Hüküm neticeye göre verilir

Hüküm neticeye göre verilir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hüküm neticeye göre verilir. Bir kimsenin yaptığı bir şey hakkında hüküm verileceği zaman, o şeyin sonucunu...

Abdullah Bin Mes'ûd

Abdullah Bin Mes'ûd

Kur'ân-ı kerîmi açıktan okuyan ilk sahâbî. Abdullah bin Mes'ûd hazretleri, Eshâb-ı kirâmın meşhûrlarından...

Hakîkî imana kavuşmak için

Hakîkî imana kavuşmak için

Sehl bin Abdüllah-i Tüsterî buyuruyor ki; “Hakîkî imana kavuşmak için, dört şey lâzımdır: Bütün farzları edeble...

Başarılı olmak için

Başarılı olmak için

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize hizmet ederken başarılı olmak için günahtan sakınmak şarttır. Halife Hazret-i Ömer, Sa’d bin Ebi Vakkas...

Süt annenin anlattıkları

Süt annenin anlattıkları

Halime Hatun, Peygamber efendimizi, süt anne olarak kabul ettikten sonra gördüğü fevkaladelikleri şöyle anlatır: Amine Hatun da bana sevgili...

Evliya zatlara derece tâyin etmek

Evliya zatlara derece tâyin etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Şah-ı Nakşibend hazretleri, (Yolumuzun başı, ortası, sonu edeptir. Hiçbir edebsiz, Allah’ın sevgili kulu olamaz) buyuruyor....

Sohbetten dağılırken

Sohbetten dağılırken

Bir toplantıdan kalkıldığı zaman şu duâ okunmalıdır: “Sübhânek-allahümme ve bi hamdike, eşhedü en lâilâhe illâ ente...

Fatih’in ilme verdiği kıymet

Fatih’in ilme verdiği kıymet

Fatih Sultan Mehmed Han, Fatih Camii civarındaki meşhur medreseleri yaptırmıştı. Talebelerin medreseye girdiği ana kapının önüne mezar kazdırdı. Çukurun...

Oruç, tansiyona karşı iyi geliyor

Oruç, tansiyona karşı iyi geliyor

Vücut kendisine verilen fuzuli besinlerin zararından korunabilmek için hazım kanalı organlarının vazifelerinde azaltma yaparak mide-bağırsak-karaciğer ve...

Güneş ve aynalar

Güneş ve aynalar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Güneşin karşısına bir ayna konsa, bu aynanın karşısına başka bir ayna daha konsa, ilk aynadaki görüntü, diğer aynada da...

Herkes sahibiyle ve hocasıyla övünür

Herkes sahibiyle ve hocasıyla övünür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kadı Iyad hazretleri bir gün, (İki şeye çok seviniyor, göklerde uçuyorum. Sanki yıldızlar ayaklarımın altında, elimi...

Sıkıntı var diye hizmet…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bizden sonraki...

Ebû Dücâne

Resûlullah efendimizin fedâisi. Uhud harbinde sevgili Peygamberimiz...

İbâdetlerin efdali

İyilikleri yaymak, kötülüklere engel olmak lazımdır...

Said bin Zeyd

Cennetle müjdelenenlerden. Saîd bin Zeyd hazretlerinin babası...

Sonra yaparım diyenler

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya fanidir...

Vücut yenileniyor

Orucun sağlığa olan etkileri sadece Müslüman...

Kainatin Efendisi

Nur’un yaratılması

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Allahü teâlânın...

Zemzem kuyusu

Dede Abdülmuttalib’e, bir gün rüyasında...

Emanet, Ebu Talib’de...

Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine...

Eshab-ı kiram

Hüseyin bin Ali

Cennet gençlerinin seyyidi. Ümm-i Hâris hazretleri...

Nu'man Bin Mukarrin

Eshâb-ı kirâmın meşhûr kumandanlarından. Hazret-i Ömer...

Ebû Ubeyde Bin Cerrâh

Cennetle müjdelenen ümmetin emîni. Araplar arasındaki...

Hikmetli Sözler

Başarı ve sevginin sırrı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Başarılı...

Başarının ana sırrı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Din...

Ramazan ayında nur yağıyo…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Fitne uzakta değil, hemen bu kapının yanındadır. Burası öyle müstesna bir yer, bu hizmetler öyle kıymetli ki, elbette düşmanı çok olacak. En başta şeytan ve nefsimiz, ondan sonra da mutlaka fitneciler, çekemeyenler olacak. Buna fırsat vermemek bizim elimizde. İki kişi, bir üçüncüsünün gıybetini yapmak için ağzını açarsa, şeytan onların üçüncüsü olur. Oraya yetişir ve hemen lafa karışır, başlar iki tarafı da birbirine kötülemeye, ondan sonra orada kalp kırıklığı olur, günah olur, üzüntü olur, kavga olur, huzursuzluk olur, felaketin her türlüsü olur. Onun için biri başkasının hakkında ağzını açıp gıybete başladığı anda, biri diğerine sus kardeşim derse, yüz şehit sevabı kazanır.

Haset edenler, merhum hocamızın aleyhinde, onun büyüklüğü hakkında hâlâ her gün laf ediyorlar, müstear isimlerle yazılar gönderiyorlar. Kim ne derse desin, bu zatın büyüklüğünü bütün dünya tescil ediyor. Kim olduğunu biz de biliyoruz, bütün dünya da biliyor. Nasip meselesi! Resulullah efendimizi gördükleri hâlde, Ebu Cehil gibiler, iman etmediler, isyan ettiler. Bütün büyüklerin kaderinde bu var. Bazı arkadaşlarımız da hiddetlenip cevap veriyorlar. Onlara verilecek en güzel cevap bu kitaplar, bu hizmetler ile bizim birlik ve beraberliğimizdir. Biz, burada böyle bir arada oldukça, bu kitaplar da, her sene milyonlarca yayılmaya devam ettikçe, başka cevaba lüzum yok. Ahmağa cevap verilmez! Resulullah efendimiz mübarek, kendi peygamberlik hâliyle anlattı da yine herkes inanmadı. Dolayısıyla bizim kendi aklımızla vereceğimiz cevabın bir kıymeti olmaz.

Bu yolda, bu hizmetlerde, mutlaka soya sopa bakılmaz. Nuh aleyhisselamın oğlu, tufandan önce, (Biz dağa çıkar, kurtuluruz) dedi. Sonunda boğuldu. Bu, Peygamber oğlu. Dolayısıyla babam, dedem şuydu, bunların hiç önemi yok. Neye iman ettiğimize, kimle beraber olduğumuza bakarlar.

Bir gün biri gelmiş, büyük bir zata sormuş, (Sizin yolunuzun ne özelliği var? Ben her grubu tanırım, bilirim. Sizinkinin farkı ne?) demiş. O zat da, (Herkes, “Gel, ben seni Allah’a kavuşturayım” diyor. Biz ise, “Gel, büyük zatlara tâbi olarak beraber kavuşalım” diyoruz) diye cevap vermiş. İşte bizim farkımız da budur. Biz de böyle cevap vermeliyiz. Yani hedef tahtası değil, doğru yolu gösteren yol levhası olmalıyız.