Sevde Binti Zem'a

Sevde Binti Zem'a

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Sevde, amcasının oğlu Sekran bin Amir ile ilk evliliğini yapmıştı. İslâmiyetin geldiği ilk yıllarda; kocası Sekran ile iman...

Abdullah Bin Selâm

Abdullah Bin Selâm

Tevratta Resûlullahın alâmetlerini görüp Müslüman olan sahâbî. Abdullah bin Selâm hazretleri, Eshâb-ı...

Bahri Dede ve Zigetvar’ın fethi

Bahri Dede ve Zigetvar’ın fethi

Avusturya arşidükü Maksimilyan, İstanbul Antlaşması’nı bozmuş, vergisini ödememiş üstelik de Erdel’e girmişti. Bunun üzerine, Kanuni...

Kardeşinin yaptığı daha kıymetli!

Kardeşinin yaptığı daha kıymetli!

Hazret-i Îsâ birine, “Ne iş yapıyorsun?” dedi. İbâdetle vakit geçiriyorum deyince, “Nereden yiyip geçiniyorsun?” diye...

Ben ağlamayayım da kim ağlasın

Ben ağlamayayım da kim ağlasın

Emekli bir albay anlatır: Sultan Ahmet camiine gidiyorum her sabah, ne kadar erken gidersem gideyim mihrabın bir kenarında saçı sakalı bembeyaz olmuş ihtiyar bir adam...

Büyüklerin etrafındaki insanlar

Büyüklerin etrafındaki insanlar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Tıpkı Güneş'in ışınlarının her yere ulaşması gibi, Peygamber efendimizden de sürekli feyzler ve bereketler yağar. Yalnız,...

Dinimize hizmet, mıknatıs gibidir

Dinimize hizmet, mıknatıs gibidir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İhlâsı olanlar, dine hizmet eder. Zira dine hizmet bir mıknatıstır, kalbinde cevheri olan, bu mıknatısa yakalanır. İhlâssız...

İftiranın neticesi

İftiranın neticesi

Bir zaman Hasan Ünsî Efendiyi sevmeyen birisi gelip, devlet adamlarından Mustafa Paşa’ya onun aleyhinde sözler söyledi. Cezâlandırılmasını...

Güzel ahlâkın kalbe yerleşmesi

Güzel ahlâkın kalbe yerleşmesi

Allahü teâlâ insanda üç şey yarattı: Akıl, kalb ve nefs. Bunların hiçbiri görülmez. Varlıklarını eserleri ile, yaptıkları işlerle ve dînimizin bildirmesi ile...

Ümmetim!.. ümmetim!..

Ümmetim!.. ümmetim!..

Kâinatın efendisi doğduğu sırada, hazret-i Amine validemizin yanında Abdurrahman bin Avf’ın annesi Şifa Hatun, Osman bin Ebil-As’ın annesi Fatıma...

Fâtima Binti Esed

Fâtima Binti Esed

Hazret-i Ali’nin annesi. Fâtima binti Esed, İslâmın başlangıcında Müslüman olmuştur. Resulullah efendimiz, İslâmiyeti, önceleri...

Ebu Süfyan Bin Hâris

Peygamberimizin süt kardeşi. Ebu Süfyan bin Hâris...

Altıyüz dirhemlik ip

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz...

Dinde bid’at

Kalbi temizlemek için islâmiyete uymak lâzımdır...

Cüveyriyye Binti Hâris

Müminlerin annelerinden. Hazret-i Cüveyriyye, benî Mustalak kabilesi...

Vücut yenileniyor

Orucun sağlığa olan etkileri sadece Müslüman...

Servet ve şöhret birer …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir talebenin...

Kainatin Efendisi

Ümmetim!.. ümmetim!..

Kâinatın efendisi doğduğu sırada, hazret-i...

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

Süt anne Halime Hatun

Amine validemiz, nurlu yavrusunu kucağına...

Eshab-ı kiram

Zeyd Bin Sâbit

En meşhur vahiy kâtibi Sahâbî. Sevgili...

Abdullah Bin Selâm

Tevratta Resûlullahın alâmetlerini görüp Müslüman...

Hâlid Bin Velid

Allahın kılıcı lâkabı ile tanınan...

Hikmetli Sözler

Nefsanî işin sonu, Rahman…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Sevgi, birlik beraberlik …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hazret-i...

Allah, kuluna kâfidir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ne...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
İmandan sonra namaz gelir. Allahü teâlânın en çok sevdiği ibadet namazdır. Namaz kılmayan yüz bin hac yapsa, yüz bin altın sadaka dağıtsa, hepsi bir vakit namazın sevabına ulaşamaz.

Namaz dinin temelidir, direğidir. Doğru kılınan namaz, her hayrın anahtarı, her derdin ilacıdır. Namaz kılan, dinini kuvvetlendirir, kılmayan ise dinini yıkar.

Peygamber efendimiz, (Namazın dindeki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir) buyuruyor. Başsız birini görsek, korkudan kaçacak yer ararız. Onun için, hasta olan da, oturarak, yatarak veya îmâ ile, mutlaka namaz kılmalıdır.

Bir namazda 12 tane farz var. Bir günde 60 farz eder. Namaz kılmayan Müslüman, günde tam 60 kere Allahü teâlâya karşı gelmiş oluyor. Böyle bir insan nasıl kurtulur?

Cebrail aleyhisselâm, iki rekâtlık bir namaz kılar, dört bin sene sürer. Ellerini açar, (Yâ Rabbî, senin kulların arasında böyle namaz kılan olacak mıdır?) diye arz edince, Allahü teâlâ, (Âhir zamanda gelecek olan Muhammed aleyhisselamın ümmetinden bir kimsenin, günahkâr da olsa, kılacağı iki rekât namaz, senin bu kıldığın namazdan daha makbuldür. Çünkü onlar benim emrime uyarak namaz kılacaklar) buyurur.

İşte emre uymak, bu kadar kıymetlidir. Emre uyarak yapılan hizmet, makbul olur. Kendi arzusu ve isteğiyle dinimize hizmet edenlerin sonu, hezimet olabilir.

Okuyanın ihlâsı artar
Merhum hocamız, (Evliya zatların hayatını okuyanın ihlâsı artar) buyururdu. İşin aslı da ihlâstır. İmam-ı Gazâlî hazretleri vefat ederken, son nasihatini sorarlar. O büyük zat üç sefer, (El-ihlâs), yani (İhlâslı olun) buyurur.

İhlâs, menfaatin zıddıdır. Onun için, menfaatine düşkün insanda ihlâs olmaz. İhlâsı olmayan da iflah olmaz. İhlâs, vermek esası üzerine dayanmıştır. Menfaatin esası ise almaktır. Almakla vermek bir olur mu?

İhlâslı bir Müslümana (Namaz kıl!) demek lüzumsuz olur. O, en zor şartlarda bile kılar. Fakat bir kimse ihlâssızsa, menfaatperestse, namazı, niyazı düşünmez. Çünkü onun niyeti, hep almaktır. Ama o aldıklarının hepsi, âhirette yılan ve akrep olur.