Küfre düşmek

Küfre düşmek

| M. Ali Demirbaş
Arkadaşsız olmaz!

Arkadaşsız olmaz!

| M.Said Arvas
Kâinatın mükemmelliği...

Kâinatın mükemmelliği...

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Zeyneb Binti Cahş

Zeyneb Binti Cahş

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Zeyneb validemiz, Peygamberimizin halasının kızı olup, ilk iman edenlerdendi. Mekke'den Medine'ye hicret etti....

Allah dostunu üzmek

Allah dostunu üzmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allah dostları, Allah rızası için yaşarlar. Allahü teâlânın bazı sıfatlarıyla sıfatlanmışlardır. Allahü...

Osman-ı Zinnureyn

Osman-ı Zinnureyn

Meleklerin bile hayâ ettiği halîfe. Hazret-i Osman, Müslüman olmadan önce ticâretle uğraşırdı. Zengin bir tüccârdı. Cemiyette,...

Ramazan ayı, istiğfar zamanıdır

Ramazan ayı, istiğfar zamanıdır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ramazan-ı şerifin her günü müminler için bayramdır. Bu günleri değerlendirenin, bütün bir yılı...

Kendimizi düzeltmeden başkasını düzeltemeyiz

Kendimizi düzeltmeden başkasını düzeltemeyiz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Asıl cihad, nefsle yapılan cihaddır, yani günah işlememektir. Günah ateştir. Bu ateşten, önce kendimizi kurtarmaya...

Hakîkî imana kavuşmak için

Hakîkî imana kavuşmak için

Sehl bin Abdüllah-i Tüsterî buyuruyor ki; “Hakîkî imana kavuşmak için, dört şey lâzımdır: Bütün farzları edeble...

Bu hizmetlere sahip çıkalım

Bu hizmetlere sahip çıkalım

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Iyd, bayram demektir, her sene tekrar ettiği, avdet ettiği için ıyd deniyor. Bundan sonra her günümüzün bayram...

Sonra yaparım diyenler

Sonra yaparım diyenler

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya fanidir. İnsan bu dünyada sefil olsa, üzülmeye değmez. Aksine köşklerde yaşasa, bir eli yağda, bir eli balda...

Âsım Bin Sâbit

Âsım Bin Sâbit

Arıların koruduğu sahâbî. Asr-ı saâdette küfür ve şirk karanlıklarından kurtulup, İslâm nûruna kavuşanların hayatlarında, tamamen...

Her şeyi göze almıştı!

Her şeyi göze almıştı!

Müslümanlara sıkıntı veren Yahudi Ebû Râfi’ye haddini bildirmek için onun kalesine giren Hazreti Abdullah bin Atîk, bundan sonrasını...

Kur’ân-ı kerîm

Kur’ân-ı kerîm

Kur’ân-ı kerîmin kelimeleri arabîdir. Fakat, bu kelimeleri yanyana dizen, Allahü teâlâdır. Bu kelimeler, insan dizisi değildir....

Küfre düşmekten sakınma…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Küçük günaha...

Kınalızâde Ali Çelebi

Kınalızâde Ali Çelebi ilk tahsilini doğduğu...

Aklın kapasitesi

Din nakle dayanır. Nakil yolu ile...

Sevab kazanmanın kesin …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hayırlı insanlar...

Huzeyfe Bin Yemân

Sevgili Peygamberimizin sırdaşı. Huzeyfe bin Yemân hazretleri...

Vesikasız köşke oturmak

Bir gün kadıncağızın biri Belh padişahına...

Kainatin Efendisi

Hoş geldin ya Resulallah

Yedi kat yer, yedi kat...

Hazret-i Hadice’nin rüya…

Sevgili Peygamberimiz yirmi beş yaşlarında...

Nur’un Amine’ye geçmesi

Kurban edilmekten kurtulan, Abdullah, büluğ...

Eshab-ı kiram

Hassan Bin Sabit

Peygamber efendimizin şairlerinden. Hassan bin Sabit...

Sa’d Bin Ebî Vakkâs

Resûlullahın okçusu. Sa’d bin Ebî Vakkâs...

Ümm-i Habîbe

Peygamberimizin hanımlarından. Ümm-i Habîbe, ilk önce...

Hikmetli Sözler

Başarı ve sevginin sırrı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Başarılı...

Güneş ve aynalar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Güneşin...

Her kaptan, içindeki dışı…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Güzel...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Şah-ı Nakşibend hazretleri, (Yolumuzun başı, ortası, sonu edeptir. Hiçbir edebsiz, Allah’ın sevgili kulu olamaz) buyuruyor. Bağdat'a uzak bir yerde yaşayan bir talebe, Mevlana Hâlid-i Bağdadî hazretlerini çok seven, hep ondan anlatan hocasına gelip der ki:
- Efendim, evdeki kitaplığımda büyüklerimizin kitapları var. Mesela İmam-ı Rabbânî hazretlerinin ve oğlu Muhammed Mâsum hazretlerinin Mektubat'ı var, Mevlana Hâlid-i Bağdadî hazretlerinin İtikadnâme kitabı var. Bunları dizerken veya okuyup birbirinin üstüne koyarken, İmam-ı Rabbânî hazretleri daha büyük diye, Mektubat'ı üste koyuyorum, sonra oğlunun Mektubat'ını koyuyorum ondan sonra da Mevlana Hâlid-i Bağdadî hazretlerinin kitabını koyuyorum. İçimde bir sıkıntı olduğu için soruyorum. Acaba, bu yaptığım doğru mu?

Hocası der ki:
- Bu büyüklere derece tâyin etmek, bu daha büyük demek, kimsenin haddi değildir. Bir tek şunu biliyoruz: Hepsinin kalbinde, Peygamber efendimizin mübarek kalbindeki emanetlerin bulunduğunu söyleriz, daha fazlasını bilmeyiz. Büyüklerin meydanında küçüklerin işi olmaz. Bu din, edep dini, haddini bilme dinidir. Herkes haddini bilmelidir. Şimdi zamanın büyüğü, Mevlana Hâlid-i Bağdadî hazretleridir. Biz, dinimizi ondan öğrendik. Bu büyükleri bize o tanıttı, o sevdirdi. O mübarek zatların kitaplarını açıklayıp bize vermişse, (Bu kitapları okuyun, evinizde sadece bunları bulundurun!) demişse, artık o kitaplar bizim için Mevlana Hâlid-i Bağdadî hazretlerinin kitabı olmuş olur. Böyle olunca da, hocamızın kitapları arasında da ayrım yapmak, yani bu kitabı daha kıymetli diyerek bir kitabı diğerlerinin üstüne koymak, ayrı bir edepsizlik olur. İmam-ı Rabbânî hazretlerine, Muhammed Masum hazretlerine ve bütün büyüklere giden yol, şimdi, Mevlana Hâlid-i Bağdadî hazretlerinin mübarek kalbinden geçer. Bu kalbden geçmeyen, hiçbir büyükten istifade edemez. İstifade edemediği gibi, aynı zamanda suç işlemiş olur. O andaki yetkiliyi kabul etmemiş, kusurlu görmüş olur. Niyetine göre felakete bile gider. Çünkü vârise ne yapılsa, Peygamber efendimize gider.

Demek ki, bugün hocamızın kitapları arasında da ayrım yapmak, mesela daha kıymetli diyerek, Mektubat Tercümesi’ni, Tam İlmihâl’in üstüne koymak da yanlış olur. Biz evliya zatlara da, kitaplarına da derece tâyin edemeyiz.