İki istikameti olan bir istasyondayız

İki istikameti olan bir istasyondayız

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ, bizleri yaratmadan önce Cenneti ve Cehennemi yarattı. İkisini de dolduracağını takdir buyurdu....

Altın silsile

Altın silsile

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir mürşid-i kâmilin talebesine sorarlar: - (Hep hocam böyledir, büyükler şöyledir) diyorsunuz. Onlardan ne...

Hüküm neticeye göre verilir

Hüküm neticeye göre verilir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hüküm neticeye göre verilir. Bir kimsenin yaptığı bir şey hakkında hüküm verileceği zaman, o şeyin sonucunu...

Ahde vefa

Ahde vefa

Hazreti Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler, derlerki -Ey halife bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü...

Karşılık, niyete göredir

Karşılık, niyete göredir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Ameller niyetlere göredir) hadis-i şerifi, bütün işlerin, ibadetlerin, hizmetlerin, hepsinin niyete bağlı olduğunu...

İyi arkadaş bulmak

İyi arkadaş bulmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (Bu dünya âhiretin tarlasıdır) buyuruyor. Herkes her an bu tarlaya bir şeyler ekiyor. Faydalı tohum ekenler,...

İyilikler azalıyor, kötülükler artıyor

İyilikler azalıyor, kötülükler artıyor

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kur’an-ı kerimde mealen, (Beni unutursanız, beni Rab olarak tanımazsanız, verdiğim nimetlere şükretmezseniz, rızkınızı...

Vahşî

Vahşî

Yalancı peygamber Müseyleme’yi öldüren sahabî. Vahşî, Hazret-i Hamza’nın Bedir savaşında öldürdüğü...

Bizi mecbur ettin

Bizi mecbur ettin

Seyyid Muhammed Behaeddin-i Buhari hazretleri, uzak bir köydeki bir seveninin daveti üzerine ona misafir olmuştu. Gece evde otururlarken ev sahibine, (Git kapıya...

Güneş ve aynalar

Güneş ve aynalar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Güneşin karşısına bir ayna konsa, bu aynanın karşısına başka bir ayna daha konsa, ilk aynadaki görüntü, diğer aynada da...

Kimsenin yaptığı yanına kalmaz

Kimsenin yaptığı yanına kalmaz

Abbasi halifelerinin beşincisi Harun Reşid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beğenir. Yaprağı, kokusu, görünüşüyle dikkatini...

Yağmur duası

Kânûnî Sultan Süleymân Hân devrinde, bir...

İmanı korumak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmanın muhafazası...

Zigetvar Kalesi ve Bahr…

Zigetvar Kalesi kuşatılıp peş peşe iki...

İyilik etmenin zirvesi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Men hadime...

Niyetsiz ibâdet olamaz

Niyetsiz, ibâdet olamaz. Resûlullaha “sallallahü aleyhi...

Süheyb-i Rûmî

Allah yolunda malını mülkünü terkeden sahâbî. Ka'be-i...

Kainatin Efendisi

Dünya karanlığa gömül…

Fahr-i kâinat efendimiz doğmadan önce...

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Zemzem kuyusu

Dede Abdülmuttalib’e, bir gün rüyasında...

Eshab-ı kiram

Ebû Hüreyre

En çok hadîs-i şerîf rivâyet...

Abdullah Bin Abbâs

Tefsîr âlimlerinin şâhı. Resûlullah efendimiz Mekke’de...

Erkam Bin Ebi'l Erkam

Evi ilk vakıf olan sahâbî. Hazret-i...

Hikmetli Sözler

Neyimize güveniyoruz?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Kapalı olan kaba su dolma…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

Bu hizmetlere sahip çıkal…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Iyd...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Kur’an-ı kerimde mealen, (Beni unutursanız, beni Rab olarak tanımazsanız, verdiğim nimetlere şükretmezseniz, rızkınızı daraltırım) buyuruluyor. Elhamdülillah ki, (Rızkınızı yok ederim) denmiyor. En büyük rızk, imandır. İmansızlık, sel gibi akıyor. Bugünkü insanların hâli, bu yüzden perişandır.

Sağlık da, bir rızktır. Bu rızk azaldığı için, hastaneler dolup taşıyor. Muhakkak her evde hasta var. Evler, eczane deposu gibi ilaçla dolu.

Emniyet de bir rızktır. Bu rızk da azaldığı için, evlerde bile güven içinde oturulamıyor.

Huzur da bir rızktır. Hanım, kocasına itaat etmiyor. Kocası, hanımına Müslümanca davranmıyor. Sâlih evlatlar arasında adaletsizlik yapılıyor. Ana babanın görevlerinden biri, sâlih evlatlarına aynı sevgiyi gösterip, onları birlik ve beraberlik içinde tutmaktır. Hâl böyleyken, anne, (Başıma bir şey gelirse, oğlum bana bakar) diyerek oğluna sarılıyor. Baba da kızına sarılıyor. Böylece içeride bir huzursuzluk başlıyor.

Gıda da bir rızktır. Tabiî gıda kalmadı. Piyasa hep suni ve bozuk gıdalarla dolu. Böyle bozuk gıdalardan da, bozuk, hasta insanlar meydana geliyor. Evde beş kişi varsa, beşi birden çalışıyor, ama hepsi de aç kalıyor. Bu, gıda rızkının daralmasıdır.

Velhasıl, iyilik olarak ne varsa, hepsi azalıyor. Kötülük olarak da ne varsa, hepsi artıyor. Neticede milletler ve insanlar mahvoluyor. Bütün bunlara sebep, İslâm dairesinden dışarıya çıkmaktır.

Allahü teâlâ insanların ibadetine muhtaç değildir. Şayet insan ibadet ederse, kendini kurtarmış olur. Hem dünyada, hem de âhirette huzura kavuşur. Ama ibadet etmezse, hem dünyada, hem de âhirette yanar.

Allahü teâlâ bir hadis-i kudside buyuruyor ki:
(Önce gelenleriniz sonra gelenleriniz, küçüğünüz büyüğünüz, dirileriniz ölüleriniz, insanlarınız cinleriniz, en müttekî, itaatli kulum gibi olsanız, büyüklüğüm artmaz. Aksine hepiniz, bana karşı duran, peygamberlerimi aşağı gören düşmanım gibi olsanız, uluhiyyetimden bir şey eksilmez. Allahü teâlâ, sizden ganîdir, Ona hiçbiriniz lâzım değildir. Siz ise, var olmanız için ve varlıkta kalabilmeniz için ve her şeyinizle, hep Ona muhtaçsınız.)