İman cevherini korumak

İman cevherini korumak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı Rabbânî hazretlerinin zamanında da, şimdiki kadar olmasa da, helalle haram, sünnetle bi’dat birbirine...

Bunun da elbette bir hikmeti var

Bunun da elbette bir hikmeti var

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Cenab-ı Hak hakîmdir, yani hikmet sahibidir, Onun yarattığı her şey hikmetlidir. Mümin daima hayırlısını istemeli,...

Annenin hizmete ihtiyacı var

Annenin hizmete ihtiyacı var

İki kardeş vardı. Yatalak annelerine bir gece biri, diğer gece öteki bakacaktı. Öyle anlaşmışlardı. Abid olan nafile ibadete çok düşkündü,...

İnanmamak akılsızlıktır

İnanmamak akılsızlıktır

Bugün, dünyada müslümanlığı kabul etmeyenler iki türlüdür: Birincisi “Kitaplı kâfirler” yani hıristiyân ve...

Hamne Binti Cahş

Hamne Binti Cahş

Peygamber efendimizin halasının kızı. Ası Ümeyme binti Abdülmuttalib’in kızıydı. Aynı zamanda Resulullah efendimizin hanımlarından Zeyneb binti...

Kalbden gelen kalbe gider

Kalbden gelen kalbe gider

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri buyuruyor ki: (Kendinden bahsedeni dinlemeyin, ne anlatırsa anlatsın, nefsinden...

Allah’ın yeryüzünde en sevdiği yer

Allah’ın yeryüzünde en sevdiği yer

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya, âhiretin ufak bir misalidir. Burada mescitlere, camilere gelenler, orada hakiki saadet yurdu olan Cennete gideceklerdir....

Dünya sevgisinin tek ilacı

Dünya sevgisinin tek ilacı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsan hasta olunca, hem ibadetlerini, hem hizmetlerini tam yapamaz. Bunun gibi, insanın kalbi hasta olunca da, Allahü...

Ameller, niyete bağlıdır

Ameller, niyete bağlıdır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimizde esas olan, niyettir. Güzel ve doğru niyet şarttır. Müminin niyeti, amelinden önce gelir. Peygamber efendimiz,...

Her hastalığa devâ

Her hastalığa devâ

Ülkemizde Prof. Dr. Münip Yeğin ve arkadaşları tarafından yapılan “İslamî Oruç Üzerinde Biyokimyasal Bir Araştırma” adıyla yayınlanan...

Ne ben karışırım, ne de sen karış!..

Ne ben karışırım, ne de sen karış!..

Devlet-i Osmanî’de ramazan ayında idareciler ve amirler, emri altındaki işçinin, memurun, askerin işlerini hafifletirlerdi. Bu sebeple padişah dahi...

Dert ve beladan zevk al…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Büyüklerin başına...

Abid zümresinden olmak…

Peygamberimiz aleyhisselâm buyurdu ki, “Yâ Ebâ...

Osman Bin Maz'ûn

Medîne'de ilk vefât eden muhâcir sahâbî. Osman...

Cennet ve Cehennem

Kıyâmet günü Allahü teâlânın izni ile...

Übeyy Bin Kâ'b

Kırâati ile meşhûr sahâbî. Sevgili Peygamberimiz sordular: -...

İcâzetin sırrı

Akşemseddin hazretleri, Fâtih Sultan Mehmed Hân...

Kainatin Efendisi

Nur’un temiz alından temi…

Âdem aleyhisselamın alnına nakşedilen bu...

Nur’un Amine’ye geçmesi

Kurban edilmekten kurtulan, Abdullah, büluğ...

Hazret-i Hadice ile evlen…

Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin...

Eshab-ı kiram

Fatıma-tüz-zehra

Peygamberimizin en sevgili kerimesi. Hazret-i Fâtıma...

Beşir Bin Sa'd

Hazret-i Ebû Bekir'e ilk bîât...

Hâlid Bin Velid

Allahın kılıcı lâkabı ile tanınan...

Hikmetli Sözler

İhlâs azalınca

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bu...

Benim hediyem de budur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Sevgi büyükten, yukarıdan…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Evliya...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
İmandan sonra namaz gelir. Allahü teâlânın en çok sevdiği ibadet namazdır. Namaz kılmayan yüz bin hac yapsa, yüz bin altın sadaka dağıtsa, hepsi bir vakit namazın sevabına ulaşamaz.

Namaz dinin temelidir, direğidir. Doğru kılınan namaz, her hayrın anahtarı, her derdin ilacıdır. Namaz kılan, dinini kuvvetlendirir, kılmayan ise dinini yıkar.

Peygamber efendimiz, (Namazın dindeki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir) buyuruyor. Başsız birini görsek, korkudan kaçacak yer ararız. Onun için, hasta olan da, oturarak, yatarak veya îmâ ile, mutlaka namaz kılmalıdır.

Bir namazda 12 tane farz var. Bir günde 60 farz eder. Namaz kılmayan Müslüman, günde tam 60 kere Allahü teâlâya karşı gelmiş oluyor. Böyle bir insan nasıl kurtulur?

Cebrail aleyhisselâm, iki rekâtlık bir namaz kılar, dört bin sene sürer. Ellerini açar, (Yâ Rabbî, senin kulların arasında böyle namaz kılan olacak mıdır?) diye arz edince, Allahü teâlâ, (Âhir zamanda gelecek olan Muhammed aleyhisselamın ümmetinden bir kimsenin, günahkâr da olsa, kılacağı iki rekât namaz, senin bu kıldığın namazdan daha makbuldür. Çünkü onlar benim emrime uyarak namaz kılacaklar) buyurur.

İşte emre uymak, bu kadar kıymetlidir. Emre uyarak yapılan hizmet, makbul olur. Kendi arzusu ve isteğiyle dinimize hizmet edenlerin sonu, hezimet olabilir.

Okuyanın ihlâsı artar
Merhum hocamız, (Evliya zatların hayatını okuyanın ihlâsı artar) buyururdu. İşin aslı da ihlâstır. İmam-ı Gazâlî hazretleri vefat ederken, son nasihatini sorarlar. O büyük zat üç sefer, (El-ihlâs), yani (İhlâslı olun) buyurur.

İhlâs, menfaatin zıddıdır. Onun için, menfaatine düşkün insanda ihlâs olmaz. İhlâsı olmayan da iflah olmaz. İhlâs, vermek esası üzerine dayanmıştır. Menfaatin esası ise almaktır. Almakla vermek bir olur mu?

İhlâslı bir Müslümana (Namaz kıl!) demek lüzumsuz olur. O, en zor şartlarda bile kılar. Fakat bir kimse ihlâssızsa, menfaatperestse, namazı, niyazı düşünmez. Çünkü onun niyeti, hep almaktır. Ama o aldıklarının hepsi, âhirette yılan ve akrep olur.