Küfre düşmek

Küfre düşmek

| M. Ali Demirbaş
Arkadaşsız olmaz!

Arkadaşsız olmaz!

| M.Said Arvas
Kâinatın mükemmelliği...

Kâinatın mükemmelliği...

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Ebû Talhâ

Ebû Talhâ

Resûlullahın fedâisi. İslâm Güneşi Mekke'de parlarken, Ebû Talhâ 20 yaşlarında delikanlıydı... Medîne'nin asîl...

Cennetlik hanım isteyen...

Cennetlik hanım isteyen...

Bir gün Peygamber Efendimiz buyurdular ki: - Cennetlik hanım isteyen, Ümmü Eymen’le evlensin!.. Ümmü Eymen iyi kalbli ve Habeşli bir...

Feyrûz Bin Deylemî

Feyrûz Bin Deylemî

Yemenli sahâbîlerden. Feyrûz bin Deylemî San’a’da bulunuyordu. Resûlullahın Peygamberliği haberi oraya ulaşınca, Vebr bin...

Git, sebeplere yapış

Git, sebeplere yapış

Bir şahıs, heyecan ve ızdırapla, Cafer-i Sadık hazretlerinin huzuruna gelerek der ki: - Ne olursunuz efendim, Allah'a bana daha fazla rızk vermesi için dua edin,...

Neyi tercih etmeli?

Neyi tercih etmeli?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünyada iki gram altın için iki ton toprak elenir. Âhirette de böyledir. Niyet altın gibidir. Çok amel değil,...

Eğer senin yanında makbul oldu ise

Eğer senin yanında makbul oldu ise

Geçmiş ümmetlerde gurbete çalışmaya giden üç arkadaş, bir ara yoğun bir yağmura mâruz kalınca yol kenarındaki bir mağaraya sığınırlar. Ne...

Hassan Bin Sabit

Hassan Bin Sabit

Peygamber efendimizin şairlerinden. Hassan bin Sabit, Müslüman olmadan önce de meşhur şairlerden olup, Sam ve civarında hüküm sürmekte olan...

Korkulu zamanlarda okunacak

Korkulu zamanlarda okunacak

Korkulu zamanlarda, “Kelime-i temcîd”, yâni “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil'aliyyil'azîm” (9)...

Maksat imanı korumaktır

Maksat imanı korumaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Resulullah efendimiz, (Ey Eshabım, siz öyle bir zamandasınız ki, dinin emir ve yasaklarının onda birine uymazsanız helak olursunuz....

Osman Bin Talhâ

Osman Bin Talhâ

Kâbe'nin hizmetinde olan sahâbî. Osman bin Talhâ, Mekke'de Kâbe Kayyımlığı ile vazîfeliydi. Sülâlesi câhiliye...

Sohbetten dağılırken

Sohbetten dağılırken

Bir toplantıdan kalkıldığı zaman şu duâ okunmalıdır: “Sübhânek-allahümme ve bi hamdike, eşhedü en lâilâhe illâ ente...

Bir zaman gelir ki...

Alışverişte, şübheli şeylerden kaçınmalıdır. Harama yaklaşan...

Bayramı idrak etmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bayramın hususiyeti...

Saîd Bin Âmir

Hazret-i Ömer'e benzeyen vâli. Saîd bin Âmir...

Vesikasız köşke oturmak

Bir gün kadıncağızın biri Belh padişahına...

Mazarratlı harfler kaçt…

Zamanın akıllı geçinenlerinden güngörmüş bir zâtın...

Gemiye binmenin şartı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Sahipsiz olmak...

Kainatin Efendisi

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

O’nun şanı yücedir!

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, sekiz yaşına...

Dünya karanlığa gömül…

Fahr-i kâinat efendimiz doğmadan önce...

Eshab-ı kiram

Abdullah Bin Sühely

Bedir'de babasına karşı savaşan sahâbî. Abdullah...

Abdullah Bin Ümm-i Mektûm

Peygamberimizin müezzinlerinden. Abdullah bin Ümm-i Mektûm...

Abdullah Bin Ebi Bekr-i S…

Hazret-i Ebû Bekir’in oğlu. Zekî ve...

Hikmetli Sözler

Yardım eden yardım görür

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Siz nereden geldiniz?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhum...

Allah’ın yeryüzünde en se…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri buyuruyor ki:
(Kendinden bahsedeni dinlemeyin, ne anlatırsa anlatsın, nefsinden anlatır. Nefsten kaynaklanan sözler de kalbe inmez. Ama büyüklere tâbi olarak, kalbden gelen ve ağızdan dökülen kelâm ise kalblere yerleşir. Çünkü başlangıcı kalbdir. Kalbden gelir, kalbe yerleşir. Böylece iki kalbi birleştirir ve muhabbet hâsıl olur. O zaman da, (Kişi sevdiğiyle beraberdir) hadis-i şerifi gereğince Cennette beraber olurlar. O büyükleri temiz kalble sevmedikçe ve tâbi olmadıkça âhirette onlarla beraber olmak nasıl düşünülebilir?)

Bedende iki denge unsuru vardır. Biri madde, biri mânâdır. Madde olana nefs-i emmare, mânâya ise, kalb hâkimdir. Eğer nefse tâbi olursak, nefs kalbi esir alır ve onu gideceği yere götürür. Nefsin bağlı olduğu yer şeytandır. Şeytanların bağlı olduğu yer İblis’tir. Onların gideceği yer de Cehennemdir. Eğer bedende kalbin hâkimiyeti varsa, o zaman kalbde muhabbeti bulunan büyük zatların bulunduğu yere, yani Cennete gideriz. Büyükleri sevenlerle beraber olmalı, bid’at ehlinden uzak durmalı. Yolun doğru, vasıtanın düzgün, kılavuzun uygun olması hâlinde maksada kavuşmak kolay olur.

Rabbimizin ihsan ettiği, büyüklere tâbi olmak nimetinin şükrünü eda etmeye çalışmak gerekir. Allahü teâlânın razı olduğu yere, yani Cennete kavuşmamıza vesile olan büyüklerimize teşekkür, hayatımızın borcudur. Belki ömrümüzü feda etsek de, doğruyu kendimiz bulamazdık. Ama bu büyükler, Rabbimizin razı olduğu yolda bizlere kılavuzluk ettiler. Yorulmadan, yıpranmadan, sağa sola sapmadan, oraya varmamızı sağladılar. O hâlde bunlara teşekkürü borç bilmek lazımdır. Sadece (Teşekkür ederim) demekle nimete şükredilmiş olmaz. Cüneyd-i Bağdâdi hazretleri, (Şükür, Allahü teâlânın verdiği nimetleri, Onun emrine tahsis etmek, bu nimetleri Ona isyanda kullanmamaktır) buyuruyor. Eğer bir insan, Allahü teâlânın verdiği nimetleri Ona isyanda kullanmıyorsa şükretmiş olur, Onun razı olduğu yolda, emrettiği şekilde kullanmıyorsa, şükretmemiş, yani küfran-ı nimet etmiş olur.