Küfre düşmek

Küfre düşmek

| M. Ali Demirbaş
Arkadaşsız olmaz!

Arkadaşsız olmaz!

| M.Said Arvas
Kâinatın mükemmelliği...

Kâinatın mükemmelliği...

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Kavanozda kalan el

Kavanozda kalan el

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hindistan’da maymun avlamak için, ağzı dar, ama altı geniş büyük bir kavanozun içine muz koyup onu ağaca...

Kötü huylardan temizlenmek

Kötü huylardan temizlenmek

Her ilmin, her fennin şubeleri vardır. Şubelerin birleştikleri noktaları bulunur ki, bu noktalarda, o ilmin bütün kolları tek birşey olur. İşte bu tek nokta, o...

Ümm-i Habîbe

Ümm-i Habîbe

Peygamberimizin hanımlarından. Ümm-i Habîbe, ilk önce Resulullahın halasının oğlu Ubeydullah bin Cahş ile evlendi. Kocasıyla birlikte İslâmiyeti...

Maksat dünya ve ahıret huzudur

Maksat dünya ve ahıret huzudur

Allahü teâlâ, İslâm dînini, insanların dünyada rahat ve huzûr içinde, kardeşçe yaşamaları için ve...

Kurtulacak olan fırka

Kurtulacak olan fırka

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak 72’si Cehenneme gidecek) hadis-i şerifinde bildirilen bozuk fırkalar, Kur’ân-ı kerime...

Mikdâd Bin Esved

Mikdâd Bin Esved

Resûlullahın süvârilerinden. Hicretin ikinci yılında Bedir savaşı başlayacağı sırada, Peygamberimiz Eshâbın ileri gelenlerini toplayıp onlarla...

Yirmi saniyede mi yapacaksın?

Yirmi saniyede mi yapacaksın?

Cüneyd-i Bağdadi hazretlerine bir gün şeytan der ki: - Ya Cüneyd, senin kadar yüksek dereceye ulaşan başka bir büyük zat tanımıyorum. Yirmi...

Habbâb Bin Eret

Habbâb Bin Eret

İlk Müslüman sahâbîlerden. Hazret-i Habbâb demirci olup, kılıç yapardı. Peygamber efendimiz onun dükkânına gider, onunla...

Osman Bin Talhâ

Osman Bin Talhâ

Kâbe'nin hizmetinde olan sahâbî. Osman bin Talhâ, Mekke'de Kâbe Kayyımlığı ile vazîfeliydi. Sülâlesi câhiliye...

Ahde vefa

Ahde vefa

Hazreti Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler, derlerki -Ey halife bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü...

Ölülere yardım etmek

Ölülere yardım etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ölünün mezardaki hâli, denize düşmüş, boğulmak üzere olup, imdat diye bağıran kimseye benzer. Buna ne...

Nefsi zayıflatmak ibade…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: En kıymetli...

Allahü teâlânın mümine …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hastalık, fakirlik...

Kalb, ruh ve nefis

İnsanoğlunun yaşayabilmesi, hayatiyetini devam ettirebilmesi için...

Mugire-Tebni Su’be

Meşhûr beş dâhiden biri olan Sahâbî. Meşhûr...

Zarardan korunmak için

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evden çıkarken...

Makbul kimse iyiliği c…

İslâm ahlâkı ile ahlâklanmış bir Müslümanın...

Kainatin Efendisi

Nur’un temiz alından temi…

Âdem aleyhisselamın alnına nakşedilen bu...

Bahira’nın beklediği mis…

Efendimiz on iki yaşlarında iken...

Nur’un Amine’ye geçmesi

Kurban edilmekten kurtulan, Abdullah, büluğ...

Eshab-ı kiram

Ebû Sa’îd-i Hudrî

Çok hadîs rivâyet eden yedi...

Talhâ Bin Ubeydullah

İlk Müslüman olanlardan. Hazret-i Talhâ bin...

Berâ Bin Âzib

Kıblenin değiştiğini haber veren sahâbî. Berâ...

Hikmetli Sözler

İman cevherini korumak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı...

Dinin yarısı sabır, yarıs…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Öfke...

Başarının temeli

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Dinimizde esas olan, niyettir. Güzel ve doğru niyet şarttır. Müminin niyeti, amelinden önce gelir. Peygamber efendimiz, (Allahü teâlâ, sizin şeklinize, görünüşünüze ve mallarınıza değil, kalblerinize yani amellerinizi ne niyetle yaptığınıza bakar) buyuruyor. Demek ki, Allahü teâlâ, insanın yeni, temiz elbisesine, hayrat ve hasenatına, malına, rütbesine bakarak değil, bunları ne maksatla, ne niyetle yaptığına bakarak, sevab veya azap verir.

Herkesin kalbini, niyetini Allah bilir. İcraat, niyetin ifadesidir. Bizim niyetimiz, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği şekilde, Allahü teâlânın dinini doğru olarak yaymak, Onun kullarına iyilik etmektir. Din büyüklerimiz, (Yâ Rabbi, bizi niyetimize ve ihlâsımıza bağışla! Amellerimize değil) diye dua ederlerdi. Amellerimiz çok bozuk ve kusurlu, ama inşallah niyetimiz ile ihlâsımız düzgündür. Allahü teâlâ, bir güzel niyet sebebiyle, kusurlu amellere rağmen başarı ihsan eder.

Peygamber efendimiz, (Bütün ameller, niyete bağlıdır) buyuruyor. Dinin aslı budur. Çünkü Allahü teâlânın âhirette soracağı şey, (Bunu niçin yaptın?) sorusudur. Gayesiz insan hiçbir yere gidemez. İnsanın gayesi evine gitmekse, rastgele köprüden geçmez, doğruca evine gitmek ister. Dolayısıyla, herkesin kalbinde bir niyet yatar. O niyet de iki türlü olur. Ya Allah için, ya nefsi için, yani dünya için… Dünya da haram ve mekruhlar demektir. Allah rızası için yaparsa mubah bile olsa her işten sevab kazanır. Nefsi için ise, ömür boyu felaketlere düçar olur.

Bir iyi niyet, bütün dünya hayatını âhiretlik yapar. Bir bozuk niyet de, bütün ibadetleri dünyalık yapar. Sonunda hepsi sıfır olur.

Niyet iyi olursa, iyilikler önümüze açılır. Eğer niyet kötü olursa, başımıza kötülük gelecektir. Bir iş ne kadar düzgün yapılırsa yapılsın, eğer niyet bozuksa, o iş bozuktur.

Büyüklerimiz, (Oğlum okula, üniversiteye giderken nasıl niyet etmeli?) diye soranlara şöyle cevap verirlerdi:
(“Yâ Rabbi, şu maksatla okuyorum: Birincisi, giyinmemizi sağlayacak, namerde muhtaç olmayacak bir şekilde helâl para kazanmak ve bu kazandığım parayla da, dinimizin emirlerine ve yasaklarına uymak. İkincisi, dinimize hizmet edip, senin kullarına iyilik etmek” diye niyet etmelidir. Böyle niyet edince, okul hayatı ve meslek hayatı boyunca, her nefesinde zikir sevabı alır.)