Ebû Sa’îd-i Hudrî

Ebû Sa’îd-i Hudrî

Çok hadîs rivâyet eden yedi sahâbîden. Ebû Sa’îd-i Hudrî hazretleri, Peygamber efendimizin hicretinden sonra...

Allah tevbe edeni affeder

Allah tevbe edeni affeder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her gaflet ve hatanın kefareti vardır. Müminlerin günahlarının kefareti, tevbe istiğfardır. Kur’an-ı kerimde mealen,...

Hubeyb Bin Adiy

Hubeyb Bin Adiy

Darağacında ilk namaz kılan sahâbî. Uhud savaşında bazı yakınları ölen müşrikler, Müslümanlardan bunların intikamını almak istediler....

Fatıma-tüz-zehra

Fatıma-tüz-zehra

Peygamberimizin en sevgili kerimesi. Hazret-i Fâtıma, hicretten onüç sene önce, Mekke'de doğmuştu. Küçük yaşına rağmen,...

Seleme Bin Ekvâ

Seleme Bin Ekvâ

Piyâdelerin en hayırlısı. Hudeybiye anlaşmasının yapıldığı günlerdeydi. Hudeybiye'de endişeli ve huzursuz bir bekleyiş hâkimdi. Eshâb-ı...

Abdullah Bin Zübeyr

Abdullah Bin Zübeyr

Medîne'de muhâcirlerden ilk doğan sahâbî. Abdullah bin Zübeyr, Medîne’de muhâcirlerden ilk dünyaya gelen...

Kötü huylardan temizlenmek

Kötü huylardan temizlenmek

Her ilmin, her fennin şubeleri vardır. Şubelerin birleştikleri noktaları bulunur ki, bu noktalarda, o ilmin bütün kolları tek birşey olur. İşte bu tek nokta, o...

Evliya zatlara derece tâyin etmek

Evliya zatlara derece tâyin etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Şah-ı Nakşibend hazretleri, (Yolumuzun başı, ortası, sonu edeptir. Hiçbir edebsiz, Allah’ın sevgili kulu olamaz) buyuruyor....

Kalbi öldürmemek için duâ

Kalbi öldürmemek için duâ

Kalbini öldürmemek için şu duâyı okumalıdır Çünkü, bu duâ, Resûlullahın tavsiye eylediği bir duâdır....

Hazret-i Ömer anlayamadı!

Hazret-i Ömer anlayamadı!

Bir gün, Hazret-i Ömer, bir yerden geçerken, Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem”, Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîka birşey...

Acınacak mahlûk kimdir?

Acınacak mahlûk kimdir?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hayırlı insan, hayırlı işlere vesile olur. Hayırlı yerlerde, mesela mescidlerde namaz için, nikâh için bir araya...

Çaldıran savaşı

Yavuz Sultan Selim'in en büyük amacı...

Haram yemek kalbi karar…

İbrâhîm Edhem hazretlerine, falanca yerde bir...

Osmanlılarda silah kull…

Okçuluk  Osmanlıların ünlü sporlarındandır. Çok eski...

Osmanlı paşasının siyas…

Hasan Fehmi Paşa, bir aralık hususî...

Latif bir şikayet

İstanbul’dan Hacca giden İbrahim efendi adındaki...

Abdullah Bin Ömer

En çok hadîs bilen sahâbîlerden. Abdullah bin...

Kainatin Efendisi

En güvenilir kimse...

O; doğru, doğruların doğrusu... Hiçbir...

Nur’un yaratılması

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Allahü teâlânın...

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Eshab-ı kiram

Ukbe Bin Âmir

Eshâb-ı suffadan. Ukbe bin Âmir, Medîne...

Büreyde Bin Hasib

Resûlullahın sancaktarı. Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden olup...

Zeyneb Binti Cahş

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Zeyneb validemiz, Peygamberimizin...

Hikmetli Sözler

En hayırlı iş, İslamiyet’…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum...

Cennete giden yola girmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Güneş ve aynalar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Güneşin...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Dinimize, Ehl-i sünnet kitaplarını yaymak sûretiyle yapılan hizmetlerin maddi sahibi yoktur, bu hizmetler hepimizindir. Yani her kim muhabbetle hizmet yolunu tutarsa, sahibi odur. Kim zarar vermek isterse, kimin zararı dokunursa, onun da iflahı mümkün değildir çünkü muhatabı Allahü teâlâdır. Bu hizmetler bir cami gibidir. Caminin sahibi olmaz. Mülkün sahibi Allah’tır. İmam orada sadece vazifelidir.

Biz bir vücut gibiyiz. Her hücre en iyi şekilde çalıştığı takdirde, vücudun her tarafı iyi çalışır. Hiçbir organın bir diğerine üstünlüğü yoktur, çünkü bütün organlar birbirine muhtaçtır. Göz olmazsa, el ayak mükemmel olsa ne olur? Akıl olmazsa, bütün vücut sağlam olsa ne olur? İkinci üçüncü plana atılan organ yoktur, herkes, görevinde birinci plandadır.

Yeni bir ağaç olmak yerine, büyük bir çınarın dalı olmalıdır. Yani birlik ve beraberlik içinde olmalı ve bölünmemelidir. Ayrılıp kendi başına dışarıda yeni bir ağaç olmak isteyen hiç kimse başarılı olamaz. Hem kendini, hem de başkalarını yakar.

Büyük bir zata, (Siz nasıl başarılı oluyorsunuz?) diye sorulunca, (Sahiplenmemekle) der ve şöyle açıklar:
(Görev verdiğim arkadaşıma kendimden daha çok güveniyorum. Benden daha kabiliyetli olduğuna kesin inanıyorum. Bir şeyi sahiplenen, sahipsiz kalır. Sahiplenmeyene herkes sahip çıkar. Benim yaptığım şey, bir arkadaşı işin başına tayin etmek, ona bütün yetkileri vermek ve sonra onun işine hiç karışmamaktır. Sadece onun sorduğu sorulara cevap veririm. Çünkü aksi hâlde her işe müdahale edersek, hem arkadaş ne yapacağını şaşırır, hem de benim vaktim yetmez.)

Bu hizmetler gemimizdir ve bizi salimen Cennete götürür. Bizi taşıdığı için her zerresi çok değerlidir. İnsan yarı yolda kalmamak için kendisini taşıyan gemiye çok iyi bakar.

Peygamber efendimiz, (Nehir kenarında da abdest alsanız israf etmeyiniz) buyuruyor. (Ne de olsa nehir suyudur, ne olacak?) dememelidir. İnsan bunu huy edinir. İsraf etmeyelim, haramdır. İsraftan çok korkmalıyız. Dinimize yapılan hizmetler, bir şahsa değil, vakfa ait olduğu için, buradaki israftan daha çok korkmak lazımdır. Sonunda kiminle, nasıl helâlleşeceğiz?