Küfre düşmek

Küfre düşmek

| M. Ali Demirbaş
Arkadaşsız olmaz!

Arkadaşsız olmaz!

| M.Said Arvas
Kâinatın mükemmelliği...

Kâinatın mükemmelliği...

| Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Hazret-i Hadice ile evlenmesi

Hazret-i Hadice ile evlenmesi

Hazret-i Hadice validemiz, Varaka bin Nevfel’den Efendimizin, bu ümmetin peygamberi olacağı müjdesini alınca seygili hanımı olup, hizmetiyle şereflenmeye...

Talhâ Bin Ubeydullah

Talhâ Bin Ubeydullah

İlk Müslüman olanlardan. Hazret-i Talhâ bin Ubeydullah, Resûlullah efendimizin; "Talhâ ve Zübeyr, Cennette komşularımdır"...

Cennette beraber olma müjdesi yeter

Cennette beraber olma müjdesi yeter

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Günler su gibi geçiyor, ramazan ayının sonuna geldik. İnşallah hakkımızda hayırlı olur, kıymetini de bilmemiz nasib olur ve...

Üsâme Bin Zeyd

Üsâme Bin Zeyd

Resûlullahın çok sevdiği sahâbîlerden. Peygamber efendimizin Hazret-i Mâriye’den doğan, oğlu Hazret-i İbrâhim, 629 senesinde...

Kaptanın işine karışılmaz

Kaptanın işine karışılmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Eğer bir işin, bir hizmetin başlangıcı ve devamı, üzüntüsüz ve çilesiz ise, onun yıkılması kolay olur. Bir iş de...

Gerçek hayat, öldükten sonra başlar

Gerçek hayat, öldükten sonra başlar

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Müslüman, sadece Cennetin nimetlerini ve sonsuzluğunu veya Cehennemin sonsuz olduğunu ve azabının şiddetini düşünse,...

Orucun ve iftiraya uğramanın sevabı

Orucun ve iftiraya uğramanın sevabı

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Günlerin hayırlısı Cuma, ayların hayırlısı Ramazan, amellerin hayırlısı da vaktinde kılınan namazdır. Allahü...

Haram yemek kalbi karartır

Haram yemek kalbi karartır

İbrâhîm Edhem hazretlerine, falanca yerde bir genç var. Gece gündüz ibâdet ediyor. Vecde gelip kendinden geçiyor, dediler. Gencin...

Mallarımız ve çocuklarımız

Mallarımız ve çocuklarımız

Dünya işleri, âhıret için çalışmağa mani olmamalıdır. Âhıret için ticaret yeri câmi’lerdir. Münâfıkûn...

Allahü teâlânın razı olduğu iş

Allahü teâlânın razı olduğu iş

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İmam-ı Rabbanî hazretleri bir gün yerden bir çöp alıp buyurur ki: (Bu çöpe bir teveccüh etsem,...

Maksat imanı korumaktır

Maksat imanı korumaktır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Resulullah efendimiz, (Ey Eshabım, siz öyle bir zamandasınız ki, dinin emir ve yasaklarının onda birine uymazsanız helak olursunuz....

Allah ne derse öyle olu…

Çanakkale harbinin devam ettiği günlerde bir...

Huy çalışmayla değis…

Hiçbir kimsenin huyu, yaratılışdaki gibi kalmaz...

Cennete nasıl kavuştunu…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Vefatından sonra...

Ebu Süfyan Bin Hâris

Peygamberimizin süt kardeşi. Ebu Süfyan bin Hâris...

Namaza dikkat edin, han…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Merhamet imandandır...

Kaleyi teslim etmek içi…

Mısır ve Filistin’i kolaylıkla zapteden Napolyon...

Kainatin Efendisi

O, bu ümmetin Peygamberi…

Şam yönüne gitmekte olan kervandakiler...

Kurbanlık oğul

Abdülmuttalib’in, Zemzem kuyusunu kazdıktan sonra...

“Hacer-ül-Esved”in yeri

Resulullah efendimiz otuz beş yaşında...

Eshab-ı kiram

Sa'd Bin Mu'âz

Ensârın en hayırlılarından. Muhammed aleyhisselâmın bi'setinin...

Abdullah Bin Sühely

Bedir'de babasına karşı savaşan sahâbî. Abdullah...

Muhammed Bin Mesleme

Resûlullah efendimizin fedâîlerinden. Bedir savaşından sonra...

Hikmetli Sözler

Namaz için üzülmek

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Eskiden...

Ancak ihlâslı olanlar kur…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i...

İlaç rafta dururken

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Kirâmen...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri buyuruyor ki:
(Kendinden bahsedeni dinlemeyin, ne anlatırsa anlatsın, nefsinden anlatır. Nefsten kaynaklanan sözler de kalbe inmez. Ama büyüklere tâbi olarak, kalbden gelen ve ağızdan dökülen kelâm ise kalblere yerleşir. Çünkü başlangıcı kalbdir. Kalbden gelir, kalbe yerleşir. Böylece iki kalbi birleştirir ve muhabbet hâsıl olur. O zaman da, (Kişi sevdiğiyle beraberdir) hadis-i şerifi gereğince Cennette beraber olurlar. O büyükleri temiz kalble sevmedikçe ve tâbi olmadıkça âhirette onlarla beraber olmak nasıl düşünülebilir?)

Bedende iki denge unsuru vardır. Biri madde, biri mânâdır. Madde olana nefs-i emmare, mânâya ise, kalb hâkimdir. Eğer nefse tâbi olursak, nefs kalbi esir alır ve onu gideceği yere götürür. Nefsin bağlı olduğu yer şeytandır. Şeytanların bağlı olduğu yer İblis’tir. Onların gideceği yer de Cehennemdir. Eğer bedende kalbin hâkimiyeti varsa, o zaman kalbde muhabbeti bulunan büyük zatların bulunduğu yere, yani Cennete gideriz. Büyükleri sevenlerle beraber olmalı, bid’at ehlinden uzak durmalı. Yolun doğru, vasıtanın düzgün, kılavuzun uygun olması hâlinde maksada kavuşmak kolay olur.

Rabbimizin ihsan ettiği, büyüklere tâbi olmak nimetinin şükrünü eda etmeye çalışmak gerekir. Allahü teâlânın razı olduğu yere, yani Cennete kavuşmamıza vesile olan büyüklerimize teşekkür, hayatımızın borcudur. Belki ömrümüzü feda etsek de, doğruyu kendimiz bulamazdık. Ama bu büyükler, Rabbimizin razı olduğu yolda bizlere kılavuzluk ettiler. Yorulmadan, yıpranmadan, sağa sola sapmadan, oraya varmamızı sağladılar. O hâlde bunlara teşekkürü borç bilmek lazımdır. Sadece (Teşekkür ederim) demekle nimete şükredilmiş olmaz. Cüneyd-i Bağdâdi hazretleri, (Şükür, Allahü teâlânın verdiği nimetleri, Onun emrine tahsis etmek, bu nimetleri Ona isyanda kullanmamaktır) buyuruyor. Eğer bir insan, Allahü teâlânın verdiği nimetleri Ona isyanda kullanmıyorsa şükretmiş olur, Onun razı olduğu yolda, emrettiği şekilde kullanmıyorsa, şükretmemiş, yani küfran-ı nimet etmiş olur.