübarek kalbine girmektir. Onların sevgisini ve ilgisini ele geçiren, saadete kavuşur. Onların kalbine devamlı feyz geldiği için, o kalbde olanlar da o feyze kavuşurlar. Çalışırken, gezerken, uyurken, yerken, içerken, insanın hiç haberi olmadan Allahü teâlâ müthiş sevablar ihsan eder, müthiş dereceler verir, birçok günahları da affeder. Bunların hepsi, kalbine girilen o mübarek zat sayesindedir.

Merhum Hocamız, (Kim bu üç şeyi yerine getirirse bizim kalbimizde yeri vardır) buyuruyor:
1- Kitaplarımızı okuyan.
Çünkü onlar bizim şahsımıza ait değil, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarıdır.

2- Bu kitapları okutan, yayan.
Çünkü eğer cihad etmezsek başımıza felaket gelir. Cihad edecek hâlimiz yok. Ama bir kitap verebiliriz. Kitap veremiyorsak, verenleri destekleriz. Eğer bu da mümkün değilse, hiç olmazsa duayla bu hizmete iştirak ederiz. O hâlde, İslamiyet’e hizmet etmemek için herhangi bir bahane yoktur. Yeter ki içimizde ateş olsun!

3- Birbirini seven ve birlik beraberlik içinde olan.
Herkes âhirette sevdikleriyle beraber olacaktır. Peki, biz kiminle beraber olacağız? Büyüklerle beraber olmanın şartları vardır. Eğer kitapları okumazsak, başkalarının okumalarına da vesile olmazsak ve beraber hizmet ettiğimiz din kardeşimizi büyüklerin talebesi olarak görmüyorsak, o büyükler bizi nasıl yanlarına alsınlar? O hâlde yapılacak iş, nefsimizi ayaklarımızın altına alıp, din kardeşlerimizi aziz tutmaktır.