Küfre düşmek

Küfre düşmek

| M. Ali Demirbaş
Arkadaşsız olmaz!

Arkadaşsız olmaz!

| M.Said Arvas
Kâinatın mükemmelliği...

Kâinatın mükemmelliği...

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Hamdolsun iftar bizde

Hamdolsun iftar bizde

Ramazan ayında habersiz misafirliğe gitmek hürmet ifadesi sayılırdı. Müslümanların birbirine samimiyetini bu durum güzel bir şekilde gözler...

Ukayl Bin Ebi Tâlib

Ukayl Bin Ebi Tâlib

Hazret-i Ali'nin abisi. Hazret-i Ukayl Peygamberimizin amcası Ebû Tâlib'in dört oğlundan ikincisidir. Başlangıcından beri İslâma yakınlık...

En güzel fren

En güzel fren

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan, dünya peşinde koşarken dağdan bırakılan bir kaya gibi yuvarlanır, yuvarlandıkça hızı artar, hızı arttıkça daha...

“Hacer-ül-Esved”in yeri

“Hacer-ül-Esved”in yeri

Resulullah efendimiz otuz beş yaşında iken Kabe hakemi... O zaman, yağmur ve seller Kabe’nin duvarlarını iyice yıpratmış... Ayrıca çıkan bir yangın,...

Osmanlı paşasının siyaseti

Osmanlı paşasının siyaseti

Hasan Fehmi Paşa, bir aralık hususî bir vazîfe ile Londra'ya gitmişti. İngiliz ricalinden biri ile vuku bulan hususî mülâkatında İngiliz:...

Dinde bid’at

Dinde bid’at

Kalbi temizlemek için islâmiyete uymak lâzımdır. İslâmiyete uymak da, emirleri yapmakla ve yasaklardan ve bid’atlerden sakınmakla...

Sürâka Bin Mâlik

Sürâka Bin Mâlik

Eshâb-ı kirâmın süvârilerinden. Peygamber efendimize, Peygamberliğinin bildirildiğinin 13. senesinde, Kureyş müşrikleri, Peygamber efendimizin...

Kalbde imanın sabit kalması için

Kalbde imanın sabit kalması için

Bunun için, Resûlullah her zaman, “Allahümme, yâ mukallibelkulûb, sebbit kalbî, alâ dînik” duâsını okurdu ki,...

Ümm-i Hiram

Ümm-i Hiram

Hala sultan olarak tanınan kadın sahabi. Ümm-i Hiram, Enes bin Malik’in teyzesidir. Resulullahın da teyzeleri tarafından akrabasıdır. Cahiliyye devrinde Amr...

İhlâs ve dua

İhlâs ve dua

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Yarına çıkacağımız belli değil, ama bugün fırsat elimizdedir. Âhirete yarar iş yapmak için bugünü...

Dünyaya kıymet vermek

Dünyaya kıymet vermek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimizin esası imandır. Bir ağacın gövdesi, dalı ve yaprağı var da, kökü yoksa, o ağaç meyve veremez. Kısa zamanda...

Ana baba duası

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bizde çok...

Gerçek iflas nedir?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Seyyid Abdülhakîm...

Kötü birine iyilik yapı…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İyilik eden...

Sevgi, birlik beraberli…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hazret-i Ali...

Strese alıştırma egzers…

Oruç, hormonal yönden stresi tetiklediği halde...

Kimsenin yaptığı yanına…

Abbasi halifelerinin beşincisi Harun Reşid, sarayının...

Kainatin Efendisi

Bahira’nın beklediği mis…

Efendimiz on iki yaşlarında iken...

Kavmini azab ile korkut!

Sevgili Peygamberimize, peygamberliği bildirildi ve...

Güneş artık doğmak üzere!

Artık, sevgili Peygamberimizin yaşları kırka...

Eshab-ı kiram

Reyhane binti Semun

Peygamberimizin hanımlarından. Peygamber efendimiz Hendek savaşından...

Sa'd Bin Rebî

Şehîd olurken nasîhat eden sahâbî. Sa'd...

Said bin Zeyd

Cennetle müjdelenenlerden. Saîd bin Zeyd hazretlerinin...

Hikmetli Sözler

İhlâs azalınca

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bu...

Eden kendine eder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimiz...

Salihler Cennete gider

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Dinimizde esas olan, niyettir. Güzel ve doğru niyet şarttır. Müminin niyeti, amelinden önce gelir. Peygamber efendimiz, (Allahü teâlâ, sizin şeklinize, görünüşünüze ve mallarınıza değil, kalblerinize yani amellerinizi ne niyetle yaptığınıza bakar) buyuruyor. Demek ki, Allahü teâlâ, insanın yeni, temiz elbisesine, hayrat ve hasenatına, malına, rütbesine bakarak değil, bunları ne maksatla, ne niyetle yaptığına bakarak, sevab veya azap verir.

Herkesin kalbini, niyetini Allah bilir. İcraat, niyetin ifadesidir. Bizim niyetimiz, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği şekilde, Allahü teâlânın dinini doğru olarak yaymak, Onun kullarına iyilik etmektir. Din büyüklerimiz, (Yâ Rabbi, bizi niyetimize ve ihlâsımıza bağışla! Amellerimize değil) diye dua ederlerdi. Amellerimiz çok bozuk ve kusurlu, ama inşallah niyetimiz ile ihlâsımız düzgündür. Allahü teâlâ, bir güzel niyet sebebiyle, kusurlu amellere rağmen başarı ihsan eder.

Peygamber efendimiz, (Bütün ameller, niyete bağlıdır) buyuruyor. Dinin aslı budur. Çünkü Allahü teâlânın âhirette soracağı şey, (Bunu niçin yaptın?) sorusudur. Gayesiz insan hiçbir yere gidemez. İnsanın gayesi evine gitmekse, rastgele köprüden geçmez, doğruca evine gitmek ister. Dolayısıyla, herkesin kalbinde bir niyet yatar. O niyet de iki türlü olur. Ya Allah için, ya nefsi için, yani dünya için… Dünya da haram ve mekruhlar demektir. Allah rızası için yaparsa mubah bile olsa her işten sevab kazanır. Nefsi için ise, ömür boyu felaketlere düçar olur.

Bir iyi niyet, bütün dünya hayatını âhiretlik yapar. Bir bozuk niyet de, bütün ibadetleri dünyalık yapar. Sonunda hepsi sıfır olur.

Niyet iyi olursa, iyilikler önümüze açılır. Eğer niyet kötü olursa, başımıza kötülük gelecektir. Bir iş ne kadar düzgün yapılırsa yapılsın, eğer niyet bozuksa, o iş bozuktur.

Büyüklerimiz, (Oğlum okula, üniversiteye giderken nasıl niyet etmeli?) diye soranlara şöyle cevap verirlerdi:
(“Yâ Rabbi, şu maksatla okuyorum: Birincisi, giyinmemizi sağlayacak, namerde muhtaç olmayacak bir şekilde helâl para kazanmak ve bu kazandığım parayla da, dinimizin emirlerine ve yasaklarına uymak. İkincisi, dinimize hizmet edip, senin kullarına iyilik etmek” diye niyet etmelidir. Böyle niyet edince, okul hayatı ve meslek hayatı boyunca, her nefesinde zikir sevabı alır.)