Mümin olmıyanı dost edinemem

Mümin olmıyanı dost edinemem

Geçmişte, İslamiyet karşısında, kâfirler türlü yollar tutmuş, kollara ayrılmış ise de, iki kısımda toplanmışlardı: Birinci kısımdakiler, dünya...

Çalışıp helal kazanmak gerekir

Çalışıp helal kazanmak gerekir

İslâm âlimlerin ve Allah dostlarının büyüklerinden Abdüllah Dehlevî hazretleri buyuruyor ki: Çoluk çocuğunun ihtiyaclarını temin...

Sonunda orta yolu buldular

Sonunda orta yolu buldular

Şam’ın fethinde, Müslümanların, tarihin şeref levhasına geçmesine sebep bir olay olmuştu. İslâmiyeti kendilerine ezeli düşman gören Batı...

Hubeyb Bin Adiy

Hubeyb Bin Adiy

Darağacında ilk namaz kılan sahâbî. Uhud savaşında bazı yakınları ölen müşrikler, Müslümanlardan bunların intikamını almak istediler....

Emr-i ma’rûf

Emr-i ma’rûf

Bazıları, başkalarının yaptıklarına karışmamak lazım, tasavvuf büyükleri, başkasına karışmazlardı, kimseye ilişmezlerdi, diyorlar. Bu, doğru değildir ve dinde yara...

Sehl Bin Hanîf

Sehl Bin Hanîf

Eshâb-ı kirâmın okçularından. Uhud gazâsında bir ara Müslümanlar geri çekilir, dağılır gibi oldular. Bu sırada hiçbir şey...

Bütün günahların başı; gaflet

Bütün günahların başı; gaflet

Bütün kötülüklerin başı, kalbin Allahü teâlâdan gâfil olmasıdır. Süfyân-ı Sevrî hazretleri, birisi ile...

BRE KÖFTEHOR bu tütün çarpar!

BRE KÖFTEHOR bu tütün çarpar!

Devleti Osmani padişahı Sultan Dördüncü Murad Han, İslam halifelerinin seksenikincisidir. ‘Bağdat Fatihi’ olarak tanınır. Erken yaşta tahta...

Ahlâk ilminin dinimizdeki yeri

Ahlâk ilminin dinimizdeki yeri

Müslümanların öğrenmeleri lâzım olan bilgilere “İslâm ilimleri” denir. İslâm ilimleri ikiye ayrılır: Din bilgileri ve Fen...

Bu hizmetlere sahip çıkalım

Bu hizmetlere sahip çıkalım

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Iyd, bayram demektir, her sene tekrar ettiği, avdet ettiği için ıyd deniyor. Bundan sonra her günümüzün bayram...

Bilmiyorum diyen rahat eder

Bilmiyorum diyen rahat eder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Şah-ı Nakşibend hazretleri, (Sohbetimize bir defa gelenlerin bazısı, kapıdan çıkınca şeyhlik ilan ediyor, âlim kesiliyor)...

Ubâde Bin Sâmit

Akabe bî'atlerinde kavminin temsilcisi olan sahâbî. Resûlullah...

Müslüman başkalarına…

İslam ahlâkı ile ahlâklanmış, nefsini terbiye...

Dağıtılan miras

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet...

Hatırat-ı Çaldıran

İkinci Selim Han, Babası Kanuni Sultan...

Manevi değerlere hürme…

Müslümanlar, birbirine hurmet eder, yardıma koşar...

Aliyyül Mürteda

Allahın arslanı ve Resûlullahın dâmâdı. Halifeliği devrinde...

Kainatin Efendisi

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de...

Nur’un Amine’ye geçmesi

Kurban edilmekten kurtulan, Abdullah, büluğ...

Güneş artık doğmak üzere!

Artık, sevgili Peygamberimizin yaşları kırka...

Eshab-ı kiram

Selmân-ı Fârisî

Ehl-i beytten sayılan İranlı sahâbî. Eshâb-ı...

Mugire-Tebni Su’be

Meşhûr beş dâhiden biri olan...

Erkam Bin Ebi'l Erkam

Evi ilk vakıf olan sahâbî. Hazret-i...

Hikmetli Sözler

Allah bizi şeytanların şe…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Silsile-i...

Başarı ve sevginin sırrı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Başarılı...

Namaz kurtuluştur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Her gaflet ve hatanın kefareti vardır. Müminlerin günahlarının kefareti, tevbe istiğfardır. Kur’an-ı kerimde mealen, (Allahü teâlâya tevbe istiğfar eden, mutlaka Onu affedici bulur) buyuruluyor. Peygamber efendimiz de, (Çok istiğfar okuyun! İstiğfara devam edeni, Allahü teâlâ hastalıklardan, her dertten korur, ummadığı yerden rızıklandırır) buyuruyor.

Seyyid Abdullah-ı Dehlevî hazretleri zamanında, Hindistan'da, bulaşıcı bir hastalık olan veba zuhur eder. Abdullah-ı Dehlevî hazretlerine adam gönderip dua yazmasını isterler. O mübarek zat da, bir kâğıda, bir şey yazıp verir. Adam, kâğıdı getirip teslim eder. Orada (İstiğfar edin, tevbe edin) yazıyormuş. Onlar da, tevbe edince, veba hastalığı bıçak gibi kesilir.

İstiğfar etmek çok kıymetlidir. Kazadan, beladan muhafaza eder. Yola çıkarken mutlaka üç kere istiğfar duasını okumalı. Yani (Estagfirullâhel’azîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüv el hayyel kayyûme ve etûbü ileyh) demeli. (Bismillahillezî lâ yedurru me’asmihî şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüvessemî’ul alîm) okumak da, yerde ve gökte kazadan, beladan korur. Her ikisini de okumak daha iyidir.

İmam-ı Cafer-i Sadık hazretleri, kendisinden nasihat isteyen Süfyan-ı Sevrî hazretlerine buyurur ki:
Çok sözün faydası yoktur, hattâ zararı olabilir. Ben dedelerimden işittim. Resulullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimizden bildirilen şeylerden üçü şöyledir: Allahü teâlânın nimetine kavuşan ve bu nimetin devamlı olmasını isteyen kimse, Allah'a hamdini ve şükrünü çoğaltsın! Zira Allahü teâlâ, İbrahim sûresi yedinci âyetinde mealen, (Nimetlerimin kıymetini bilir, emrettiğim gibi kullanırsanız onları artırırım. Kıymetini bilmez, bunları beğenmezseniz, elinizden alır şiddetli azap ederim) buyuruyor. Bir kimse, rızkı azaldığı zaman çok tevbe ve istiğfar etsin! Zira Allahü teâlâ Nuh sûresinde tevbe ve istiğfar edenlerin, günahlarını bağışlayacağını ve rızıklarını artıracağını vadediyor. Sıkılan veya bir belaya uğrayan, (Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azîm) desin! Allahü teâlâya yemin ederek söylüyorum ki, bunları yaparsan maddî manevî çok ihsanlara, iyiliklere kavuşursun.