Niye talaş ettünüz?

Niye talaş ettünüz?

Vezir-i azâm Koca Ragıp Paşa’nın sırdaşı Derviş Haşmet Baba, nüktedanlığı ile meşhurdur. Bunu bilen Sultan Üçüncü Mustafa, çok...

Mikdâd Bin Esved

Mikdâd Bin Esved

Resûlullahın süvârilerinden. Hicretin ikinci yılında Bedir savaşı başlayacağı sırada, Peygamberimiz Eshâbın ileri gelenlerini toplayıp onlarla...

Kötü huylardan temizlenmek

Kötü huylardan temizlenmek

Her ilmin, her fennin şubeleri vardır. Şubelerin birleştikleri noktaları bulunur ki, bu noktalarda, o ilmin bütün kolları tek birşey olur. İşte bu tek nokta, o...

Vesikasız köşke oturmak

Vesikasız köşke oturmak

Bir gün kadıncağızın biri Belh padişahına gelir, (Ben seyyideyim, çoluk çocuğum var, bize kalacak bir ev ver) der. Padişah, (Vesikan var mı?) diye sorunca,...

Oruç aç kalmak değil

Oruç aç kalmak değil

Dr. Dewey, Dr. Guelpa, Dr. Frumusan, Dr. Pauchet gibi oruçla ilgili araştırmalarda uzmanlaşmış tabipler de, hastalarını tedavi etmek için kısa ve uzun...

Bir zaman gelir ki...

Bir zaman gelir ki...

Alışverişte, şübheli şeylerden kaçınmalıdır. Harama yaklaşan zâten âsî, günahkâr olur. Şübhe ettiği şeyleri, Ehl-i sünnet...

Küfre düşmekten sakınmalı

Küfre düşmekten sakınmalı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Küçük günaha devam, büyük günah olur. Büyük günaha devam, küfre...

Hilâfeti hâiz olan Türkler

Hilâfeti hâiz olan Türkler

Birinci Dünyâ Savaşı’nda İngilizler, İslâm dünyâsını parçalayıp yutmak için çok kesif bir câsusluk ve propaganda...

Uyuyarak beklemek

Uyuyarak beklemek

Bir talebe; âlim ve faziletli bir zat olan hocasını çok severmiş. Sohbetinde bulunmaya can atıyormuş. Hocasına durumu bildirirler. Hocası da, (Madem bizi seviyor,...

Sahih-ül yed olmak esastır

Sahih-ül yed olmak esastır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet gemisinin kaptanı, İmam-ı a’zam hazretleridir. Kaptan bellidir, çünkü silsilede sahih-ül yed...

Dine hizmette başarının yolu

Dine hizmette başarının yolu

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet kitaplarını, doğru din bilgilerini yaymak maksadıyla yapılan hizmetler için sarf edilen paralar, yapılan...

Allah tevbe edeni affed…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her gaflet...

Abdullah Bin Abbâs

Tefsîr âlimlerinin şâhı. Resûlullah efendimiz Mekke’de iken...

İçinizde en günahkâr be…

Ahmed Rufai hazretleri, bir gün talebelerine...

Halime Hatun

Peygamberimizin sütannesi. Mekke'nin havası, yeni doğan çocuklara...

İslamiyet’i öğrenmenin …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İslamiyet iki...

İtikâd ve amel

Allahü teâlânın bildirdiği her din, iki...

Kainatin Efendisi

O, bu ümmetin Peygamberi…

Şam yönüne gitmekte olan kervandakiler...

Kavmini azab ile korkut!

Sevgili Peygamberimize, peygamberliği bildirildi ve...

Süt anne Halime Hatun

Amine validemiz, nurlu yavrusunu kucağına...

Eshab-ı kiram

Abdullah Bin Mes'ûd

Kur'ân-ı kerîmi açıktan okuyan ilk...

Abdullah Bin Huzâfe

Resûlullahın elçilerinden. Peygamber efendimiz, Hudeybiye antlaşmasından...

Ubâde Bin Sâmit

Akabe bî'atlerinde kavminin temsilcisi olan...

Hikmetli Sözler

Yol levhası olup, büyükle…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Teslimiyetin önemi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i...

Allah’ın yeryüzünde en se…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Şah-ı Nakşibend hazretleri, (Yolumuzun başı, ortası, sonu edeptir. Hiçbir edebsiz, Allah’ın sevgili kulu olamaz) buyuruyor. Bağdat'a uzak bir yerde yaşayan bir talebe, Mevlana Hâlid-i Bağdadî hazretlerini çok seven, hep ondan anlatan hocasına gelip der ki:
- Efendim, evdeki kitaplığımda büyüklerimizin kitapları var. Mesela İmam-ı Rabbânî hazretlerinin ve oğlu Muhammed Mâsum hazretlerinin Mektubat'ı var, Mevlana Hâlid-i Bağdadî hazretlerinin İtikadnâme kitabı var. Bunları dizerken veya okuyup birbirinin üstüne koyarken, İmam-ı Rabbânî hazretleri daha büyük diye, Mektubat'ı üste koyuyorum, sonra oğlunun Mektubat'ını koyuyorum ondan sonra da Mevlana Hâlid-i Bağdadî hazretlerinin kitabını koyuyorum. İçimde bir sıkıntı olduğu için soruyorum. Acaba, bu yaptığım doğru mu?

Hocası der ki:
- Bu büyüklere derece tâyin etmek, bu daha büyük demek, kimsenin haddi değildir. Bir tek şunu biliyoruz: Hepsinin kalbinde, Peygamber efendimizin mübarek kalbindeki emanetlerin bulunduğunu söyleriz, daha fazlasını bilmeyiz. Büyüklerin meydanında küçüklerin işi olmaz. Bu din, edep dini, haddini bilme dinidir. Herkes haddini bilmelidir. Şimdi zamanın büyüğü, Mevlana Hâlid-i Bağdadî hazretleridir. Biz, dinimizi ondan öğrendik. Bu büyükleri bize o tanıttı, o sevdirdi. O mübarek zatların kitaplarını açıklayıp bize vermişse, (Bu kitapları okuyun, evinizde sadece bunları bulundurun!) demişse, artık o kitaplar bizim için Mevlana Hâlid-i Bağdadî hazretlerinin kitabı olmuş olur. Böyle olunca da, hocamızın kitapları arasında da ayrım yapmak, yani bu kitabı daha kıymetli diyerek bir kitabı diğerlerinin üstüne koymak, ayrı bir edepsizlik olur. İmam-ı Rabbânî hazretlerine, Muhammed Masum hazretlerine ve bütün büyüklere giden yol, şimdi, Mevlana Hâlid-i Bağdadî hazretlerinin mübarek kalbinden geçer. Bu kalbden geçmeyen, hiçbir büyükten istifade edemez. İstifade edemediği gibi, aynı zamanda suç işlemiş olur. O andaki yetkiliyi kabul etmemiş, kusurlu görmüş olur. Niyetine göre felakete bile gider. Çünkü vârise ne yapılsa, Peygamber efendimize gider.

Demek ki, bugün hocamızın kitapları arasında da ayrım yapmak, mesela daha kıymetli diyerek, Mektubat Tercümesi’ni, Tam İlmihâl’in üstüne koymak da yanlış olur. Biz evliya zatlara da, kitaplarına da derece tâyin edemeyiz.