Kıymetli beş nasihat

Kıymetli beş nasihat

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamızın, nasihat ve vasiyetlerinden bazıları şöyledir: 1- Kitaplarımızı okuyun! Çünkü onlar bizim şahsımıza...

Adalet ve tevazu

Adalet ve tevazu

Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı....

Helâl kazanmak farzdır

Helâl kazanmak farzdır

Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, “Helâl kazanmak her Müslümana farzdır”. Helâl kazanabilmek...

Geyikli Baba ve Orhan Gazi

Geyikli Baba ve Orhan Gazi

Orhan Gâzi ise Bursa'nın fethinde yardıma gelen evliyânın gönlünü almak, onların bereketli duâlarına kavuşmak için bir imâret...

Maksat imanı korumaktır

Maksat imanı korumaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Resulullah efendimiz, (Ey Eshabım, siz öyle bir zamandasınız ki, dinin emir ve yasaklarının onda birine uymazsanız helak olursunuz....

Allah’ın yeryüzünde en sevdiği yer

Allah’ın yeryüzünde en sevdiği yer

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya, âhiretin ufak bir misalidir. Burada mescitlere, camilere gelenler, orada hakiki saadet yurdu olan Cennete gideceklerdir....

Zarardan korunmak için

Zarardan korunmak için

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evden çıkarken, vasıtaya binerken ve korkulu yerlerde, (Bismillahillezî lâ yedurru ma’asmihî...

Değişen sizin kalbiniz

Değişen sizin kalbiniz

Bir padişah, bir iki vezirini ve diğer erkandan birkaçını yanına alarak payitahta (başkente) yakın yerleşim merkezlerinde bir gezintiye çıkmıştı Payitahttan...

Ebû Katâde

Ebû Katâde

Resûlullahın süvârilerinden. Peygamber efendimizin develerini Medîne’de otlağa götürme vazîfesini, bir çobanla...

Evliyaları sevmek

Evliyaları sevmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlânın, bir kuluna, sevdiği bir zatı tanıtması, en büyük nimettir. Mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri...

Büyük zatları inkâr etmek felakettir

Büyük zatları inkâr etmek felakettir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müslümanlar bir araya geldikleri zaman, bilseler de bilmeseler de, anlasalar da anlamasalar da, konuşsalar da konuşmasalar da,...

İlaç rafta dururken

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kirâmen kâtibîn...

Midenin bir aylık dinle…

Her yemekten vücut hazım ve sindirim...

Hoca hakkı ödenmez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum hocamız...

Hadice-tül Kübra

Peygamberimizin ilk hanımı. Hazret-i Hadice; güzelliği, malı...

Niyetsiz ibâdet olamaz

Niyetsiz, ibâdet olamaz. Resûlullaha “sallallahü aleyhi...

Varna meydan muharebesi

Sultan II. Murad, şehzade Alaaddin Çelebi'nin...

Kainatin Efendisi

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

Zemzem kuyusu

Dede Abdülmuttalib’e, bir gün rüyasında...

Muhterem annenin vefatı

Sevgili Peygamberimizin, üç-beş yaşlarında bile...

Eshab-ı kiram

Osman Bin Talhâ

Kâbe'nin hizmetinde olan sahâbî. Osman bin...

Cüveyriyye Binti Hâris

Müminlerin annelerinden. Hazret-i Cüveyriyye, benî Mustalak...

Cafer-i Tayyar

Cennete uçarak giden sahâbî. Peygamber efendimiz...

Hikmetli Sözler

Bayramı idrak etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bayramın...

Namaz için üzülmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Eskiden...

Açlıkla imtihan kolay değ…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Kur’an-ı kerimde mealen, (Beni unutursanız, beni Rab olarak tanımazsanız, verdiğim nimetlere şükretmezseniz, rızkınızı daraltırım) buyuruluyor. Elhamdülillah ki, (Rızkınızı yok ederim) denmiyor. En büyük rızk, imandır. İmansızlık, sel gibi akıyor. Bugünkü insanların hâli, bu yüzden perişandır.

Sağlık da, bir rızktır. Bu rızk azaldığı için, hastaneler dolup taşıyor. Muhakkak her evde hasta var. Evler, eczane deposu gibi ilaçla dolu.

Emniyet de bir rızktır. Bu rızk da azaldığı için, evlerde bile güven içinde oturulamıyor.

Huzur da bir rızktır. Hanım, kocasına itaat etmiyor. Kocası, hanımına Müslümanca davranmıyor. Sâlih evlatlar arasında adaletsizlik yapılıyor. Ana babanın görevlerinden biri, sâlih evlatlarına aynı sevgiyi gösterip, onları birlik ve beraberlik içinde tutmaktır. Hâl böyleyken, anne, (Başıma bir şey gelirse, oğlum bana bakar) diyerek oğluna sarılıyor. Baba da kızına sarılıyor. Böylece içeride bir huzursuzluk başlıyor.

Gıda da bir rızktır. Tabiî gıda kalmadı. Piyasa hep suni ve bozuk gıdalarla dolu. Böyle bozuk gıdalardan da, bozuk, hasta insanlar meydana geliyor. Evde beş kişi varsa, beşi birden çalışıyor, ama hepsi de aç kalıyor. Bu, gıda rızkının daralmasıdır.

Velhasıl, iyilik olarak ne varsa, hepsi azalıyor. Kötülük olarak da ne varsa, hepsi artıyor. Neticede milletler ve insanlar mahvoluyor. Bütün bunlara sebep, İslâm dairesinden dışarıya çıkmaktır.

Allahü teâlâ insanların ibadetine muhtaç değildir. Şayet insan ibadet ederse, kendini kurtarmış olur. Hem dünyada, hem de âhirette huzura kavuşur. Ama ibadet etmezse, hem dünyada, hem de âhirette yanar.

Allahü teâlâ bir hadis-i kudside buyuruyor ki:
(Önce gelenleriniz sonra gelenleriniz, küçüğünüz büyüğünüz, dirileriniz ölüleriniz, insanlarınız cinleriniz, en müttekî, itaatli kulum gibi olsanız, büyüklüğüm artmaz. Aksine hepiniz, bana karşı duran, peygamberlerimi aşağı gören düşmanım gibi olsanız, uluhiyyetimden bir şey eksilmez. Allahü teâlâ, sizden ganîdir, Ona hiçbiriniz lâzım değildir. Siz ise, var olmanız için ve varlıkta kalabilmeniz için ve her şeyinizle, hep Ona muhtaçsınız.)