Padişahın işi ne

Padişahın işi ne

Sultan Murat Han o gün bir hoştur. Telaşlı görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil,...

Hadice-tül Kübra

Hadice-tül Kübra

Peygamberimizin ilk hanımı. Hazret-i Hadice; güzelliği, malı, aklı, iffeti, hayâsı ve edebi ile Arabistan'da büyük şöhreti olan bir...

Servet ve şöhret birer tuzaktır

Servet ve şöhret birer tuzaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir talebenin hakiki talebe olabilmesi için iki hususiyet şarttır: 1- Edebli olması: Tasavvuf yolunun başı, ortası, sonu edebdir....

Varna meydan muharebesi

Varna meydan muharebesi

Sultan II. Murad, şehzade Alaaddin Çelebi'nin vefat etmesi üzerine son derece üzüldü ve devlet işlerini on iki yaşındaki oğlu Sultan...

Süt annenin anlattıkları

Süt annenin anlattıkları

Halime Hatun, Peygamber efendimizi, süt anne olarak kabul ettikten sonra gördüğü fevkaladelikleri şöyle anlatır: Amine Hatun da bana sevgili...

Niçin yaptın?

Niçin yaptın?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya melundur. Dünyada Allah için olmayan şeyler de melundur. Mesela kılınan namazlar, tutulan oruçlar bile, Allah...

Seddad Bin Evs

Seddad Bin Evs

Ailece müslüman olan sahabilerden. Seddad bin Evs, Medineli ensardan idi. Müslüman bir aile ocağında yetişti. Yaşı küçük olduğu...

Resulullah’a teşekkür

Resulullah’a teşekkür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâdan sonra, Onun Resulüne de teşekkür edeceğiz. Çünkü Resulullah sallallahü...

Sohbetten dağılırken

Sohbetten dağılırken

Bir toplantıdan kalkıldığı zaman şu duâ okunmalıdır: “Sübhânek-allahümme ve bi hamdike, eşhedü en lâilâhe illâ ente...

Yolumuzun esası

Yolumuzun esası

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i aliyye büyüklerinden birinin himayesinde olan, doğrudan Cennete gider. Bu büyükler, bir adım yaklaşana, bin...

Abdullah bin Mübarek hazretleri

Abdullah bin Mübarek hazretleri

Abdullah bin Mübarek, Sehl'e ders okuturdu, En yüksek ilimleri kalbine akıtırdı. Sehl Tüsteri, bir gün der: (Derse gelemem artık, Evdeki...

Ölülere hediye

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ölmüşlerimizin ve...

Çok sevab kazanmak için

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Arabanın gitmesi...

Küfre götüren günah

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Gıybet, küfre...

Keramete inanmayan alim

Kanuni Sultan Süleyman devrinde İstanbul’da Arabzade...

Bal Tefsiri

Bir gün Peygamber efendimiz aleyhisselam, Eshab-ı...

Hakikate kavuşmak için

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ...

Kainatin Efendisi

Muhterem annenin vefatı

Sevgili Peygamberimizin, üç-beş yaşlarında bile...

Zemzem kuyusu

Dede Abdülmuttalib’e, bir gün rüyasında...

Hazret-i Hadice ile evlen…

Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin...

Eshab-ı kiram

Abdullah Bin Amr Bin Âs

Hadîs-i şerîf yazması ile meşhûr...

Câbir Bin Abdullah

Sahâbenin en çok hadîs bildirenlerinden. Câbir...

Saîd Bin Âmir

Hazret-i Ömer'e benzeyen vâli. Saîd bin...

Hikmetli Sözler

Nimetin kıymeti elden çık…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Dinin yarısı sabır, yarıs…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Öfke...

Nefsanî işin sonu, Rahman…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Kadı Iyad hazretleri bir gün, (İki şeye çok seviniyor, göklerde uçuyorum. Sanki yıldızlar ayaklarımın altında, elimi uzatsam Ay'ı tutacağım, o kadar sevinçliyim. Bu iki şey kimde varsa, o da benim gibi sevinsin. Hiç üzülmesin) buyurur. O iki şeyin ne olduğunu sorduklarında ise şöyle anlatır:
1- Kâinatı yoktan var eden, her an her şeyi varlıkta durduran, hepimizi yaratan, besleyen, büyüten yüce Allah, bana hitap ediyor, (Ey kulum, ey iman eden) buyuruyor. Ben kimim ki böyle yüce Allah’ın muhatabı olayım? Bana görev veriyor, emir ve yasaklar koyuyor. Bu ne büyük şeref! (Namazını kıl, bunu yap, bunu yapma) buyuruyor. Ben, yüce Allah'ın muhatap kabul ettiği bir Müslümanım. Böyle yüce Allah’ın kuluyum, kölesiyim. Herkes efendisiyle övünür. Benim efendim, sahibim Allah’tır. Bundan daha büyük şeref ne olabilir?

2- Herkes hocasıyla da övünür. Benim hocam Muhammed aleyhisselamdır. Ben onu görmedim, ama benim hocalarımın hocasının hocası Muhammed aleyhisselamdır. Öyle bir peygamber ki, diğer peygamberler onun ümmetinden olmak istemişler. Öyle bir peygamber ki, Allahü teâlâ kendisine kavuşturacak her kapıyı kapatmış, tek kapıyı açık bırakmıştır. Bu tek kapı da Onun mübarek kalbidir. Yalnız Onun kalbinden Cennete giriliyor. Onu sevmeyen, Onu peygamber kabul etmeyen, kim olursa olsun, Cennete girmesi mümkün değildir. Öyle bir peygamber ki, bütün kâinat Onun hürmetine yaratılmış, Allahü teâlâ Ona (Habibim) buyurmuştur. Gelmiş ve gelecek bütün insanların en üstünü olan o Peygamber, bana (Ümmetim) buyuruyor, beni talebe olarak kabul etmiş, ben ona iman etmişim, inanmışım. Bana, (Sen benim talebemsin, sen benimle berabersin, ben nereye gidersem sen de oraya geleceksin, sana şefaat edeceğim) buyuruyor. Ben sevinmeyeyim de kim sevinsin? O hâlde, kimde bu iki nimet varsa, hiç dünyayı dert etmesin, istediği kadar sevinsin. İşte ben, o sevinci yaşıyorum.

İşte bu iki nimet, şimdi hepimizde mevcuttur. Bu kadar büyük şerefe ve nimete kavuşan bizler, eğer bu dünya için üzülürsek, çok yanlış olur. Merhum hocamız da, (Kardeşim, sakın üzülmeyin, o kadar büyük nimete kavuştuk ki, bu büyük nimete kavuştuktan sonra hâlâ dünya için üzülürsek, bu büyükler incinir, Allahü teâlâ da gücenir) buyururdu.