Bayramı idrak etmek

Bayramı idrak etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bayramın hususiyeti, günahların affolmasındandır. Allahü teâlâ, bayramları bayram olarak idrak etmek nasip etsin!...

Sevgi büyükten, yukarıdan gelir

Sevgi büyükten, yukarıdan gelir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliya zatları seven sonunda evliya olur. Çünkü rastgele bir insan onları sevemez. Biri, mübarek bir zata gelip,...

İmam-ı Züfer hazretleri

İmam-ı Züfer hazretleri

İmam-ı Züfer, dinde büyük müctehid idi, Sadece fakih değil, abid ve zâhid idi. Hastalandığı zaman, yatağa girer hazret, Arkadaşları gelip...

İngiliz elçisinin sultan Abdülhamid'e hayranlığı

İngiliz elçisinin sultan Abdülhamid'e hayranlığı

Ermeni vakayiinin (olaylarının) cereyanı sırasında Sultan Hamide şiddetle muarız olan ve hükûmetine yazdığı raporla İngiltere hariciye nazırı (dışişleri bakanı)...

Orhan Gâzi ve Alâeddîn Esved

Orhan Gâzi ve Alâeddîn Esved

Sultan Orhan Gâzi, âlimleri, evliyâyı görüp gözeten bir zât-ı muhterem idi. O mübârek kimse, bir gün...

İman cevherini korumak

İman cevherini korumak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı Rabbânî hazretlerinin zamanında da, şimdiki kadar olmasa da, helalle haram, sünnetle bi’dat birbirine...

Zulüm, had safhadaydı...

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de, küfür sel gibi akıyor, Beytullah’ın içine, lat, uzza, menat gibi yüzlerce put...

Meymune Binti Hâris

Meymune Binti Hâris

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Meymune, Hazret-i Abbas’ın hanımı Ümm-i Fadl’ın kızkardeşi idi. İlk önce cahiliyye devrinde Mesud bin Amr...

Gerçek güzellik ruh güzelliğidir

Gerçek güzellik ruh güzelliğidir

İnsanın ahlâkını düzeltebilmesinde ruh ve kalbin önemli bir yeri vardır. Bunun için ruh ve kalb nedir bunu bilmek gerekir. Kalb ile yürek aynı...

Gönül yap ey zahida!

Gönül yap ey zahida!

Sultan Gazneli Mahmud, İslâmiyet’in Türk diyârlarında ve Hindistan’da, İrân’da yayılması için mücadele etti. Gazneli...

Yumuşaklık insanın süsüdür

Yumuşaklık insanın süsüdür

İslâm ahlâkı ile ahlâklanmış bir müslüman, farzları yapar, haramlardan kaçınır. Haramlardan kaçınmak da, iki...

Abdullah bin Mübarek ha…

Abdullah bin Mübarek, Sehl'e ders okuturdu, En...

Ümmetim!.. ümmetim!..

Kâinatın efendisi doğduğu sırada, hazret-i Amine...

Ümm-i Eymen

Peygamberimizin dadısı. Peygamber efendimiz, doğmadan önce babasını...

Fâtima Binti Esed

Hazret-i Ali’nin annesi. Fâtima binti Esed, İslâmın...

Ramazan ayının her günü…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her bayram...

Nebati, hayvani ve insa…

Melekler yükselmezler, yaratıldığı mertebede kalırlar. İnsan...

Kainatin Efendisi

O, bu ümmetin Peygamberi…

Şam yönüne gitmekte olan kervandakiler...

Ümmetim!.. ümmetim!..

Kâinatın efendisi doğduğu sırada, hazret-i...

Nur’un temiz alından temi…

Âdem aleyhisselamın alnına nakşedilen bu...

Eshab-ı kiram

Ebüdderdâ

Kâdılık yapan sahâbîlerden. Ebüdderdâ hazretleri, Bedir...

Abdullah Bin Revâha

Resûlullahın şâiri. Hicretin yedinci senesi idi...

Muhammed Bin Mesleme

Resûlullah efendimizin fedâîlerinden. Bedir savaşından sonra...

Hikmetli Sözler

İslamiyet’in şükrü

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Dünyaya kıymet vermek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimizin...

Kim sevilir, kim sevilmez…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müslüman...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Mümin suç işlemez, günaha da girmez. Suç işlerse hapse gider, günah işlerse Cehenneme gider. Hukuk dışı hareket edenler bir gün yaptıklarının cezasını çekerler. Devlet, tavşanı kağnı arabasıyla yakalar. Hâlbuki tavşan zıplar gider. Nereye giderse gitsin. Dirisini bulmazsa ölüsünü yakalar.

Müminin en büyük silahı güler yüz, tatlı dildir. Bazen savaşlar cephede değil, masa başında kazanılır veya kaybedilir. Buna diplomasi denir. Diplomasisi güçlü olan bürokratlar, ülkeler, kaybettikleri savaşı o diplomasi bilgisi sayesinde geri alabilirler. Diplomasinin aslı ise güler yüz, tatlı dildir. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.

İnsan bir dostuna mektup göndereceği zaman, bunu zarfa koyar. Zira mektup zarfsız gitmez. Hâlbuki zarf, kullanılıp atılan bir şeydir. Bunun gibi, her hizmetin de mutlaka bir muhafazaya ihtiyacı vardır. Peygamber efendimiz Uhud Muharebesi'nde, (Ben peygamberim, Allah beni korur) demeyip iki zırh giydi, yani sebeplere yapıştı, sonra Allah’a tevekkül etti.

Din düşmanları hangi silahla, hangi iletişim araçlarıyla milletin dinini imanını yıkıyorsa, bizler de aynı vasıtaları kullanmak, buna mukabil hizmeti millete götürmek zorundayız.

Silsile-i aliyye büyüklerinin yolunda dinimize hizmet edilen her yer, ibadet yeridir. Çünkü Allahü teâlâ, neticeye göre karar verir. Bu hizmetlerin de nihâi gayesi ve maksadı, Allahü teâlânın rızasını kazanmak, Onun kullarına iyilik ve hizmet etmektir.

Bu büyükleri tanıdığımız için çok bahtiyarız. Cenab-ı Hakk'ın büyük bir lütfu olan bu nimetin şükrü de, aldığımız bu ilmi, mutlaka başkalarına duyurmaktır. Bunun için de birkaç vasıta vardır. Bunlardan birincisi bu büyüklerin kitaplarıdır. Her yere, her köye yayılmalıdır. İkincisi de, gazete, televizyon, radyo gibi zamanın iletişim vasıtalarıdır. Bunlar gaye değildir, Allahü teâlânın kullarına bir an önce ulaşmak için kullanılacak vasıtalardır. Bir yerden bir yere çabuk gitmek zorundayız. Eğer biz gidemezsek, din düşmanları gidecektir. Geri kalmak, felaket olur. Esas gayemiz, büyüklerin kitaplarında yazılanı nakletmek, yani hiç değiştirmeden yaymaktır. Bu kitaplardaki bir harfi tahrif eden, bir harf ilave eden veya çıkaran, hiç şüphesiz felakete gider.