Abdullah Bin Ümm-i Mektûm

Abdullah Bin Ümm-i Mektûm

Peygamberimizin müezzinlerinden. Abdullah bin Ümm-i Mektûm, Peygamberimizin İslâmiyeti anlatmaya başladığı ilk zamanlarda îman ile...

Söyle de sinekler üzerinden gitsinler

Söyle de sinekler üzerinden gitsinler

İmam-ı Şarani hazretleri, Hükümdar Kayıtbay’ın ziyaretine gider. Sohbet esnasında, hükümdarın üzerine sinekler konar. Bunun üzerine,...

Ölülere yardım etmek

Ölülere yardım etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ölünün mezardaki hâli, denize düşmüş, boğulmak üzere olup, imdat diye bağıran kimseye benzer. Buna ne...

Cennete giden yola girmek

Cennete giden yola girmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlânın razı olduğu tek doğru yol vardır. İki noktadan bir doğru geçer. Sonsuz sayıda eğri...

Günahların keffareti için

Günahların keffareti için

Resûlullah efendimiz buyurdu ki: “Ey ümmet-ü eshâbım, sizler sabahları kalkarken şu duâyı okuyun: Sübhânellahi ve bihamdihi...

Üseyd Bin Hudayr

Üseyd Bin Hudayr

Eshâb-ı kirâmın sancaktarlarından. Medîne'ye İslâmiyeti öğretmek için gelen Mus'ab bin Umeyr Medîne'de...

Ebû Hüreyre

Ebû Hüreyre

En çok hadîs-i şerîf rivâyet eden sahâbî. Ebû Hüreyre Hicretin 7. senesinde Müslüman oldu. Gençliğinde...

İmanı korumak

İmanı korumak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmanın muhafazası çok zorlaştı. Allah korusun, insan, yanlış bir söz söyler, yanlış bir iş yapar veya bozuk bir şeye...

Veren de O alan da O!..

Veren de O alan da O!..

Yavuz Sultan Selim Han Mısır’ı zaptettiği zaman, Cuma namazını Ezher Camiinde kıldı. Namazı kıldıran hatib için yüz altın bağışladı. Bunu önceden...

Temelsiz bina olmaz

Temelsiz bina olmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Elbette temelsiz ev, köksüz ağaç olmaz. Dinimizde bu temel ve kök, doğru imandır, imanın ve İslam’ın...

Âlim, kitaptan söyleyendir

Âlim, kitaptan söyleyendir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir kimse dinden bahsederken, (Bu bana aittir, bunu ben söyledim) derse, onun karşısına, yine kendinden bahseden bir başka...

Abdullah Bin Ömer

En çok hadîs bilen sahâbîlerden. Abdullah bin...

Bir şey öğretti, o da b…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlânın...

O’nun şanı yücedir!

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, sekiz yaşına kadar...

Kalb, ruh ve nefis

İnsanoğlunun yaşayabilmesi, hayatiyetini devam ettirebilmesi için...

Son din İslamiyettir

Adem aleyhisselamdan beri birçok hak din...

Latif bir şikayet

İstanbul’dan Hacca giden İbrahim efendi adındaki...

Kainatin Efendisi

Zemzem kuyusu

Dede Abdülmuttalib’e, bir gün rüyasında...

Nur’un Amine’ye geçmesi

Kurban edilmekten kurtulan, Abdullah, büluğ...

Mübarek göğsünün yar…

Süt anne Halime Hatun anlatır: Server-i...

Eshab-ı kiram

Haccac bin İlat

Mekkeli sahabilerden. Haccac bin İlat'in İslâma...

Fâtima Binti Esed

Hazret-i Ali’nin annesi. Fâtima binti Esed...

Talhâ Bin Ubeydullah

İlk Müslüman olanlardan. Hazret-i Talhâ bin...

Hikmetli Sözler

Evliyaya derece vermek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Rahmet-i...

Kibirli olmanın alameti n…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum...

Herkese şifa

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Kur’an-ı kerimde mealen, (Beni unutursanız, beni Rab olarak tanımazsanız, verdiğim nimetlere şükretmezseniz, rızkınızı daraltırım) buyuruluyor. Elhamdülillah ki, (Rızkınızı yok ederim) denmiyor. En büyük rızk, imandır. İmansızlık, sel gibi akıyor. Bugünkü insanların hâli, bu yüzden perişandır.

Sağlık da, bir rızktır. Bu rızk azaldığı için, hastaneler dolup taşıyor. Muhakkak her evde hasta var. Evler, eczane deposu gibi ilaçla dolu.

Emniyet de bir rızktır. Bu rızk da azaldığı için, evlerde bile güven içinde oturulamıyor.

Huzur da bir rızktır. Hanım, kocasına itaat etmiyor. Kocası, hanımına Müslümanca davranmıyor. Sâlih evlatlar arasında adaletsizlik yapılıyor. Ana babanın görevlerinden biri, sâlih evlatlarına aynı sevgiyi gösterip, onları birlik ve beraberlik içinde tutmaktır. Hâl böyleyken, anne, (Başıma bir şey gelirse, oğlum bana bakar) diyerek oğluna sarılıyor. Baba da kızına sarılıyor. Böylece içeride bir huzursuzluk başlıyor.

Gıda da bir rızktır. Tabiî gıda kalmadı. Piyasa hep suni ve bozuk gıdalarla dolu. Böyle bozuk gıdalardan da, bozuk, hasta insanlar meydana geliyor. Evde beş kişi varsa, beşi birden çalışıyor, ama hepsi de aç kalıyor. Bu, gıda rızkının daralmasıdır.

Velhasıl, iyilik olarak ne varsa, hepsi azalıyor. Kötülük olarak da ne varsa, hepsi artıyor. Neticede milletler ve insanlar mahvoluyor. Bütün bunlara sebep, İslâm dairesinden dışarıya çıkmaktır.

Allahü teâlâ insanların ibadetine muhtaç değildir. Şayet insan ibadet ederse, kendini kurtarmış olur. Hem dünyada, hem de âhirette huzura kavuşur. Ama ibadet etmezse, hem dünyada, hem de âhirette yanar.

Allahü teâlâ bir hadis-i kudside buyuruyor ki:
(Önce gelenleriniz sonra gelenleriniz, küçüğünüz büyüğünüz, dirileriniz ölüleriniz, insanlarınız cinleriniz, en müttekî, itaatli kulum gibi olsanız, büyüklüğüm artmaz. Aksine hepiniz, bana karşı duran, peygamberlerimi aşağı gören düşmanım gibi olsanız, uluhiyyetimden bir şey eksilmez. Allahü teâlâ, sizden ganîdir, Ona hiçbiriniz lâzım değildir. Siz ise, var olmanız için ve varlıkta kalabilmeniz için ve her şeyinizle, hep Ona muhtaçsınız.)