Kapalı olan kaba su dolmaz

Kapalı olan kaba su dolmaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ehl-i sünnet âlimlerinin yolunda yapılan dine hizmet, Allahü teâlânın yardımı ve büyüklerin duasıyla,...

Her yıl daha kötü olacaktır

Her yıl daha kötü olacaktır

Zamanımızda helâl ve haramı gözetmek, hatta Ebülleys-i Semerkandînin en kolay olan fetvâsına bile uymak çok güc oldu. Bu fetvâya...

Enver Abinin sohbetlerinden...

Enver Abinin sohbetlerinden...

En hayırlı iş, dinimize hizmettir, fakat bu hizmetlerin zerresini kendimizden bilirsek, yanarız. Müminlerin duası, büyüklerin himmeti ve Allahü...

Bütün organların birbirine ihtiyacı var

Bütün organların birbirine ihtiyacı var

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dinimize hizmet ederken dikkat edilecek iki önemli husus vardır: Birincisi: Ailemize, evladımıza ve emrimiz altında...

Nur’un yaratılması

Nur’un yaratılması

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Allahü teâlânın habibi, sevgilisi, yaratılmış bütün insanların, mahlukatın her bakımdan en üstünü, en güzeli, en şereflisidir....

Uyum içinde olmak

Uyum içinde olmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir hizmette başarılı olmak için, dengeyi gözetmek gerekir. Hem hizmetin kendisinin sıhhatli olması, hem de insanlara sağlıklı...

Kaza ve kaderin mahiyeti

Kaza ve kaderin mahiyeti

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İnsanların çeşitli zamanlarda kendi istekleriyle, tercihleriyle yapacağı şeyleri, Allahü teâlânın ezelde bilmesine...

Eden kendine eder

Eden kendine eder

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İyilik eden de, kötülük eden de kendine eder. O hâlde hep iyilik etmeli. Yaratılış itibarıyla, insan kendine...

Nimetin kıymeti elden çıkınca anlaşılır

Nimetin kıymeti elden çıkınca anlaşılır

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir padişah, ilk defa denizaşırı bir ülkeye giderken, çok sevdiği kölesini de alarak gemiye biner. Biraz açıldıktan...

Nimetlerin en büyüğü

Nimetlerin en büyüğü

Cenâb-ı Hakkın insanları dünya ve âhıretin efendisi ve bütün insanların her bakımdan en yükseği ve en iyisi olan, Muhammed Mustafâya “sallallahü...

Zeyneb Binti Cahş

Zeyneb Binti Cahş

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Zeyneb validemiz, Peygamberimizin halasının kızı olup, ilk iman edenlerdendi. Mekke'den Medine'ye hicret etti....

Süt annenin anlattıkla…

Halime Hatun, Peygamber efendimizi, süt anne...

İlk insanın yaratılışı

İlk insan Âdem aleyhisselâm Peygamber idi...

Dinin yarısı sabır, yar…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Öfke, sinirlenme...

Nimetler geçici ve ald…

Bu dünya nimetleri geçicidir ve aldatıcıdır...

Cennete dilediği kapıda…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dost düşman...

Allahü teâlânın merhame…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bir kul...

Kainatin Efendisi

Ümmetim!.. ümmetim!..

Kâinatın efendisi doğduğu sırada, hazret-i...

Doğduğu geceki olaylar

Resul-i ekrem efendimiz, doğmadan önce...

Güneş artık doğmak üzere!

Artık, sevgili Peygamberimizin yaşları kırka...

Eshab-ı kiram

Ümm-i Şerik

Devsli muhacir hanım sahabîlerden. Devs’de müslüman...

Meymune Binti Hâris

Peygamberimizin hanımlarından. Hazret-i Meymune, Hazret-i Abbas’ın...

Erkam Bin Ebi'l Erkam

Evi ilk vakıf olan sahâbî. Hazret-i...

Hikmetli Sözler

Neyimize güveniyoruz?

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü...

Dengeyi bulmak

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: İdarecinin...

İslamiyet’i doğru öğrenme…

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allah...

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
(Ameller niyetlere göredir) hadis-i şerifi, bütün işlerin, ibadetlerin, hizmetlerin, hepsinin niyete bağlı olduğunu göstermektedir. O niyetin karşılığı alınır. Niyet makbul ise, ancak o zaman o işe sevab verilir. Niyet bozuksa, o işlerin hepsi silinir gider. Bozuk niyetin günahı kalır. Haramlarda ise iyi niyete bakılmaz. İyi niyetle yapılsa da sevab alınmaz, yine günahtır.

Demek ki, iyi amellere verilecek karşılık, niyete göredir. İki kişi aynı ameli işler, karşılığı niyete göre değişir. İmamın arkasında, bir safta iki kişi yan yana namaz kılar, birinin niyeti hâlis, ötekininki hâlis değilse, ikisinin ibadeti arasında dağlar kadar fark olur. Hâlbuki görünüşte ikisi de aynıdır. Onun için merhum Hocamız buyururdu ki:
(Bizim niyetimiz, bütün dünyaya, bütün Müslümanlara hizmettir. Maksadımız hizmettir, sen ben davası değildir, müdürlüğün, başkanlığın hiç kıymeti yoktur. İş niyettedir, âmirlikte değil! Resulullah efendimiz, savaş için bir ordu hazırlamıştı. Ordunun başına azat edilmiş bir kölenin oğlu olan Üsame’yi emir yaptı. Emrinde, Hazret-i Ebu Bekir, Hazret-i Ömer gibi Eshab-ı kiramın bütün büyükleri vardı. Hiçbiri, “Ama o çok genç, hem köle oğlu” demedi. Peygamber efendimizin vefatından sonra Müslümanların başına Hazret-i Ebu Bekir'i geçirdiler. O da yine Hazret-i Üsame’yi seçti, herkes ona itaat etti. Onun için verilen vazifeyi yapmalı. Emir yaparlarsa emirlik, er yaparlarsa erlik vazifesini yapmalıdır.)

Bu büyükler, ileride gemiden atacakları kimseyi baştan gemiye almazlar. Aldıklarını da, artık gemiden atmazlar. Bir kadı, Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerine talebe olmak istiyordu. Fakat o büyük zat, ona iltifat etmediğinden gayet mahzun bir hâlde gelip gidiyordu. Bir gün Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin neşeli bir anında, yakın bir talebesi o kadıdan bahsedip, mahrum kalmaktan çok üzüldüğünü söyleyince, Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri; (Ben, kimin içinde büyüklük ve üstünlük arzusundan bir şey sezsem, hattâ o kibre on yıl sonra bile düşecek olsa, ona büyüklerin yolundan bahsedemem) dedi. Talebelerinden bazıları, bu günün tarihini yazdılar. Aradan on yıl geçti. Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri de vefat etmişti. O kadı, memleketinde hâkimlik ve reislik makamına çıktı. Hâlinden çok memnundu ve bu yolla hiç alakası kalmamıştı. Hattâ müminler en büyük kötülüğü bundan gördüler.