Emali kasidesi şahanedir

Emali kasidesi şahanedir

| M. Ali Demirbaş
Evliyâ ne demektir?

Evliyâ ne demektir?

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Allah’ın habibi

Allah’ın habibi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bütün peygamberler Allahü teâlâya âşıktır. Peygamber efendimize ise Allahü teâlâ...

Sevde Binti Zem'a

Sevde Binti Zem'a

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Sevde, amcasının oğlu Sekran bin Amir ile ilk evliliğini yapmıştı. İslâmiyetin geldiği ilk yıllarda; kocası Sekran ile iman...

Annenin hizmete ihtiyacı var

Annenin hizmete ihtiyacı var

İki kardeş vardı. Yatalak annelerine bir gece biri, diğer gece öteki bakacaktı. Öyle anlaşmışlardı. Abid olan nafile ibadete çok düşkündü,...

Sabır ve namazla yardım isteyin!

Sabır ve namazla yardım isteyin!

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Zafere kavuşmanın yolu, sabır ve takvadır. Acele etmemeli, sabretmeli, dili tutmalı. İnsanın selameti, dilini tutmasındadır. İnsan ne...

Ebu Süfyan Bin Hâris

Ebu Süfyan Bin Hâris

Peygamberimizin süt kardeşi. Ebu Süfyan bin Hâris, Peygamberimiz davete başlamadan önce, Peygamberimizi pek çok severdi. Resulullah efendimiz...

Mümin kalb kırmaz

Mümin kalb kırmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İyilik eden mutlaka karşılığını görür. Ettiği iyilik sonunda dönüp dolaşıp geri gelir. Yeter ki biz iyiliği karşılıksız...

İbâdetlerin en kolayı ve en hafifi

İbâdetlerin en kolayı ve en hafifi

Müslümanların ihtiyâçlarını karşılamanın ve onları sevindirmenin ve güzel ahlâklı olmanın önemiyle ilgili hadis-i şeriflere bugün...

Hizmet için üç şart

Hizmet için üç şart

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İslamiyet’e hizmet edecek kişinin üç şarta haiz olması lazımdır: Birincisi, sevimli yani güler yüzlü,...

İnanmamak akılsızlıktır

İnanmamak akılsızlıktır

Bugün, dünyada müslümanlığı kabul etmeyenler iki türlüdür: Birincisi “Kitaplı kâfirler” yani hıristiyân ve...

Kapasiteyi artırmak

Kapasiteyi artırmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine hizmet ederken, insan, kapasitesini arttırmaya çalışmalı. Büyük başarılar, aynı mevcutla, aynı himmet ve gayretle,...

Îmân duâsı

Îmân duâsı

Allahümme innî e’ûzü bike min en-üşrike bike şey-en ve ene a’lemü ve estagfirü-ke li-mâ lâ-a’lemü...

Seddad Bin Evs

Ailece müslüman olan sahabilerden. Seddad bin Evs...

Akıl ve din

İslamiyette aklın ermediği şeyler çoktur. Fakat...

Osman Bin Maz'ûn

Medîne'de ilk vefât eden muhâcir sahâbî. Osman...

Annen uykuda günah işle…

İbadetini beğenmek çok kötüdür. Hele kendi...

İtalya'da Bir Yeniçeri

Bir Osmanlı Yeniçeri’si 1683’deki Viyana Kuşatması’nın...

Âhirette asla karışıklı…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Eshab-ı kiram...

Kainatin Efendisi

Zemzem kuyusu

Dede Abdülmuttalib’e, bir gün rüyasında...

Misk kokulu Abdülmuttali…

Peygamber efendimizin babası Hazreti Abdullah...

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Eshab-ı kiram

Nu'man Bin Mukarrin

Eshâb-ı kirâmın meşhûr kumandanlarından. Hazret-i Ömer...

Ümm-i Habîbe

Peygamberimizin hanımlarından. Ümm-i Habîbe, ilk önce...

Ebüdderdâ

Kâdılık yapan sahâbîlerden. Ebüdderdâ hazretleri, Bedir...

Hikmetli Sözler

Bu gaflet niye?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her...

Evliya zatlara derece tây…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Şah-ı...

Dünyaya kıymet vermek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimizin...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Müslüman edepli olur. Allah değil, Allahü teâlâ der. Peygamber değil, Peygamber efendimiz der, sallallahü aleyhi ve sellem der. Kur’an değil Kur’an-ı kerim der. Eshâb değil, Eshâb-ı kiram der, radıyallahü anhüm der. Müslüman edebe riayet eder.
İmam-ı Rabbânî hazretleri evliya zatların üstünlüklerini saydıktan sonra, (Bunlar, Peygamber efendimizin sofrasının kırıntılarıdır) buyuruyor. Mektubat-ı Rabbânî'yi okumayan, Resulullah efendimizi, Eshâb-ı kirâmı anlayamaz. İmanın esasını, kimin sevilip kimin sevilmeyeceğini öğrenmek isteyen Mektubat-ı Rabbânî'yi okumalı. Müslüman her şeyden önce Rabbinin sevdiklerini ve sevmediklerini öğrenip, buna dikkat etmelidir.

İmanın şartı altıdır, bunlar inanılacak şeylerdir. İmanın bunlardan da önce gelen asıl iki şartı ise gayba iman ve hubb-i fillah, buğd-i fillahtır. Hubb-i fillah; müminleri, Ehl-i sünnet yolunda olanları, Allahü teâlânın dinine hizmet edenleri sevmektir. Buğd-i fillah, Allahü teâlânın düşmanlarını sevmemektir.

Kâfirleri ve Ehl-i sünnetten ayrılan 72 bid’at fırkasında olanları, Allahü teâlâ sevmez. Biz de sevmeyeceğiz. Fakat sevmek ve sevmemek, kalbde olur. Yoksa sevmemek demek, dövüşmek, kavga çıkarmak demek değildir. İslamiyet’te dövüşmek şöyle dursun, münakaşa etmek bile yoktur. Dostla münakaşa, dostluğu azaltır. Düşmanla münakaşa düşmanlığı arttırır. Münakaşa etmek yasakken, kötü söz söylemek, bedenle dövüşmek hiç olamaz. En büyük günah kalb kırmaktır. Kâfirin dahi kalbini kırmamalı. Güzellikle emr-i maruf yapmalı.

Peygamber efendimiz, bir gün Eshab-ı kiramla birlikte otururken (Şimdi içeriye bir Allah düşmanı girecek) buyurdu. Biraz sonra kapı çaldı. Peygamber efendimiz, kendi kalkarak kapıyı açtı. Gelen kimse çok tanınan, hurma bahçeleri olan bir zattı. Peygamber efendimiz, bu zatla çok yakından ilgilenerek sohbet etti. Daha sonra da kapıya kadar uğurladı. Hazret-i Ömer merakla, (Yâ Resulallah, gelecek dediğiniz Allah düşmanı kim? Daha gelmedi mi?) diye sorunca Peygamber efendimiz, (O Allah düşmanı, biraz önce konuştuğum kişiydi. Ben onu idare ettim. Bana bir düşmanlık yapamazdı, ama yanında birçok Müslüman çalışıyor. İntikamını onlardan almaya kalkardı) buyurdu. Bunun için bizler de Allah düşmanlarını idare etmeliyiz. Fakat dostlara karşı mert olmalıyız.