İki istikameti olan bir istasyondayız

İki istikameti olan bir istasyondayız

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ, bizleri yaratmadan önce Cenneti ve Cehennemi yarattı. İkisini de dolduracağını takdir buyurdu....

Türk Adaleti

Türk Adaleti

Büyük ve uzun ömürlü devletler üstün adaletle kâimdir. Zulüm üzerine kurulmuş devlet ve imparatorluklarda olmuş ise de...

Allahü teâlânın en çok sevdiği kul

Allahü teâlânın en çok sevdiği kul

İnsanlara yapılan iyilikler, âhiretin azablarından kurtulmağa ve Cennet nimetlerinin artmasına sebep olur. Peygamberimiz “sallallahü teâlâ...

İhlâs varsa, fitne olmaz

İhlâs varsa, fitne olmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine hizmette başarılı olabilmek için, fitneden uzak durmak, birlik ve beraberlik içinde olmak şarttır. Her işi, her hizmeti...

Diplomasinin aslı, güler yüz ve tatlı dildir

Diplomasinin aslı, güler yüz ve tatlı dildir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Mümin suç işlemez, günaha da girmez. Suç işlerse hapse gider, günah işlerse Cehenneme gider. Hukuk dışı hareket...

Ebû Sa’îd-i Hudrî

Ebû Sa’îd-i Hudrî

Çok hadîs rivâyet eden yedi sahâbîden. Ebû Sa’îd-i Hudrî hazretleri, Peygamber efendimizin hicretinden sonra...

Ümmetim!.. ümmetim!..

Ümmetim!.. ümmetim!..

Kâinatın efendisi doğduğu sırada, hazret-i Amine validemizin yanında Abdurrahman bin Avf’ın annesi Şifa Hatun, Osman bin Ebil-As’ın annesi Fatıma...

İnsana verilen değer

İnsana verilen değer

Cenab-ı Hak, insanoğluna değer vermiştir. Diğer canlılardan insanları ayrı tutmuştur. Herşeyi insanın emrine vermiştir. İnsanların ahıret hayatı da vardır. İslamiyet,...

Hizmette insan eğitimi

Hizmette insan eğitimi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Büyük zatlar, hizmetlerinde çalışanı, hiçbir zaman işçi gibi görmezler. O işinin sahibidir. Onu bir...

Latif bir şikayet

Latif bir şikayet

İstanbul’dan Hacca giden İbrahim efendi adındaki bir zat, yolda yüzü kızararak sadaka isteyen bir dilenciye, başakları gibi beş on kuruş vererek başından...

Osman Bin Maz'ûn

Osman Bin Maz'ûn

Medîne'de ilk vefât eden muhâcir sahâbî. Osman bin Maz'ûn temiz bir yaratılışa sahipti. İslâmdan önce de...

Seleme Bin Ekvâ

Piyâdelerin en hayırlısı. Hudeybiye anlaşmasının yapıldığı günlerdeydi...

Kötü birine iyilik yapı…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İyilik eden...

Allahü teâlânın mümine …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hastalık, fakirlik...

Bizi mecbur ettin

Seyyid Muhammed Behaeddin-i Buhari hazretleri, uzak...

Teslimiyetin önemi

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i aliyye...

Kimi seversen ahirette …

Büyüklerle beraber olmak için, onları sevmek...

Kainatin Efendisi

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

En güvenilir kimse...

O; doğru, doğruların doğrusu... Hiçbir...

O, bu ümmetin Peygamberi…

Şam yönüne gitmekte olan kervandakiler...

Eshab-ı kiram

Muaz bin cebel

Helâl ve harâmı iyi bilen...

Mus'ab Bin Umeyr

İslâmda ilk öğretmen. Mus'ab bin Umeyr...

Hubeyb Bin Adiy

Darağacında ilk namaz kılan sahâbî. Uhud...

Hikmetli Sözler

Rızıkların daralması

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanlar...

Önce ölmek, sonra olmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Cüneyd-i...

İnsan âcizdir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanın...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Allahü teâlâya şükürler olsun ki, bizlere Ramazan-ı şerifi idrak etmeyi, oruç tutmayı, nasip eyledi; bu ne büyük nimettir! Ramazanın her günü bayramdır. Bayram neşe günüdür. Çünkü ramazan ayında günahlar affolur, ne kadar neşelensek azdır. Öyle bir mağfiret ayı ki, en büyük günahlar affoluyor. Bunlar ne büyük müjdedir!

Ramazan-ı şerifte rahmet, mağfiret, nur yağıyor. Hele son on gün içinde Kadir Gecesi var. Özellikle bu günlerde birbirimize dua etmeliyiz. (Düâ-i zahr-ül gayb icabete makrundur) buyuruluyor. (Gıyaben yapılan dua, icabete daha yakındır) demektir.

Âhir zamandayız. (Elhamdülillah çok iyiyim) demek sanki unutuldu. Derdi, sıkıntısı olmayan insan kalmadı. Halbuki iman varsa her şey vardır, iman yoksa hiçbir şey yoktur. Her şeyin aslı, esası imandır. Başka şeyleri dert edinmemeli.

Peygamber efendimiz ve Onun vârisi olan bütün Ehl-i sünnet âlimlerinin hepsi, (İmanla öl, gerisine karışma) buyuruyorlar. Çünkü bir şey ne kadar kıymetliyse, hırsızı ve düşmanı da o kadar şiddetli olur. İman, Cennetin kapısını açan anahtar, Cennete girmenin tek şartıdır. İbadetle Cennete girilmez. İbadet imanı korumak içindir. Cennete girmeye sebep, doğru imandır yani Ehl-i sünnet itikadıdır.

Dinimize uymak, kalbi kuvvetlendirdiği gibi, nefsi zayıflatır. Bu sebeple nefs, kalbin dinimize uymasını istemez. Dinsiz, imansız olmasını ister. Aklına uymayıp, nefsine uyan, bunun için dinsiz olmaktadır. İnsan ya nefisle veya onun zıttı olan akılla hareket eder. Aklıyla hareket eden, nefsin bu düşmanlıklarını bildikten sonra onu frenler, ona uymaz. İnsan nefsine demeli ki:
Senin isteklerin bana ters geliyor. Çünkü doktora gitsek, doktor tedavi etmek için ilaç verir ve bazı perhizler yaptırır. Biz de onun dediklerine uyarız. Madem doktora peki diyoruz, kalbin doktoruna, yani Ehl-i sünnet âlimlerine niçin peki demeyelim? Niçin bu büyüklere uymayalım? Doktora isyan etsek, neticede bu vücut dünyada birkaç gün sıkıntı çeker, bu da geçip gider. Ama âlimleri dinlemeyip kalbimiz hasta olarak ölürsek, kabir azabından başlayarak, Cehennem azabına kadar ne azaplar görürüz.

Bu yüzden nefsimize değil, büyüklerin Ehl-i sünnet kitaplarında bildirdiği şekilde dinimize uymalıyız.