Hakikate kavuşmak için

Hakikate kavuşmak için

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ, her kulunu bir yerde istihdam ediyor. Hikmet-i ilahi, bazı kulları küfre hizmet ederken, bazı kulları da...

Hizmette birlik olmak

Hizmette birlik olmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize, Ehl-i sünnete hizmet edenler, bir vücut gibi olmalıdır. Sadece bir parmak acısa, rahatımız kaçar. O parmağın...

Cennetlik hanım isteyen...

Cennetlik hanım isteyen...

Bir gün Peygamber Efendimiz buyurdular ki: - Cennetlik hanım isteyen, Ümmü Eymen’le evlensin!.. Ümmü Eymen iyi kalbli ve Habeşli bir...

Cüveyriyye Binti Hâris

Cüveyriyye Binti Hâris

Müminlerin annelerinden. Hazret-i Cüveyriyye, benî Mustalak kabilesi reisi Hâris bin Dırar’ın kızıdır. Hicretin beşinci yılında yapılan...

Türk Adaleti

Türk Adaleti

Büyük ve uzun ömürlü devletler üstün adaletle kâimdir. Zulüm üzerine kurulmuş devlet ve imparatorluklarda olmuş ise de...

Akıl ve kalb ayrıdır

Akıl ve kalb ayrıdır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hiç kimse kendi kendine kurtulamaz. Çünkü dünya bir sarmaşık otu gibi insanın her tarafını sarmıştır. Bundan...

Hakiki âlim ile sahtesinin farkı

Hakiki âlim ile sahtesinin farkı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Cahiller, ölüyü diriltip mezardan çıkarmayı büyük keramet sanır. Evliya zatlar ise ölü kalbleri...

Sultan yine tebdil-i kıyafet

Sultan yine tebdil-i kıyafet

Sultan İkinci Mahmud Han, musahibi (sohbet arkadaşı) Said Efendi ile birlikte ramazanda Dersaadet sokaklarını gezerler. Balıkçılıkla uğraşan garip ve fakir bir ihtiyara...

Feyze kavuşmak

Feyze kavuşmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Feyz, nur demektir, Allah sevgisi demektir. Kalbden kalbe gelen, insana Allahü teâlânın razı olduğu şeyleri yaptıran bir...

Dine hizmet, ateşten gömlek giymek gibidir

Dine hizmet, ateşten gömlek giymek gibidir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dine hizmet, ateşten gömlek giymeye benzer. Yani vebali ağırdır, çok hassas, çok dikkatli olmak gerekir. Dine hizmetten...

Benim hediyem de budur

Benim hediyem de budur

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ tevbe istiğfar edeni muhakkak affeder. Kim istiğfar ederse, muhakkak kabul olur. Nasr sûresinde mealen,...

Büyüklerin etrafındaki …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Tıpkı Güneş'in...

Sehl Bin Hanîf

Eshâb-ı kirâmın okçularından. Uhud gazâsında bir ara...

Şehid olarak ölebilme…

Hergün yirmibeş kere “Allahümme bârik lî...

Sa'd Bin Mu'âz

Ensârın en hayırlılarından. Muhammed aleyhisselâmın bi'setinin onuncu...

Gerçek güzellik ruh g…

İnsanın ahlâkını düzeltebilmesinde ruh ve kalbin...

Karşılık, niyete göredi…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Ameller niyetlere...

Kainatin Efendisi

Dünya karanlığa gömül…

Fahr-i kâinat efendimiz doğmadan önce...

Süt anne Halime Hatun

Amine validemiz, nurlu yavrusunu kucağına...

Zulüm, had safhadaydı...

Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke’de...

Eshab-ı kiram

Üsâme Bin Zeyd

Resûlullahın çok sevdiği sahâbîlerden. Peygamber efendimizin...

Feyrûz Bin Deylemî

Yemenli sahâbîlerden. Feyrûz bin Deylemî San’a’da...

Safiyye Binti Huyey

Peygamberimizin hanımlarından. Safiyye binti Huyey, Hayber’de...

Hikmetli Sözler

Kurtulacak olan fırka

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: (Ümmetim...

Sevgi, birlik beraberlik …

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Hazret-i...

Allah tevbe edeni affeder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Her...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Bir mümin, evliya bir zatın kabrini ziyarete giderse, o zatın kalbinden bu müminin kalbine feyz akar. Ziyaret eden de, feyz geldiğini anlar. Çünkü kalbinde âhirete karşı, Allahü teâlâya karşı sevgi artar. Eğer artmıyor, dünya sevgisi devam ediyorsa, ya kendisinde veya gittiği yerde bir kusur vardır. Önce kusuru kendisinde araması ve tevbe istiğfar etmesi lazımdır. Tevbe etmesine rağmen, kalbinde hâlâ dünya sevgisi hâkimse, o kabrin, âlim bir zata ait olmadığı anlaşılır. Oraya gitmemeli. Hayattayken de, vefatlarından sonra da böyle olur.

Allahü teâlâ bir kuluna iki şey vermişse, ona her şeyi vermiştir:
1- Sevdiği bir kulunu tanıtması: Saadetin başı budur. Görmek başka, tanımak başkadır. Tanıdıktan sonra görmek çok iyidir. Fakat tanımadıktan sonra görmek, hayvanın görmesi gibidir, hiç faydası yoktur. Ebu Cehil, Peygamber efendimizi gördü, ama tanımadı.

2- Dine hizmet nasip etmesi: Allahü teâlâ, o kimseyi dinine hizmet ettirir. Peygamber efendimizin en büyük hususiyeti, varlık sebebi, Allahü teâlâyı tanıtmak ve Onun dinine hizmet etmektir.

Eshab-ı kiramın en büyük özelliği, Peygamber efendimizi tanımak ve din-i İslam’a hizmet etmektir. Şanslı kulların özelliği, İmam-ı Rabbânî hazretleri gibi büyükleri tanımak ve onların yolunda ihlâsla dinimize hizmet etmektir.

Bu yolda başarı, bilgiye değil, peki demeye bağlıdır. Kim hizmet ederken, âmirine peki diyorsa, mutlaka başarılıdır. Peki demeyenden hayır gelmez.

Dinimize yapılan hizmetlerde ihlâsla çalışanlar, hem ücret, hem ecir kazanırlar. Öldükten sonra işe yaramayacak paralar, kıymetsizdir. Hepimizin, öldükten sonra işe yarayan paraya yani ecre [sevaba] ihtiyacı vardır. O hâlde insanlar, ya ücret için veya ecir için çalışır. Yalnız ücret için çalışan, ücretini alır ve alacağı orada biter. Ama hizmetlere, büyüklerimize inanan, ecre taliptir. O, hem ecir, hem ücret alır. Ecirden dolayı gelen ücret, çok hayırlı ve bereketlidir. O ücretten edilen istifade, hemen bitmez, birçok güzel işe vesile olur. Onun için hizmetlerde çalışan, sıkıntı çekmez. Eğer çekiyorsa, bu, Cenâb-ı Hakk'ın en büyük ikramıdır, zira bu şekilde Cennet nimetlerini arttırmaktadır.