Namaza dikkat edin, hanımlarınızı üzmeyin!

Namaza dikkat edin, hanımlarınızı üzmeyin!

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhamet imandandır. Bu din, merhametle bugüne kadar gelmiştir. Bir kimse, Peygamber efendimizin, torunları Hazret-i Hasan’la...

Müslümanın üç görevi

Müslümanın üç görevi

Allahü teâlâ islâm dînini, her memlekette, her yeniliği ve buluşu karşılayacak şekilde kurmuştur. İslâm dîni, yalnız sosyal...

Hüseyin bin Ali

Hüseyin bin Ali

Cennet gençlerinin seyyidi. Ümm-i Hâris hazretleri anlatır: Birgün Resulullahın huzuruna varıp, bir rüya gördüğümü ve...

Ölülere hediye

Ölülere hediye

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ölmüşlerimizin ve bütün müminlerin ruhlarına hediye etiğimiz hatimler, Fâtihalar, salevatlar ve hatm-i...

Evden çıkarken ve girerken

Evden çıkarken ve girerken

Evinden çıkarken Âyet-el kürsî okumalı. Evden çıkarken “Ayet-el kürsi”yi okuyan, eve dönünceye kadar belâlardan...

Ramazan demek, yanmak demektir

Ramazan demek, yanmak demektir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bu ayda oruç tutmak farz ve teravih kılmak da sünnet oldu. Ramazan yanmak demektir. O ay, oruç tutanların, tevbe...

Doğruyu  yanlışı öğrenmek için

Doğruyu yanlışı öğrenmek için

“Allahümme erinel hakka hakkan verzuknâ ittibâ'ahu ve erinel bâtıla bâtılan verzuknâ ictinâbehu bi-hurmeti...

Annenin hizmete ihtiyacı var

Annenin hizmete ihtiyacı var

İki kardeş vardı. Yatalak annelerine bir gece biri, diğer gece öteki bakacaktı. Öyle anlaşmışlardı. Abid olan nafile ibadete çok düşkündü,...

Kalp ramazanda BAYRAM eder

Kalp ramazanda BAYRAM eder

Kalp hücreleri enerji yakıtı olarak glikozu ve yağ asitlerini beraberce bulabildiği durumlarda her zaman için yağ asitlerini seçer. Ramazanda açlık...

Padişahın işi ne

Padişahın işi ne

Sultan Murat Han o gün bir hoştur. Telaşlı görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil,...

Gerçek güzellik ruh güzelliğidir

Gerçek güzellik ruh güzelliğidir

İnsanın ahlâkını düzeltebilmesinde ruh ve kalbin önemli bir yeri vardır. Bunun için ruh ve kalb nedir bunu bilmek gerekir. Kalb ile yürek aynı...

Kabahat kılıncın mıdır?

Sultan III. Mustafa zamanındaki evliyanın büyüklerinden...

Günah ve zafer

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i aliyye...

Neticeyi sebepten bilme…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Mülkü de...

Geyikli Baba ve Orhan G…

Orhan Gâzi ise Bursa'nın fethinde yardıma...

Kalbi temizlemeye çalış…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İslamiyet üç...

İkrime Bin Ebî Cehil

Meşhur İslâm kumandanlarından. İkrime bin Ebî Cehil...

Kainatin Efendisi

Nur’un yaratılması

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Allahü teâlânın...

O, bu ümmetin Peygamberi…

Şam yönüne gitmekte olan kervandakiler...

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Eshab-ı kiram

Ebû Lübâbe

Tevbesi ile meşhûr sahâbî. İslâmın nûrunu...

Huzeyfe Bin Yemân

Sevgili Peygamberimizin sırdaşı. Huzeyfe bin Yemân...

Hüseyin bin Ali

Cennet gençlerinin seyyidi. Ümm-i Hâris hazretleri...

Hikmetli Sözler

Ramazan ayının her günü b…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her...

Dinimize hizmet, mıknatıs…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İhlâsı...

Günah ve zafer

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Cahiller, ölüyü diriltip mezardan çıkarmayı büyük keramet sanır. Evliya zatlar ise ölü kalbleri diriltmeye, yani insanları kâfirlikten kurtarmaya ve hasta ruhları tedavi etmeye önem verir.

Hace Muhammed Parisa hazretleri buyuruyor ki:
(İnsanların çoğu ölüleri dirilteni büyük bilir. Allahü teâlâya yakın olanlar, bunu yapmak istemeyip, ölü ruhları diriltmişler, talebenin ölü kalblerini diriltmeye çalışmışlardır. Doğrusu da, kalbleri ve ruhları diriltmek yanında, mezardaki ölüleri diriltmenin hiç kıymeti yoktur. Hattâ abes yani faydasız şeyle vakit kaybetmek olur. Çünkü ölüyü diriltmek, ona birkaç günlük ömür kazandırır. Kalblerin diriltilmesi ise, sonsuz Cennet hayatına kavuşturur.

Zaten Allahü teâlâya yakın olanların vücutları keramettir. İnsanları Allahü teâlâya davet etmeleri, Allahü teâlânın rahmetlerinden bir rahmettir. Ölü kalbleri diriltmesi, harikaların en büyüğüdür.

İnsanların selameti, onların varlığı iledir. Mahlûkların en kıymetlisi onlardır. Onların sözleri şifadır. Allahü teâlânın ihsanları, onların bulunduğu yerden eksik olmaz. Yanlarında bulunanların sonu kötü olmaz. Onları tanıyanlar mahrum kalmaz.)

İmam-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:
(O büyükleri, yalancılardan ayıran farkların en açığı, yanlarında bulunanların kalblerinde, Allahü teâlânın korkusu ve sevgisi hâsıl olmasıdır ve başka şeylerden soğumalarıdır. Evliya zatla münasebeti olanlarda, bu alametler hâsıl olur.)

O hâlde, hakiki bir mürşid-i kâmille sahtesi arasında iki fark vardır:
1- Hakiki bir mürşid-i kâmil, insanları kendisine değil, İslamiyet’e çağırır. Kendisinin mürşid-i kâmil olduğundan bahsetmeye de ihtiyaç duymaz. Peygamber efendimizi, Kur’ân-ı kerimi, yani İslamiyet’i anlatmak varken, bir kimsenin kendinden bahsetmesi, kendine ait bir şeyle ortaya çıkması, sahtekârlık olur.

2- Hakiki bir mürşid-i kâmille beraber olanların kalblerine mutlaka Allah sevgisi ve Allah korkusu gelir. Dünyaya karşı soğukluk, âhirete karşı sıcaklık hisseder.

Bu iki vasıf bulunmayan kimsenin mürşid-i kâmil olmadığı anlaşılır.